Özet (TL;DR) @ 2018-03-29T09:05:50.000Z: Beşiktaş'ta 2 bin 500 mezar taşında yapılan incelemede 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda yaralanarak İstanbul'a getirildikten sonra şehit olan 19 askere ait olduğu tahmin edilen mezar bulundu.
İstanbul'da Beşiktaş ile Ortakoy arasındaki Yahya Efendi Haziresi'nde Sultan 2. Abdulhamit'in son zaferi olarak nitelendirilen 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda yaralanıp tedavi edilmek uzere getirildikleri İstanbul'da şehit oldukları tahmin edilen 19 şehit Osmanlı askerinin mezarı bulundu.Vakıflar Genel Mudurluğu tarafından yurutulen Şeyh Yahya Efendi Kulliyesi ve Haziresi'nde 2013'te başlayan restorasyon çalışmalarında sona gelindi.Haziredeki her biri sanat eseri ve tarihi belge niteliğinde mezar taşları tek tek temizlendi. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakultesi Tarih Bolumu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şefaattin Deniz, yuksek lisans oğrencileri Fatma Şaheste Şahin ve Mehmet Can Şimşek ile Osmanlı doneminden kalma 2 bin 500 mezar taşını fotoğraflayıp inceledi. İncelemeler sırasında 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda yaralanıp İstanbul'a getirildiği tahmin edilen ve bugune dek bilinmeyen 19 şehit askere ait mezar taşları ortaya çıkarıldı.Doç. Dr. Şefaattin Deniz,yaptığı açıklamada, Şeyh Yahya Efendi Haziresi'nin Osmanlı'nın mustesna hazirelerinden biri olduğunu belirtti. Hazirenin tarihi konusunda bilgi veren Deniz, şunları anlattı:
"Kanuni Sultan Suleyman'ın sut kardeşi Şeyh Yahya Efendi, hayatının son doneminde İstanbul Boğazı sırtlarında Ortakoy ile Beşiktaş arasındaki bu alanı satın alarak, burada yaşamış, vefat edince de bahçesine gomulmuştur. Kendisinden sonra buraya definler devam etmiştir. Hem Nakşibendi hem Kadiri hem de Bektaşi tarikatından birçok mutasavvıf, derviş hazireye defnedilmiştir. Şeyh Yahya Efendi Haziresi, zamanla Osmanlı donemi mutasavvıflarının gomulduğu bir alan haline gelmiştir. Özellikle 19. yuzyılda definler ivme kazanmış, Beşiktaş'ta Dolmabahçe ve Çırağan saraylarının yapılmasıyla bu sarayda yaşayan şehzadeler, padişahların kızları, kadın efendiler ve onların kapı halkının gomulduğu bir mezarlık haline donuşmuştur.Tarihe mal olmuş onemli Turk şahsiyetlerinden Enver Paşa'nın iki amcası burada gomulu ki birisi Kut'ul Amare'nin buyuk kahramanı Halil Kut. Yine son donem sadrazamlarından Huseyin Hilmi Paşa, Ahmet Tevfik Paşa da bu hazirede gomuludur. Turk sanatından da onemli şahsiyetler var; Hafız Burhan da Yahya Efendi'nin ebedi istirahatgahında bulunuyor. Bunun dışında son donemin meşhur yazarlarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Turk tiyatrosunun onemli isimlerinden Gullu Agop, Yahya Efendi de burada metfundur."
" BÜYÜK BİR KEŞİF YAPTIK"
Hazirede 4 aylık bir çalışma yuruttuklerini dile getiren Doç. Dr. Deniz, tum taşlardaki yazıları Osmanlı Turkçesinden bugunku Turkçeye aktardıklarını belirterek, şu bilgileri verdi:
"Çalışmalarımız surerken burada 19. yuzyıl tarihine ilişkin buyuk bir keşif yaptığımızı fark ettik, o da şudur; 2. Abdulhamit zamanında Yunanistan ile Girit meselesi dolayısıyla buyuk bir kriz haline gelen olay, 1897 yılında savaşa donuşmuş, Osmanlı ordularıyla Yunan orduları Yunanistan'ın Teselya ve Epir bolgesinde birkaç savaş yapmışlar ve nihayetinde Domeke Meydan Muharebesi de yapılmış, bu muharebeler sonucunda Osmanlı Ordusu, Yunan Ordusu'nu hezimete uğratmıştır. Geride Osmanlı Ordusu'ndan bin 300'un uzerinde şehit ve çok sayıda yaralı gazi kalmıştır. Bizim bu keşfimizle, Yahya Efendi Dergahı'nda 1891 yılına ait 19 şehit mezar taşları ortaya çıkarılmıştır. Mezar taşlarının hepsinde de aynı formatla şehit yazısı bulunuyor. Hangi orduya, hangi boluğe bağlı oldukları, memleketleri, babaları ve ne zaman vefat ettiklerine ilişkin bilgiler yer alıyor. 19. yuzyıla ait Osmanlı Devleti'nin Kırım Savaşı'ndan daha sonra Osmanlı-Rus savaşlarından gunumuze pek bir mezar taşı kalmadı. Bu mezar taşlarının onemi, 1897 yılında Sultan Abdulhamit Han'ın buyuk zaferinin şehitlerinden 19'unun burada yatıyor olması ve hepsinin aynı bolgede bulunması. Burası kuçuk bir şehitlik olduğu izlenimini veriyor. Bu çalışmamızla Osmanlı Devleti'nin son zaferlerinden olan 1897 Osmanlı-Yunan Harbi şehitlerinden 19'unun Turk toplumu tarafından tanınmasına, bilinmesine ve şehitliğin ortaya çıkarılmasına vesile olduk."
