Özet (TL;DR) @ 2018-03-23T13:18:00.000Z: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı'ndaki eylemlerle ilgili Genelkurmay 'çatı' davasında verdiği ifadede, "Hain darbe girişimi…
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Guler, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı'ndaki eylemlerle ilgili Genelkurmay 'çatı' davasında verdiği ifadede, "Hain darbe girişimi içinde bulunanlar başta olmak uzere şahsıma karşı eylemde bulunan herkesten şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" dedi.
Guler, 'çatı' davasını goren Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dun 'şikayetçi' sıfatıyla ifade verdi.
Darbe girişimi sırasında Genelkurmay 2. Başkanı olan Guler, daha once verdiği ifadeyi tekrar ederek, "15 Temmuz saat 14.00'te başlayan bir toplantı sırasında bir personelin toplantı odasına gelerek, MİT Musteşarının benimle goruşmek istediğini soylemesi uzerine toplantıdan çıkarak, MİT Musteşarı Hakan Fidan Bey ile goruştum. Kendisi bana bir subayın MİT'e giderek onemli şeylerden bahsettiğini, yardımcısını bana gondermek istediğini soyledi" beyanında bulundu.
MİT Musteşar Yardımcısının Genelkurmay Karargahı'na gelerek detayları anlattığını, kendisinin de durumun hassasiyetine binaen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın yanına giderek durumu anlattığını bildiren Guler, "Genelkurmay Başkanı, MİT Musteşarı Hakan Fidan'ı arayarak Karargaha davet etti. Saat 18.15 sıralarında Hakan Fidan Karargaha geldi, makam odasının bitişiğindeki çalışma odasına birlikte geçtik. MİT Musteşarı durumu tekrar anlattı, bu mevzunun daha buyuk bir olayın parçası olabileceğini soyledi" diye konuştu.
' AKAR, 'TÜRK HAVA SAHASINI HER TÜRLÜ ASKERİ UÇUŞA YASAKLIYORUM' DEDİ'
Genelkurmay Başkanı Akar'ın 15 Temmuz 2016 saat 18.30 sıralarında Tuğgeneral İlhan Kırtıl'ı arayarak, "Turk Hava sahasını her turlu askeri uçuşa yasaklıyorum" dediğini aktaran Guler, "Bu esnada MİT Musteşarı, Cumhurbaşkanımızın Koruma Muduru Muhsin Bey'i aradı, Cumhurbaşkanını istedi. Arkasından da, 'Saldırı olursa yeterince personelin ve silahın var mı?' dedi, karşıdan gelen cevabı duymadım. Arkasından Genelkurmay Başkanı, yan odada bulunan Kara Kuvvetleri Komutanını çağırarak, İlhan Paşa'yı ve gerekirse Adli Muşaviri de alarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gitmesini, orayı kontrol etmesini, gerekirse tutuklama yapmasını emretti" ifadelerini kullandı.
Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak'ın emri alarak odadan çıktığını belirten Guler, şoyle devam etti:
"Ben de Hava Kuvvetleri Harekat Merkezini aradım, General Kemal Mutlum ile goruştum. Hava sahasının kapatılmasına ilişkin Genelkurmay Başkanının emrinden haberdar olup olmadığını sordum. Kendisi de haberdar olduğunu ve emrin gereğini yerine getirdiğini soyledi. Bu sırada Genelkurmay Başkanı, Garnizon Komutanı Metin Gurak Paşa'yı telefonla arayarak Zırhlı Birlikler Okuluna gitmesini ve orayı kontrol etmesini, hiçbir zırhlı aracın dışarıya çıkarılmamasını sağlamasını, arkasından da Kara Havacılık Komutanlığına giderek havacılık hareketi olmamasını sağlamasını emretti. Akabinde gunluk faaliyetlerin icrası için Genelkurmay Başkanından izin isteyerek odama geçtim."
' SİLAHLARINI BANA DOĞRULTMUŞLARDI, ÜZERİME ATILDILAR'
(C) AA/
Odasında bulunduğu saat 21.25 sıralarında kapısının açıldığını ve gelenlerin kim olduğuna dikkat etmediğini, "Yat, yere yat" diye bağırmaya başladıklarını ifade eden Guler, "10 kişiye kadar silahlı ve teçhizatlı personeli gordum. Silahlarını bana doğrultmuşlardı. Üzerime atıldılar. Ben direndim. Zorla beni yere yatırdılar. Birisi ayağı ile başıma bastı, ellerimi arkadan bağladılar, ağzımı bantladılar, başıma maske geçirdiler. Bu esnada sivil kıyafetli olarak emir subayı Mehmet Akkurt'u gordum. Bana dalga geçer bir edayla, 'Komutanım merak etmeyin, bu bir tatbikat' dedi. Beni surukleyerek ve hırpalayarak binadan dışarı çıkardılar, bir araca bindirdiler" beyanında bulundu.
Guler, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı istikametindeki nizamiyeden çıkarken Akkurt ile nizamiye gorevlileri arasında tartışma çıktığını bildirdi. Akkurt'un araçtan indiğini, silah sesleri geldiğini belirten Guler, araca mermi isabet ettiğini, bu esnada yanında oturanlardan birinin araçtan indiğini anlattı.
