Özet (TL;DR) @ 2018-04-01 13:44:34.855180: Acun Ilıcalı’yla dostluğumuz, onun muhabirlik yıllarında başladı. Sonra aramıza kara kedi girdi, 6 yıl konuşmadık. Görüşmesek de bu 6 yılda onun medya patronluğuna uzanan yolculuğunu gururla izledim.…



HAYATIMIN EN GURUR VERiCi TOPLANTISINI AMERiKA 'DA FOX'LA YAPTIM

◊ T urkiye'de "Survivor" yapıyordun. Sonra Yunanistan'da da yapmaya başladın...

- Yunanistan'daki başarıdan sonra, dunyada karşılığımız olduğunu hissettim. Bunu rakamlar da gosterdi. Yunanistan'da 65 share yaptık geçen sene. 65 share'i Yunan televizyonları hiç gormemiş mesela. Bu aklın almayacağı bir başarı oldu orası için.

◊ Yunanistan 'da hangi gunler yayınlanıyordu?

- Beş gun.

◊ Her g un mu 65 share alıyordu?

- Evet, her gun. Son 2 ay boyunca her gun 65 share aldık. Bu da bana şoyle bir guven verdi; demek ki yaptığımız bu produksiyonun yurtdışında karşılığı varmış. Mutluluk verici bir olay tabii bu da. Ondan sonra dunyaya açılmaya karar verdim ve Meksika'ya gittik.

Acun Ilıcalı: Bir çocuk daha
istiyoruz

◊ Orada program ın adı "Exathlon" oldu değil mi?

- Evet... Meksika'da ilk denememizi yaptık. Ülkede hayat durdu bir anda ve herkes "Exathlon"u seyretti. Turkiye'de yaptığımız "Survivor", Amerika'dakinden farklı. Amerika'da haftada bir kere, adada yaşanan macera uzerine bir yayın var. Bizimki zaten bir spor olmuştu yıllar once. 7-8 yıl once biz bu işi spor açısından yapmaya başlamıştık. Meksika'da bunu tamamen spora çevirdik. 'Sports reality' adı altında "Exathlon"u yaptık orada. Karşılığı aşırı yuksek olunca, butun Amerika kıtası ilgilenmeye başladı.

◊ Latin mi? Kuzey mi?

- İkisi de... Önce Kolombiya ile anlaştık. Bugunlerde de Arjantin'le sozleşme imzalayacağız. Ama en onemlisi Telemundo kanalı.

◊ Telemundo 'yu Amerika'ya açılmanın yolu olarak mı goruyorsun?

- Aynen. Telemundo ile anlaşma imzaladık. Amerika'da her evde olan bir kanal. İspanyolca konuşan 70 milyonun seyrettiği 1 numaralı kanal Telemundo. Aldığı reytingler NBC'ye çok yakın. Boyle bir kanalla anlaşma imzaladık.

◊ Bu sana Amerika kap ısını açacak mı?

- Açacak zannederken, Amerika bize geldi. Amerikan Fox kanalı, bizi Los Angeles'a çağırdı. Kariyerimde benim için en gurur verici toplantılardan biridir bu... Fox'taki tum içeriklerin başındaki adam, Rob Wade. Meksika'daki "Exathlon"un Amerika'dakilerden hiçbir farkı olmadığını, kalite olarak çok yukarıda olduğunu ve dili anlamamasına rağmen çok iyi bir enerji aldığını anlattı.

◊ Fox 'la masaya oturmak buyuk iş... Heyecanlanmadın mı?

- Sadece gururlandım... Duşun, Fox binasına girdikten sonra adamın odasına yarım saatte gidiyorsun. Adamlar "Bunu nasıl yaptınız?" diye hayretler içindeydi. Biz de bu işi 10 yıldır yaptığımızı anlattık. "Turkiye'de televizyonculuk bu kadar gelişti mi?" diye sordu Rob Wade. Biz de "Tekniğe çok yatırım yapıyoruz, bu işe çok kafa yoruyoruz" dedik. Çok ciddi ilgilendiklerini anlattı. Projeyi konuştuktan sonra bizimle tekrar temasa geçtiler. Önumuzdeki sene haftada 3 gun ikişer saat yayınlamayı duşunduklerini soylediler. Fox'un hiç yapmadığı bir şey bu. Önumuzdeki hafta Dominik'e gelecekler...

Ö YLEYSE FUTBOL DA KENDİNİ TEKRAR EDİYOR

◊ Bu i şin kırılma noktası neresiydi peki? Senin Dominik'te iyi bir set-up kurman mı?