Doç. Dr. Deniz, şehitlerin Osmanlı Ordusu'ndaki redif sınıfına ait olduğunu kaydederek, "Osmanlı ordularındaki askerler, nizami, redif ve mustahfız olmak uzere 3 gruba ayrılmıştı.
Redifler aslında 24 ile 34 yaş aralığında bulunan bir nevi yedek askerlerdi. Bu 19 şehidimizin buyuk çoğunluğu redifti. Yani yedekler çağrılmış, bunlar çiftini çubuğunu bırakıp devletin sefer emrine uyup Yunan cephelerine koşan askerlerimizdi" ifadelerini kullandı.
Ş ehitlerMezarları tespit edilen şehitler şunlar:
"1- Edirne sancağı Luleburgaz kazası Tatarlar koyunden Yusuf oğlu Mehmet2- İzmit Sancağı Adapazar kazası Kurkun koyunden İsmail oğlu Ali3- Bolu Sancağı Mudurnu kazası Kızıloz koyunden Ali oğlu Arif4- Priştineli Hasan Emin Mahallesi'nden Ömer oğlu Salih5- Bartınlı Veyis oğlu Mehmet6- Muğla sancağı Marmaris kazası Akçataş koyunden Halil oğlu Ömer7- İzmit sancağı Adapazarı kazası Çavuşoğlu koyunden Ahmet oğlu Mustafa8- Bolu sancağı Kara koyunden Suleyman oğlu Salih9- Bursa sancağı Kite nahiyesi Demirci koyunden Huseyin oğlu Mehmet10- Selanik sancağı Lankaza nahiyesinde Doğancı koyunden Muhtar oğlu Bahtiyar11- Bayezid sancağı Tepeler kazası Sırati koyunden Mehmet oğlu Abidin12- Selanik sancağı Davetlipurnal koyunden Suleyman oğlu Ali13- Yenipazar sancağı Akve kazası Zeytun koyunden Salih oğlu Habib14- Behiye sancağı İnegol kazası Bedre koyunden Huseyin oğlu Mehmet15- Kalkandeniş kazası Trevişte koyunden Halil oğlu Kamil16- Kosova vilayeti Senice sancağı Ebe koyunden Zeynel oğlu Raşid17- Bolu sancağı Bartın kazası Veciler koyunden Ahmet oğlu İsmail18- Selanik sancağı Gevgili kazası Buğudasa koyunden İsmail oğlu Ali
19- Kutahya sancağı Altuntaş ovasının Hatmiye koyunden Sadullah oğlu Suleyman"
RESTORASYON ÇALIŞMALARI
Şantiye sorumlusu Restorator Uygar Batur Öndeş de kulliyedeki restorasyon çalışmaları hakkında bilgi verdi. İlk aşamada kulliyenin içindeki yapıların restore edildiğini ve ardından mezar taşlarının onarılmaya başlandığını kaydeden Öndeş, "Şu anda biz mezar çalışmaları dışında duvar restorasyonlarına devam ediyoruz. Restorasyonun sonuna doğru yaklaştık. Osmanlı ve Cumhuriyet donemi mezar taşlarının projeleri çizildi, ilk halleri tespit edildi. Arkasından restorasyon projeleri çizilip gerekli kurul mudurluğunce onaylatıldı. Arkasından da restorasyon çalışmaları başladı. Restorasyon çalışmaları sırasında çok daha fazla taş sayısı çıktı. Toprağın altında katman katman mezar taşları, bazıları bolgenin farklı yerlerinde bulundu ve tarih danışmanlarının gosterdiği yerlere montajları yapıldı" diye konuştu.
Mezar taşlarında kırık olanların parçalarını bir araya getirdiklerini ve hazire alanına kaybolmaması için kazandırdıklarını aktaran Öndeş, korkulukların yenilendiğini, yuruyuş yollarının yapıldığını ve gezilebilecek bir hazire alanı oluşturulduğunu sozlerine ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.