Özet (TL;DR) @ 2018-04-01T17:19:54.000Z: Dolmabahçe Sanat Merkezi’nde 'Gelenekten Geleceğe Revnakın İzdüşümü’ sergisinin açılışını yapan Meclis Başkanı İsmail Kahraman, TBMM’deki Çanakkale konulu gösteride kadın oyuncuların sahneye çıkmasını…



Turkiye

17:19 01.04.2018URL'yi kısaltın

Dolmabahçe Sanat Merkezi'nde 'Gelenekten Geleceğe Revnakın İzduşumu' sergisinin açılışını yapan Meclis Başkanı İsmail Kahraman, TBMM'deki Çanakkale konulu gosteride kadın oyuncuların sahneye çıkmasını engellediği iddialarını yanıtladı.

Televizyonda izlediği bir haberde Kastamonu'da oğrencilerin AVM'de sergiledikleri Çanakkale Turkusu etkinliği çok beğendiğini soyleyen Kahraman sonrasını şoyle anlattı:

"Hepsi Çanakkale turkusunu soyluyorlar. Çok hoşuma gitti. Surpriz olsun. 'Kastamonu'daki bu kardeşlerimizi çağırın' dedim. Fakat tecrubeli bir rejisor ekip için devlet tiyatrosunun genel mudurunu aradı arkadaşlarım. Dediler ki, 'oyuncular da profesyonel' olsun. Lise talebeleri beceremeyebilirler. Onun için de oyuncular da devlet tiyatrosundan olsun. Sahnede 9 tane asker Çanakkale'deki kıyafetleriyle.

9 kişi askerde bir manga demektir. Sembolik olarak o askerler bulunsun. Ve koro, hanımlardan beylerden oluşan koro, Çanakkale turkusunu soylesinler. Açılışı TBMM Bilim Kultur Sanat Başkanlığına bakan arkadaşımız Ahmet Aydın yapıyor. Başkan vekili kendisi. Tam 'hoş geldin' diyecek. Işıklar sondu. 'Yahu ne oldu'?. 'Allah, Allah bir şey var, arıza mı var' diyecek herkes. Bir de bakılacak ki, Çanakkale çalıyor. Butun salon Çanakkale turkusunu soyleyecek.

' 16 TANE HANIM VAR'

"Yapılacak şey ne? Sadece ve sadece Çanakkale turkusunun soylenmesi. Soyleyenler içinde 16 tane hanım var. Toplam 13 erkek var. 29 kişi salondalar. 9 tane askerimiz orda. Muhteşem bir program. Herkesin memnun kaldığı bir program. Arkasından şehitlik ruhuna sahip olmayan, Tarih duygusuna sahip olmayan, Çanakkale'nin manası bilmeyenler, Meclis Başkanı ne yaptı biliyor musunuz? Ne yaptı? Kadınları koymadı. Nasıl koymaz. O hanımlar ne? O sahnede. Sahne yok ki. Sahnede uç tane koltuk var. Orası sahne değil. Tiyatro eseri değil. Sadece turkunun soylendiği bir hadise. Devlet Tiyatrolarından istediğimiz de bu. Devlet tiyatrosu bildiri yayınladı. Meclis Başkanlığı anlattı. Fakat, var ya, 'bizim çocuk bina okur, doner doner yine okur'. Duygu, durustluk, şahsiyet, haysiyet lazım. Muthiş bir faaliyet yaptık. Hiç ondan bahsetmek yok.

' SANATI SEVMELİYİZ'

"Çanakkale ruhuymuş, Gazi meclismiş. 'Hanımlar konmadı'. Dolu. Ve ben demin bahsettiğim gibi, misal verdim konuşmamda 'o ruh lazım' dedim. O istiklal savaşındaki o yiğit hanımlardansınız. Ama şehit Seyit onbaşı ruhu lazım. Her şeyi neden tutup da siyasi mulahazalarla bir taraflara çekiyoruz. Neden butunleşmeyi sağlayıcı konularda bir arada olmuyoruz. Ha, bu bizim estetik eksikliğimden kaynaklanıyor olabilir. Turkiye'de satılmış yoktur. Aldatılmış vardır. Muhim olan diyalogdur, birbirini anlamaktır. Sanata değer vermektir. Sanatkar olsa insanlarımız boyle hadsizlik ve kabalığa gitmezler. 15 Temmuz gecesi o akşam herkesin hangi partiden olursa olsun. Hepimizin yakasında ay yıldız. Boyle olmalıyız. Sanatı sevmeliyiz. Sanatkarları sevmeliyiz."

"Sanata değer veren bir insanın nene hatunların, hanımların gerektiği yerde bulunması gerektiğine, gereken saygının gosterilmesine inanıyorsa, boyle ufak şeylere, polemik mevzusu haline getirmek yanlış. Diyalog, diyaloğu ne sağlar. Karşılıklı konuşma. Birbirine tahammul edeceğiz. Herkes illa benim gibi konuşmak zorunda değil. Demokrasi, Herkes hurdur."

' ZAVALLILAR, İNŞALLAH DÜZELİRLER'

"TV'de, gazetede okuduğum zaman kızmıyorum. Neden kızmıyorum. Acıdığımız için. Zavallılar, inşallah duzelirler. Bir butunuz biz. Etle tırnağız. İşte 'şu gazeteyi okudun mu' Ben yururum, ileri, daha ilerilere. Kalkınacağız, birbirimize girmeyeceğiz. İlle bir 15 Temmuz olacakta mı kendimize geleceğiz? Beraber olacağız. Hur, mustakil. Kendi sanatına, değerine, tarihine saygılı olacağız."