Özet (TL;DR) @ 2018-04-09 09:03:12.631079: Çok değil, bundan 15 sene önce bol pantolon, uzun tişört giyen, zincir takan bir hiphop’çı çocuktu. Moda dışı giyim tarzı herkesin garibine gidiyor, çoğu zaman da yakın çevresi tarafından…
- Nas ıl modacı oldun?
- Babam ayakkabıcıydı, hala da uretmeye devam ediyor. Ben birinci
jenerasyonum. Sıkı bir hiphop'çıydım. Lise yıllarında çılgın gibi giyinirdim.
Şapkayı ters takar, bol tişort-pantolon giyerdim. Pantolonumda zincir illaki
olurdu. Yırtık jean'lere deri ceketlere bayılırdım. O zamanlar tarzım, bir çok
kişiye garip geliyordu. Babam kendisi gibi ayakkabıcı olmamı istiyordu.
Sonuçta ben de ayakkabıcı oldum. Hem de 'iyi bir ayakkabıcıyım' diyebilirim.
Hangi modellerin tutulacağını, ne tur urunlerin tercih edileceğini iyi
bilirim.
- Peki ya tasar ımcılık?
-
Benim ruhumda var bu. Endustri Muhendisiyim. Mimar Sinan Üniversitesi'nin
endustriyel tasarım yetenek sınavına girdim. Kara kalem çalışmasında 7'nci
oldum. Ertesi sene Marmara Üniversitesi'nin sınavına girdim onu da kazandım.
Babam bu bolumu okumamı çok istiyordu, onun da yonlendirmesiyle universitede
bu bolumu tercih ettim. Ailedeki herkesin bir yeteneği var bizde. Ağabeyimin
de kara kalemi çok iyidir. O universiteden mezun oldu, ancak Turk Hava
Yolları'nda pilot olmayı tercih etti. Ailede doktor da var oğretmen de. Daha
sonra babamın ayakkabı fabrikasında AR-GE bolumunde çalışmaya başladım.
Tasarımcı olmaya 'marka' yaratmayı kafama koyduktan sonra karar verdim.
Turkiye'de farklı urun eksiği vardı. Onu kopyalamak yerine yeni bir şeyler
uretmenin gerektiğini gordum.
Önce ayakkabıyla başladın daha sonra tekstile dondun.
- Evet çunku buna mecbur bırakıldım.
MASA BA ŞI İŞLER BANA GÖRE DEĞİLDİ
- Neden? - Kısa surede ayakkabının tek başına kalmaması gerektiğini ve marka olunamayacağını anladım. Aslında beni tuketici bunu itti. Biz internet ortamına model fotoğrafları yuklediğimizde, 'Bu aksesuar ne kadar?' ya da 'Bu pantolonun şu bedeni var mı?' diye sorulara maruz kalıyorduk. Baktım ki burada boyle bir ihtiyaç var, hemen tekstil işine girmek için kollarımı sıvadım.
- Puzzle 'ın parçaları birleşti ve markanı oluşturdun. Baban ne tepki verdi buna?
- Ayakkabı da artık her şey makineleşti. Çok sıkıcı olmaya başladı uretmek. Bana gore değildi bu masa başı işler. Ben hep bir şeyler uretmenin, yeni şeyler ortaya çıkarmanın peşindeydim. O fabrikaya ait değildim ve orayı bırakıp geldim. Babam bunu hoş karşılamadı tabi; ama onu belki de hayatımda ilk kez dinlemedim.
- S ıfırdan mı başladın?
- Aynen oyle. Tecrubem, bilgim vardı; tek eksik paraydı. Arabamı sattım ben de. Bu anlattığım olay çok değil 2 yıl bile olmuyor. 'Faruk Sağın' markasını kurmaya karar verdiğimde 12 takipçim vardı. ABD'de pazarlama işlerinden anlayan arkadaşlarım var. Onları, Turkiye'de bir ay ağırladım. Otelde kaldılar, benim için çalıştılar. İnternet sitesini kurduk. Bu arada bankaya kredi borcumu kapattım. Butun masrafları sattığım arabamın parasıyla karşıladım. (Gulerek) 80 bin lirayı da batırdım. Bu bana acı bir tecrube oldu. Çok kuçuk bir param kaldı yaklaşık 20 bin kadar.
BABAM ZEK İ BİR ADAM
- Baban ın ayakkabı fabrikası var. Hiç mi maddi yardım yapmadı sana?
- 'Madem benden ayrılıyorsun, başının çaresine de bakacaksın' dedi. Ondan 20
bin liralık modelini kendim çizdiğim ayakkabılardan satın aldım. (Gulerek)
Evet, babamdan parasıyla urun aldım. Hatta şunu da soylemek isterim; babamın
fabrikasında o ayakkabıları koyduğum yer için kendisine kira bile odedim.
