Özet (TL;DR) @ 2018-04-02T15:39:00.000Z: Uçak krizinin ardından ilk kez Ağustos 2016'da bir araya gelen Türkiye ve Rusya liderleri Erdoğan ve Putin 20 ay içerisinde dokuzuncu kez bir araya geliyor. Sputnik 20 aylık süreçte iki ülkenin dahil…



Goruş

15:39 02.04.2018(Guncellendi 16:05 02.04.2018) URL'yi kısaltın

Uçak krizinin ardından ilk kez Ağustos 2016'da bir araya gelen Turkiye ve Rusya liderleri Erdoğan ve Putin 20 ay içerisinde dokuzuncu kez bir araya geliyor. Sputnik 20 aylık sureçte iki ulkenin dahil olduğu onemli gelişmeleri derledi.

(C) AA/ Kayhan Özer

Uçak krizinin kısa bir sure sonrasında ilişkileri normalleşen ve stratejik ortaklık yolunda hızla ilerleyen Turkiye ve Rusya'nın liderleri Recep Tayyip Erdoğan ve Vladimir Putin, Ağustos 2016'dan bu yana dokuzuncu kez bir araya gelecek. İki lideri onlarca kez telefonda goruşturen ve dokuzuncu kez yuz yuze bir araya getiren bu sure zarfı, iki ulkenin askeri iş birliklerinden stratejik ortaklık surecine; ticaretten enerji anlaşmalarına bir çok alanda sağladıkları mutabakatı kapsıyor. Peki iki liderin neredeyse her goruşmesinin yeni anlaşmaları tetiklediği sureçte neler yaşandı?

Sureç, Mayıs 2016'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Turkiye'yle normalleşmek istediklerini ifade eden Rusya Lideri Putin'e ozur dileyerek karşılık vermesiyle başladı. Bunun uzerine iki lider, 29 Haziran'da telefonda, 9 Ağustos tarihinde ise Rusya'nın St. Petersburg kentinde yuz yuze goruştu. Aynı ay, iki ulke arasındaki charter uçuşlara yonelik yasak kaldırıldı.

ENERJ İ ALANINDA ÖNEMLİ ATILIM: TÜRK AKIMI

Krizin ardından başlayan normalleşme surecinin onemli bir kilometre taşı da Rus doğalgazını Turkiye'ye ve Avrupa pazarlarına taşıyacak olan Turk Akımı projesinin hayata geçmesine yonelik mutabakat oldu. 2016 yılının Ekim ayında Erdoğan ve Putin'in Ankara'da bir araya geldiği goruşmede, iki ulkenin Turk Akımı projesini imzalaması yonunde mutabakatla sonuçlandı. Anlaşma, her biri 15.75 milyar metrekup doğal gaz sevkiyatı kapasiteli olacak iki hattın inşasının onunu açtı. Doğalgaz boru hatta projesi hızla ilerliyor. Mart ayının son çeyreğinde Turk Akımı doğalgaz boru hattının denizden geçen kısmının 991 kilometresinin inşasının tamamlandığı belirtildi. Bu da, boru hattının denizden geçen bolumunun yuzde 53'unun tamamlandığı anlamına geliyor.

BATI 'NIN SÜREN İTİRAZLARINA RAĞMEN S-400 ANLAŞMASI İMZALANDI

2017 yılının bitimine yalnızca gunler kala Turkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemini satın alma anlaşmasına imza attı. 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından bağları iyice guçlenen Turkiye ve Rusya'nın imzaladığı bu anlaşma hem bolgesel hem de kuresel anlamda onem taşıyor. Anlaşmayı onemli kılan bir diğer boyut ise Turkiye'nin, parçası olduğu NATO'ya uye olan, başta ABD olmak uzere pek çok Batılı ulkenin tepkisine rağmen bu anlaşmaya imza atması oldu. Ancak Turkiye'nin anlaşmayı imzalaması da Batı'nın itirazlarına ve sert soylemlerine son vermedi. Anlaşmanın ardından aylar geçmesine rağmen ABD'nin son olarak Mart ayında Turkiye'nin Rusya'dan satın almak için anlaşma imzaladığı S-400 fuze savunma sistemlerine karşı 31 Mart'ta Turkiye'ye alternatif teklif sunmaya hazırlandığı Turk basınına yansıdı; buna gore Washington'ın Ankara'ya S-400'lere alternatif olarak Patriot tipi fuze savunma sistemlerini içeren bir teklifle geleceği bilgisi paylaşıldı.

Haberlerin ardından ABD'nin Turkiye'nin S-400 alımına yonelik itirazları karşısında, Ankara bir kez daha S-400 alımındaki kararlı tutumunu yineledi. Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri alımının ABD ile F-35 alışverişini etkilemeyeceğini belirtti. Bakan, Rusya ile yapılan S-400 anlaşmasının da kesin olduğunu "O iş bitti" ifadesiyle dile getirirken "S-400'ler ilgili de sıkıntı yok hatta takvimden once alınabilir" dedi.

