Özet (TL;DR) @ 2018-04-04T10:39:15.000Z: Son olarak Prens Muhammed'in ‘İsrail'in de kendi topraklarına sahip olma hakkı olduğu' sözleriyle tezahür eden Riyad-Tel Aviv yakınlaşmasını Sputnik'e değerlendiren Dış Politika Uzmanı Akbal…
Goruş
10:39 04.04.2018URL'yi kısaltın
Son olarak Prens Muhammed'in 'İsrail'in de kendi topraklarına sahip olma hakkı olduğu' sozleriyle tezahur eden Riyad-Tel Aviv yakınlaşmasını Sputnik'e değerlendiren Dış Politika Uzmanı Akbal "Yakınlaşmanın temeli 2012'de İran karşıtlığıyla atıldı. Suudi Arabistan'ın ardından başka ulkeler de İsrail'le ilişki kuracaktır" dedi.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Amerikan dergisi Atlantic ile yaptığı soyleşide İsrail'le ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Prens Muhammed "İsrail ile birçok ortak çıkarımız var. Barış sağlanırsa, İsrail ve Korfez İşbirliği Konseyi arasında birçok çıkar soz konusu olur" dedi. Prens "İsraillilerin atalarından kalma yurtlarında ulus devlet çatısı altında yaşama hakkı olduğuna inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Kendi ulkelerine sahip olmak İsraillilerin ve Filistinlilerin hakkıdır. Fakat istikrar sağlamak ve ilişkileri normalleştirmek için bir barış anlaşmamız olmalı" sozleriyle yanıt verdi. Riyad ve Tel Aviv arasındaki yakınlaşmanın yeni bir işareti olarak yorumlanan bu sozler, Ortadoğu'da olası ne gibi değişikliklerin sinyalini veriyor? İsrail ile arasında resmi diplomatik ilişki olmayan Suudi Arabistan İsrail'i tanırsa, bu hamlenin ne gibi sonuçları olur?
' ADI KONMAMIŞ İTTİFAK AÇIKÇA İLAN EDİLMİŞ OLDU'
Suudi Veliaht Prensi Selman'ın açıklamalarını Sputnik'e değerlendiren Dış Politika Uzmanı Özdemir Akbal'a gore Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın bu açıklamaları "uzun zamandır adı konmamış bu ittifakı açık bir şekilde ilan etmek" anlamına geliyor.
Akbal "İsrail'in bir ulus devlete sahip olma hakkı olduğunu ifade ederek aslında uzun bir donemden beri adı konmamış ittifakı da daha açık bir şekilde ilan etmiş oldu. Suudi Arabistan da pek çok diğer Musluman ulke gibi İsrail'in 1967 Savaşı oncesi sınırlarına donmesini bir diplomatik ilişki kurulması için en temel şart sayarken, Riyad'ın Washington ile olan ittifakı ve Tahran karşısındaki tutumu ise İsrail ile olan ilişkilerinde belirleyici bir role sahip. Suudi Arap yetkililerin İsrail aleyhinde tum soylemelerine rağmen 1948'den beri Mısır ya da Suriye'nin yaptığı şekilde bir askeri operasyona katılmayarak kınama seviyesindeki karşıt duruşları da ikili ilişkilerin gorunduğu kadar ters olmadığının bir gostergesi" dedi.
' 2012'DE İRAN KARŞITLIĞIYLA YAKINLAŞTILAR'
Riyad ve Tel Aviv arasında 2012'den bu yana farklı bir donemece girdiğine işaret eden Akbal "İsrail'in bolgedeki 70 yıllık resmi devlet varlığını kınamalar ile geçiştiren Suudi Arabistan 2012 yılından itibaren de İran'ın uluslararası alandaki pozisyonuna istinaden İsrail ile daha yakın bir işbirliği içine girdi. Bu gelişmenin yaşanmasında İran ile P5+1 ulkeleri arasında yapılan nukleer anlaşma, Suriye'de IŞİD karşıtı mucadele olçeğinde ABD ile İran arasında ortaya çıkan zımni ittifak gibi gelişmeler de etkili oldu. Bu çerçevede hem Suudi Arabistan hem de İsrail için bir tehdit unsuru olan İran ile geleneksel muttefikleri ABD'nin yakınlaşması Tel Aviv-Riyad ilişkilerinin de gelişmesini tetikledi" ifadelerini kullandı.
' DİĞER ARAP ÜLKELERİ DE İSRAİL'LE İLİŞKİ KURMAYA BAŞLAYACAKTIR'
Aralarında doğrudan bir diplomatik ilişki tesis edilmeden de iki ulkenin ABD'nin bolgedeki politikalarını etkilemeye devam edeceğine işaret eden Akbal şoyle devam etti:
"Her ne kadar yakın bir gelecekte iki ulke arasında resmi diplomatik ilişkilerin tesis edilmesi durumu gorulmese de, İsrail ve Suudi Arabistan ikilisi hem geleneksel muttefikleri ABD'nin bolgedeki politikalarını etkileyerek yonlendirmek hem de karşılıklı çıkarları için birlikte hareket etmeye devam edecekler. Bu açıdan bakıldığında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Salman'ın yaptığı şey ise malumun ilamı olarak tanımlanmaktan başka bir durum değil. Zira İsrail-Suudi Arabistan ilişkileri ozellikle Suriye olayı ile hayli yakın bir hale gelmişti. Her iki taraf da bolgesel guvenlik konularına dair ortak çıkarlara sahip olduklarını, istihbarat paylaşımı yaptıklarını çeşitli vesilelerle açıklamıştı. Bu durumda gelecek donem için de bu faaliyetlerin giderek arttığı, İsrail'in diğer Arap Yarımadası ulkeleri ile de Suudi Arabistan uzerinden ilişki kurmaya başladığı bir doneme şahit olacağız.
Etiketler:
barış anlaşması, 1967 savaşı, İran ile nukleer anlaşma, Atlantic, P5+1 Ülkeleri, P5+1, Korfez İşbirliği Konseyi, Elif Sudagezer, Özdemir Akbal, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (MbS), Muhammed bin Selman, Mısır, Filistin, İran, ABD, Ortadoğu, Arap Yarımadası, Tel Aviv, Riyad, İsrail, Suudi Arabistan
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.