Özet (TL;DR) @ 2018-03-25 09:38:47.727936: Ecevit ailesini çok yakından tanıyan gazeteci Mehmet Çetingüleç, ölümünden önce üç yıl boyunca eski Başbakan Bülent Ecevit’le konuştu. Ecevit, Kemal Derviş’e ne kadar kızgındı, 12 gün boyunca ona…



Ecevit'in 12 yıl saklı tutulan anılarından: 'Kemal Derviş şeytani hesaplar
içerisindeydi'

Ecevitler ile nas ıl tanıştınız?
- Eşim Tulay da gazeteci. Ecevitleri 12 Eylul'den sonra yasaklı olduğu donemden beri takip ediyoruz. Zamanla birbirimizin evine gidip gelecek kadar yakınlaştık. 'Rahşan' isimli kitabın hazırlıkları sırasında 1998'de Ecevitlerin arşivinde 1 yılı aşkın sure her dosyayı inceleyecek kadar detaylı bir çalışma yaptım. O çalışma sırasında Ecevitler aile buyuğumuz haline donuştu.

Ecevit'in 12 yıl saklı tutulan anılarından: 'Kemal Derviş şeytani hesaplar
içerisindeydi

Mehmet Çetinguleç ve kendisi gibi gazeteci olan eşi Tulay Hanım, ailenin yakın dostuydu. Yukarıdaki kare Rahşan ve Bulent Ecevit'in kutuphaneye donuşturdukleri Oran'daki evlerinde çekilmişti.

Neden bu kitabı yazmak için 12 yıl beklediniz?

- Ecevit'in vefatından onceki son uç yılda 'Veda' belgeselini çekmiştik. Çekimler bittiğinde Bulent Ecevit "Nerede yayımlanacak" diye sordu. "Önce sponsor bulmamız gerekiyor. Sonra anlaşacağımız bir kanalda yayımlanacak" dedim. Guldu, "İşiniz zor. Kimse sponsor olmaz. Benim etrafımda işadamları yok" dedi. Gerçekten de oyle oldu. Aradan 12 yılı aşkın sure geçtiği halde sponsor bulamadık. Oysa başbakanların anıları 'devletin devamlılığı' için eşi bulunmaz bir hazinedir. Ama devlet televizyonu TRT bile buna sıcak bakmadı. Kitabı belgeselden sonra yayımlamayı planlamıştık. Olmadı. Özellikle son donemde yaşadığımız Turk-Amerikan ilişkileri konusunda yol gosterici açıklamalar içerdiği için buyuk bolumu belgeselin deşifresine dayalı olan bu kitabı, şimdi yayımlamaya karar verdik.

O uç yılda Bulent Ecevit'in sağlık durumu nasıldı?

- Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra sağlık durumu daha iyiye gidiyordu. Yurumekte ve konuşmakta yaşadığı guçlukleri aşmaya başlamıştı. Yurtdışı seyahatine çıkacak duruma geldi. Danimarka ve Norveç'e gitti. Ancak yine de tedavi goren bir hasta olduğunu goz ardı etmemek gerekir. Çok iyiydi demek mumkun değil.

Dervi ş'in partisini bolmede itici guç olduğunu gormuştu

Sohbetleriniz sırasında ortaya çıkan ama sizin kamuoyuyla paylaşamadığınız şeyler oldu mu? - Kitabı yayına gonderdikten sonra aklıma gelen iki notu aktarayım. Birincisi; ANAP lideri Mesut Yılmaz, Ecevit'e gelip MHP'nin koalisyon dışına çıkarılmasını, yerine DYP'nin alınmasını istemişti. Ecevit oneriye sıcak bakmadı. İkincisi; Ecevit hayatı boyunca onem verdiği Koy-Kent projesinin pilot uygulama bolgesi olan Ordu'nun Mesudiye Koyu'nden 2002 seçimlerinde sadece uç oy alabilmişti. Çok uzuldu. Hayal kırıklığını birkaç kez dile getirdi. Buna rağmen hastanede kendisini ziyarete gelen Başbakan Erdoğan'dan projenin devam ettirilmesini istedi. Çunku Turkiye'nin kalkınması için koylerin kalkınmasını zorunlu goruyordu.

