Özet (TL;DR) @ 2018-04-02 10:35:52.569551: MSG’de 13 yıllık yönetim değişti ve Garo Mafyan’ın yerine Sezen Aksu’nun desteklediği Candan Erçetin yönetimi geldi. Bu değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?Magazin Konseyi haftanın öne çıkan…



Cengiz Semercioğlu: G un boyu Genel Kurul'un en tartışmalı goruntuleri anında telefonuma geldi. Garo Mafyan ve Candan Erçetin taraftarları arasında tansiyon zaman zaman çok yukseldi...
Mustafa Sandal, Sezen Aksu, Hakan Peker, Ferhat Goçer hatta genç popçu Edis bile ayağa kalkıp bas bas bağırdı... Hatta bir ara Sezen Aksu ayağa kalkıp divan kurulu seçimine yuksek sesle itiraz edince, "Ay omrumde ilk defa bağırıyorum" dedi. Sezen Aksu'nun kursuden, "Garo Mafyan'ın genel kurulda yaptığı konuşma hukuki ve yasal değil" deyince sozleri kesildi. Bunun uzerine Sezen, "Burada demokrasi yoksa ben kursuden ineyim" dedi. Ama sonunda demokrasinin en guzel fotoğrafı kazandı; Yeni başkan Candan'la eski başkan Garo tum tartışmaları unutup birbirlerini sarılarak kutladılar.
Candan eski yonetime teşekkur etti, 13 yıllık yonetimi kaybeden Garo da yeni başkanı alkışladı. Bu fotoğraf genel kuruldaki butun tartışma ve kavgaları unutturdu.

En guzel
fotoğraf

Onur Ba şturk: Yenilik iyidir, insanları da kurumları da diri tutar. O yuzden 13 yıllık yonetimin yerine taze bir yonetim kurulunun gelmesi bence şahane bir şey. Seçimler sırasında oradaydım. Özellikle genç muzisyenlerin bu değişimi çok istediğini ve desteklediğini gordum. Umarım MSG için bundan sonrası çok daha iyi olur.
Ö mur Gedik: Ben de bir MSG uyesiyim ve o gun o salonda bulunan herkesin meslek birliğinin çıkar ve onceliklerini gozettiğine ve koruduğuna inanarak, eski yonetime teşekkur ediyor, yeni yonetime ise başarılar diliyorum.
Verilen kavganın "sen gittin ben geldim" noktasından çıkıp, Candan Erçetin ve ekibi tarafından bir an once hedeflere, yani telif haklarının daha da iyileştirilmesine, diğer meslek birlikleri ile olan ilişkilerin, lisanslamaların duzenlemesine doğru yonelmesi gerekiyor. Sonuçta hepimiz için tek bir ortak payda var.

En guzel
fotoğraf

Magazin Konseyi haftanın one çıkan haberlerini yorumladı.

Bu g uzel vucutlar için paparazzilere teşekkur

Sinan Ak çıl'ın baklavalı goruntusunu nasıl buldunuz? Geçen yaz karnını içeri çekerken yakalanması donum noktası olmuş. Ünluler kızıyor ama paparazziler unlulerin zayıflatıyor galiba...

**

En guzel
fotoğraf

**

Cengiz Semercio ğlu: Ünluler paparazzilere kızıyor ama onların sayesinde de zayıflamak zorunda kalıyorlar. Murat Boz da memelerinden rahatsız olup zayıflamıştı, Sinan Akçıl'ın da aynısı başına geldi. Demek ki neymiş, paparazzilere her zaman kızmamak gerekiyormuş. Sinan Akçıl 8 ayda çok yoğun çalışarak yapmış bu vucudu, tebrik ediyorum kendisini.
Onur Ba şturk: Valla iyi olmuş, aferin Sinan'a. Paparazziler insanı fit olmaya zorluyor, bunu gorduk. Bence Sinan da Cem Yılmaz da teşekkur etmeli paparazzilere. Bu yaz sırada hangi unlu var, goreceğiz.
Ö mur Gedik: Sinan normalde yediğine, içtiğine, sporuna çok dikkat eder. Nasıl olduysa bir ara kendini salmış demek ki. Karnını içeri çekmek zorunda kaldığı fotoğraftan sonra kendini kotu hissettiğini tahmin etmek zor değil. Ama zaten hırs yapıp kısa surede toparladı vucudunu. Paparazziler unlulerin aynası gibi. Aynaya bakıp kendini goren kendine çekiduzen veriyor.
Fena da olmuyor; bkz. once Murat Boz ve şimdi de Sinan Akçıl. Bu guzel vucutlar için paparazzilere teşekkurler.

