Özet (TL;DR) @ 2018-04-05 10:25:46.619653: Kaç jenerasyon onun şarkılarıyla eğlendi, danslarıyla coştu. Zaman hepimiz için geçti de sanki onun için durdu. 11 yaşında “Okumaya zamanım yok, yolumu çizmem gerek” diyerek kendi bildiğini okumaya…
◊ N ukhet Hanım, ben hiçbir başarının tesaduf olmadığını biliyorum. Eminim ki siz de çok zorlu yollardan geçerek bugunlere geldiniz. O yuzden biraz çocukluk donemlerinizi konuşmak isterim. Nasıl bir çocuktunuz, hayalleriniz nelerdi?
- Neredeyse hiç çocuk olamadım ben. Çocukluğum boyunca aile problemleriyle baş etmeye çalıştım çunku. Aslında kesinlikle ustume yuklenmemesi gereken problemlerdi bunlar.
◊ Çocuk yaşta o sıkıntılı sureçle nasıl mucadele edebildiniz?
- Kendi kendini eğlendirmeyi, kendi kendini meşgul ve mutlu etmeyi bilen bir çocuktum. Bu ozellik butun hayatıma yayıldı. Yani ortalıkta kıyamet kopsa kendi kendime bir şekilde toparlamayı başarıyorum artık. Bunu içgudusel olarak oğrendim.
◊ Neydi hayat ınızın kırılma noktası?
- Anne-baba ayrılığından sonra hayatı hızlı ele geçirmek gibi bir duygu kapladı içimi. "Onların kendi kendileriyle olan meşguliyetlerinin sukunete ermesini bekleyemeyeceğim, kendi hayatımı kendim kurmalıyım, kendim başarmalıyım" diyerek yola çıktım.
◊ Ka ç yaşındaydınız bu kararı aldığınızda?
- 11.
◊ 11! O ya ş için çok ağır bir sorumluluk.
- Evet. 11 yaşından 14 yaşına kadar geçen surede oldu her şey. Ortaokulun ilk iki yılının sonunda "Bu kadar uzun okumaya vaktim yok" deyip meslek seçmiştim kendime. Ve ondan sonra adım adım, yavaş yavaş hedefime ilerledim. 14'umde bir orkestrada iş buldum, şarkı soylemeye orkestra şarkıcısı olarak başladım. Her geçen gun orada geliştirdim kendimi. Zamanla solo çalışmalara geçtim.
G ÜZEL DEĞİLİM AMA B İR HAVAM VAR
◊ Çok yonlu bir sanatçısınız; oyunculuk, şarkıcılık, dans... Bu arada sesiniz de taklit edilemiyor pek, enteresan değil mi?
- Doğru... Nasıl şarkılar seçtimse artık bugune kadar, benden başka pek soyleyen yok.
◊ Zor bir sesiniz var. Taklit etmek g uç, belki de ondandır.
- Gerçekten niye acaba ya (guluyor)... Belki sahne duruşumun etkisi vardır. Estetiğe, guzelliğe duşkun buyudum. Beni kimse baleye gondermedi, kimsenin beni konservatuvara gonderecek maddi durumu yoktu. Ama televizyonda gorduğum buz patencilere dikkat kesilirdim mesela. Ellerinin, kollarının duruşu o kadar hoşuma giderdi ki... Onlar sayesinde sahnede ellerimi kullanmayı oğrendim. Sonra dans grubumdaki bale kokenli dansçıların yuruyuşlerine baktım, adımlarımı oyle atmaya çalıştım. Yani her şeyi koklayarak, deneyerek, hissederek buldum. Ses, dans, oyunculuk, tavır, kostum taşıma... Hepsi...
◊ Bir de g uzellik var Allah vergisi...
- Yok canım, ben guzel değilimdir.
◊ Olur mu hi ç, "guzel kadın" olarak anılırsınız bildim bileli.
- E bir havam var, evet. Hiç guzellik gibi bir iddiam olmadı ama çok guzel bakan bir kadınımdır, onu biliyorum. Etrafıma o kadar guzellik arayışıyla bakıyorum ki o da yuzume oturuyor herhalde.
◊ Bu konuyu biraz a çsak...
- Ben hep guzel olan şeyleri gorurum, onları gormeyi seçerim. Mesela şu salonda oturuyoruz değil mi, içeride beğenmediğim bir lamba varsa, oturduğum sure boyunca ona bakmam asla. Sevdiğim ne varsa onlara bakarım.
DE ĞİŞİK BİR RUH TA ŞIDIĞIM YADSINAMAZ
◊ G uzeli gorebilmek de ayrı bir ozellik olsa gerek...
- Değişik bir ruh taşıdığım yadsınamaz. Ama şans faktoru de var... Bazen oturup eskileri duşunurum; bana o kadar iyi insanlar rastlamış ki... Benim gibi yola tek başına başlayan bir genç kızın "Şu darbeyi de yedim, şunu da gordum" demeden yol alması mumkun mu? Ben tam aksine "Ahh falanca kişi ne kadar iyiydi, aman bir şey olmasın diye beni evime kadar bırakırdı" gibi şeyler soyluyorum geçmişi andığımda. Yani ebeveyn gibi dostlarla yurudum bu yolda. Çok buyuk şans.
