Özet (TL;DR) @ 2018-04-04T12:02:00.000Z: Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin temelinin atılmasının ardından kamuoyunda bu sistemin nasıl çalışacağı, neleri kapsayacağı tartışılmaya başlandı. Gazeteci Mehmet Kara, Seyr-i Sabah programında rüzgar…



Seyr-i Sabah

12:02 04.04.2018(Guncellendi 12:47 04.04.2018) URL'yi kısaltın

Akkuyu Nukleer Guç Santrali'nin temelinin atılmasının ardından kamuoyunda bu sistemin nasıl çalışacağı, neleri kapsayacağı tartışılmaya başlandı. Gazeteci Mehmet Kara, Seyr-i Sabah programında ruzgar ve guneş gibi kaynakların da enerji için kullanılmasını ancak yumurtaların aynı sepete konmaması için çeşitliliğin şart olduğunu anlattı.

Turkiye enerji konusunda son birkaç yıldır ciddi atılımlar yapıyor. Komurden hidroelektriğe, ruzgar ve guneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına kadar birçok farklı çozumle enerji açığı kapatılmaya çalışılıyor. Enerji alanında Turkiye'nin onde gelen gazetecilerinden Mehmet Kara, nukleer enerjinin ulkeye kazandıracakları konusunu Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Kara, enerji kaynaklarının farklılaştırılarak daha guvenli bir enerji geleceğine kavuşabileceğimizi soyledi:

' MÜHİM OLAN İHTİYACIMIZ OLAN ENERJİYİ ÜRETEBİLMEK'

"Ölçek buyukluğu çok onemli. 20 milyar dolar bugune kadar tek seferde yapılan en buyuk yatırım. İkincisi enerji Turkiye açısından onemli. Turkiye 20. yuzyıldaki komur ve petrol açısından zengin bir coğrafya değil. Biz enerji ureten değil tuketen bir ulkeyiz. Turkiye 2001 yılında çıkan enerji liberalizasyon sureciyle elektrik yatırımları konusunda eşi gorulmeyen bir buyume yaşadı ve 85 bin megavatlara geldi. Sizin baz yuk denen bir şeye ihtiyacınız var. Bunlar tum şartlara rağmen uretim yapabilen dur kalk yapmayan komur santralleri, buyuk rezervli hidroelektrik ve nukleer santrallerdir. Bizim şu anda kullandığımız elektriği taşıdığımız 50 hertz frekansımız var. Bunu korumak için bu santrallere ihtiyacımız var. İhtiyacımız artınca uretimini artırabilen, azalınca azaltacağımız santrallere ihtiyacımız var. Yumurtaları aynı sepete koymamamız gerekiyor. Yuzde 10 çok yuksek bir oran değil daha da yukseltilebilir. Fransa'da yuzde 70'ler duzeyindedir. Guney Kore ve Japonya gibi. Bu, yeni santralle enerji uretimi yuzde 10 daha yukarı taşınabilir.

Almanya tarafına bakınca omrunu tamamlamış nukleer santraller kapatılıyor. Ömrunu tamamlamamış santrallere dokunulmuyor. Çatı ustu guneş santralleri Almanya'da yayıldı ama bunun nedeni Almanya'daki işsizliği azaltmak ve ulkesindeki bilgi birikimini artırmak. Almanya yenilenebilir enerjiyi sevdiği için bunu yapmıyor. İhtiyaçlarına gore kendi yatırımlarını yapmalı ulkeler.

**

(C) AA/ Aytaç Ünal

'NÜKLEERİN TEK KULLANIM YERİ ENERJİ DEĞİL'**

Guneş ve ruzgar konusunda yatırımlarımızın onunu açtık. Guneşten vazgeçip de nukleere donmuş değiliz. Yumurtaları tek sepete koymama, enerjiyi çeşitlendirmeye bakıyoruz. Nukleerin tek kullanım yeri enerji değil. Hayatın diğer alanlarında da kullanılacak.

' GÜVENLİK BÜTÜN DÜNYANIN ORTAK KONUSU'

Guvenlik butun dunyanın ortak konusu. Nerede kurulursa kurulsun uluslararası denetim ve standartlara açık olmalı. Birinci ve uçuncu sınıf standart diye bir şey yok. Herkes aynı olçude tek bir standartla kontrol ediliyor. Uluslararası enerji kurumu gibi kuruluşlar sadece nukleer silah tehditlerine değil nukleer santralların guvenliğine de bakıyorlar.

Şu anda piyasada 4.5 sente elektrik bulabiliyorsunuz. Ama 12.35 sentten elektrik almak zorundayız. Aldığımız enerjiyi de piyasaya vereceğiz. Bunu hangi paradan piyasaya vereceğiz? Bunlar çok onemli. Biz bu parayı veriyorsak bunu bir yerden almamız lazım. Genel olarak tuketicilerden toplanacak bir kaynakla bu nukleer santrali yapıyoruz. Osmangazi Koprusu ile hayata geçirdiğimiz modelle aynı olacak bu.

Enerji kaynağımız olarak sepetimiz çeşitlendi ama aktorler aynı aktorler. Hangi ulkenin santrali olursanız olun Turkiye elektrik şebekesinin kurallarına uyarak faaliyet gostereceksiniz. Ülkenizde kuruluş olan bir nukleer santralin urettiği elektriği bir diğer ulkenin kesmesi bir diğer ulkenin size gonderdiği gaz için doğal gaz borusunun hattını kesmesi kadar kolay değil."