Özet (TL;DR) @ 2018-04-06T12:54:00.000Z: CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’de meydana gelen dört akademisyenin öldürülmesini, Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Çakırözer, herkes tarafından sorunlu olarak tanımlanan…



Seyr-i Sabah

12:54 06.04.2018(Guncellendi 13:32 06.04.2018) URL'yi kısaltın

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırozer, Eskişehir'de meydana gelen dort akademisyenin oldurulmesini, Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Çakırozer, herkes tarafından sorunlu olarak tanımlanan bu kişinin nasıl ruhsatlı silah taşımasının yanlışlığını dile getirdi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde dort akademisyenin bir başka akademisyen tarafından vahşice oldurulmesi birkaç tartışmayı aynı anda başlattı. Psikolojik sorunları olduğu soylenen kişi hakkında verilen dilekçelere neden cevap verilmedi, boyle sorunları olan bir kişi nasıl silah ruhsatı aldı, universite içinde surekli birbirini FETÖ mensubu olmakla suçlayan akademisyenlerin durumu nereye kadar surecek? CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırozer, Seyr-i Sabah programında olaydan hemen sonra gittiği Eskişehir'de yaptığı gozlemleri aktardı:

' BİRBİRİNİ ÖLÜMLE TEHDİT EDİYOR AMA AYNI KORİDORDA ÇALIŞIYORLAR'

"Öncelikle Eskişehir ve ulkemiz açısından çok uzucu olayı kınıyor, universite camiasına başsağlığı diliyorum. Dun gece Eskişehir'deydim. Hem akademisyenlerin aileleriyle hem universite yonetimiyle hem soruşturmayı yoneten makamlarla goruştum. Gerçekten çok vahim kaygı verici bir olay universitelerin durumu ve FETÖ soruşturmaları hakkında.

Yine bireysel silahlanmayı tartışmamız gerekiyor. Bu kişinin psikolojik sorunları olduğunu herkes biliyordu dediler. Madem bu sorunu vardı, bu kişi nasıl ruhsat aldı, nasıl silah verilir? Neden boylesine en fazla tartıştığımız donemde onlarca eğitim gorevlisi hakkında ihbarlar vermesine izin verilir? Bu kişiyi tum psikolojik sorunlarına rağmen husumet içinde olduğu hocalarla aynı koridora koymak nasıl duşunulebilir? Bazı akademisyenlerle konuştuğumuzda tehditleri dinlediklerini, Yuksekoğretim Kurulu'na (YÖK) bunu kayıtlı olarak şikayet ettiklerini, ancak bu dilekçelerine karşı hiçbir adım atılmadığını dile getirdi. Üniversite bu iddiaları reddedip biz soruşturmaların ustune gittik diyor. Ama olaya konu olan soruşturma burada konu değil. İhbar ettiği bir başka akademisyenle aralarındaki bir başka surtuşme var. Bu başvuru uzerine saldırgan arabadan iki şarjor alıp saldırıyor.

FETÖ konusu çok onemli. 15 Temmuz darbesini yapanlardan tabi ki hesap sorulmalı. Devlet duzeni dışında başka bir otoriteden emir alan kamu gorevlilerinin ilişiği kesilmeli. Ama bunların hepsi hukuk devleti sınırları içinde belgelerle yapılmalı. Eskişehir olayında ihbar ve muhbirlik muessesesi yayılmış durumda. Kanıtla belgeyle insanları yargılamak olmalı. Sadece ihbarla insanlar tutuklanmamalı. İnsanlar OHAL (olağanustu hal) nedeniyle haklarını arayamıyorlar. Bir komisyon kuruldu ama çok yavaş ve etkisiz.

Kurulan komisyon yuzde biri bile bulmayan rakamlarla adalet getirdi. İnsanlar sabırsız, surekli olarak surtuşmeler oluyor. Eskişehir'de surtuşme katliama donuştu. Bundan mutlaka uzaklaşmalıyız. Mucadele surmesin demiyorum ama hukuk one çıkmalı. İnsanlar once tutuklanıyor, sonra suçsuzluğunu kanıtlaması bekleniyor. Biz bugun Eskişehir'i konuşuyoruz ama intiharlar yaşanıyor kamudan uzaklaştırılanlar arasında. Bu konuya hepimizin eğilmesi lazım.

Bu konunun konuşulması bir zafiyet değil ustunde konuşulması hukukun on plana getirilmesi gereken bir şeydir. Eskişehir'de bu katliamı yapanların bunlar fetocuydu demesi durumu soz konusu. 696 no'lu KHK'nın (Kanun Hukmunde Kararname) içine sığınabilir. Dunku açıklamalarda bunun sıradan bir kızgınlık ve cinnet haliyle yapılmış saldırı olarak tanımlanmaya çalışıldığını gordum. Şimdiye kadar verilen dilekçelere neden cevap verilmediği, neden sumen altı edildiği, korunup korunmadığına yonelik iddiaların soruşturma kapsamına alınması lazım. Yoksa bu gelenek haline gelebilir. Bir kişiye sen 'şu'cusun deyip saldırılabilir. Belge ve kanıt olmadan yargılanan insanların bulunduğu duzene hukuk duzeni denemez."