◊ Ünlulerden size destek olan var mıydı?
- Çook... Erol Evgin olmuştur, Ersan Erdura olmuştur, Salim Dundar olmuştur. Zeki Muren, Gonul Akkor, Sevim Tuna olmuştur. Beni fark edip de ilgi gostermeyen kimseyi hatırlamıyorum. Butun buyuk solistler, butun iyi sanatçılar beni niyeyse ayrı bir yere koyardı. Ben de durumun farkına vardım, "Demek bende bir şey var, bunu ziyan etmeyeyim, buyuklerimin sozunu dinleyeyim" dedim, o duşunceyle yurudum. Ve çalışmalara doymadım. Kendimi bildim bileli çalışıyorum.
◊ Sizin "Eh işte" diyebileceğim bir performansınıza hiç denk gelmedim. Muzik eğitimi almadan nasıl bu kadar duzgun okunabiliyor eserler?
- Kendiliğinden... Evet, 5 yaşındaki sesimle de doğru okuyordum. O zamanlar piyanoya gonderebilselerdi kim bilir neler olurdu. Bir dahakine kesin değişik bir aileye geleceğim (guluyor).
KEND İMİ DÜNYALI H İSSEDİYORUM
◊ Öyle ya, belki dunya starı olurdunuz.
- Yine de kendimi dunyalı hissediyorum. Çunku bugune kadar çok değişik ulkelerde çıktım, şarkı soyledim.
◊ Zaten o seviyedesiniz. İngilizce soyluyor olsaydınız belki Turkiye'ye gelmeye vaktiniz bile olmayacaktı.
- Evet ama muzik oyle bir dil ki, beden diliyle kullanıldığında aynı kelimeyi telaffuz etmene gerek kalmıyor. Ben kendimi kendi dilimde çok iyi anlatabiliyorum.
Tanrının verdiği bu hediyeyi de her zaman aşkla, sevgiyle, ozenle taşıdım. Genç çocuklarımız, sanata gonul verenler, bu işin sadece internette fenomen olmakla başarılamayacağını bilmeli.
◊ Ba şarının anahtarı ne?
- Kendinize yatırım yapmazsanız, kendinizi geliştirmezseniz, aramazsanız, oğrenmezseniz, çalışmazsanız, egzersizinizi yapmazsanız mumkun değil başarıya ulaşmak. Bir de şu var, çalışmak benim için gençlik iksiri gibi. Arkadaşlarımı goruyorum, "Aaaa ben de mi boyle gorunuyorum?" diyorum. Sonra bakıyorum aynaya, hayır oyle gorunmuyorum.
Neden? Çok çalıştığım için. Ben ayağımı altıma alıp oturmayı bilmem. "Yavrum şunu bana versene" demeyi bilmem, gider kendim alırım.
Bu çok muhim. Bana durmadan sır soruyorlar; şunun sırrı nedir, bunun sırrı nedir? Yok ki oyle bir sır.
◊ Evet bir d onem siz program yaparken de hep bu soruları soruyorlardı; yuzumuze ne surelim, cildimize ne surelim?
- Bu iş yuze surmeyle olmaz, içe sureceksin. İçin kırışmazsa, dışın kırışsa da gorunmez. İçimizi iyi tutacağız.
T ÜRKİYE'DE HAMİLE OLARAK SAHNEYE ÇIKAN İKİNCİ SOLİSTİM
* ◊ *Sahne size neden daha cazip geliyor?
- Biz seyirciyle buyuduk. Ergenliğimi, genç kızlığımı, kadınlığımı, anneliğimi hepsini sahnede yaşadım. Hamileydim, yine sahneye çıkıyordum. Hamile olarak sahneye çıkan herhalde ikinci kişiydim. Birincisi Kamuran Akkor'du. Sahne başka... İnsanların gozunun içine bakmak, aynı nefesi paylaşmak ve alkışı anında almak muhteşem duygu. O gece orada yapılan performans yarın olmaz. O anın bir benzeri yok. Bu muthiş bir kıymet.
SAHNEDEN İNEYİM DE BENİ ALTIN GÜNÜNE GÖTÜRSÜNLER
◊ B uyuk şehirler dışında tepkiler nasıl?
- Çok tatlı ya, çok tatlı. Sarılıp kavuşup ağlaşıyoruz. İnanamıyorlar beni gorduklerine. Bana bakarlarken yuzlerinde bir tebessum... Bu laubalilikten çok uzak, sevecenliğin tam orta yerinde bir durum. Yaşıtlarım "Nunucuğuum" yapıyorlar, arkadaş gibi. Sahneden ineyim de beni altın gunune gotursunler, o derece hazırlar yani. O mutluluğu tekrar yaşamak için turneye çıkıyorum.