Podyuma çıkmayan
bir biz kald ık!

İ stanbul Moda Haftası geçtiğimiz yıllara gore daha mı zengindi, yoksa yerinde mi sayıyor?.. Neredeyse her defilede bir unlunun podyuma çıkması doğru mu?.. Gozunuze çarpan, dikkat çeken tasarımcılar oldu mu?

**

En guzel
fotoğraf

**

Ş irin Ediger, Sudi Etuz'un defilesi sonrasında duzenlenen partide DJ'lik yaptı.

Ö mur Gedik: Ben gayet çeşitli ve zengin buldum moda haftasını. Ünlulerin podyuma çıkması da basına yansımaları arttırdığı için gayet normal. Önumuzdeki yıllarda da bu trend artarak devam edecektir. Modacılar arasında Raşit Bağzıbağlı, Çiğdem Akın, Cihan Nacar, Mert Erkan ve Zeynep Tosun bende one çıkan isimler oldu.
Cengiz Semercio ğlu: Her yıl uzerine koyarak devam ediyor İstanbul Moda Haftası. Bu yılki defileler de, ilgi de, unlulerin katılımı da, medyaya yansıması da guzeldi. Tasarımcılar şunu oğrenmeli ama her defileye unlu çıkarmak zorunda değiller. Tamam haber oluyor da, herkesi çıkarmak da doğru değil. Raşit Bağzıbağlı, Deniz Berdan, Kadir Kılıç, Cihan Nacar one çıkan tasarımcılardı...
Onur Ba şturk: Gittim gordum arkadaşlar. Podyuma çıkmayan bir biz kaldık herhalde! Bazı tasarımcılar unlu arkadaşlarını, hatta eşini dostunu çıkardı podyuma. Neden boyle bir gelenek oluştu bilmiyorum. Bir unluyu podyuma çıkartıyorsan tasarımların temasıyla bir anlamı, bir ilişkisi olması lazım. Ama yok, artık oyle bir anlam da aranmıyor. Maksat haber olmak. Onun dışında organizasyon çok iyi. Ama tasarım anlamında "Vayy" dedirtecek bir şey pek azdı. Zeynep Tosun'un defilesindeki tasarımlar dışında. Gerçek defile ve tasarım onunkiydi.

En guzel
fotoğraf

Burcu Özberk, Deniz Berdan ve kızı Begum Berdan'ın defilesinde podyuma çıktı.

Hakan 'ın yaptığı

Hakan Peker 'in TRT Muzik'te yayınlanan "Engelsiz Sahne" programında rejinin kendisini ekrana getirmediğini eleştirerek studyoyu terk etti. Şarkıcı haklı mıydı, haksız mı?

**

En guzel
fotoğraf

**

Onur Ba şturk: "Reji beni çek" diye şarkı ortasında insanları azarlayan bir şarkıcı elbette haksızdır. Boyle bir şey olabilir mi? Bu nasıl bir kibir? Nasıl bir hırs? Üstelik konuk olduğu program "Engelsiz Sahne". Yani Peker'in kendisi değil, tam aksine oradaki çocuklar on planda olmalı. Yakıştıramadım bu tavrı.
Cengiz Semercio ğlu: Biz bir dakikalık bolumu izledik ama belli ki Hakan'la yonetmen arasında programın başından beri suren bir çekişme, surtuşme yaşanmış. Hakan'la konuştum, o da aynısını soyluyor. Son şarkıda Hakan'ın detone olması bardağı taşıran son nokta bence. Ama yine de sinirlerine hakim olup studyoyu terk etmemesi gerekiyordu...

Ö mur Gedik:

Koşemde de yazmıştım. Hakan'ın uzerine çok ve gereksiz gidildiğini duşunuyorum. O gun yayında o noktaya gelene kadar yaşadıklarını sosyal medya hesabından yazdı zaten. Hepimizin sabrının sınır noktası vardır, Hakan'ınkine neden saygı gostermiyoruz? Daha fazla dayanamayacak ve şarkı soyleyemeyecek hale geldiğinde şikayetini dile getirmesi ve mikrofonu bırakması normal değil mi?

Şarkı soylemek moral işi, motivasyon işi. Mış gibi yapılmıyor, yapılamıyor. Bunun için Hakan'ı suçlayamayız.