- Turkiye'deki televizyonculuk çok gelişti. Ben burada her gece 6-7 diziyle rekabet ede ede, içeriği başka bir boyuta taşıdım. Bizim urettiğimiz urun, her ne kadar sen çok seyretmesen de, şu anda çok başka bir boyuta geçmiş durumda. "Survivor"da seyrettiğiniz montaj, çekim ve oradaki ortamı ekrana yansıtma yeteneğimiz, bu kadar diziyle boğuşurken gelişti. Karşımızda her gece 6-7 dizi var. Bunlar dunya çapında diziler. Ortalama 1-1.5 milyon maliyetleri var. 2 milyon liraya çekilenler de var aralarında. Buna rağmen haftada 3 gun birinci oluyoruz. Kaçıncı yılımızdayız? 10'uncu... 10 yıla boyle gelebilmek için "oyle yapalım, boyle yapalım, şunu yapalım" derken kendimizi fazla geliştirdiğimizi duşunuyorum.

◊ Son y ıllarda takip edemesem de, senin işlerinin bir kurgu harikası olduğunu başından beri biliyorum...

- Aynen. O "Acun Firarda"dan gelen bir şey.

◊ Ayn ı kurgu ekibiyle mi çalışıyorsun hala?

- Aynı. Muhabirlik donemimden beri çalıştığım montajcı Mustafa, butun kurgunun başında şu an. Sen de gelmiştin "Survivor"a. Senin 7 yıl once gorduğun ekip birebir aynı.

◊ Peki "Survivor"ın kendini tekrar ettiği eleştirilerine ne diyorsun?

- Futbol da kendini tekrar ediyor o zaman diyorum. Benim "Survivor"da ve "Exathlon"da geldiğim level, projeyle ilgili buyuk bir yenilik uzerine değil. Platformu ilgi çekici yapıp gelen karakterlerin yeniliği, değişikliği ve performanslarının merakı uzerine. O yuzden çekim kalitemiz de arttı. 1990'da futbol maçını dort kamerayla çekiyorlardı. Şimdi Şampiyonlar Ligi'ni 20 kamerayla çekiyorlar. Biz bu işin tekniği ve çekim şekli konusunda buyuk gelişme kaydettik. O konudaki eleştirilere saygı duyuyorum ama çok buyuk, radikal bir karar alıp da "Survivor"ın içeriğinde bambaşka bir şey yapmayı duşunmuyorum.

◊ Ge çen gun Instagram'da bir paylaşım yaptın, aynı gun dort ulkede birinci olmuşsunuz...

- Evet. O ulkelerden biri Romanya'ydı. Romanya'ya da yeni girdik Kanal D'yle. Dun geceki yayınımızla kanal birinci oldu Romanya'da. Bir Turk kanalının orada birinci olmasını sağlamak buyuk gurur bizim için. Ortadaki enerji çok yuksek. Hatta orada Romanya takımıyla Meksika takımına maç yaptırdım. Maç inanılmaz bir boyuta gitti. Butun Meksika'da butun gece trend topic Romanya'ydı. Aslında "Exathlon"da yapmak istediğim, birçok ulkenin takımlarını bir araya getiren buyuk bir organizasyon. Şu anda onun temellerini atıyorum. Eylulde belki 8 ulkeyi aynı anda çekeceğim. Belki onumuzdeki şubatta da 15 ulkeyi aynı anda çekeceğim.

◊ TV8 'de olacak mı "Exathlon"?

- Turkiye'ye "Exathlon"un gelmesi an meselesi diyeyim sana. Ama çok kritik bir karar o...

◊ "Survivor"ı baltalar diye mi?

- Evet, biz de onu duşunuyoruz. Daha çozum bulduğumuz bir konu değil. Turkiye'de "Survivor" alışkanlığı var ama "Exathlon"da da dunya şampiyonası olayı var. Ben Turk takımlarının dunya şampiyonası içinde olmasını istiyorum. "Bunu nasıl çozeceksin?" diye sorarsan, bugun onunla ilgili de toplantı yaptık. Sen gelirken onu konuşuyorduk.

CUMHURiYET TARiHiNiN EN B ÜYÜK REKLAMINI YAPABiLiRiZ

◊ Yurtd ışı gelirin buradaki gelirini aşma noktasına geldi mi?

- Şu an yatırım surecindeyiz. Ne kazansak yeni projeye yatırıyoruz. Başarı uzerinden anlaşmalar yaptık her ulkeyle. "Ne kadar başarı, o kadar gelir" olacak şekilde. Ama şu bir gerçek ki; 2 yıl içinde Acun Medya'nın butçesinde Turkiye'den elde edilen gelirin oranı yuzde 5 olacak. Bir de benim onemli ulkelerde başarı sağlamam, ulkemiz açısından bir avantaj. A'dan z'ye benim yaptığım urunun tum dunyadaki evlere girebiliyor olması, Cumhuriyet tarihindeki en buyuk reklamı yapmamızı sağlayabilir.

