Özet (TL;DR) @ 2018-04-03T19:44:00.000Z: Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef göstermesinin ardından gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi'nin 15 öğrencisi, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.…



Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef gostermesinin ardından gozaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi'nin 15 oğrencisi, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Öğrenciler 'orgut propagandası yapmakla' suçlandı.

Soruşturmayı yuruten savcılık, 15 oğrenciyi 'PKK, KCK, YPG silahlı teror orgutunun propagandasını yapmakla' suçladı.

Savcılığın hazırladığı mahkemeye sevk yazısında, Boğaziçi Üniversitesi'nde İslam Araştırmaları Kulubu organizesinde, Suriye'nin Afrin bolgesinde gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekatı'nın tamamlanmasının ardından insani duygularla lokum dağıtımı etkinliği duzenleyen oğrencilere 'zanlıların saldırarak fiziksel şiddet uygulamaya çalıştıkları' ileri suruldu. 'Bunun neticesinde meydana gelen arbede uzerine savcılıkça soruşturma başlatıldığı' ifade edildi.

'Zanlıların' olay gununde ''Saray savaş, halklar barış istiyor'', ''Savaşa hayır, barış hemen şimdi'' gibi sloganlar attıkları, ''İşgalin, katliamın lokumu olmaz'' ifadesini taşıyan pankart açtıkları ve ''Kurdistan faşizme mezar olacak'', ''Okulumuzda ÖSO'cu istemiyoruz'' yazılı afişleri duvarlara astıkları kaydedilen sevk yazısında, 'zanlıların sozkonusu olaya karışmadıklarını, oradan geçtiklerini soyledikleri, ama goruntu tespit tutanaklarına gore suçtan kaçmak için yalan beyanda bulundukları' dile getirildi.

''Şupheliler, PKK, KCK, YPG silahlı teror orgutlerinin genel tavrı ve stratejisi doğrultusunda, Turkiye Cumhuriyeti Devleti ve Turk Silahlı Kuvvetleri'ni, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru mudafaa ve terorle, terorist faaliyetlerle mucadele haklarını kullanan bir devlet değil de, bolgede işgal gerçekleştiren, şiddet uygulayan, bu suretle gayrimeşru faaliyette bulunan gayrimeşru bir guç olarak gosterme çabası içindeler'' denilen sevk yazısında, oğrencilerin bu orgutlerle organik bağ içerisinde oldukları savunuldu.

' EĞİTİM HAKKI GASP EDİLEMEZ'

Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde savcılık işlemleri tamamlananmasının ardından tutuklama talebiyle mahkeme sevk edilen oğrencilerin aileleri ve arkadaşları, basın açıklaması gerçekleştirdi. "Eğitim hakkı engellenemez. Gençliğe, universiteye, Boğaziçi'ye ozgurluk" pankartı açan grup, yine ellerinde uzerinde gozaltındaki oğrencilerin fotoğraflarının bulunduğu "Sosyalistler baş eğmez", "Eğitim hakkı gasp edilemez" ve "Sosyalist oğrencilere ozgurluk" yazılı dovizler taşıdı.

Boğaziçi Üniversitesi'nde 19 Mart'ta 'Afrin lokumu' dağıtanlara "Katliamın lokumu olmaz" tepkisini gosteren oğrenciler, ardından Erdoğan'ın mitinglerinde ''Terorist oğrencileri, komunist oğrencileri okutmayacağız, gereğini yapacağız, hadlerini bildireceğiz'' açıklamalarıyla karşılaşmışlardı.

' ÜNİVERSİTELERE OPERASYON'

Bunun uzerine gozaltına alınan oğrenciler için bugun İstanbul Adliyesi onundeki açıklamayı Boğaziçi Üniversitesi oğrencisi Tilbe Akan yaptı. Akan, 'Boğaziçi Üniversitesi'ndeki muhalif oğrenciler kadar onlarla dayanışma içinde olan oğretim gorevlilerinin de iktidarın hedefinde olduğunu, daha once ODTÜ, İstanbul ve Ankara universiteleri uzerinden operasyona girişen elin bir kez daha Boğaziçi Üniversitesi'ne uzandığını' dile getirdi.

' PROTESTO, DEMOKRATİK HAK'

Demokratik protesto hakkını kullanan arkadaşlarının gozaltına alınmasının hukuksuzluklarla dolu olduğunu ifade eden Akan, şunları soyledi:

**' EĞİTİM, EN TEMEL ANAYASAL HAK'

(C) AA/

**

''Bizzat iktidarın en tepesi, Boğaziçili oğrencilerin en temel anayasal hakkı olan eğitim hakkını tartışma konusu yapmakta. Erdoğan'ın kendisinden olmayan herkese yonelik duşmanca tavrı universiteleri sindirme hırsıyla bir kez daha ayyuka çıkmaktadır. Üniversiteleri, iktidarına payanda yapma gayreti içinde olanlar arkadaşlarımızı hedef haline getiriyor. Çunku dertleri, bu ulkede halen susturulamayan gençlik dinamizminin universitelerdeki varlığını bitirmek. Bu hiç hoşlanmadıkları gerçeği universite gençliği olarak bir kez daha vurguluyoruz: Üniversitelerde ozgur duşunceyi savunmaya devam edeceğiz."

' ÜNİVERSİTELER ÜZERİNDEKİ BASKILAR SON BULSUN'

Üniversitelerin duşunce ve ifade ozgurluğunun en onemli merkezlerinden biri olma gorevini ustlendiğini belirten Akan, şoyle konuştu:

"Her alanda topluma karşı sorumluluk sahibi olan ve eleştirel bireylerin yetiştirilmesinin hedeflendiği akademi, bu ozgurlukler olmadan duşunulemez. Üniversiteleri, demokratik hakları, bilimsel duşunceyi bitirme gayreti içinde olan otoriter, tekçi anlayış bizi daima karşısında bulmaya devam edecektir. Biat etmek, her sesi kısmak, korkuyla teslim olmuş bir toplum yaratma gayretinin karşısında bildiklerimizi savunmaya devam ederken, universitelerimizden vazgeçmeyeceğiz. Bu ulkenin eşitlik, ozgurluk, bilim, laiklik, demokratik universite ve kardeşlikten yana olan seslerini universitelerde bitirmeye uzanan her ele karşı universiteleri savunacağız. Boğaziçi Üniversitesi'nin yanındayız. Gozaltılar derhal serbest bırakılsın, universiteler uzerindeki baskılar son bulsun.''

A İLELER: ÇOCUKLARIMIZ BARIŞI SAVUNDU

Açıklamanın ardından soz alan aileler, çocuklarının gozaltında tutulmalarına gerekçe olabilecek hiçbir anayasal maddenin olmadığını belirtti. Çocuklarının barışı savundukları, duşunce ve ifade ozgurluklerini kullandıkları için gozaltına alındığını ifade eden aileler, burada aslında çocuklarının okuma ozgurluklerinin yargılandığını vurguladı.

FARUK B İRTEK: BU GÜNLERİ ATLATACAĞIZ

Boğaziçi Üniversitesi'nden emekli sosyoloji profesoru Faruk Birtek, yaptığı konuşmada, gozaltındakilerin pırıl pırıl oğrenciler olduğunu belirterek, "Burada Boğaziçi Üniversitesi'ndeki birçok hocanın hissini yansıtmaya geldim. Aileler, yetiştirdikleri çocuklarıyla iftihar etsinler. Bu gunleri atlatacağız" dedi.