Özet (TL;DR) @ 2018-03-30T16:41:00.000Z: Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Türkiye ile YPG'nin de içinde bulunduğu Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında arabuluculuk yapmak istediği açıklamasını değerlendiren uzmanlar, Fransa'nın…
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Turkiye ile YPG'nin de içinde bulunduğu Demokratik Suriye Guçleri (DSG) arasında arabuluculuk yapmak istediği açıklamasını değerlendiren uzmanlar, Fransa'nın Suriye'de daha etkili olma çabası içinde olduğunu belirtirken, bu adımın Turkiye'den bir karşılık bulmayacağını soyluyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dun ilk kez aralarında YPG'lilerin de bulunduğu bir heyeti Elysee Sarayı'nda kabul etti. Goruşmeden sonra Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamada, Macron'un Turkiye ile Demokratik Suriye Guçleri (DSG) arasında arabuluculuk rolu ustlenmek istediği belirtildi.
Reuters'a konuşan YPG'den Khaled Eissa ise, Macron'un goruşmelerinde Menbiç'e asker gonderme sozu verdiğini soyledi. Eissa, "IŞİD'in saldırılarına karşı guvenliğin sağlanması ve yabancı ulkelerin saldırganlığını durdurmak için bir takviye yapılacağını" belirtti.
Elysee Sarayı'ndan YPG yetkilisinin açıklamalarına ilişkin herhangi bir yorum yapılmadı. Fransa Cumhurbaşkanlığı'ndan bugun yapılan basın açıklamalarında ise Fransa'nın IŞİD'le mucadele koalisyonunda var olan birliklerin dışında Suriye'ye yeni asker gonderme planının bulunmadığı bildirildi.
Macron'un arabuluculuk onerisi ve Fransa'nın Suriye'ye asker gondereceği haberleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Çok yakında Suriye'den çekileceğiz. Bırakalım Suriye'yle başkaları ilgilensin" açıklamaların hemen ardından geldi. ABD Dışişleri Sozcusu Heather Nauert ise, Trump'ın sozunu ettiği çekilme planından haberdar olmadıklarını açıkladı.
Macron'un arabuluculuk onerisine Turkiye'den tepki gelirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu bu onerinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
' FRANSA, DURUMDAN VAZİFE ÇIKARDI'
Macron'un arabuluculuk onerisi ve Trump'ın açıklamalarını Sputnik'e değerlendiren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Doster, Trump'ın Suriye'den çekilme açıklamasını gerçekçi bulmadığını belirtti.
"Trump'ın açıklamasını birkaç şekilde yorumlamak mumkun: Ya Trump her zaman yapageldiği uzre bizim aklımızla alay ediyor, ya ABD muesses nizamı Trump'a yeni oneriler sundular, ya da ABD, Rusya'yla şu an için bizim bilmediğimiz buyuk pazarlıklar yaptı ve ABD Suriye'den çekilme kararı aldı" diyen Doster, şoyle konuştu:
"Bana sorarsanız ABD'nin Suriye'den çekilmesinin, Rusya'nın Suriye'de inisiyatifini kabul etmenin yanında şoyle bir açmazı da var ABD açısından; ABD'nin hegemonya kabiliyeti aşındığı için ABD zaten uzunca bir suredir bolgesel muttefiklerine, Suudi Arabistan'a, Birleşik Arap Emirlikleri'ne, İsrail'e, Avrupa'daki muttefiklerine 'Haydi biraz da siz işe koyulun' diyordu, bolgesel muttefiklerini biraz daha cepheye surmek istiyordu. İşin bu boyutu da var. ABD'nin Suriye'den çekilmesi, Suudi Arabistan'ın, İsrail'in, İran'ı çevreleme hamlesiyle açıklanamaz. Eğer ABD'nin oncelikli niyetlerinden biri İran'ı çevrelemek, bunun için de Suudi Arabistan ve İsrail onculuğunde bir cephe oluşturmaksa o zaman ABD'nin Suriye'den çekilmemesi gerekiyor. Çunku Suriye, İran açısından kritik bir coğrafya, İran ve Suriye arasında stratejik ittifak duzeyinde ilişkiler soz konusu. O yuzden ABD'nin Suriye'den çekilmesi, hem oraya yarın yeniden mudahale edebilmesi için yeni gerekçeler bırakıp çekilme anlamına geliyor benim için. Hem de ABD'nin bolgesel muttefiklerini, Avrupa'daki muttefiklerini bu işe daha fazla soyundurtmak, bu işe daha fazla koşmak ve cepheye daha fazla surmek anlamına geliyor benim için. Nitekim ABD'nin Avrupa'daki onemli muttefiklerinden Fransa, Trump'ın açıklamasının uzerinden birkaç saat geçmeden amiyane tabirle durumdan vazife çıkardı. Fransa demek ki mesajı aldı, 'ABD buradan çekiliyorsa biz de bu işe teşneyiz' mesajı verdi."