◊ T urkiye'nin tanıtımını mı yapacaksın?

- Hem de en buyuk tanıtımını... Televizyon gibi en onemli sektorlerden birinde ne buyuk başarı sağladığımızı herkes gorecek. Daha onemlisi biz o programlara ulkemizden birçok motifi entegre edeceğiz. Mesela Amerika'da bir "Exathlon" yapıyorum ve orada odul olarak Kapadokya tatili ya da Boğaz turu veriyorum, duşunebiliyor musun tanıtımı?

◊ Çok iyi olur gerçekten...

- Adamlar bir tane "Gece Yarısı Ekspresi" çekti, 30 sene kurtaramadık imajımızı. Boyle bir programla tam tersi bir etki yaratabileceğimizi duşunuyorum.

◊ Fox 'ta program yaparsan, butun Amerika'ya Turkiye'yi tanıtabileceğini soyluyorsun...

- Evet... Gelecekteki hayalimi anlatıyorum sana. Yarın obur gun Almanya'da da, İngiltere'de de yapacağım inşallah.

" TÜRK iNSANI KALiTEDEN ANLAMIYOR" GiBi YANLIŞ BİR ALGI YARATILDI

◊ T urk seyircisiyle yabancı seyirci arasında fark var mı? Yoksa her yerde seyirci aynı mı?

- Yıllarca Turkiye'de yanlış anlaşılan bir konuydu bu... "Acun, Turk insanına gore program yapıyor, Turk insanını çok iyi çozmuş." Ben de şunu iddia ediyorum; biz guzel program yapıyoruz. Guzel program yaptığımız için Turk insanı seyrediyor. Burada bir yanlış algı oluşturulmaya çalışıldı. Turk insanı sanki çok kaliteli urunlerden anlamıyor da "Survivor" seyrediyormuş gibi. Yunanistan'da yaptık, çarpı 2.5 yaptı. Meksika'da yaptık, şu anda Turkiye'den daha fazla izleniyor. Romanya'da da oyle. Dun akşam 11.5 reyting almışız. Demek ki bizim urun aslında iyiymiş.

◊ Seni hangi ulkenin seyircisi heyecanlandırıyor?

- Meksika... Orada "Exathlon" başka boyuta gitti. Bizdeki Aleyna Tilki'vari bir durum soz konusu orada. Sabah programlarına falan çağırdılar beni. Birkaç programa da katıldım. Meksikalılar çok farklı insanlar. Aşırı sportifler. Hiç kavga yok. Herkes kaybedeni tebrik ediyor. Başka bir dunya. Bizdeki gibi gerilim yok. Romanya'daki gerilim yok. Meksika'daki "Exathlon"da tamamen huzur ve barış uzerine kurulu bir dunya var. Ben Meksika seyircisine bayıldım. Onlar da bizi sevdi.

CANNES 'DA "EXATHLON"LA GÖVDE GÖSTERİSİ YAPACAĞIZ

◊ S urekli dizileri ihraç ettiğimizi konuşuyoruz. Şimdi seninle beraber Turk formatını da ithal etmeye başladık...

- Evet... Turk dizileri çok değerli. Ülkemizin tanıtımına faydalı olduklarını duşunuyorum. Ama ben turizmde direkt vuruştan bahsediyorum. Programda odul olarak "Boğaz'da yemek" dedim mesela. Turkiye'yi oralarda nasıl gorduklerini bildiğim için, o olumsuz imajı yerle bir edecek bir guce ulaşmayı hayal ediyorum.

◊ K ultur ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Fonu bu konuda sana destek oluyor mu?

- Bazı kanunlar var zaten. Tanıtım yapıyorsan, Turizm Bakanlığı sana destek oluyor. Önumuzdeki ay Cannes'daki fuarda "Exathlon"u tanıtacağız, bu konuda da destekler var. Ama ben daha olgunlaştırmadan o konuyu gundeme getirmek istemiyorum. Fox'la sozleşme imzalayayım ya da İngiltere'de bir kanalla anlaşayım, mutlaka bakanımızla konuşurum.

◊ İngiltere ve Almanya hayalin hayata geçebilecek mi?

- Cannes'da çok onemli bir govde gosterisi yapacağız. Her yer, dağ, taş "Exathlon" olacak. Orada minimum 15-20 ulkeye satacağımızı duşunuyorum. Ama konu o değil. Buyuk ulkelere ulaşma olayı çok daha onemli. Amerika yayınındaki başarımız, benim dunyayı ele geçirmem demek televizyon konusunda. "Voice"tan bilebilirsin. "Voice" Amerika'da tuttu, 85 ulkeye gitti. Biz de Amerika'da tuttuğumuz anda, 100 tane talep alırız. O, Acun Medya'ya dunyanın en buyuk produksiyon şirketi olma yolunu da açabilir.

