Özet (TL;DR) @ 2018-04-09 09:04:53.052074: Saraçoğlu Mahallesi, Türkiye’nin ilk toplu konut uygulaması. Cumhuriyet döneminde arzulanan modern yaşam modelinin de ilk icraat alanıydı. Ankara’da büyüyen kime sorsanız, aynı temenniyi dile…



Ölumden donen mahalle
Saraçoğlu

Öğrenci olarak geldiğim Ankara'da şansım donmuş; yurtlardan ve banliyo mahallelerindeki izbe kiralık oğrenci evlerinden Kızılay'a terfi etmiştim. Necatibey Caddesi ile Kumrular Sokak'ın kesiştiği yerde oturmaya başlamıştık. Saraçoğlu Mahallesi ile de o donem tanıştım. Kızılay istikametine giderken Kumrular Caddesi'nin sağında kalıyordu. Çok gizemli bir mahalleydi benim için. Çunku içinde 'devlet' yaşar, hatta adına 'devlet mahallesi' derlerdi. Devlet deyince aklına buyuduğu kuçuk ilçenin kaymakamı ya da ODTÜ'deki jandarma karakolunun komutanı Mustafa Başçavuş gelen ben Deniz, Saraçoğlu Mahallesi sakinlerini 'ulaşılmaz' insanlar olarak gormeye başlamıştım. Taa ki Kumrular'daki kestane ağaçlarına astığımız 'ODTÜ'luden ders' ilanları için arandığım ana kadar...
İlk girişim, mahalledeki Namık Kemal Ortaokulu'na devam eden bir oğrenciye ozel ders vermek içindi. Mahalleye adım atar atmaz Kızılay'ın gurultusu yerini kuş seslerine, kentin betonu yerini yeşile bırakıyordu. Gittiğim evin içi dışarıdan gorunduğu kadar gizemli ya da gorkemli değildi. Hatta eski ve bakımsız bir lojmandı. Aklımdaki 'ulaşılmaz devlet' o gun orada normale donmuştu.

Ölumden donen mahalle
Saraçoğlu

Neyle mi kar şılaştım?

Bu yazıyı yazmadan bir gun once mahalleye tekrar gittim. Savunma Bakanlığı'nın karşı tarafındaki merdivenlerden 3. Cadde'ye girip, Kumrular Caddesi'ne kadar yurumekti niyetim. Eskiden askerler ya da polisler nobet tutardı çevresinde. Kimseyi goremedim. Kapılarda koca koca kilitler, 'harabeye dondu donecek' hissi bırakan kırık camlar ve çerçeveler, dokulmuş sıvalar, yuva yapmış kuşlar... 2013'te alınan bir kararla SİT alanı olmaktan çıkarılmış, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'na devredilmişti. Bu da yıkılması, yenilenmesi gibi ihtimalleri gundeme getirmişti. Ve 2017'de biraz da elektriği, suyu kesme gibi zorlama yontemlerle tamamen boşaltılmıştı. İçim bir tuhaf oldu, huzunlendim.Bir bahçe duvarının uzerine oturup, fotoğraf çekip Instagram hesabımda paylaştım. Altına "Saraçoğlu Mahallesi'nde buyuyen, yaşayan varsa aramızda... Aklınızdan çıkmayan Saraçoğlu anılarınızı paylaşabilir misiniz? Nasıl bir yerdi" diye yazdım.Kenan Bey, fotoğrafını çektiğim sokaktaki en son binada yaşadığını yazdı. Tahta işlemeli arka balkonda bahçe ve gençlik caddesini izlemenin keyfinden soz etti. Engin Ertuna, 1972-1981 arasında orada yaşamıştı. "Hayatımın en guzel yıllarını yaşadığım, Ankara'nın en guzel mahallesi" diye anlatmıştı. Başak Palaoğullarından 1980'lerde dize kadar yukselen yapraklarla sonbaharını ve ojeyle boyadıkları palamutlar yuzunden anneden işittiği azarı unutamamış. Betul Açar Diner orada yaşadığı 17 yılı şoyle anlatıyordu: "1. Cadde'de doğmuşum ben. (Saraçoğlu demek) Ağaçların dallarına yerleşip meyve yemek, 'Kuruyemişçi Cici Amca' demek, bisiklet, paten, tornet demek. Gece buyukler duvarlarda otururken saklambaç oynamak, ağaç dallarına yatarak saklanmak demek. Birbirine selam vermeden geçmeyen, çocuklara mutlaka sevgi sozcukleri soyleyen buyukler demek..."Gazi Üniversitesi Tıp Fakultesi'nden Prof. Dr. Sureyya Barun da karlı kış gunlerini unutamayanlardan: "Karlı kış geceleri etrafı ağaçlarla suslu sokaklarda kartpostal goruntusu oluşurdu..."Bir anı da BOTAŞ'ın eski genel mudurlerinden Gokhan Yardım'dan geldi. O da "Ben ilk iki tekerlekli bisiklete orada binmiş ve duşup dizimi kanatmıştım. Yıl sanki 1961 ya da 62 idi..." diyordu.