Ecevit'in 12 yıl saklı tutulan anılarından: 'Kemal Derviş şeytani hesaplar
içerisindeydi

Kitab ınız okunduğunda Bulent Ecevit'in Kemal Derviş'e ne kadar kızgın olduğu daha iyi anlaşılıyor. Bu konuyu konuştuğunuzda size geçen his neydi?

- Ecevit'in Derviş'le ilgili hayal kırıklığı kitaba yansıyanın çok otesindeydi. Bizzat kendisi istemişti gelmesini. Ancak Derviş, 'ekonomiden sorumlu' olduğu halde, ekonominin toparlanmaya başladığı bir donemde 'erken seçim' istedi. ABD'ye gidip 12 gun boyunca Başbakan'ın telefonuna çıkmadı. Dondukten sonra Ecevit'le baş başa goruşerek istifa etmesinin yararlı olacağını soyleyecek kadar ileri gitti. Bu curet Ecevit'i çok kızdırdı. Derviş'in partisini bolmede itici guç olduğunu gormuştu. İhanete uğradığını duşunuyordu.

Kemal Dervi ş için ne dedi?

Seçim hezimetinden sonra bu kez Ecevitlerin evinde ailece oturduğumuz bir yemekte geçmişin muhasebesi yapılıyordu. Soz Kemal Derviş'ten açıldı.Bulent Ecevit: En buyuk pişmanlıklarımdan birisidir.Ardından hepimizi şoke eden bir benzetme yaptı.Bulent Ecevit: O şeytani hesaplar içerisindeydi!

Şaşırdık, çunku Ecevit'in bilinen uslubuna uymayan bir tepkiydi. Ama bu cumlede ne kadar ağır bir hayal kırıklığının yuklu olduğunu tahmin edebiliyorduk.

Ba şbakanın 12 gun ulaşamadığı bakan, Ecevit'e ne dedi?

Ekonominin bıçak sırtında olduğu gunlerde Kemal Derviş, Amerika'ya gitmiş ve uzun sure kendisinden haber alınamamıştı.Bulent Ecevit: Nerede olduğunu dahi bilmiyorduk. Goruşmek istedim. Arkadaşlarımız defalarca aradı ama ulaşamadılar. Olacak iş değildi; 12 gun hiç yanıt vermedi arayışlarımıza. Herkesin zihninde kuşku uyandırıyordu.

Turkiye'nin geleceğinde onemli roller ustlenmeye hazırlanan Kemal Derviş, ABD gezisinden sonra hem erken seçimi gundeme getirmeye başladı hem de Başbakan Ecevit'le yaptığı ikili goruşmede gorevden çekilmesinin ekonomi için faydalı olacağını soyleyecek kadar ileri gitti. Ecevit'i kızdıran bir konuşmaydı ve Ecevit, onunla tartışmadığını, birebir goruşmede sozunu kestiğini soyledi.

Ecevit'in 12 yıl saklı tutulan anılarından: 'Kemal Derviş şeytani hesaplar
içerisindeydi

T urkiye'nin ufkunda neler goruyorsunuz?
Bulent Ecevit: Turkiye'nin ufkunu aydınlık goruyorum. Çunku Turk halkının olağanustu yeteneklerine guveniyorum.

Koalisyon h ukumetinin ipi Washington'da çekildi!

Ecevit 'in 2002 yılı ocak ayında Washington'a yaptığı son ziyaretle Turkiye'nin erken seçime gitmesi arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz?
- Ecevit, Ocak 2002'de Washington'a giderek Başkan Bush'la goruştu ve ABD'nin Irak operasyonuna Turkiye'nin karşı olduğunu soyledi. Oysa Irak'ın sınır komşusu Turkiye'nin, topraklarını ABD askerlerine kullandırması, operasyonu kolaylaştıracaktı. Amerikalılar Ecevit'in tavrına sessiz kaldı. Ancak Ecevit, ABD'den dondukten 3.5 ay sonra 'karın ağrısı' şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Hemen ardından ABD'den gelen Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in desteğiyle DSP parçalandı. Koalisyon ortakları MHP ve ANAP birbirine girdi. Hurriyet'in o donemki Washington Temsilcisi Serdar Turgut'un yazdığına gore Ecevit hastayken Mesut Yılmaz, ABD'ye gidip Başkan Bush'la goruşmeye çalıştı. Sayın Yılmaz'ın bu konuya açıklık getirmesi gerekir. Kemal Derviş de ABD'ye gitti ve Başbakan Ecevit, 12 gun sureyle kendisine ulaşamadı.