◊ Kontrols uz buyumekten korkmuyor musun?

- Korkmuyorum. Çunku muhabirlikten bu noktaya gelene kadar hep kontrolsuz buyudum. Hiçbir zaman kontrollu buyuyemedim zaten. Beni olaylar bir yere taşıdı. Olaylar kontrolumden çıktı aslında. Bu kadarını tahmin ediyor muydum? Ne bileyim... Ben muhabirken mudur olmayı hayal ediyordum. "Acun Firarda"yı yaparken "Prime time'a program yapar mıyız acaba?" diye duşunuyor, onu hayal ediyordum. Hep bir adım sonrasını duşundum. Yurtdışına açılıp başarılı olunca da "Başka ulkede de yapar mıyız?" dedik. Şimdi telefon susmuyor. İki kanal birbirine girdi Arjantin'de "Bu programı biz alalım" diye. Bu da çok guzel bir olay ama asıl gol ne diyorsan, Amerika hedefin 12'si.

PATRONLU ĞU SEVDİM AMA BENİM İŞİM PRODÜKSİYON

◊ Yar ın obur gun TV8'i satıp produksiyona doner misin?

- Benim ruhum produksiyon. Ben televizyon kanalını rahat oyun oynayayım diye aldım. Çok da mutluyum televizyon sahibi olmaktan. Genel mudurlerle toplantı yapıp "Benim programı nereye koyacaksınız?" diye konuşmaktan sıkılmıştım. Bu oyuncağımla rahat oynayabilmek için televizyonu aldım. Allah'a şukur bu sene olağanustu gidiyoruz fizibilite olarak. İlk senemizde uçağı kaldırana kadar zorlandık. İkinci sene açıkçası "Survivor"ın buyuk yardımıyla bayağı bir toparladık. Şimdi ciddi kara geçtiğimiz bir sene olarak goruyorum 2018'i. Öyle duruyor şu anda.

◊ Dizi de denedin kanal ında...

- Yine deneyeceğim ama çok garip bir şey oldu. Geçen sene bu zaman benimle konuşsan, biz gunduzleri bir şey yapamayız diye duşunurdum. Çunku ben gunduz seyircisiyle buluşamıyordum. Mental olarak gunduz hiç yayın yapmamışım. O yuzden gunduz matematiği çozememiştim televizyonculukta. Hep prime time'da geçmiş hayatım. Fakat Uygar ve İhsan'la beraber bir şey yapalım mı derken bir baktım şu anda gunduzde ikinci kanal durumundayız.

◊ Do ğru, "Yemekteyiz"le gunduz kuşağını toparladınız...

- Bizim gunduzumuzun geçen seneden bu zamana ne kadar buyuduğunu biliyor musun? Üç katı... Şu an ikinci sıradayız OPT'de. Dizi yapmak gibi bir hevesim yok ama dizide de sanki bir yerde iyi bir şey denk gelecekmiş gibi duruyor. İrfan Şahin biliyorsun dizi sektorunde. Fatih Aksoy'la çok eskilerden bir abi- kardeş ilişkimiz var. Boyle onemli yapımcılardan dizi alacağız.

◊ Bir d onem genel mudurluğunu yapan isimlere iş verir noktaya geldin. "Bir zamanlar bir muhabir çocuk vardı" diyerek donuyor musun koltuğunda?

- (Guluyor) Hiç kotu anım yok eskiden kalma. Dikkat edersen o zamanki genel mudurler yapımcı şu anda. Ve ben kanal sahibiyim. Ben şimdi bu tarafa geçtim, onlar o tarafa geçti. Hayatta hep şuna dikkat ederim: Benden yaşça buyuk herkes benim abimdir. Koltuğun o tarafına geçtiğimiz zaman bizim konuşmamızda bir tonlama farkı olmaz. Onlar benim hala abim. O saygıyı her zaman gosteririm.

KARiYERiMiN EN ZOR DÖNEMiNi GEÇiRiYORUM

◊ Bu kadar i şe aynı anda yetişmeye çalışırken "Keşke kendimi klonlayabilsem" diye duşunuyor musun?

