Özet (TL;DR) @ 2018-03-23T12:00:00.000Z: Anayasa Mahkemesi (AYM), TÜİK tarafından gerçekleştirilen Hanehalkı Bütçe Anketi'ne geçerli bir mazeret olmaksızın katılmadığı gerekçesiyle hakkında idari para cezası uygulanan eski spiker ve Türkiye…



Turkiye

12:00 23.03.2018(Guncellendi 12:08 23.03.2018) URL'yi kısaltın

Anayasa Mahkemesi (AYM), TÜİK tarafından gerçekleştirilen Hanehalkı Butçe Anketi'ne geçerli bir mazeret olmaksızın katılmadığı gerekçesiyle hakkında idari para cezası uygulanan eski spiker ve Turkiye guzeli Defne Samyeli'nin yaptığı bireysel başvuruda 'hak ihlali olmadığı' kararı verdi.

(C) Fotoğraf: DHA

AYM, Turkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Turkiye'deki hanelerin harcamalarının nasıl şekillendiğini tespit amacıyla gerçekleştirilen, '2013 yılı Hanehalkı Butçe Anketi' kapsamında Samyeli'nin adresi 'ornek hane' olarak seçilmiş ve yapılan tum harcamaların marka, olçu, miktar, alışverişin yapıldığı yer gibi detaylarının bir ay sureyle gunluk harcama kayıt defterinde listelenmesi istenmişti. Ayrıca soz konusu bir aylık surede ortalama 8 defa anket yapılan kişinin evinin anketorler tarafından ziyaret edilerek harcama kayıt defterinin kontrol edileceği belirtildi. Samyeli'nin ankete katılmak istememesi uzerine 7 Kasım 2013 tarihli işlemle 5429 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereğince 923 lira idari para cezası verildi. Defne Samyeli ise soz konusu anket çalışmasında, ekonomik durumu hakkında bir ay sureyle ayrıntılı bilgi vermesinin istenmesi ve anketorlerin ev ziyaretleri nedenleriyle ozel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini belirterek, idari para cezasının iptali için İstanbul 28. Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme 'itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı' gerekçesiyle kesin olarak reddine karar verdi.

' ÖZEL HAYATA SAYGI'

Samyeli başvurusunda, 'fiili imkansızlıklar nedeniyle anket çalışmasına katılmaktan muaf tutulması talebinin reddedildiğini, çalışma kapsamında gunluk olarak alışveriş yaparken hangi markaları tercih ettiği, duzenli aylık harcamaları, taksit ve borç odemeleri ve bunun gibi ozel hayatının gizliliğine mudahale niteliğindeki soruları cevaplandırmaya karşı çıkarak anket çalışmasına katılmadığını, bu nedenle idari para cezasıyla cezalandırıldığını' belirterek, 'TÜİK tarafından ankete katılmasının zorunlu tutulması sebebiyle Anayasa'nın 20. maddesinde tanımlanan ozel hayata saygı hakkı ile 25. maddesinde duzenlenen duşunce ve kanaat hurriyetinin ihlal edildiğini' savundu.

Anayasa Mahkemesi ise bugun açıklanan kararında ankette, herhangi bir konuda kişisel duşunce ve kanaatlere dair soruların bulunmadığı gerekçesiyle iddiaları Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında inceledi ve Samyeli'nin Anayasa'nın 20. maddesinde tanımlanan ozel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Kararda, 'kamu makamlarının başvurucuyla ilgili oğrenmek istediği soz konusu kişisel bilgilerin, kimliği belirlenmiş ya da belirlenebilecek kişilerle ilgili olmasından dolayı ozel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel nitelikli veriler olduğu' belirtildi.

(C) AA/ Arşiv

' KANUNİLİK ÖLÇÜTÜNE UYGUN'

Kararda şu ifadeler yer aldı:

"Bu kapsamda somut olayda başvurucunun ozel hayatına saygı hakkına yapılan mudahalenin kanuni bir dayanağının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Anılan Kanun hukumlerinin yeterli açıklıkta hukumler içerdiği, başvurucu açısından yeterli derecede ulaşılabilir ve ongorulebilir olduğu kanaatine varılmıştır. Bu durumda soz konusu duzenlemelerin 'kanunilik' olçutunu karşıladığı sonucuna varılmıştır" ifadesine yer verildi. AYM kararında, "Başvurucunun mazeretleri içinde bulunduğu toplum katmanında başka herhangi bir kişinin de dile getirebileceği mazeretlerdir. Bunların kabul edilmesi halinde başvurucunun içinde bulunduğu toplum katmanından herhangi bir kişiyle anket çalışması yapılması neredeyse imkansız olacaktır. Önemli ekonomik verilere temel olan anket çalışmalarının kamu gucunun belli bir zorlaması olmadan yapılabilmesi oldukça zordur. Son olarak uygulanan yaptırım, başvurucunun ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında oldukça duşuk miktarda bir idari para cezasıdır. Dolayısıyla mudahalenin olçulu olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 20. maddesinde guvence altına alınan ozel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir."