Özet (TL;DR) @ 2018-03-28T14:42:00.000Z: Türkiye-AB toplantısını değerlendiren Öztürk Yılmaz, “Herhangi bir konuda bir uzlaşma yok. Fotoğraf çektirme dışında, onun ötesine geçen Türkiye’nin AB süreciyle ilgili somut bir adım yok” dedi.…



Goruş

14:42 28.03.2018(Guncellendi 14:50 28.03.2018) URL'yi kısaltın

Turkiye-AB toplantısını değerlendiren Özturk Yılmaz, "Herhangi bir konuda bir uzlaşma yok. Fotoğraf çektirme dışında, onun otesine geçen Turkiye'nin AB sureciyle ilgili somut bir adım yok" dedi. Yılmaz, ABD'nin İncirlik'ten ve diğer stratejik alanlardan kolay kolay çekilmek isteyeceğini duşunmenin de fazla abartılı bir hayal olacağını soyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özturk Yılmaz, TBMM'de yaptığı açıklamada Bulgaristan'ın Varna şehrinde duzenlenen Turkiye-AB toplantısını değerlendirdi. Turkiye'nin Avrupa Birliği (AB) motivasyonunun hemen hemen bitmiş durumda olduğunu kaydeden Yılmaz, işin bu noktaya gelmesinin baş sebebinin AB'deki ırkçı, İslamifobik ve marjinal çevrelerin Avrupa'da guç kazanmaları, içeride de AK Parti'nin futursuz uygulamaları olduğunu soyledi. Yılmaz, "Bu ikisinin birleşmesi Turkiye'nin AB surecini onemli olçude bitme noktasına getirmiştir" dedi.

' ZİRVE DEĞİL TOPLANTI'

Varna'daki toplantıya 'zirve' dendiğini ifade eden CHP'li Özturk Yılmaz, AB'nin bunu 'zirve değil toplantı' olarak nitelendirdiğini ve 'zirve' olarak gormediğini belirtti. Zirvenin liderler seviyesinde olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz'a gore bu toplantıdan çıkan somut bir adım da yok.

"Öncelikle herhangi bir konuda bir uzlaşma, bir başarı yok. Fotoğraf çektirme dışında onun otesine geçen Turkiye'nin AB sureciyle ilgili somut bir adım yok. Baktığımız zaman bu zirveden tamamen AB'nin Turkiye'den beklentileriyle AKP'nin AB'den beklentilerinin sayılması, sıralanması ve karşılıklı goruş alışverişinde bulunulmasının otesinde somut bir durum soz konusu değil.

' AB SÜRECİ AKP'NİN UYGULAMALARIYLA ÖNEMLİ ÖLÇÜDE BİTMİŞTİR'

Esasen AB sureci AKP'nin uygulamalarıyla da onemli olçude bitmiş durumdadır. İçeride demokrasiyi kurumsal olarak yıkan, hukukun ustunluğune son veren, yargı bağımsızlığını bitiren, içeriye gazetecileri ve parlamenterleri atan ve 16 Nisan referandumu ile Saray rejimini ihdas eden bir anlayışın AB'ye zaten girmek istemediğini açıkça anlamış olmamız gerekir. Bizim açıkça bir şeyi daha tespit etmemiz gerekiyor. AKP iki yuzlu bir siyaset izliyor. Bir taraftan Haçlı ittifakı diyor, bakıyorsunuz bir toplantı olduğunda tıpış tıpış gidip goruşuyorlar. ABD'ye teroristleri himaye ediyor diyor, bakıyorsunuz bir başka belgede hemen stratejik ortak, model ortak diyebiliyorlar. Bu iki yuzluluk ve pişkinlik dış politikada bizim alışık olmadığımız bir lisan ve AKP zamanında tavan yapmış durumda.