◊ Avrupa var m ı sonrasında?
- Var, Hollanda'ya gideceğiz baharda.
O ĞLUMUN MEZUNİYET TÖRENLERİNE KATILAMADIM
◊ Pop uler sanatçıların çocukları genelde medyada çok fazla yer alır. Fakat sizin oğlunuz Cem hiç ortalarda gorunmedi. Bunu nasıl başardınız?
- Oğlumun yardımıyla... 11 yaşındayken ona bu yuku taşımanın çok ağır olduğunu, şohret yukunu taşımasını istemediğimi anlattım. Bu durumun kendisine ileride ne gibi sınırlamalar getireceğini açıkladım. Dinledi ve "Annecim haklısın. Ben de okulda senin oğlun olduğumu bilmelerini istemiyorum. Arkadaşlarım beni sevecekse ben olduğum için sevsin" dedi.
◊ Ne yapt ınız peki?
- "Peki o zaman ilk iş okulu değiştiriyoruz" dedim. Okulu değiştirdik ve bir daha onun okuluna gidemedim, hiç gorunmedim. Öğretmenleriyle telefonda konuştum. Mezuniyetlerini videodan izledim. Musamerelere çıktığında arkadaşlarım gidip çekim yaptı, sonra bana izletti. Takdir edersiniz ki bu çok buyuk bir feragatti. Ama bugun canının istediği her yere girip çıkıyor.
◊ Çok buyuk fedakarlıklarda bulunmuşsunuz gerçekten.
- Bu gerekliydi. Sade vatandaş olmanın konforunu şohretle tanışmayan bilemez. Genç kızken bir arkadaşım geldi, "Ah Nunu çok enayisin, niye evde orgu oruyorsun da dışarı çıkmıyorsun?" dedi. "Peki o zaman" dedim, "72 saatini benimle geçireceksin. 'Yoruldum gidiyorum' demek yasak. Var mısın?" diye sordum. "Varım" dedi. Ne 72 saati, daha 24 saatte "Şohretin senin olsun" deyip kaçtı.
◊ Nesi bu kadar yorar insan ı?
- Durmadan cevap vermenizi gerektirir bir kere. Bize hiç hatır sorulmaz biliyor musunuz? Onu niye oyle yaptınız, onu niye giydiniz? Hesap veririz hayat boyu. Sadece hayranlarımıza değil, eşimize, annemize, arkadaşlarımıza... "Bayramda beni niye aramadın?" derler mesela. Yahu bir bak bakalım ben bayramda ne haldeydim. Bu yuzden çok ozenilecek bir şey değil.
DE ĞİŞİK İLİŞKİLERİNİZ YOKSA UNUTULMANIZ AN MESELESİ
◊ Şimdiki işlerden de bahsedelim mi biraz?
- Adana'dan başladığım bir turnem var.
◊ İstanbul dışındaki sevenleriniz için bu buyuk şans.
- Benim için de oyle. Çunku televizyonda guzel program yapacak ortam kalmadı.
◊ Neden?
- Bilmiyorum. Sadece dizi, sadece dizi. Bazılarımızın şarkısı dizilerin arkasında fon muziği olarak kullanılıyor sadece, o da ilişkilerle yuruyen bir şey. Değişik ilişkileriniz yoksa sizi unutmaları an meselesi.
BEN ÇIKAR İŞİMİ YAPARIM HESABINI SONRA SORARIM
◊ Y ıllar geçiyor, siz hız kesmiyorsunuz.
- Bir donem nadasa çekmiştim kendimi ama buyuk bir aşk ve şevkle yeniden sarıldım.
◊ İnsanlar ara verdiğiniz donemde sizi ozledi ama.
- Bence aradan geçen 43 yılda aramızda bir akraba-i taallukat ilişkisi oluştu.
◊ Nas ıl oluyor da sizden sıkılmıyorlar?
- Çunku her seferinde başka bir şey karıştırıyorum. Beni bıraktıkları yerde bulmuyorlar ki. Ben çalışmanın, uretmenin, birçok insana hayatlarını idame ettirmeleri için sebep teşkil etmenin buyuk ibadet olduğunu duşunuyorum. Benim gibi kuvvetli starlar (artık bu noktada tevazuyu bir kenara bırakıyorum) çalıştığı vakit, minimum 25 kişi sebepleniyor. Bu yuzden ben hastalanamam, bu yuzden "Ben hastayım, çıkamam" diyemem. 41 derece ateşle sahneye çıktığımı bilirim aynı sebeple. Ondan sonra başka iş yoksa duşer yatarım... Bizim camiada organizatorle arası bozulanlar, "Ücretimi alamadım" deyip sahneye çıkmamakla tehdit ederler. Bende oyle bir şey de yok. Adım ilan edildiyse, arkada olanlar beni bağlar. Ben çıkar o işi yaparım, hesabımı sonra sorarım.
SON 24 SAATTE YA ŞANANLAR

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.