Özet (TL;DR) @ 2018-04-07T07:31:08.000Z: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD'nin teröristlerle ittifak oluşturarak muhaliflerin ekmeğine yağ sürdüğünü söyledi ve "Umuyorum ki, Dışişleri Bakanı olarak atanan mevkidaşım Pompeo gidişatı düzeltmeyi…



Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, ABD ile uyuşmazlık noktalarından birisinin Washington yonetiminin PKK/YPG'yi, birer nefer olarak silahlandırma politikası olduğunu belirterek, "ABD, kendi değerleri ve teroristlerin ana hedeflerinden olan Turkiye ile 66 yıllık muttefikliğine rağmen teroristlerle bir ittifak oluşturmaya karar vererek tum eleştirmen ve muhaliflerinin ekmeğine yağ surmuştur" ifadelerini kullandı.Foreign Policy dergisinde Çavuşoğlu'nun "Zeytin Dalı Harekatı'nın Anlamı" başlıklı bir makalesi yayımlandı.Ortadoğu'daki kasvetli manzaranın barışın ulaşılabilir olduğu gerçeğini golgelememesi ve barışın sağlanmasının esas temelinin, devletlerin toprak butunluğunun korunması olması gerektiğine değinen Çavuşoğlu "Bu, başkalarını feda etme pahasına ve dış guçlerin desteğiyle yalnızca distopyalarını surdurmek uzere var olan, DAEŞ ve PKK/YPG teroristleri de dahil olmak uzere, tum guçlere karşı çıkmak demektir. Bu orgutlerin bitmek bilmeyen katliam vizyonuna karşı gelinmeli ve bu vizyon mağlup edilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.Çavuşoğlu, makalesinde DAEŞ hakkında şunları kaydetti:

"DEAŞ askeri olarak buyuk olçude yenilmiştir, fakat bu sadece ABD tarafından eğitilen ve silahlandırılan grupların son bir darbesi sayesinde olmamıştır. DEAŞ, Irak ordusunun ve Turkiye'den faaliyet gosteren kuresel bir koalisyonun azimli çabaları sayesinde mağlup edilmiştir. DEAŞ'ın zayıf yonleri, Turkiye'nin DEAŞ'a doğrudan mudahale ederek tahmin edilebileceği uzere onları Kuzey Suriye'deki Cerablus'ta bozguna uğratan tek NATO ordusu olmasıyla bariz şekilde açığa çıkarılmıştır. Yabancı terorist savaşçılara karşı en geniş yasaklı listesine sahip olan ve dunyanın en buyuk sivil DEAŞ karşıtı guvenlik harekatını yuruten Turkiye'nin de dahil olduğu koalisyonun azimli çabaları ile DEAŞ'ın yeniden bir araya gelme olasılığı engellenmektedir.

DEAŞ, El Kaide ve onlara bağlı diğer orgutlerin ideolojilerine olan ilgi kolaylıkla ortadan kalkmayacaktır. DEAŞ'tan once de sokaklarımızda teror eylemleri gerçekleştirildi ve bu tur eylemler DEAŞ'ın Ortadoğu'daki silahlı harekatlarından bağımsız olarak devam edecektir. Terorizme karşı mucadele; istihbaratın zamanında toplanması, mali tedbirler, saflara yeni uyelerin katılmasını engellemek ve radikalleşme tedbirlerine daha fazla vurgu yaparak butun gayretle devam etmelidir."

" UMUYORUM POMPEO VE BOLTON, GİDİŞATI DÜZELTMEYE ÖNCELİK VERİR"

ABD ile uyuşmazlık noktalarından birisinin, ABD'nin PKK/YPG'yi, terorizm geçmişlerine rağmen, birer nefer olarak silahlandırma politikası olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Bu, son gunlerinde Obama yonetimi tarafından hazırlanan hukuki ve ahlaki açıdan şaibeli politikadır ve bir şekilde Trump yonetimine taşınmıştır. ABD, kendi değerleri ve teroristlerin ana hedeflerinden olan Turkiye ile 66 yıllık muttefikliğine rağmen teroristlerle bir ittifak oluşturmaya karar vererek tum eleştirmen ve muhaliflerinin ekmeğine yağ surmuştur" yorumunda bulundu.

Çavuşoğlu makalesinde birçok NATO muttefikinin, ittifakın temsil ettiği değerlere zıt duşen bu politikadan uzaklaştıklarını gormekten memnuniyet duyduğunun altını çizerek, "Bu politika, aynı zamanda bolgede ve bolgenin otesindeki ortak çıkarlarımıza ters duşmektedir. Umuyorum ki, Dışişleri Bakanı olarak atanan mevkidaşım Pompeo ve Ulusal Guvenlik Danışmanı Buyukelçi Bolton, gidişatı duzeltmeyi bir oncelik olarak gorur" ifadelerine yer verdi.