- İki gun evvel Dominik'ten geldim, bu gece geri gidiyorum. Burada 2.5 gun kalabiliyorum. Bir yandan da beş ayrı produksiyonu kovalıyorum. Öbur taraftan kırk tane problemle  ilgilenmek zorundayım. Ama bunu kendim seçtim. O yuzden yakınacak bir şey yok. Ama kariyerimin en zor donemimi geçiriyorum diyebilirim. Çalışma temposu olarak tabii. Eskiden "Gunde 18 saat çalışıyoruz, hep televizyon konuşuyoruz" diye şikayet ederdim. Şimdi oturup konuşamıyoruz bile. Ben hep havadayım çunku. Ve bir yerlere yetişmeye çalışıyorum. Geçen Kolombiya'da toplantıya girdim, yarım saat kalabildim, çunku Los Angeles'ta başka bir toplantıya yetişmem lazımdı. Aradaki uçuş 6 saat. Öyle bir dunyada yaşıyorum şu anda. Açıkçası hayatım uçakta geçiyor.

◊ İran'daki jet kazasından sonra ozel jetini satacağına dair haberler çıktı...

- Jetimi satıyorum ama o kazayla ilgisi yok. Yeni bir jet aldım, onun için satıyorum. Dominik'e gidip gelmelerim başladığı için uzun uzun uçuş yapacak yeni bir jet aldım. Eski jetimi de bu yuzden satıyorum.

◊ Her yere ozel jetinle mi uçuyorsun?

- Yuzde 80. Eskiden tarifeli uçaklarla uçuyordum da nefesim kesildi artık. Şimdi normal jette yatağımı kurdum. Orada yatıp kalkıyorum.

Acun Ilıcalı: Bir çocuk daha
istiyoruz

MELiSA ARTIK UÇMAYI NORMAL BiR ŞEY ZANNEDiYOR

◊ Peki bu kadar i şin arasında çocuklarına nasıl zaman ayırıyorsun?

- Çocuklarıma bayılıyorum. Allah herkese boyle çocuklar nasip etsin. Buyuk kızım Banu'yu zaten tanıyorsun. Bir melek o. Leyla ile Yasemin iki ayrı karakter. Birbirinden çok farklı, inanılmaz eğlenceliler. Devamlı birbirlerinden yakınıyorlar, onların laf sokuşturmalarını dinlemek bile ayrı bir keyif. Melisa zaten kuçuk ve her hareketi olay. Bakışları, konuşması, tepkileri, her şeyi... Melisa devamlı uçuyor benimle. Nereye uçtuğunu bilmiyor. Uçmayı normal bir şey zannediyor. Geçen gun Turk Hava Yolları'yla Miami'den buyuk uçakla donuyoruz. Uçağa baktı baktı, "Baba, bu senin uçağın mı?" dedi. "Hayır, bizim uçağımız değil" dedim. Onları kafasında oturtmaya çalışıyor. Kızlarımla ozellikle şu son 1 sene zor bir donem olduğu için daha az vakit geçiriyorum. Ama onlarla bir şekilde ilgileniyorum.

◊ D ort kızdan sonra bir erkek çocuğunun da olmasını istemiyor musun?

- Bir çocuğumun daha olmasını isterim ama inan samimiyetle soyluyorum; erkek ya da kız olması konusunda insanların tahmin ettiği duygular içerisinde değilim. Evladın hayırlısı olsun. Hayatım boyunca bir şeyi çok isteyip yonlendirdiğim zaman, devamında iyi şeyler hissetmedim. Çok kaderciyim. Allah nasıl nasip ederse oyle olsun diye bakıyorum. Erkek çocuğumun olmasını isterim ama bunun için de oyle ayılıp bayılmıyorum. Kız çocukları da oyle guzel ki. Sen de kız babasısın, o duygu, enerji, onların baba demesi, sarılması, başka duygular.

" SURVIVOR"DA BİRİNİN KAZANMASI İÇİN ASLA MÜDAHALEDE BULUNMAM

◊ Son "Survivor"da çocukları olan yarışmacılara imtiyazlar tanıyorsun. Melisa yuzunden herhalde...

- Melisa'nın etkisinden ziyade, yarışmacılar çocukla ilgili ozlem çeksin istemiyorum. O bana işkence gibi geliyor. Annelik babalık başka şeyler. 6 yaşında çocuğun varsa "Survivor"da aylarca ondan haber almadan kalamazsın. Bunu kabul etmiyorum. Burada format falan takmam zaten.

◊ Bunu yapm ıyordun geçmişte?

- Eskiden bu kadar uzun çekmiyorduk. Mesela senin geldiğin zaman 2.5 aydı. Şimdi 4.5-5 aya çıktık.

◊ Peki formatta da kafana g ore değişiklikler yapıyor musun?

- Tabii tabii. İşim o zaten.

◊ Seyirci yad ırgamıyor mu?

- Alışık seyirci.

◊ Yeni yar ışmacı da dahil ediyorsun...

- Mudahalede bir sınırımız yok. Burada muhim olan, birisinin kazanma ihtimali uzerine bir mudahale olmaması. Ona çok dikkat ederiz.

