Özet (TL;DR) @ 2018-04-09 09:04:39.790209: Kırgızistan’a adım atar atmaz Tanrı Dağları’na neden bu adın verildiğini anlıyorsunuz. Dört bir yanda yüceliğiyle boy gösteriyor. Uçsuz bucaksız bozkırlar, göğe yükselen zirveler... Orta Asya’daki bu…
Uçağımız İstanbul'dan kalktıktan yaklaşık beş saat sonra Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Manas Havalimanı'na iniyor. Aramızda beş saat fark var. Kahvaltı molası verdiğimiz şehre donuşte tekrar uğramak uzere, Issık Golu'nun yolunu tutuyoruz. Burası, Peru'yla Bolivya arasında And Dağları'nın 3 bin 800 metrelik yuksekliğinde bulunan Titikaka Golu'nden sonra, en yuksek irtifaya sahip ikinci gol. Tam 1600 metrede...Tanrı Dağları, ulkenin yuzde 65'ini kaplıyor. Haliyle ne yone gitseniz bu gorkemli dağlar sizinle birlikte... Bize uç gun boyunca eşlik edecek rehberimiz Aleksei Belov'a dağları gosterip "Bunların yuksekliği nedir" diye soruyorum. "Onlar fazla değil, 4-5 bin metre" diyor. En fazla 5 bin 137 metre yukseklikte bir dağa (Ağrı Dağı) sahip bir ulkede yaşayan biri için, çok buyuleyici bir manzara. Kırgızistan'da zirvesi 6-7 bin metreleri bulan çok fazla dağ bulunuyor.
Bu nedenle de dağ turizmi epey yaygın. Her yıl milyonlarca kişi buraları keşfe gidiyor. Yuruyuş turları da çok populer. Aleksei, en çok Fransızlar, İspanyollar ve İngilizlerin gittiğini soyluyor.
Kutsal emanetler Issık Golu'ne uç saatlik kara yolculuğundan sonra ulaşıyoruz. Kartalla avlanan ilk ailenin yanına varıyoruz. Tum ulkede 50 kişi kartalla avlanıyor. Gol çevresindeyse yedi-sekiz aile kalmış. Asiyemo ve ailesi, onlardan biri. Evler birbirine benziyor. Kerpiç, iki katlı yapılar. Kuvvetli bir ruzgarda yıkılacak gibi çoğu. Evin dışında bir koşede dişi kartal Tunuk, diğer tarafta ise bir kutuğun uzerinde Tumaro bekliyor. 'Tomogo' adı verilen deri maske kartalların gozlerini kapıyor. "Sevebilirsin" diyor sahibi. Yıllardır belgesellerde, kendilerinden onlarca kat ağır keçileri, kurtları nasıl avladıklarını izledikten; tilkileri, tavşanları çerez niyetine yediklerini bildikten sonra ne mumkun...
Ancak biraz vakit geçirdikten sonra bırakın sevmeyi, bu evcilleşmiş hayvanları koluma alıp gezdiriyorum bile. Çunku insanların yanında, vahşiliklerinden pek eser yok. Ya da bana oyle geliyor çunku sahibi fazla yaklaşmamam konusunda sık sık uyarıyor.
Akylbek Serkelaev ve karısı Anara'dan oluşan Kut Folk Band, bize mini bir
konser veriyor.
Asiyemo, koyde kartalla avlanan yedi-sekiz kişi olduğunu soyledikten sonra
anlatmaya başlıyor: "Kartallarla en çok tilki avlıyorum. Yaklaşık iki
aylıklarken eğitime başlıyoruz. Üç yaşına kadar da devam ediyor. Eğer iyi bir
kuşsa 20 yıla kadar avlanıyor bu kartallar. Yeteneksiz bir kuşsa bir-iki yıl
eğitip durumuna bakıyoruz. Olmuyorsa vazgeçiyoruz. Avlanamayan kuşları
satmıyoruz, hediye olarak veriyoruz. En buyuk oğlum da benim gibi avlanıyor. O
şahinle çıkıyor. Kuçuk oğlum da isterse kartal avcısı olabilir..."
Asiyemo'nun kuçuk kızı da kartalla avcılığa şimdiden meraklı.
Federasyonlar ı ve festivalleri var Gunumuzde kartalla avlanma aslında bir ihtiyaç değil. Spor ve eğlence amacıyla yapılıyor. Her yıl sonbaharda duzenlenen bir festivali bile var. Kartalla avlanan insan sayısı az ancak bir federasyonları kurulmuş durumda. Başındaki isim de Almaz Akunov.Kırgızistan'da iki gunu Akunov'la geçiriyoruz. Hem geleneği anlatıyor hem de yerel kıyafetlerini giyip bol bol poz veriyor bize.Federasyonun adı Salburun. Sadece kartalla değil, butun yırtıcı kuşlarla ilgileniyorlar. Akunov, bu geleneğe son 15 yılda merak sarmış. Bunu yaşatmak, gelecek kuşaklara aktarmak için uğraştığını belirtiyor: "Bu geleneği devam ettirmek için çok emek sarf ediyoruz. Çunku çok az aile kaldı. Benim kartalımın adı Şayerda. Av sezonu genelde sonbahar ve kışın. Her kuş ihtiyacına gore besleniyor. Çokça et yiyorlar. Pişmiş değil, çiğ et olması gerekiyor. Özellikle kuş eti ama çakal, kurt, geyik eti de olur..."Kırgızistan'da kartalla avlananların izini surmeye devam ediyoruz. Bu kez Nursultan'ın yaşadığı Bakanbayeva Koyu'ndeyiz.