Ecevit apar topar erken seçime gidilmesinden de Kemal Derviş'i sorumlu tutuyor, değil mi?

- O donemde Ecevit'le bir sohbetimizde, "Mesut Yılmaz'ın MHP yerine DYP'yi koalisyona sokmaya çalıştığını" soyledi. Ancak bu oneri Ecevit tarafından reddedildi. MHP ve ANAP arasındaki çekişme, Devlet Bahçeli'nin 'erken seçim' resti ve daha da onemlisi ekonomiden sorumlu Derviş'in de erken seçim isteyip Ecevit'i istifaya davet etme cureti gostermesiyle geri donulmez boyuta ulaştı. Özetle Başbakan Ecevit, Washington ziyaretinde ABD'nin Irak operasyonuna karşı çıktıktan 10 ay sonra Turkiye erken seçime gitmek zorunda kaldı ve koalisyon ortağı uç parti Meclis'e giremeyecek kadar kuçuk parçalara ayrıldı.

Oysa hukumetin daha 1.5 yıl suresi vardı...

- Tabii. Her turlu ekonomik tedbir alınmıştı. Bu sure kullanılsa uç parti de barajın ustunde kalabilir ve siyasi tablo çok farklı şekillenebilirdi. Emekli bir buyukelçiden duymuştum: Biri bize istemediğimiz bir şey soylerse ona bağırıp çağırırız. Amerikalı ve Avrupalılara istemedikleri bir şey soylerseniz size hiç tepki vermezler. Sadece eve giderken arabanızın tekeri yerinden fırlar!

Peki Ecevitler bu konuda ne d uşunuyordu?

- Rahşan Hanım, "Parti bolundu, ABD Ecevit'ten kurtulmuş oldu. Sonra Irak'la ilgili çalışmalara başladılar" dedi. Bulent Bey ise şunu soyledi: "O vakitteki savaşa, yani işgale Amerika'nın istediği gibi katkıda bulunmuş olsaydık, tabii Amerika bizi hoş tutardı. Hem Demokratik Sol Parti daha guçlu olurdu, hem Amerika Turkiye'ye daha çok yardımda bulunurdu. Ama ote yandan biz bolgede ve dunyada saygınlığımızı kaybetmiş olurduk."

Sezer 'e de anayasa kitapçığı fırlatıldı!
Ecevit'in 12 yıl saklı tutulan anılarından: 'Kemal Derviş şeytani hesaplar
içerisindeydi

T urkiye'nin yaşadığı buyuk krizlerden biri olan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Ecevit'e anayasa kitapçığı fırlatma meselesinde bilinmeyen bir ayrıntı var. Sizden dinleyelim...
- Milli Guvenlik Kurulu'nun toplantısında '2001 ekonomik krizi'nin tetiklenmesine yol açan anayasa kitapçığı fırlatma krizi, aslında bugune kadar basına yansıyan gerekçelerle çıkmış değil. Gerçek nedenini yazdık. Ayrıca sadece Ecevit'e değil, Sezer'e de anayasa fırlatılıyor aynı toplantıda. Başbakan Yardımcısı Husamettin Özkan, onlerine atılan anayasa kitapçığını 'geldiği şekliyle' Sezer'in onune gonderip sert bir konuşma yaparak salondan ayrılıyor. Bu sırada Cumhurbaşkanlığı yaveri ve diğer kamu gorevlileri 'kavga çıkacak' diye hareketleniyor.

Kontrgerilladan 'deşifre' misillemesi!

Ecevit 'in 'kontrgerilla' açıklamasından sonra ne oldu?
- 1 Mayıs 1977'deki Taksim katliamı uzerine CHP lideri Ecevit, Cumhurbaşkanı Fahri Koruturk'e çıkarak 'kontrgerilla' olarak bilinen ve ABD desteğiyle faaliyet yuruten Özel Harp Dairesi'ni deşifre ediyor. Katliamda kontrgerilla parmağı olabileceğini soyluyor. Bunu yapınca bir ayda iki kez suikast girişimiyle karşılaşıyor. 28 Mayıs 1977'de İzmir Çiğli'de, birkaç gun sonra İstanbul'da. Çiğli'de bir polisin ateşlediği ozel bir silahtan çıkma mermi, yakın arkadaşı Mehmet İsvan'a isabet ediyor. Rahşan Hanım saniyelerle kurtuluyor.