Ş EYMA HAKLI, KiMSE YANINDA ŞORT VE TERLiKLE DOLAŞAN BiR ADAM iSTEMEZ

◊ Şeyma Subaşı sosyal medyayı çok aktif kullanıyor. Paylaşımları için senden izin alıyor mu?

- Bir kere korkunç bir enerjisi var Şeyma'nın. Hiperaktif birisi ve enerjisini şu anda efektif olarak kullanmak istiyor. Son 1 yıldır bu konuya ciddi kafa yoruyor. Bazen bana da danışıyor. Ben de ona bazı fikirler veriyorum. Kafasında uç proje var. Birincisi, moda konusunda bir uygulama. Artık son aşamasında. Çok iyi bildiği bir alan bu. Ben kıyafetlerini çok beğeniyorum. 10 saat duşunsem bir araya getiremeyeceğim kıyafetleri kendisine yakıştıran birisi.

◊ Bu konuda sana kar ışmıyor mu?

- Karışıyor.

◊ Ama h ala hep siyah tişortlusun.

- Şeyma da buna sataşıyor. Bu yuzden onun yanında her dakika siyah değilim artık. Şort ve terlik giymemden de hoşlanmıyor. Ondan oyle bir istek geldiği zaman ben de dikbaşlılık yapmam açıkçası. Kimse yanında devamlı şort-terlik giyen bir adamla gezmek istemez. O konuda haklı buluyorum. Bu yuzden yeni kıyafetler aldım. O da sağ olsun benim bazı isteklerimi her zaman on planda tutuyor.

◊ Ge çen gun Bebek'te kafe bakıyordunuz Şeyma'yla...

- O da ikinci projesi işte. Healty food yani sağlıklı yemekler yapan restoranlar dunyada şu anda çok populer. Şeyma'nın bu konuyla ilgili gezmediği yer kalmadı. Kaç yıldır bu işe kafa yoruyor. Şimdi bir kafe açmak istiyor. Çunku o kafenin heyecanı onu mutlu edecek.

◊ Devaml ı burada değil ki, nasıl işletecek orayı? Surekli geziyor...

- Daha çok kalacak bundan sonra. Niye geziyor şu anda? Çunku gezecek vakti var. Vakti olmazsa, ona gore gezer.

◊ Biraz daha az gezsin diye sen mi b oyle bir iş yarattın?

- Gezmenin tadını çıkarabilmek için başka bir işle uğraşması gerektiğini kendisi duşunuyor zaten. Her gun gezdiğin zaman o zevki alamazsın çunku. Bir işle uğraşıp gezdiğin zaman zevk alırsın gezmekten.

◊ Üç projesi var dedin. Diğer projesi ne peki?

- Bir sosyal sorumluluk projesi yapacak. Çocuklara aşırı duşkun ve bununla ilgili bir proje var aklında. Çok detay vermek istemiyorum ama guzel bir icadı var ve bana soylediği zaman ben bayıldım. Sosyal medyada bir hareket yapacak. İnşallah başarılı olur. Beni çok etkiledi.

HAVAALANINDA GÖRÜŞTÜĞÜMÜZ OLUYOR

◊ Bu kadar çok gezerken Şeyma'yla nasıl goruşuyorsunuz?

- O da yanıma gelip gidiyor. Aslında bu mobil durum faydalı bir şey bizim için. Şartların goruşmede zorluk yaratması, ilişkimize faydalı oluyor. Çunku devamlı bir ozlem giriyor araya. Goremediğin zaman devamlı goresin geliyor.

◊ Bazen o Miami 'den Turkiye'ye gelirken sen başka yere uçuyorsun. "Ortada buluşalım" dediğiniz oluyor mu?

- Havaalanında goruşmuşluğumuz vardır mesela. "Havaalanında bir goreyim de seni, oyle git" demişliğimiz falan. Bu yılki iş yoğunluğu kontrolden çok çıktı. Mesela ben yarın sabah New York'a gidiyorum, oradan hemen Dominik'e gideceğim. Şeyma ile pazartesi Miami'de buluşacağız.

◊ Esat nerede bu arada?

- Dominik'te. Ben gideceğim o gelecek. Esat da evlendiği için artık evde protesto ediliyor.

ŞEYMA'NIN HiÇBiR SUÇU YOK BU iŞiN SUÇLUSU BENiM

◊   Şeyma'yla evliliğinize kadar uzanan sureçte ikiniz de zaman zaman eleştirildiniz. Bu sureçte bizim bilmediğimiz ne var?