Yer darlığından yazılan anıların hepsini buraya taşıyamadım ama en çok yazılan detayı, 'Cici Piknik'i es geçemem. Kumrular Caddesi uzerindeki bu kuçuk donerci dukkanı uzun sure Ankara'nın en iyi donercisi olmuştu ve doner kuyrukları mahallenin onemli sohbet mekanlarından birine donuşmuştu.

Kurtar ılmayı bekliyor20 Mart'ta bir toren yapıldı. Kultur ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen'in yanı sıra, artık 'mulkun sahibi' konumunda olan Emlak GYO yoneticileri katıldı. Torende konuşan herkes, mahallenin aslına ve ruhuna sadık kalınarak eski gunlerine donduruleceği sozunu verdi. Ankara'da buyuyen, mahalleyi bilen kime sorsanız aynı temenniyi dile getirecektir: Saracoğlu Mahallesi'ne ruhunu geri verin!

Ölumden donen mahalle
Saraçoğlu

Bu mahallede oturanlardan Ferhunde Özbay, 1950'lerin sonunda ev kiralarının 60 lira olduğunu hatırlıyor.

72 y ıllık miras

Mahallenin projesi 1939'da geliştirilmişti. Ancak 2. Dunya Savaşı, kıtlık derken temeli 29 Ekim 1944'te atılabildi. 1946'da yaşam başladı. Aslında ismi 'Namık Kemal Mahallesi' idi ama donemin başbakanı Şukru Saracoğlu açtığından olsa gerek herkes Saraçoğlu Mahallesi olarak anıyordu. Bitişik nizamda iki, uç ve dort katlı, altı farklı tipte, 75 bina var. Bu binalarda da 434 konut yer alıyor. Turkiye'nin ilk toplu konut uygulaması diyebiliriz. Hatta, sosyal, kulturel etkinlikler için yapılan binalarıyla, Cumhuriyet doneminde arzulanan modern toplumsal yaşam modelinin de ilk icraat alanıydı.

Nazilerden mi ka çtı yoksa Nazi mimarisini oğretmeye mi geldi?

Mahallenin mimari imzası Alman Paul Bonatz'a ait. Kendisi, 'Hitler Almanya'sından kaçıp Turkiye'ye sığınan mimar' olarak biliniyor. Ancak biraz araştırıldığında Almanya'nın Ankara Buyukelçisi Von Papen'in ozel davetiyle Hitler donemi mimarisini dunyaya tanıtma ve yayma arzusuyla başlatılan bir propaganda projesi kapsamında geldiğini gorebilirsiniz. 'Hitler rejiminden kaçtı' yakıştırmasının, bir yıl kaldıktan sonra Almanya'ya donmeyip Turkiye'de yaşamaya başlamasından kaynaklandığını duşunuyorum. Anıtkabir Proje Yarışması jurisinde yer alarak Turkiye'de en çok bilinen mimarlardan biri olmuştu. 1946'dan 1955'e dek İTÜ'de ders verdi. O yıl Almanya'ya dondu ve bir yıl sonra Stuttgart'ta yaşamını yitirdi. Ankara'daki en onemli eserlerinden biri, geçmişte 'sergi evi' olarak kullanılan binayı yeniden tasarlayarak yaptığı 'opera binası' olmuştu. Gazi Eğitim Enstitusu, Erkek Teknik Öğretmen Okulu, Şeker Fabrikaları Genel Mudurluk Binası da opera ve Saraçoğlu Mahallesi dışındaki onemli eserleridir. Mimar Bonatz'a duyulan ilgi ve sevginin en onemli nedeni, donemin Almanya'sında one çıkan 'sadelik ve sağlamlık' unsurlarını Turkiye kulturuyle çok iyi bir şekilde birleştirmesinden kaynaklanıyordu.

Ölumden donen mahalle
Saraçoğlu