Ortadoğu'daki ulkelerin, varlıklarını tehlikeye atan ulusaşırı guçler tarafından yıkıcı bir baskıyla karşı karşıya olduğunu ve bu ulkelerde yaşanan kaos ortamının, aynı zamanda ABD'ye karşı nefret ve tehditler için kuluçka işlevi gorduğunu belirten Çavuşoğlu, "Dirençli ulus devletler, Ortadoğu'da her turlu duzen ve istikrarın temelini inşa etmelidir. Beşşar Esad'ın vizyonu eninde sonunda kaybedecektir, fakat birlik olmuş Suriye sonuçta uzun suren savaşı kazanmalıdır" ifadesini kullandı.

" ZEYTİN DALI ÇÖKÜŞÜN SAVAŞA DÖNÜŞMESİNİ ENGELLEDİ"

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ZDH hakkında işe şunlara değindi:"Turkiye'nin, Suriye'nin içine askeri harekat içeren, Zeytin Dalı Harekatı her şeyden once, saldırganlıkları daha onceden de belgelenen teroristlerce yerleşim merkezlerimize yapılan teror saldırılarına karşı bir meşru mudafaa hareketidir. 3,5 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan Turkiye yuruttuğu ZDH, aynı zamanda Suriye'deki barışın onune Suriye'nin uniter geleceğine karşı çıkanlar tarafından konulan engelleri ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Sınırlarımızdaki buyuk PKK/YPG terorist kampları iki ayrı amaca hizmet etmiştir. Birincisi, PKK'nın teror harekatları için Kuzey Irak'a ilave olarak bir ek cephe açmak ve bunları daimi bir teror şeridi oluşturmak amacıyla bir araya getirmekti. Afrin'de el koyduğumuz silahlar ve askeri altyapı, bu değerlendirmeyi kesin olarak kanıtlamaktadır. Teror kamplarının ikinci amacı, Suriye ve Irak enkazı uzerinde DEAŞ tarafından tahliye edilen bolgelere inşa edecekleri kendi kuçuk devletleri için guvenli bolgeler oluşturmaktı. Turkiye'nin ZDH, çokuşun daha buyuk bir savaşa donuşmesini ve terorizmin yukselerek Avrupa ile ABD'yi içine çekmesini engellemektedir. Bunun yerine, barışa giden bir yol açmaktadır."ZDH'yi golgelemek için geniş bir kampanya yurutulduğunun farkında olduğunu ve iftiralarla karşılaşılmayan tek bir gun bile bulunmadığını belirten Çavuşoğlu, "İşin gerçeği, sivil zayiata yol açmamak için buyuk ozen gosterdik ve bu açıdan ZDH dunyanın gorduğu en başarılı harekatlardan biri olmuştur. YPG'li teroristler Turk ordusunun ilerlemesine karşı koymaya odaklandığı için harekatımızın DEAŞ'a karşı yurutulen mucadeleyi sekteye uğrattığı iddia edildi. YPG'nin bu tercihinin, onlara guvenme stratejisinin ahmaklığının bizatihi emaresi olduğunu duşunuyorum. Ancak, sizi temin ederim Turkiye DEAŞ'ın bir şekilde yeniden bir araya gelmesine izin vermeyecek ve bu hususta ABD ile birlikte çalışacaktır" değerlendirmesinde bulundu.Çavuşoğlu, harekatın "Turklere karşı Kurtler" mucadelesi gibi tasvir edilmesine de engel olunması gerektiğinin altını çizerek, "PKK ve YPG'li teroristlerin Kurtleri temsil etmediği bariz olmalıdır. YPG Suriye'de kontrol altına aldığı topraklardan yaklaşık 400 bin Kurt'u sınır dışı etmiştir. Soz konusu Kurtler, YPG izin vermediği için Suriye'ye geri donemediler. Turkiye, butun Kurtlerin, iki taraf arasında kaldıkları tum ulkelerde barış ve refah içinde yaşamasını arzu etmektedir. PKK'nın mikro milliyetçiliği ve terorizm Kurtler dahil herkese zararlıdır" vurgusunda bulundu.

" ORTADOĞU, BAŞARILI BİR GELECEĞE TÜRKİYE'NİN LİDERLİĞİNDE GİRİYOR"

Ortadoğu'nun kalkınma surecine girmesi için bir yol bulunduğuna işaret eden Çavuşoğlu, Turkiye'nin Kuveyt'te Irak için yapılan donorler toplantısında, tek başına 30 milyar dolar vermeyi taahhut ederek kalkınma surecinin temelini attığının altını çizdi.

Çavuşoğlu, Ortadoğu'nun mezhepçilik, nufuz alanları, yeniden dirilen emperyalizmler, hanedan kavgaları, dini ve diğer her turlu aşırılık tehditlerinden korunması gerektiğini belirterek, "Başarılı bir geleceğe doğru bir yol haritasının unsurları Turkiye'nin kararlı liderliğiyle ortaya çıkıyor olabilir. Ümit ediyorum ki Amerika Birleşik Devletleri anı yakalamayı ve bu barış vizyonunu desteklemeyi yeğler." dedi.