- Ben hayatı boyunca birçok hata yapmış bir insanım. Hiçbir zaman kotu niyetli olmadım ama hatalarla yaşayan bir insanım. Şeyma'ya gelirsek... Ona arkadaşlık teklif eden benim. Sonrasında goruşmek isteyen benim. O anki pozisyonum itibarıyla hata mıydı, evet hataydı. Bunu kabul ediyorum. Bazıları anlamak istemiyor ama o gunden sonra Şeyma'yı bırakmayan bendim. Bu olayın içinde olmak istemeyen oydu. Bu konuda ısrar eden benim. Bunun sonunda da zaten biliyorsun işi evliliğe kadar goturen de yine benim.

◊   Şeyma'nın aşkı sana bunları yaptırdı...

- İlişkimizin hiçbir doneminde o bana arkadaşlık teklif etmedi, benim peşimde koşmadı. Ben aşık oldum. Ondan sonra da bırakmadım. Bazı kesimler tarafından surekli Şeyma'nın benim peşimden koşmuş gibi lanse edilmesi beni son derece rahatsız ediyor. Denzel Washington'ın bir filmi vardı. Pilot herkesi kurtarıyordu. Filmin sonunda insanlar hostesi suçluyordu içki içiyordu diye ama pilot "Suçlu benim" diyordu. Bizim hikaye de biraz ona dondu. Bu işin suçlusu benim. Şeyma'nın hiçbir suçu yok. Hata yaptığımı da kabul ediyorum. Ama tek boşanan da ben değilim. İnsanların başına evlilik ve boşanma olayları geliyor. Benim başıma da boyle bir şey geldi ve boşandım.

◊   Şeyma senin hayatında neyi değiştirdi?

- Şeyma tahmin edemeyeceğin derecede durust, içi dışı bir, ozu sozu bir olan bir insandır. Bundan dolayı da hatalarını direkt olarak halka sunar. Bu kadar için dışın birse ve hiçbir zaman muhakeme yapmazsan, hata yaptığın anda bunu tum Turkiye oğrenir. O yuzden hepimiz Şeyma'nın hatalarını goruyoruz. Ama muhim olan ne biliyor musun? Masumiyet. Hatada kotu bir niyet yok. Normal genç kadın hataları. Yanlış bir cumle ya da hatalı bir şey soyler, bir konuda yanlış fikir verebilir ya da bazı konularda bilgisi eksik olabilir vs. Bunlar olabilir. Şeyma'da seni yakalayan şey ne dersen, olağanustu durusttur. Yalanın y'sini bilmez. İçi dışı bu kadar bir olan insan çok nadirdir. Beni buradan yakaladı.

BiR ÇOCUK DAHA iSTiYORUZ AMA DAHA ZAMAN VAR

◊ D uğununuzdeki tavırların çok konuşuldu. Sanki "Benim burada ne işim var" der gibiydin...

- Normalde dans eden biri olsaydım, duğunde de ederdim. Bu ovunerek soylediğim bir şey değil. Dans edemem, etmem de. Hoşlanmıyorum. Yapı meselesi. Boyle biriyle Şeyma gibi hiperaktif birinin buluşmasında ortaya bu tablonun çıkması normal. Ben orada bir şekle girmeye çalışsaydım, asıl o mizah beni rahatsız ederdi.

◊ Şeyma ikinci çocuğu istiyor mu?

- İstiyor. Ben de istiyorum. Zamanla duşuneceğimiz bir konu. Bu yoğunlukta, Melisa uçaklarda yaşarken ikinci çocuk için biraz daha beklemek gerek.

◊ Şeyma televizyon işleriyle ilgileniyor mu peki?

- Yok. O derece yakın birinin şirketimin içerisinde efektif olması, ilişkimize yansıyabilir. Bunu çok doğru bulmuyorum. Açıkçası onun da bu konuda hiçbir zaman ısrarı olmadı.

Acun Ilıcalı: Bir çocuk daha
istiyoruz

Ş EYMA'YI PARA KONUSUNDA TATLI ŞEKiLDE UYARIRIM

◊ Şeyma çok para harcadığı zaman karışır mısın?

- Evet. Ara ara tatlı bir şekilde uyarırım. Moda tasarım mezunu olduğu için kıyafete duşkunluğu var. Kadınların alışveriş duşkunluğunun mağdurlarından biri de benim. (Guluyor)

◊ Senin otomobil, motosiklet ve jet d ışında lukslerin neler?

- Daha ne olsun! (Guluyor) Otomobile merakım var ama asıl motosiklete karşı buyuk bir tutkum var.

◊ Ka ç motorun var?

- 10.

TELEViZYON SEKT ÖRÜNDE OYUNU BEN BOZDUM

◊ Televizyon sekt orunu nasıl goruyorsun? Sence sektorde bir daralma var mı?

- Benim de oyuna girmemle birlikte pasta daraldı. O yuzden yuksek rakamlarda karlara ulaşabilen kanallar olduğunu zannetmiyorum. Tahmin ediyorum birçok kanal şu anda zarardadır. Bizim avantajımız, içeriğimizin yuzde 80'inini uretiyor olmamız.

