Özet (TL;DR) @ 2018-03-23T12:17:00.000Z: Şili'deki Atacama Çölü'nde 2003'te bulunan 'Ata' adlı 15 santimlik mumyalanmış iskeletin uzun süredir bazı kesimlerce savunulduğu gibi bir uzaylıya değil, genetik mutasyonlara uğramış bir insan…



Bilim

12:17 23.03.2018(Guncellendi 12:43 23.03.2018) URL'yi kısaltın

Şili'deki Atacama Çolu'nde 2003'te bulunan 'Ata' adlı 15 santimlik mumyalanmış iskeletin uzun suredir bazı kesimlerce savunulduğu gibi bir uzaylıya değil, genetik mutasyonlara uğramış bir insan fetusune ait olduğu bilim insanlarının yaklaşık 5 yıllık araştırması sonucunda ortaya çıktı.

Bilim insanları uzun suredir 'dunya dışı bir canlıya' ait olduğu iddiaları ile gundeme gelen Şili'nin Atacama Çolu'nde bulunan mumyalanmış iskeletin sırrını çozdu.

Kaliforniya Üniversitesi, San Fransisco Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi'nden araştırmacıların 5 yıllık çalışması sonucunda 2003 yılında bulunan ve bulunduğu yere atıfla 'Ata' olarak adlandırılan iskeletin 'daha once bilinmeyen ağır genetik mutasyonlara uğramış bir insan fetusune' ait olduğu açıklandı. Araştırmanın sonuçları 'Genome Research' adlı bilimsel dergide de yayımlandı.

12 YER İNE 10 KABURGASI VAR, KEMİK YAPISI 6 YAŞINDAKİ BİR ÇOCUĞUNKİNE EŞ DEĞER

​15 santimetre boyundaki iskelet bir deri kese içinde, terk edilmiş bir kilisenin yakınında bulunmuştu. İskeletin 1970'li yıllarda olduğunun belirlendiği belirtilmişti.

Uzaylıların varlığına inananlar ise  uzun suredir Ata'nın dunya dışı varlığa ait bir iskelet olduğunu savunuyordu.

Bunlar arasında Ata hakkında 'Sirius' adlı bir belgesel de çeken araştırmacı Steven Greeer de vardı.

Uzun bir kafatasına ve eğimli goz çukurlarına sahip mumyalanmış iskelet normalde 12 olması gerekirken 10 adet kaburga kemiğine sahip. Ayrıca 15 santimetre boyunda olmasına karşın kemik yapısı 6 yaşındaki bir çocuğunkine eş değer.

Experts have said previously the bones appeared to belong to someone between the ages of six and eight, but this advanced wear on the bones was likely a consequence of the child's deformities, not a reflection of her actual age https://t.co/lAeg54zvcP

-- AFP news agency (@AFP) March 22, 2018

​ İSKELETİN İNSAN FETÜSÜNE AİT OLDUĞU DNA ARAŞTIRMASI SAYESİNDE TESPİT EDİLDİ

(C) Sputnik/ Vladimir Astapkovich

İskelet bulunduktan sonra once karaborsada satılmış ve son olarak İspanyol bir iş adamının eline geçmişti. Stanford Üniversitesi'nden mikrobiyolog Dr. Garry Nolan iskeletin varlığını bir arkadaşından duyduktan sonra bu gizemin kaynağını çozmek için harekete geçtiğini anlattı. Nolan "Bu ture bakıp da bunun ilginç olmadığını soyleyemezsiniz. Epey dramatik. O nedenle arkadaşıma 'Bak bu ne olursa olsun, eğer DNA'sı varsa analizleri yapabilirim dedim' diye konuştu.

Sirius belgeselinin yapımcılarıyla iletişim kurduktan sonra da kendisi ve meslektaşlarının iskelet uzeridne analizleri yapmaya başladığını kaydeden Dr. Nolan ilk olarak incelemeler sonucunda 'iskeletin bir dişi insan fetusune ait olduğunu kesin olarak belirlediklerini' ve fetusun Amerikan yerlisi ve Avrupalı ataları olduğunu tespit ettiklerini belirtti.

Araştırmanın sonraki aşamasında ekibe katılan Dr. Atul Butte'nin de yardımıyla iskeletin uzaylıyı andıran gorunumunde genetik faktorlerin rol oynadığı ortaya çıktı.

İ SKELETİN UZAYLIYI ANDIRAN GÖRÜNÜMÜNE CÜCELİK, KEMİK VE BÜYÜME BOZUKLUKLARI YOL AÇMIŞ

Araştırmada son DNA teknolojisini kullanan ekip iskeletin cuceliğin yanı sıra çeşitli kemik ve buyume bozukluğu bağlantılı nadir gorulen genetik mutasyonlar nedeniyle bu olağandışı gorunume kavuştuğunu belirledi.

Araştırmada daha once bilim dunyası tarafından bilinmeyen ve kemik hastalıklarına yol açtığı varsayılan 4 adet genetik mutasyon da tespit edildi.

Bu premature kemik yaşlanması ve diğer kemik bozukluklarına yol açan genetik rahatsızlıklar Ata'nın olduğundan daha yaşlı bir kemik yapısına sahipmiş gibi gozukmesine yol açtı.

Dr. Butte "Doktorlar hastalar ve aileleri için incelemeler yaparken genellikle tek bir neden arar. Bu çok nadir ya da olağandışı bir mutasyon olabilir. Ancak bu vakada biz birkaç şeyin yolunda gitmediğinden epey eminiz"  dedi.

Butte fetusun bulunduğu kasaba yakınlarında bulunan nitrat madenleri olduğunu ve olağandışı genetik mutasyonların fetusun nitrat maddesine maruz kalması sonucu oluşmuş olabileceğini de belirtti ancak bu yonde somut kanıt olmadığı için bunun spekuslasyon duzeyinde olduğunu da sozlerine ekledi.