Fabrikanın bir odasını kiralamıştım. Babam çok zeki bir adam. Bu sayede kendi
ayaklarımın uzerinde durmayı oğretti bana. Maddi yonden kısıtlaması, beni daha
çok hırslandırdı. Bu oğretiyi paraya satın almanız mumkun değil.
- Ya sonra?
- Sıra ayakkabıları satmaya gelmişti. Arkadaşlarımın oğrettiği teknik ve
taktikle butun gun ayakkabıları internete yukledim. 1 gecede hepsini
Facebook'tan sattım. 12 takipçim, bir gecede neredeyse bin olmuştu. Sabah
kalktığımda hepsi satılmıştı urunlerin. Çok hızlı bir şekilde tanınmaya
başladım. Para hesabıma 3 gun sonra yattı. Sonra o parayı katladım. Önemli
olan stratejiydi ve bunu doğru bir şekilde başardım. Öyle oyle paramı
katladım.
- Ka ç tane mağazan var?
- Yurt içinde Faruk Sağın tabelası adı altında 4, yurt dışında ise biri
Hollanda diğeri de Kıbrıs'ta olmak uzere 2 mağazam var. Fransa ile sozleşme
imzaladık. 2019'da birincisi Paris'te olmak şartıyla, 3 tane mağaza açılacak.
- 5 y ıl içinde kendini nerede goruyorsun?
- 5 yıl içinde benim en az 20 mağazaya ulaşmam lazım. Asıl amacım İtalya
pazarına girmek.
- İtalya pazarına girince 'ben oldum' mu diyeceksin?
- Hayır. 'Daha yeni başladım' diyeceğim. İtalyan erkeklerine 'Turkiye'nin
boyle bir markası var ve biz buradayız' diyeceğim. 'Ben ne zaman oldum'
diyeceğim biliyor musun? Dunyadaki
moda akımına yon verdiğimiz zaman
bunu soyleyeceğim. Ancak bunun için henuz erken. En az 10 yıla ihtiyacım var.
- Modan ın ana damarı gerçekten İtalya mı?
- Elbette bir ayakkabı, giysi ya da aksesuar İtalya'da tutulduysa o tum
dunyada trend olur. Son noktadır. Bir çok İtalyanın farklı renkte, stilde
ayakkabısı vardır. Biz de ise 3 renkti bu. Siyah, kahverengi ve mavi. Ama
kombinasyona uyduramazsınız, bir yanı hep eksik bırakır. Artık bir çok kişinin
farklı renklerde bir çok ayakkabısı var.
SIKI B İR TÜRK MİLLİYETÇİSİYİM
- Çoğu erkek kombin yapmakta zorlanıyor. Örnek ben.
- (Gulerek) Turk erkeği giyinmesini biliyor. Çıkın dışarıya bakın çoğu erkek,
uyumlu giyinmeye çalışır. Biz zevk sahibi bir milletiz, sadece doğru
yonlendirilmeye ihtiyaç var. Whatsapp'ta, ucretsiz stil danışmanlığı hattımız
var mesela. İsteyen giydiği urunlerin fotoğrafını gonderiyor sorularını
soruyor. 'Bu ceketin altına hangi renk pantolon giyebilirim', 'Ayakkabı ne
renk olmalı', 'Bir iş yemeğim var nasıl bir kombin tercih etmeliyim' diye
soruları ucretsiz cevaplandıran bir ekibimiz var. Karşıdaki kişinin olçulerini
alıyorlar, eğer ona uygun bir urun değilse, giymemesini tavsiye ediyorlar. Ben
stil danışmanlarıma şunu soyledim: 'Bir kişi bizden aldığı bir urunle kombin
yapmak istiyorsa başka markaların urunlerini tavsiye edin, insanları onlara
yonlendirin. Kişinin bizden alış veriş yapıp, yapmaması hiç onemli değil.
Sizler stil danışmanısınız, pazarlamacı değil.'
- S urekli uretmeye çalışmak insanlara bir şeyler beğendirmeye çalışmak
zor değil mi?
- Elbette zor. İlk başlarda modayı kaçırmamak için kendimizi surekli bir
şeyler uretmeye zorladık. Surekli çizimler yapıp, uretiyorduk. İllaki bir
kaçını tuttururuz diye duşunuyorduk. Oldukça maliyetliydi bu. Zaten bunun
boyle olmadığını kısa surede tecrube ettik. 'Harcadığımız bu parayla yurt
dışına çıkıp, insanları gozlemleyelim' dedik. ABD ve Avrupa'nın çeşitli
ulkelerine gittik. Butun gun kafelerde parklarda oturup insanları gozlemledik.
Nasıl giyindiklerine baktık. Notlar tuttuk, fotoğraflar çektik. Turkiye'ye
donup 100 urun tasarlayacağımıza 30 urun tasarladık. Ortaya daha kaliteli
urunler çıkmaya başladı.