◊ 2019 'da TV8'i ve diğer kanalları nasıl goruyorsun?

- Televizyonculukta şoyle bir sıkıntı yaşandı; sureler uzadıkça program çeşitliliği azaldı. Artık prime time tek bir dizi ya da programla geçmeye başladı. Bu, çeşitliliğin azalması aynı zamanda. 6 diziyle bir gece geçiyor. İçerik çeşitliliği olmaması televizyonculuk açısından beni uzuyor.

◊ Kanal ı almadan once sezon sonunda hangi kanala transfer olacağın çok konuşulurdu. "Acun borsası" açılırdı neredeyse. O gunleri ozlemiyor musun?

- Bunun aynısını yurtdışında yaşıyorum şimdi. Şili ve Arjantin'de iki ayrı kanal her gun şirketi defalarca arayarak "Bize gel" diyor. Şimdi onun tatmini içindeyim.

◊ Oralarda seni sokakta tan ıyorlar mı?

- Yunanistan'da herkes tanıyor. Çunku orada sunuculuk da yaptım. Guney Amerika'da oyle bir tanınırlığım yok. Zaten oralarda sivrilmemek daha iyi gibi geliyor bana. Meksika'da bir gun toplantı yaparken Reuters şoyle bir haber geçti: "Meksika'da televizyon kanalının onune insan kafaları bırakıldı." Haberi internetten okudum toplantı sırasında. Gulumsedim ve toplantıya devam ettim...

" O SES"TE BU SENE DEĞiŞiKLiK VAR

◊ "O Ses Turkiye"nin yeni sezonunda bir surpriz olacak mı?

- Bu çok duşunduğumuz bir konu. "O Ses Turkiye" çok sevdiğimiz bir proje. Turkiye'de son 6-7 yılın tek muzik yarışması. Bu sene de bir değişiklik yapmayı duşunuyoruz.

◊ Sen olmayacaks ın değil mi bu sene?

- İlk turlarda olacağım. Sonra bir vasfımın olduğunu duşunmuyorum. İlk turda bazen mizahını bazen de değerlendirmesini yonetirken moderator olarak iyi hissediyorum. Sonra muzikal değerlendirmede yarışmacıyla jurinin baş başa kalması daha doğru diye duşunuyorum.

SOSYAL MEDYANIN HAYATIMI Y ÖNLENDiRMESiNE iZiN VERMEM

◊ Yurtd ışına yerleşmeyi duşunuyor musun?

- Hayır. Turkiye'de en ağır saldırıya uğrayan birkaç isimden biriyim. Benimle ilgili surekli birtakım iddialar ortaya atılıyor. Ekip olarak sabahtan akşama kadar televizyonculuk yapmaya çalışıyoruz. Kimseye sataşmışlığımız ya da savaş açmışlığımız yok. Ne oluyor da çirkin haberler yapılıyor, anlamış değilim.

◊ Son iddia da silah ka çakçılığı yaptığın...

- Ona kahkahalarla gulduk. Ama iş biraz çirkinleşti. Ben hayatımda silahı bir tek askerde gordum. Biliyorsun gencecik kızlar uçak kazasında rahmetli oldu, onlar için bile neler yazıldı. Ben sosyal medyanın hayatımı yonlendirmesine asla izin vermeyeceğim. Ne kadar çirkin olursa olsun bunları hiçbir zaman dikkate almayacağım. Bunu diğer unlu arkadaşlara da tavsiye ediyorum.

KENDi K ÜÇÜK DÜNYAMDA MUTLUYUM

◊ İş hayatında tahammul edemediğin bir şey var mı?

- Altındakini ezmek. Bu şirkette altındakini ezen barınamaz. Ben de hayatta ezmem.

◊ Şu an bulunduğun yeri hayal ediyor muydun?

- Yarısının yarısını bile hayal etmiyordum. Hayal etseydim bu noktaya gelemezdim... Bugun bana mutlu musun dersen, mutluyum. Öğrenciyken de mutluydum, muhabirken de. Ben mutluyum zaten. Her şeyi alabilecek gucum var. Allah'a şukur maddi anlamda çok ciddi bir evrim geçirdik. Ama inan hayatımda bunun bir etkisi hiçbir zaman olmadı. Ben kuçuk dunyamda mutlu olmayı becerebiliyorum. Kızlarımlayken çok mutluyum. Şeyma'yla sinemaya gittiğimiz zaman mutluyum. Play Station oynarken mutluyum. Dostlarımla birlikte yemek yerken mutluyum. Bunlar benim maddi gucumle değişikliğe uğramadı.