' TÜRKİYE'Yİ MÜLTECİ ÇÖPLÜĞÜNE ÇEVİRMİŞ OLMALARI…'

AB Komisyon Başkanı'nın yapmış olduğu bir açıklama var; 'Turkiye ile 18 Mart 2016 tarihinde yapılan goç anlaşmasından sonra AB'ye gelen multeci sayısında yuzde 70 azalma olmuştur' diyor. Bir tek bunu ovuyorlar. Yani goçmenleri bizim sırtımıza yıkmış olmalarını, esasen Turkiye'yi bir multeci çopluğune çevirmiş olmaları onlar için Turkiye konusunda ovunç duyulacak bir konu. Onun dışında Turkiye ile ilgili hiçbir konuda vaatte bulunmuyorlar."

' TAM ÜYELİKLE İLGİLİ HERHANGİ BİR CÜMLE KURULMUYOR'

CHP'li Özturk Yılmaz, Varna'daki toplantıda Turkiye'nin AB'ye katılımına ilişkin, muzakerelerin açılımına ilişkin herhangi bir vaatte bulunulmadığını da soyledi. Yılmaz, "Turkiye, AB'nin AB tam uyeliği dışında yer almasını istediği ulkelere reva gorduğu stratejik ortak veya ortak şeklinde değerlendiriliyor. Yani tam uye olmasına ilişkin herhangi bir cumle kurulmuyor. Turkiye AB ile o zaman bu sureci niçin yapıyor, niçin bu git geller, niçin bu goruşmeler? Eğer sizin gittiğiniz zirvede AB, Turkiye'nin katılımına bağlıyız, yeniden teyit ediyoruz diyemiyorlarsa siz niçin oradasınız, neyi tartışıyorsunuz o zaman?" diye konuştu.

' ABD'NİN ÇEKİLMEK İSTEYECEĞİNİ DÜŞÜNMEK ABARTILI HAYAL'

CHP'li Özturk Yılmaz, gazetecilerin soruları uzerine ABD'nin başta İncirlik olmak uzere Turkiye'deki uslerinden çekilip çekilmeme konusunu da değerlendirdi. ABD ile sorunlar gundeme gelince içeride İncirlik, Kurecik gibi ABD açısından stratejik oneme haiz konuların bir şekilde gundeme geldiğini ifade eden Yılmaz, sozlerini şoyle surdurdu:

"ABD'nin İncirlik'ten ve diğer stratejik alanlardan kolay kolay çekilmek isteyeceğini duşunmek biraz fazla abartılı bir hayal olur. Şunu biliyoruz. ABD, ozellikle Suriye'nin kuzeyinde PKK alanında ve Irak'ta kullanabileceği alanlar inşa etti. Buna tam manada buyuk bir us diyemesek de uçaklarını indirip kaldırdığı alanlar inşa etti. ABD'nin stratejisi de dunyanın her tarafına us yapmak ve konuşlanmak istiyor. Turkiye gibi guvenli ve stratejik bir alandan boyle çekileceğini duşunmek bence hayalciliktir. Bunu soyleyenler ne kadar gerçek bilgiye dayalı bir yorum yapıyorlar onu bilemem ama ben şahsen bu yorumların abartıldığını duşunuyorum.
İleride Suriye bolunur Fırat'ın doğusunda bir yapı çıkar ABD orayı himaye ederse Kuzey Irak'la ayrı bir devlet yapılanması ortaya çıkarsa zaten ABD'nin Turkiye'ye olan bağımlılığı ve ihtiyacı giderek azalacak, ABD'nin belki başka alanlarda us kurması ve oradan Ortadoğu'ya donuk bazı operasyonların oradan yapması mumkun olabilecek. Biz o bolgelerin bolunmesini asla istemeyiz. İncirlik konusunda da ozellikle hukumete yakın çevrelerin bazı şeyleri oluyor ama gorduğunuz gibi bunların hepsi boş şeyler. Hukumet şu ana kadar ABD'ye sayıp sovuyor ama hiçbir şey yapmadı. ABD için soz mu onemlidir eylem mi onemlidir derseniz eylem onemlidir. 'Nasıl olsa bunlar konuşuyorlar bırakalım konuşsunlar, bir şey yapmıyor' diyorlar."