Özet (TL;DR) @ 2018-03-23T13:47:00.000Z: Gazeteci ve eski parlamenter Melda Onur, Doğan Grubu’nun Demirören Grubu’na satılmasını Seyr-i Sabah programına değerlendirdi. Onur, Aydın Doğan’ın kendi isteğimle bırakıyorum demesini normal bulurken…



Seyr-i Sabah

13:47 23.03.2018(Guncellendi 14:52 23.03.2018) URL'yi kısaltın

Gazeteci ve eski parlamenter Melda Onur, Doğan Grubu'nun Demiroren Grubu'na satılmasını Seyr-i Sabah programına değerlendirdi. Onur, Aydın Doğan'ın kendi isteğimle bırakıyorum demesini normal bulurken konuyu "Kafama silah dayadılar diyecek hali yoktu ya" şeklinde yorumladı.

Aydın Doğan'ın tum medya organlarını Demiroren Grubu'na satmasının yankıları devam ediyor. Gazeteci ve eski parlamenter Melda Onur, Seyr-i Sabah programında yaptığı değerlendirmelerde Aydın Doğan'ın gazetecilik geçmişini, yaptıklarını ve yapamadıklarını anlattı. Onur, "Eğer gazete çizgisini değiştirirse okunmaz hale gelir" dedi:

"'Kafama silah dayadılar' diyecek hali olmadığı için Aydın Doğan 'Kendi isteğimle gittim' demek zorundaydı. Hakkını yememek lazım, çok direndi. Uzun suredir hedefteydi çunku etki alanı çok geniş. Tum aktarılan desteklenen çeşitlendirilen iktidar medyasının yanında, bunların hepsini toplasanız Aydın Doğan'ın bir gazetesi etmiyordu.

15 Temmuz gecesi vatandaşa seslenmek için bir suru kanal vardı, neden A Haber'e değil de CNN'e bağlandı? Çunku etki alanı çok geniş dediğimiz gibi. Orası çok buyuk bir kale ve orayı almak istediler. Seçim sureci geliyor. TV ve gazetede muhalif kesimler var ve bunlara da tahammul yok. O mecrayı kendi bakış açısı doğrultusunda yonetebilmek için aldılar. Çok uzun zamandır bu teslim alma baskısı vardı. Şu anda devletin butun kolluk kuvvetinden yargısına kadar iktidarın elinde. Bence çok direndiler ama işin ucunda ekonomik bir kaygı var.

**

(C) AP Photo/ Murad Sezer

'ÜST YÖNETİCİLER ZENGİNLEŞTİ ALT MUHABİRLER FAKİRLEŞTİ'**

Canlı yayında bir arkadaşımız daha fazla CHP genel başkan yardımcısını uzun tuttuğu için kulağındaki kulaklığa talimat geldiğini biliyorum 'Bunu daha fazla tutmayın' diye. Dizilerdeki insanların yaşam dunyası yedikleri içtikleri… Siyasetin yonettiği TV kanalları dizilerde oynayan karakterler için olsun ya da kalsın diyecek kadar ileri gittiler. Elinizdekiler çok buyuk olduğu zaman kaybınız da çok buyuk olur.

Aydın Doğan'ın gazetecileştirilememesi bir tercihti. Üst duzey yoneticileri gazeteleri yapsınlar diye değil siyasilerle duzgun ilişkiler kursunlar, bu şekilde genişleme ve zenginleşme ağını, faaliyet alanını buyutsunler diye istediler. İş takipçisi genel yayın yonetmenliği çıktı ortaya. Yukarının tercihi farklı bir gazeteci tercihi olsaydı bugun farklı olurdu. Hem o profilden seçilmediler hem de bu kuçuk mutlu azınlık o tatlı hayata çok iyi alıştı. Üst taraf çok zenginleşti, aşağıdaki muhabirler çok ciddi yoksullaştırıldı. Hurriyet biraz da Turkiye gibiydi.

Rekabet kurulunun kuruluş zamanını biliyoruz. Medyada tekelleşme meselesinin o zaman konuşulduğunu biliyoruz. O bunu satın alamaz bu buyuyemez denmişti o zamanlarda da. Fakat Turkiye'de Anayasa'ya uyulmuyor. Rekabet Kurulu kararlarını kim dikkate alabilir? Turkiye'de uyulan kurallar Saray'ın kuralları. Hakim de polis de gazeteci de oraya uyuyor. Yazıyı yazarken falanca kanun diye değil, sarayı kızdırır mıyım diye bakılıyor. Rekabet Kurulu'nun tekelleşmeye karşı yaptığı kanunlara aykırı bir şey ama bundan sonra hiçbir şeyin değişeceğini sanmıyorum.

' AYDIN DOĞAN'IN DA NİYETİ ÇAĞDAŞ BİR GAZETECİLİK YAPMAK DEĞİLDİ'

İktidar medyası senelerce Hurriyet'e genel yayın yonetmeni olmak istemiştir. Abdulkadir Selvi orada daha uzun sure olmak istediği için belki onu oraya çekerler. Yiğit Bulut'un olabileceğini de zannetmiyorum. İsteyen çok kişi vardır. Aydın Doğan'ın da niyeti çağdaş bir gazetecilik yapmak değildi. Bu gazetenin gunluk alandaki hakimiyeti, işi duzgun gitsin, istediği yere girip çıkabilsindi.

Eninde sonunda bana bir şey olmasın çocuklarıma bir şey olmasın satar giderim demiştir Aydın Doğan. Öyle bir evreye giriyoruz ki gazeteyi sadece yaşlı insanlar okuyor, TV'yi belli bir kesim izliyor gibi oldu. Tamam Hurriyet ve CNNTurk gibi etki alanı çok geniş bir gazete almış olabilir ama bu sermaye çok çabuk tukenir. Çunku gazeteciliğe bakış açıları o kadar sakat ki Hurriyet çabuk işgal edilir.

Araplar bu hayatı merak ettikleri için buraya geliyorlar. Onlar kendilerininki gibi bir ulke olursak buraya gelmek istemezler. Hurriyet de boyle. Kendi medyalarına benzerse kimse okumayacaktır."