Özet (TL;DR) @ 2018-04-07T12:59:23.000Z: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, "İnşallah önümüzdeki yıl bu zamanlar Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi tamamlanmış ve hizmete açılmış olacak" dedi.



Basın Yayın Birliği ve Öncu Eğitimciler Derneği'nin duzenlediği "Okuma Kulturu Çalıştayı" kapsamında AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı moderatorluğunde bir panel gerçekleştirildi.

Cumhurba şkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sozcusu İbrahim Kalın, paneldeki konuşmasında, insanın yeryuzundeki varlığını anlamlandırması için yapabileceği en onemli eylemlerden birinin "okumak" olduğunu dile getirerek, "Okumak, hayat yolculuğunda yanımıza almamız gereken en onemli azıklardan bir tanesi. Hayatımızı anlamlandırmak için atmamız gereken, yapabileceğimiz en onemli eylemlerden birisidir." ifadelerini kullandı.

Kalın, herkesin hayatında mutlaka bir okuma disiplini olması ve okumanın insanı bugune, yarına hazırlayan, varlığı yarına taşıyabilecek bir eylemler butunu olarak gorulmesi gerektiğini belirtti.İstenilen noktaya ulaşmak için kullanılan enstrumanların da iyi olması gerektiğini vurgulayan Kalın, şunları anlattı:

"Bizim eğitim sistemimizde de maalesef sadece okuma noktasında değil, yazma ve yazdırma noktasında da almamız gereken ciddi mesafeler var. Yurt dışında oğretim uyeliği yaparken, oğrencilere odevler, donem odevleri veriyorduk. Kabaca bir hesap yapmıştım o zaman, ABD'de ortalama bir universite oğrencisi 4 yıl boyunca mufredatın gereği olarak 600-700, bazı durumlarda 800-900 kitap okuyor, okumak zorunda. Bundan daha onemlisi, toplamda yazdığı odevlerin yekunu 2 bin sayfadan fazla tutuyor. 4 yıllık bir universiteyi bitiren bir oğrenci, A4 kağıdıyla 2 bin sayfalık odevler butunu yazmak zorunda. 2 bin sayfa yazı yazmak demek 1-2 kitap yazmak gibi bir şeydir. Bu, kendimizi ifade etme noktasında imkan ve kabiliyetlerimizi geliştirmemiz açısından onemli.

Biz hala Turkçe'nin hem okuma hem yazma anlamında imkanlarını yeteri kadar keşfedebilmiş değiliz. Kullandığımız kelimelerin sayısı belirli. Halbuki Turkçe'nin imkanlarını hak ettiği şekilde kullanmayı başarabilsek, hem okuma kulturumuzun hem yazı kulturumuzun çok ciddi şekilde ilerleyeceğini çok rahatlıkla soyleyebiliriz. Dilde yaşadığımız fakirleşme, bizim zihin, ufuk, gonul, akıl dunyasında yaşadığımız fakirleşmeyle atbaşı gidiyor. Zihin ve akıl dunyamızda, tasavvur dunyamızda fakirleştiğimiz oranda da dilimizin imkan ve kabiliyetleri giderek koreliyor, bunları daha fazla kaybetmeye başlıyoruz. Halbuki bunun için ozel çabamızın olması lazım. Bu da ancak ciddi okuma yaparak, ciddi okur profilleri oluşturarak, yazmayı ihmal etmeyerek elde edebileceğimiz bir neticedir."

" HİKAYELERİMİZİ VE MASALLARIMIZI UNUTMAYA BAŞLADIK"

Cumhurba şkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 2 yıl once Cumhurbaşkanlığı Kutuphanesi kurulması için yola çıkıldığını hatırlatan Kalın, şoyle konuştu:

"İnşallah onumuzdeki yıl bu zamanlar Cumhurbaşkanlığı Kutuphanesi tamamlanmış ve hizmete açılmış olacak. Yaklaşık 130 bin metrekare kapalı alana sahip, 5 milyon ustu kitap kapasitesi olacak bir Cumhurbaşkanlığı Kutuphanesi inşa ediliyor. Burası 24 saat açık olacak. Her yaş grubundan okuyucuya hitap edecek. Hatta oyle bir çalışma yapıldı ki orada 5-10 yaş grubu, 10-15 yaş grubu ve 17-18 grubu için yaşlılar için ayrı kitap bolumleri var. Herkes girip bir yerde dolanmayacak, kendi bolumlerinde de istedikleri zaman kitaplarını okuyabilecek, sohbet edebilecekler. Nadir eserler bolumumuz çok zengin. Şu ana kadar çok onemli koleksiyonları da Cumhurbaşkanlığı Kutuphanesi'ne kazandırdık. Bugun itibarıyla envanterimiz yaklaşık 1,2 milyona ulaştı. İnşallah onumuzdeki yıl kutuphanenin açılışıyla birlikte bu rakamı 1,5 milyona doğru zorlayacağız. Asıl onemlisi, Cumhurbaşkanlığı Kutuphanesi'nin hem Turkiye'de kutuphanecilik standartlarına yeni bir boyut katacağını hem de okuma yazma kulturumuzu inşallah bir ust seviyeye taşıyacak imkanları sunacağını duşunuyorum. Çunku orası hem bir genel okuyucu kutuphanesi aynı zamanda bir araştırma kutuphanesi olacak."

Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kutuphanesi'nin, okuma faaliyetleri, yazar konuşmaları, kitap sohbetleri, sergiler gibi etkinliklerle Turkiye'de okuma ve yazma kulturune ciddi katkı sağlayacağını dile getirerek, "Bu kutuphanenin hikayesi de bir anlamda bizim yaşadığımız hikayenin bir parçası. 50-100 yıl sonra yazıldığı, anlatıldığı zaman bugunlerde iç politikada, dış politikada, bolgede, dunyada yaşadıklarımızla paralel şekilde bu kutuphanenin hikayesi de yazılacak. Biz hikayesi ve masalları olan bir milletiz. Biz, hikayelerimizi ve masallarımızı unutmaya başladık. Unuttuğumuz için de başkalarının masalları, hikayeleri uzerinden kendi seruvenimizi anlamaya ve insanlığın yeryuzundeki hikayesini anlamlandırmaya çalışıyoruz. Halbuki o kadar zengin birikimimiz, kulturumuz, mirasımız var ki bunu yaşayan, canlı bir gelenek haline getirmek sorumluluğu da bize ait. Biz kendi masallarımızı, hikayelerimizi hatırlayabilirsek, bunları yeniden anlatmayı becerebilirsek, başkalarının hikayelerini elbette bir zenginlik olarak gorur ve değerlendiririz, ama kendimizi başkalarının aynasında gorme garabetinden de en kısa zamanda kurtuluruz." diye konuştu.