Canikli'nin sozleri konuyla ilgili benzer yonde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun sozlerini teyit eder nitelikteydi. Zira daha once Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Turkiye'nin S-400 alımı konusunda kararlı olduğunu "Herhangi bir 'taviz vermeden kendi hedeflerimize doğru yuruyeceğiz" sozleriyle bir kez daha beyan etmişti. Mart ayı ortasında Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise "S-400'ler ne kadar kısa surede teslim edilirse bu iyidir. Bunun için de çalışmalar surduruluyor" demişti.

ASTANA, SO Çİ SÜRECİ VE ZEYTİN DALI HAREKATI

Turkiye-Rusya ilişkilerindeki bir diğer belirleyici konu ise Suriye'deki çatışmaların buyuk olçude sonlanmasının onunu açan ve bolge ulkeleri Rusya, Turkiye ve İran'ın inisiyatifiyle gerçekleşen Astana Zirvesi ile bu sureci taçlandıran Soçi goruşmeleri oldu. Astana goruşmelerinin sonucu olarak Rusya, İran ve Turkiye onculuğunde gosterilen askeri ve siyasi çabalar, Suriye'deki çatışmaların onemli olçude geride bırakılmasıyla sonuçlanmışken; ozellikle Suriye'nin kuzeyinde ABD'nin surdurduğu silah desteğiyle giderek guçlenen Demokratik Suriye Guçleri (DSG) oluşumu da Turkiye'yi ABD destekli oluşuma karşı Rusya'yla işbirliğine itti.

Turkiye'nin "PKK ile bağlantılı olduğu" gerekçesiyle "teror orgutu" kabul ettiği YPG'nin ana omurgasını oluşturduğu DSG'nin kontrolu altında olan Afrin'e yonelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı da bu surecin bir sonucu olarak gorulebilir. Zira, Turk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 20 Ocak tarihinde başlayan Zeytin Dalı Harekatı'nın 58'inci gununde, Özgur Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte Afrin kentine şehrin guneydoğusundan girerek şehir merkezinde kontrolu sağladığını açıkladı. Afrin kent merkezinin PYD'den alınmasının, harekatın bir sonraki hedefinin hangi bolge olacağı sorusunu gundeme getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, operasyonun bir sonraki aşamasının Menbiç'e yonelik olacağını "Afrin'den sonra Menbiç'i teroristlerden arındıracağız" sozleriyle ilan etmişti. Hatta Erdoğan son olarak "ABD; Menbiç'i boşaltırsa, bu iş çok daha kolay olur" şeklinde konuşmuştu.

Gozlerin Menbiç'e çevrildiği bu donemde, Ankara ve Washington arasında bu sefer de 'anlaşma krizi' yaşandı; Ankara'nın "ABD ile Menbiç konusunda anlaştık" sozleri, ABD Dışişleri Bakanlığı Sozcusu Heather Nauert tarafından yalanlandı. Konuya ilişkin nihai açıklama Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'ndan geldi. Çavuşoğlu "Suriye'nin ozellikle Munbiç ve Fırat'ın doğusunun huzura kavuşması konusunda bir anlayışa vardığımızı soyluyoruz. 'Anlayışa vardık' dedik 'anlaşmaya vardık' demedik" dedi.

AKKUYU N ÜKLEER SANTRALİ'NİN TEMELİ ATILIYOR

İki ulkeyi uzun vadeli ortaklığa goturen onemli projelerden birisi de Akkuyu Nukleer Santrali oldu. Keza 3-4 Nisan'da Ankara'da olacak olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Turkiye'nin ilk nukleer santral projesi olan Akkuyu Nukleer Guç Santrali'nin (NGS) temel atma torenine Ankara'dan telekonferansla katılacak.

İki lider, Turkiye'nin ilk nukleer santrali olacak ve ilk unitesi 2023 yılında devreye alınacak olan Akkuyu NGS'yi kapsayacak şekilde "enerji alanındaki ortak stratejik projelerin gidişatını" ele alacak.

' LİDERLERİN GÜNDEMİNDE SURİYE VAR'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Erdoğan'ın daveti uzerine Ankara'yı ziyaret edecek Putin, 3-4 Nisan tarihlerinde "ikili ticari-ekonomik ilişkilerin durumu ve gelişme perspektifi, ve ozellikle enerji alanındaki ortak stratejik projelerin gidişatının ele almayı" planlıyor. Kremlin'den gelen bilgiye gore iki lider bunun yanı sıra Suriye'de terorle ortak mucadele de dahil bolgesel ve uluslararası gundemdeki guncel konuları istişare edecek. 4 Nisan'da ise Putin, Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani arasında Suriye konulu ikinci uçlu zirveyi gerçekleştirecek.

Yine Kremlin'e gore bu kapsamda "Astana surecinin garantor ulkelerinin liderleri 2. uçlu zirvesi sırasında 22 Kasım 2017'de Soçi'deki 1. uçlu zirvede yapılan anlaşmaların uygulanmasını istişare edecek. Liderler, Suriye'deki ateşkes rejiminin pekiştirilmesi amacıyla muhtemel ilave tedbirler, gerilimi azaltma bolgelerinin işlerliğinin sağlanması, insani sorunların çozumu ve siyasi çozum surecinin teşviki hakkında fikir alışverişi yapacak."