Özet (TL;DR) @ 2018-04-08T11:46:00.000Z: Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında "Maalesef her zaman olduğu gibi yalan söylemekte son vites yola devam ediyor. Bu gidişle çok feci bir kaza olacak. Bu kadar…



Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında "Maalesef her zaman olduğu gibi yalan soylemekte son vites yola devam ediyor. Bu gidişle çok feci bir kaza olacak. Bu kadar yalanı bu yollar da duble yollar da kaldırmaz, otoban da kaldırmaz, Turk milleti hiç kaldırmaz" dedi.

Bozdağ, Yozgat Belediyesi Buyuk Sinema Salonu'nda duzenlenen Bakanlık Çalışmaları Değerlendirme Toplantısı oncesi bir gazetecinin, "Kemal Kılıçdaroğlu, 'Cumhurbaşkanı bana tazminat davası açıyor, ceza davası açsın, gideceğim, mahkemede her şeyi anlatacağım' dedi, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu uzerine, Kılıçdaroğlu'nun kamuoyuna her zaman olduğu gibi doğruları soylemediğini belirtti.

Kılıçdaroğlu'nun her şeyi çarpıttığını vurgulayan Bozdağ, Turkiye Buyuk Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, grup salonlarında yapılan konuşmaların tamamının 'kursu masuniyeti' kapsamında olduğunu ifade etti.

' DOKUNULMAZLIĞI KALKTIKTAN SONRA SAVCILAR ÇAĞIRACAK, İFADESİNE BAŞVURACAK'

(C) AA/

Bozdağ şoyle devam etti: "Hani diyor ya 'Ben gidip burada kendimi savunacağım.' Bildiğiniz gibi buna imkan vardır, tazminat davası açıldığında da Sayın Genel Başkan gidip orada soylediklerinin yalan olmadığını, eğer yalan değilse ki yalan soyluyor, yalan olmadığını, kufur değilse ki kufur ediyor kufur olmadığını mahkemeye anlatabilir. Buna yasal ve anayasal bir engel yoktur, tazminat davasında da kendisi haklılığı konusunda ispat yapabilir. Kaldı ki Kılıçdaroğlu'nun meclis genel kurulu ve meclis faaliyetleri dışında yaptığı konuşmalarda sarf ettiği kufur ve hakaretler nedeniyle yapılmış şikayetler var. Biliyorsunuz bu şikayetler dokunulmazlık kapsamında olduğu için bunlarla ilgili dokunulmazlığı kalktıktan sonra savcılar çağıracak, ifadesine başvuracaktır."

' CHP GENEL KURULU'NDA SÖYLEDİKLERİ SUÇ KABUL EDİLEMEDİĞİNDEN SORUŞTURMA KAPSAMI DIŞINDA'

Kılıçdaroğlu'nu, kamuoyunu aldatmakla suçlayan Bozdağ şu ifadeleri kullandı: "Kılıçdaroğlu hakkında mahkemenin, savcının çağırıp ifadesine başvurabileceği pek çok hakaret ve kufur, iftiraya dayalı soruşturmalar var ama dokunulmazlığı olduğu için savcı çağıramıyor. 'Bana dava açsınlar, ceza soruşturması için şikayette bulunsunlar, gidip anlatayım' diyor. Yalan soyluyor, hakkında bu konuda yapılmış pek çok şikayet var ve bununla ilgili dosyalar TBMM Anayasa Komisyonu'nda bekliyor. Oraya baktığınızda onlarca hakaret ve iftira dosyası var. Sayın Kılıçdaroğlu dokunulmazlığı olduğu için savcılar çağıramıyor, dokunulmazlık kalktıktan sonra gidecektir. Meclis Genel Kurulu ve Grup Genel Kurulu'nda kursude soyledikleri bizim Anayasamız'a gore suç olsa dahi suç kabul edilemediği için soruşturma ve kovuşturma kapsamı dışında tutulmaktadır."

' TAZMİNAT DAVALARI NE DİYE AÇILIYOR?'

Kılıçdaroğlu'nun, Anayasa hukmunu bildiği için hakaretlerinin buyuk kısmını kursude yaptığını vurgulayan Bozdağ şunları da soyledi: "Tazminat davaları ne diye açılıyor, sen hakaret ettin diye açılıyor, sen iftira ettin diye açılıyor, sen yalan soyledin diye açılıyor. Daha doğru bir Turkçe ile sen hakaretçisin, sen kufurbazsın, sen yalancısın, sen iftiracısın diye açılıyor. O zaman iftiracı olmayan, yalancı olmayan, kufurbaz olmayan gidip mahkemeye 'Ben kufurbaz değilim, ben yalancı değilim, ben iftiracı değilim, dediklerim doğrudur, işte delillerim' diye mahkemeye ibraz etmesi lazım, buna bir engel yok. Ama maalesef her zaman olduğu gibi yalan soylemekte son vites yola devam ediyor. Bu gidişle çok feci bir kaza olacak. Bu kadar yalanı bu yollar da, duble yollar da kaldırmaz, otoban yollar da kaldırmaz, Turk milleti hiç kaldırmaz."

(C) AA/ Kemal Ceylan

' YIL OLMUŞ 2018, GENE 'SATTIRMAYIZ' DİYOR'

Öte yandan Bozdağ, "Dun Çorum'da duzenlenen mitingde Kılıçdaroğlu, şeker fabrikalarıyla ilgili, 'sattırmayacağız' açıklaması yaptı. Şeker fabrikalarının satışına ilişkin son durum nedir?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Satacağım, sattırmam tartışmaları alıp başını gitti ve rahmetli Özal'ı aziz milletimiz iktidar yaptı. Özal, kopruyu sattı, yanına yeni bir kopruyu yaptı. Şimdi yıl olmuş 2018, gene 'Sattırmayız' diyor. Aynı tas, aynı hamam yola devam ediyor.

' HATTA RUSYA KOMÜNİZMDEN VAZGEÇEN BİR ÜLKE, DEVLET FABRİKATÖR DEĞİL'

Bugun dunyanın ileri ulkelerinin tamamında ozelleştirmeler yapılmış, hatta Rusya, komunizmden vazgeçen bir ulkedir, orada dahi ozelleştirmelerin çok buyuk oranda tamamlandığını goruyoruz. Devlet fabrikator değildir, devlet yatırım yapanların onunu açacak, onlara destekler verecek ve ozel sektor guçlenecektir. Dunyada devletin guçlu olduğu bir ekonomi neredeyse yok gibidir. Ekonomide ozel sektorumuzu guçlendirirseniz daha guçlu olacaktır. Şeker fabrikalarının ozelleştirilmesi milletimizin de devletimizin de pancar ureticimizin de fabrikada çalışan işçilerimizin de yararınadır."