Ecevit'in 12 yıl saklı tutulan anılarından: 'Kemal Derviş şeytani hesaplar
içerisindeydi

İ kinci girişim ne zaman?

- Haziran 1977'de. Ecevit'in İstanbul Taksim'de mitingi var. Yuzbinlerce kişi sokağa dokuluyor. Mitingden bir gun once Başbakan Suleyman Demirel, MİT'ten "Ecevit'e suikast duzenlenecek" istihbaratını alıyor. Demirel bu bilgiyi Ecevit'e iletiyor. Ancak Ecevit, korkusu olmadığını belirterek mitingi yapıyor. Bu sırada geniş guvenlik onlemleri alınıyor. Suikast gerçekleşemiyor. Burada dikkat çeken detay, 'kontrgerillanın sivil uzantıları tarafından planlandığı' tahmin edilen suikast girişiminin MİT'in istihbaratı sayesinde onlenmesi.

Bayan Ecevit e şini aldatıyor!

Aralar ındaki guçlu sadakate rağmen bir sabah uyandıklarında gazeteleri okurken gordukleri bir haber başlığı Rahşan Hanım'ı şoke etmişti.

Ecevit'in 12 yıl saklı tutulan anılarından: 'Kemal Derviş şeytani hesaplar
içerisindeydi

Rahşan Ecevit: Gazeteyi ald ığımda hem de on sayfasında, "Bayan Ecevit eşini aldatıyor!" diye bir haber gordum. Çok heyecanlandım, buyuk bir uzuntuyle okumaya başladım. Meğer benim çay sevmediğim duyulmuş ve ben bunu da izah ederken şoyle demişim: "Eşime refakat etmek için ben her zaman ona koyduğum bir bardak çayın karşılığında kendim de bir çay alırım ama onu içmem çunku çay sevmem. Dudağıma goturup bırakırım." Bunu yazmışlar ve başlığını o şekilde koymuşlardı haberin. Çayı sevmem çunku annem çocukluğumda çay içirmezdi. Genç kızlığımda da hep sut içtik. Sut verirdi bize, çayı ancak babam içerdi. Biraz annem belki içerdi. Ama biz çocuklar pek çay içmedik.

Hi ç 'Keşke çocuğumuz olsaydı' diye pişmanlık yaşamışlar mıydı?
Rah şan Ecevit: Hayır, hiç hissetmedik onu. Çocukların hepsi bizimdi çunku.
B ulent Ecevit: Rahşan'la aynı duşunuyorum. Yaşamımız oylesine yukluydu, hatta oylesine gerilimliydi ki birçok aşamada, o sıkıntıların içine bir de çocuğu sokmak içimizden gelmiyordu. Ama butun çocuklara yonelik bir sevgi ikimizin de içinde zamanla busbutun gelişti.
Rah şan Ecevit: Zaten bir çocuğumuz ya da çocuklarımız olsaydı, bu hayatı da yaşayamazdık galiba; siyaset kolay bir şey değil.

Kendisine aşık olan kadına ne dedi, muzikli toplantılarda dans teklifi aldı mı?

Peki siyasi hayatı boyunca Rahşan Hanım dışında Ecevit'e ilgi duyan başka kadın olmamış mıydı? Efsane olduğu donemlerde dahi hiçbir kadın 'Karaoğlan'a duyduğu sevgiyi, aşkı dile getirmemiş miydi?
B ulent Ecevit: Öyle çok fazla bir talip olmadı. Sadece parti meclisinden biri vardı. Benimle olmak istediğini soyledi.
Rah şan Ecevit: Yaa, oyle biri vardı, değil mi?
B ulent Ecevit: Ben de bir gun odama davet edip açıkça soyledim. "Kusura bakmayın, ben eşimi çok seviyorum" dedim. Rahşan'a ne kadar bağlı olduğumu gorunce anlayışla karşılayıp geri çekildi.
Ya mektuplar... Kadın hayranlarından aşk mektupları gelir miydi?
B ulent Ecevit: Gelirdi ama fazla cesaretlendirmezdim.
M uzikli toplantılarda dans teklifi almış mıydı?
B ulent Ecevit: Çok fazla istekle karşılaşmadım. Zaten ben gençliğimde fazla utangaçtım. O nedenle...
Rah şan Ecevit: O zamanlarda dans etmesini de bilmiyorduk tabii.