Üç yıldır bir kartalı var. Adını Sulukie koyup eğitmiş. Nursultan'ın altı kız, beş de erkek kardeşi var. Ailede kartal sahibi olan sadece kendisi. Avcılık dışında, koydeki çiftliklerinde çalışıyor...
Bakanbayeva Koyu'nde yaşayan Nursultan'ın uç yıldır eğittiği, Sulukie adında
bir kartalı var. Ailede kartal sahibi olan sadece kendisi.
Nursultan ve kardeşleriyle yuksek tepelere çıkıyoruz. Yılkı atlarının
arasından geçerek kendimize uçsuz bucaksız bozkırları gorebileceğimiz bir
nokta seçiyoruz. Kartalları taşların uzerine koyup bol bol çekim yapıyoruz.
Sonra da Turklerin Batı'ya yayıldığı soylenen toprakları uzun uzun seyre
dalıyoruz...
Ailenin par çası 'burkut'ler
Kırgızlar kartala 'burkut' diyor. Genelde çok çocuklu bu ailelerin bir evladı
da işte bu burkutler. Ateşli silahların bulunmadığı donemde, ulkede 30-40 yıl
yaşayan bu yırtıcılarla avcılık bir zorunlulukmuş aslında. Gunumuzde bu tur
avlanma tarzını meslek haline getirenlerin sayısı gitgide azalıyor. Bugun bu
gelenek sadece spor ve eğlence amaçlı yapılıyor.
Y ırtıcı kuşların en buyuğu ve guneşe çıplak gozle doğrudan bakabilen nadir
canlı turlerinden biri olan kartal (Falconidae) gunduz yırtıcı kanatlıları
arasında sayılıyor.
Bi şkek'te parktan alışverişe, muzeden gece hayatına...
Başkent Bişkek'e vardığımızda sabahın erken saatleriydi. Kentte trafik yok
sanmıştım. Ancak yanılmışım. Donuş mesai çıkışına denk gelince, birkaç
kilometrelik yolu kat etmemiz onlarca dakika suruyor. Geniş caddelerde akşam
saatlerinde ilerlemek hayli guç. Bence ulkenin bozkırları, doğası kentinden
daha guzel. Ancak Kırgızistan'a kadar gitmişten başkente de bir gun ayırmamak
olmaz. Bişkek'in en geniş caddesinde sağlı sollu devlet kurumları, bakanlıklar
var. Kentte gece hayatından luks restoranlara, AVM'lere ne ararsanız
bulabilirsiniz.
Hediyelik eşyalar için Tsum Center adlı AVM, kentteki en iyi seçenek. Biraz bizdeki Doğubank'a benziyor. Alt katlar hep elektronikçi. En ust katı ise tamamen el yapımı urunlerle dolu. Neredeyse her mağazada Turkçe bilen birini bulabiliyorsunuz. Alışverişte zorlanmazsınız. Pazarlıksa olmazsa olmaz... Ülkenin para birimi Som. 1 Som, yaklaşık 0.06 TL.
Aladağ (Ala-Too) Meydanı'nda Kırgızların ulusal kahramanı Manas'ın dev
heykelini de gorebilirsiniz.
Tarih Muzesi gorkemli binasıyla dikkat çekiyor. Aladağ (Ala-Too) Meydanı'ndaki
muzeye giderseniz ulusal kahraman Manas'ın dev heykelini de gorebiliyorsunuz.
Oak Park ise kent içinde yeşillik arayanlara gore. Ülke genelinde metro yok.
Ancak elektrikli troleybusler her yerde. Üstelik bir zamanların İstanbul'unda
olduğu gibi anacaddelerin ortasında ilerliyor. Kimi zaman da yolda kalıp
trafiği tıkıyor. Kırgızistan'da devlet memurları ortalama 200-300 dolar maaş
alıyor. Hayat kısmen ucuz.
Ke şifler başlıyor
Turkiye'den Kırgızistan'a giden çok fazla turist yok. Gazella Turizm Yonetim Kurulu Başkanı Velit Gazel, ulkede aslında buyuk potansiyel olduğunu ancak bunun henuz keşfedilemediğini soyluyor. Gazel'e gore ozellikle bu avcıları gormek, onları fotoğraflamak isteyenler için en uygun ulke Kırgızistan. Ulaşımı kolay ve ucuz. Bu nedenle de buraya ilk kez tur yapmayı planladığını anlatıyor: "Uçakta bakıyorsunuz,
Turk dolu ama kimse gezmeye gelmiyor. Hepsi iş için. Buralar bambaşka bir coğrafya. Özellikle kartal avcılığı konusunda. Tum Orta Asya'da 200-300 aile kalmış; 50'si de bu ulkede. Onları fotoğraflamak bizim için çok onemli bir deneyim."
Diller benziyor ama...
Kırgızca gramer yapısı olarak Turkçeye benziyor. İkisi de sondan eklemeli
dillerden. Bazılarının soyledikleri kısmen anlaşılır geliyor. Ancak Turkçeye
nasıl Farsçadan pek çok kelime yerleşmişse Kırgızistan da Çinceden çok fazla
kelime almış.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.