Sol tarafında oturanı sert şekilde ittiğini, arkasından kendisini araçtan çıkardıklarını kaydeden Guler, "Yerde, dizlerimin ustunde surukleyerek beni başka bir araca goturduler. İki uç dakika sonra anladığım kadarıyla bir ambulansa bindirdiler. Yine çekiştirerek, aynı kışla içinde bir başka binaya goturduler" dedi.
' B İ Rİ SERT, BİRİ YUMUŞAK DAVRANDI'
(C) AA/
Bu binada uzunca bir sure beklediklerini, daha sonra yanına başka birilerini daha getirdiklerini ifade eden Guler, bir sure sonra kendisini tekrar bir araca, arkasından iki kişinin bir helikoptere bindirdiğini aktardı. Guler, bir sure uçtuktan sonra helikopterden inerek, bir araca bindirdiklerini kaydetti. Etrafta jet uçağı sesi duyduğu için buranın Akıncı Üssu olduğunu anladığını soyleyen Guler, karanlık bir odaya alındığını, yanında helikopterdeki iki kişinin bulunduğunu, bunların birinin sert, birinin yumuşak davrandığını anlattı.
Talebi uzerine kendisine yumuşak davranan şahsın kelepçeyi onden bağladığını, karanlık nedeniyle bu iki şahsın yuzunu hiç gormediğini dile getiren Guler, bu sırada dizlerinin kanadığını fark ettiğini bildirdi.
Başındaki maskeyi sert davranan şahsın çıkararak, gozlerine bez bağladığını soyleyen Guler, bir sure sonra uçuncu bir kişinin geldiğini, aralarında konuştuklarını ancak ne konuştuklarını duymadığını ifade etti.
' AKIN ÖZTÜRK YALVARARAK 'BEN DE SİZİNLE GELEYİM' DEDİ'
Kendisine sert davranan kişinin ayaklarının ve dizlerinin altına da plastik kelepçe taktığını aktaran Guler, şoyle devam etti:
"Uzun bir zaman sonra F-16 olmadığını, F-4 olduğunu değerlendirdiğim uçak sesleri ile makinalı top atışı sesi duydum. Aynı zamanda odaya giren çıkan şahıs sayısı arttı. Bir sure sonra sessizlik oldu. Arkasından Akın Özturk odaya girdi, 'Yav Yaşar, sen burada ne geziyorsun? Senin burada olduğundan haberim yok' dedi ve gozlerimi açtı, ellerimi ve ayaklarımdaki plastik kelepçeleri keserek çozdu, çay, su, çerez getirmelerini soyledi. Kendi astsubayı olduğunu soylediği sivil giyimli birine evimi aratarak, eşime benim iyi olduğumu soylemesini istedi. Arkasından da dışarıda silahlı nobetçiler olduğunu, bunların manyak olduğunu, saat 23.00'ten beri bunları ikna etmeye çalıştığını soyledi, odadan çıktı. Bu esnada duvardaki saatin 11.15 olduğunu gordum.
' ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI'NDAN BİR EKİP GELDİ, BENİ ALDILAR'
Silahlı nobetçi olduğunu bildiğimden odadan dışarı çıkamadım. Saat 15.30-16.00 sıralarında evimi aradım. Konuttaki gorevliye eşime iyi olduğumu soylemesini bildirdim. Arkasından Zekai Paşa'yı aramasını, konuştuğum telefon uzerinde yazılı olan telefon numarasını soyleyerek, uç defa zilin çalmasına muteakip telefon açacağımı soylemesini istedim. Bir sure sonra telefon çaldı. Üçuncu çalmayı muteakip telefonu açtım. Arayan kişi Zekai Paşa idi. Kendisine durumu anlattım. Bulunduğum odayı anlasınlar diye oda pencerelerinden yere yakın olanı açık bırakacağımı soyledim.
Bir sure sonra Akın Özturk gelerek, televizyonda arandığını soylediklerini, haberim olup olmadığını sordu. Haberim olmadığını bildirdim. Bir sure sonra Akın Özturk tekrar geldi, oradakilerin teslim olmaya karar verdiklerini soyledi. Saat 18.00 sıralarında Yıldırım Guvenç ile birlikte Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan bir ekip geldi, beni aldılar. Bu esnada Akın Özturk yalvararak, 'Ben de sizinle geleyim' dedi. Bu esnada Yıldırım Guvenç ile Akın Özturk başka rehinelerin de bulunduğunu ancak nerede olduklarını bilmediklerini soylediler. Bir araca binerek, 141. Filo yazan binaya gittik. Burada Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal Paşa ile iki havacı generali de bularak, yanımıza aldık. Arkasından bilmediğim bir yerden 7-8 rehineyi daha kurtardık, bunlar yuz ustu yatağa yatırılmış vaziyetteydiler. Elleri ve ayakları bağlıydı, bu arkadaşları da kurtardık. Dort araçla Akıncı Üssu'nden ayrıldık, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda Akın Özturk'u ve havacı general arkadaşları bıraktık, ben saat 19.15 sıralarında eve ulaştım. Hain darbe girişimi içinde bulunanlar başta olmak uzere şahsıma karşı eylemde bulunan herkesten şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.