- Hedef kitleniz?
- 50 yaş ustu bizi tercih etmez. Onlar için uretim yapmıyoruz. Bizler gençler
ve orta yaş erkekler için uretim yapıyoruz. Şunu rahatlıkla soyleyebilirim ki,
sosyal sorumluluk projesi kapsamında, erkekleri fit giyinmeye yonlendiriyoruz.
Bazı muşterilerimiz bize fotoğraf gonderiyor, 'before - after' diye. Çoğu
erkeği fit giyinmek için sağlıklı beslenip, zayıflamaya yonlendiriyoruz. Ben
yurt dışında çok toplantıya gittim. Eğer fit ve şık değilseniz, karşınızdaki
sizinle çok fazla ilgilenmiyor. Gorunuşunuz çok onemli. Üzerine bastıra
bastıra soylemek isterim; ben sıkı bir Turk milliyetçisiyim ve ulkemi en iyi
şekilde temsil etmem gerektiğine inanıyorum. Bunun için kendime ve giyimime
ozellikle yurt dışındaki toplantılarda dikkat ederim. Benim için once ulkem,
sonra firmam gelir. Benim derdim, bir numara olmak, çok kazanmak veya çok
buyumek değil. Genç yaşta yurt dışına açılmış bir modacı olarak tek derdim,
ulkemi ve milletimi en iyi şekilde temsil etmek.
ERKEKLER BABET ÇORAP GİYMEZDİ
- Bu yaz ve gelecekte modada neler bekliyor bizi?
- Modada geleceği bilemezsiniz. Bir savaş çıktığında kamuflaj moda oluyor.
Bir dunya starı bir gun bir şey giyiyor. O urun bir anda trend oluyor.
Dunyadaki gelişmelere bağlı. Bu yuzden uzun vadeli bir tahmin yapmak yanlış
olur. Kruvaze ceketlerimiz bu sene geri geliyor. Mavi tonda urunler revaçta
olacak. Turuncu-sarı gibi canlı renkler, milenyum mavisi ve pembesi gibi
yumuşak tonlar, çizgiler ve tropikal desenler 2018 İlkbahar-Yaz modasını
oluşturacak.
- Ge çmişte "asla bu moda olmamalıydı" dediğin bir şey var mı?
- Hayır, bu imkansız. Moda zaten surekli kendini yeniler. Şimdi moda olan bir
parçanın gelecekte başka detaylarla uzerinde ufak tefek oynamalarla yine moda
olması kesindir. Beş sene oncesine kadar "Erkek babet çorap giyer mi?"
diyorlardı, şimdi kimse uzun çorap giymiyor. İnsanlar artık rahat olmak
istiyor. Babet çorap moda değil, ama çok rahat. Moda artık rahatlık uzerine
olacak.
- Yak ın gelecekte erkeklerde asla gormeyeceğimiz şey nedir?
- Klasik elbiseyle spor giyim harmanlaşacak. Biraz once de dediğim gibi
erkeler tamamiyle nasıl rahat ediyorsa oyle giyinecek. Takım elbiseyi giy,
kravatı boynuna dola, kumaş pantolonun altına klasik ayakkabı gibi şeyler
artık kalmadı. Şunu da soyleyeyim, takım elbisenin altına spor ayakkabı 5 yaş
gençleştirir.
- Hangi unluler sizi tercih ediyor?
- Dizi sponsorluklarımız var. Ünlulerden bizi tercih edenler de var. Ayrıca
sosyal medyada urunlerimizi giyen unlulere çok rastlıyoruz.
- Yaz sezonu erkelerin dolab ında ne olacak?
- Beyaz bir tişort, beyaz bir ayakkabı illaki olacak. Eğer eski takım
elbiseleri varsa hemen daraltmaya versinler. Takım elbiseler daralacak. Kol
boyları kısaldı, manşetler çıkacak. Olmazsa olmazların içinde siyah takım
elbise mutlaka olacak. Bir de saten alsınlar. Davetlere giderken ceketlerine
sateni diktirsinler. Saten de çok tutulacak. Kruvaze ceketlerin duğmeleri
metal olacak.
MERAK ED İLENLER
- Tek kelimeyle Ömer Faruk Sağın?
- Tasarımcı.
- S urekli gittiğin, mudavimi olduğun bir yer var mı?
- İş yerinden dışarı çıkamıyorum. Tatilde ise Alaçatı'ya gidiyorum.
- Yemekle aran nas ıl, yapar mısın?
- (Gulerek) Yumurtayı çok iyi kırarım.
- Ne tarz giyimi seversin?
- Klasikspor.
- Burcun ozelliklerini taşır mısın?
- Kova artı kovayım. Butun ozellikleri mevcuttur bende.
- Kendinizde en çok sevdiğiniz şey nedir?
- Karşıma problemler çıktığında en kısa zamanda çozume gitmem.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.