' FRANSA, BÖLGEDEKİ KÜRTLER ÜZERİNDE HESAP YAPAN EMPERYALİST BİR DEVLETTİR'
Fransa'nın tarihsel olarak Akdeniz'e ve ozelde Suriye'ye ozel ilgisi bulunduğunu belirten Doster, "Fransa'nın tarihsel olarak Akdeniz coğrafyasına olan ilgisi, etkisi, nufuzu; Akdeniz ozelinde Suriye ile olan ilişkileri dikkate alındığında Fransa'nın Suriye meselesinde durumdan vazife çıkarması ve Trump'ın attığı pası kendince gole çevirmek istemesi, emperyalist merkezler arasındaki çelişkinin yanı sıra emperyalist merkezler arasındaki işbirliğinin de bir yansıması. Fransa oteden beri Suriye'de etkili olma çabası içinde olmuştur ve aynı zamanda bolgedeki Kurtler uzerinde hesap yapan emperyalist bir devlettir. Bu bağlamda Macron'un 'Biz Suriye'deki Kurtler'e guvence verdik, Turkiye ile YPG/PKK arasında arabuluculuğa hazırız' demesi de Trump'ın açıklamasından birkaç saat sonra gelmesi de benim tezimi doğruluyor" diye konuştu.
' TRUMP'IN 'SURİYE'DEN ÇEKİLECEĞİZ' AÇIKLAMASINA İHTİYATLI YAKLAŞILMALI'
ABD'nin yakın zamanda Suriye'den çekilmesinin gerçekçi gorunmediğini vurgulayan Doster, "Daha 15 gun oncesine kadar Trump 'Obama'nın Irak'tan çekilmesi hataydı, ben Suriye'de bunu yapmayacağım' diyordu. Dahası ABD şu ana kadar kara gucu olarak gorduğu PKK/PYD teror orgutune bu kadar yatırım yaptı, bugune kadar 5 bin tır silah gonderdi, 50 bin kişilik bir ordu devşirmek istiyor bu teror orgutunden. Suriye'de ABD'nin 20 ussu buluyor. Bu kadar yatırım yaptıktan sonra Trump'ın kısa surede Suriye'yi terk edeceğiz duşuncesine de ihtiyatlı yaklaşmak lazım. Çunku orada çok buyuk yatırımı var, orada yarın yeniden mudahil olmasını gerektirecek gerekçeler, mazeretler bıraktı" dedi.
' TÜRKİYE, SURİYE MESELESİNİ SURİYE İLE GÖRÜŞMELİ'
Suriye'de çozum için Turkiye'nin oncelikle atması gereken adımın Suriye hukumeti ile doğrudan ilişki kurmak olduğunu ifade eden Doster, şoyle devam etti:
"Turkiye'nin Fırat Kalkanı harekatı haklı, meşru ve doğru; ancak biraz gecikmiş bir harekattı. Zeytin Dalı harekatı ise haklı, meşru, doğru ve gecikmemiş bir harekat oldu. Eğer bunun devamı gelecekse, ki bu harekat yarıda bırakılmamalı, devamı gelmeli, Turkiye'nin oncelikle Suriye rejimini muhatap olarak kabul etmesi lazım. Suriye'nin toprak butunluğunu, egemenliğini ve siyasal birliğini doğru olarak savunan Turkiye'nin Suriye meselesini kalkıp ABD ile, Fransa ile goruşmesinin de, hatta Suriye meselesinde uzunca bir sure yanlış politikalar izledikten sonra şu anda aynı safta olduğu Rusya ve İran'la goruşmesinin de bir anlamı yoktur. Suriye meselesini oncelikle Suriye rejimiyle goruşmesi gerekir. Sizin 911 kilometre sınırınız olan komşunuz Suriye ile ne Rusya ve İran'ı arabulucu olarak kullanmalısınız, ne de bu coğrafyayla hiç ilgisi olmayan emperyalist guç ABD'yi muhatap almalısınız. Turkiye eğer bu sorunu çozmek istiyorsa oncelikle Suriye ile oturup goruşmelidir."
' ABD, TÜRKİYE'Yİ BASKILARAYAK ÇÖZEMEDİĞİ KONULARI DİYALOG YOLUYLA ÇÖZME ARAYIŞINDA'
Konuyu Sputnik'e yorumlayan İstanbul Kultur Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bora Bayraktar ise Fransa'nın Turkiye ile SDG arasındaki arabuluculuk onerisinde Afrin operasyonunun Turkiye'nin istediği şekilde sonuçlanmasının yattığı goruşunde.
"Afrin harekatının çok çabuk bir şekilde Turkiye'nin istediği gibi sonuçlanması, ABD'nin PYD uzerinden bolgede tutunma projesini ciddi sekteye uğrattı. Bu da ABD'yi bir arayışa itiyor" diyen Bayraktar, şoyle konuştu:
"İşin diğer boyutu da şu anda esas konu Rusya. İngiltere'de casusun zehirlenmesi olayıyla tırmanan ve Rus diplomatların buradan surulmesine yol açan bir mesele var. Bu açıdan bakıldığı zaman bir NATO uyesi olan Turkiye'nin Astana ve Soçi sureçlerinde Rusya ve İran'la ilişkide olması esas meseleyi oluşturuyor. Bence esas konu bu. Turkiye'yi baskılayarak çozulemeyen konular acaba şimdi diyalog yoluyla çozulebilir mi arayışı soz konusu. Tabii Turkiye'nin ABD'ye derin bir guvensizliği mevcut, burada acaba Fransa uzerinden bir diyalog yakalanabilir mi arayışı var. Dolayısıyla bence Trump ile Macron arasında [27 Mart Salı gunu] yapılan telefon goruşmesi onemli, onun içeriğini bilemiyoruz ama bu konuda bir açıklama yapılmış olması işin ciddiyetini gosteriyor. Tabii ben bunun Turkiye'de bir karşılığı olduğunu duşunmuyorum. Bir arabuluculuk, PKK ile muzakere vesaire bunlar Fransa ve ABD'nin kendi değerlendirmeleri, bunun Turkiye'de pek bir karşılığı olmaz, politik olarak da hayata geçeceğini duşunmuyorum."
' ABD'NİN SURİYE'DEN ÇIKMASI DA FRANSA'NIN ASKER GÖNDERMESİ DE OLASI DEĞİL'
ABD askerlerinin Menbiç'ten çekilmesi ve yerlerine Fransız askerlerinin yerleştirilmesi gibi senaryoların bir gerçekliği olmadığını duşunen Bayraktar, "Ben ABD'nin Suriye'den çıkacağını da Fransa'nın buraya asker gondereceğini de duşunmuyorum. Bunların hepsi dunku konuşmalar uzerinden ortaya atılan sozler ama işin rasyoneline baktığımızda bunlar maliyetli, sonu belirsiz, ne olacağı belli olmayan konular. Ben Fransa'nın buraya asker gondereceğini kesinlikle duşunmuyorum. ABD'nin çekileceğini de duşunmuyorum. Şu anda boyle bir ortam yok, bunu tetikleyecek bir durum da yok. ABD'nin burada 20 tane ussu var, Fırat'ın doğusuna yerleşmiş durumdalar. Bunu sadece Suriye olarak duşunmemek lazım, bunun arkasında ABD'nin Basra politikası yatıyor. ABD şu anda Irak'ta da asker sayısını arttırmayı duşunuyor" dedi.
' FRANSA'NIN KENDİ İÇİNDEKİ RADİKALİZMİ ARTTIRACAK ADIMLAR ATMASI BEKLENMEMELİ'
Birçok IŞİD saldırısına maruz kalan Fransa'nın bu ortamda Suriye'ye asker gondermesini de olası gormeyen Bayraktar, "Fransa açısından bakıldığında zaten DAİŞ ile buyuk sorunlar yaşayan Fransa'nın Suriye'ye tekrar giderek kendi içindeki goçmenler arasındaki radikalizmi arttıracak adımlar atmasını da beklemiyorum. Bu biraz da Fransa'daki iç gundemi, geçtiğimiz hafta yaşanan sendikaların gosterileri uzerinden şekillenen gundemi yatıştırmak için iç politika malzemesi olarak kullanıldığını duşunuyorum" diye konuştu.
' TÜRKİYE'DE YAPILACAK ÜÇLÜ LİDERLER ZİRVESİ SURİYE'DE ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEKİ GELİŞMELER AÇISINDAN ÖNEMLİ'
Suriye'de onumuzdeki donemde yaşanacak gelişmelerle ilgili Turkiye'de gerçekleştirilecek Erdoğan-Putin-Ruhani zirvesinin onemli olduğunu ifade eden Bayraktar, "Son uç-dort ayda yaşananlara bakarsak sahada ciddi bir durum değişikliği oldu. Bir taraftan Doğu Guta meselesinin rejim adına çozuluyor olması, diğer taraftan Turkiye'nin Afrin'i çozmesi, İdlip'teki durumu biraz daha belki netleştirecek olması ve PYD'nin burada onemli zemin kaybı, butun bunlar siyasete tam olarak yansımış değil. Bunların ışığında uçlu zirve gerçekleşecek. Belki ondan sonra değerlendirme yapmak mumkun olabilir. Şu anda Suriye'de işlerin Batılı ulkelerin isteği doğrultusunda gitmediğini, daha çok Suriye-İran-Turkiye ekseninde gelişmelerin şekilleneceğini duşunuyorum" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.