Özet (TL;DR) @ 2018-03-24T07:11:40.000Z: Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Özellikle batıda yaşanan din ve mezhep savaşları, milyonlarca insanın ölümüne sebep olan din savaşları son zamanlarda İslam beldelerinde de adeta fikir…
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Malatya'da sabah namazı kıldırdı.
Erbaş, Hacı Yusuf Taş Camisi'nde sabah namazını kıldırdıktan sonra dua etti. Erbaş, duanın ardından yaptığı konuşmada, cami cemaatinde gençlerin ağırlıkta olduğunu gorduğunu belirtti.
Gençliğin insan hayatında onemli olduğuna değinen Erbaş, yaşı ilerlemiş olanların geriye donup baktıklarında gençliğine ozlem duyduğunu ancak bazılarının ise gençliklerini kıymetini bilmeden, onemini kavrayamadan omrunu tuketip gittiğini anlattı.
Öğrenmenin yaşı olmadığını vurgulayan Erbaş, "Kuçuk yaşlardan itibaren oğrenmeye başlayacağız. Önce anne ve babalar, çocuklarının dilleri donmeye başlar başlamaz guzel kelimeleri oğreterek eğitimine başlayacaklar. Gonul ister ki bir çocuğumuz ilk kelimesini Allah diye telaffuz etsin. Hangi kelimeleri telaffuz ederek çocuk konuşmaya başlarsa omru o şekilde şekillenir, annesi babası en çok hangi kelimeyi duyarsa çocuğun şahsiyet kazanma aşamaları oyle gelişir" diye konuştu.
Eğitimcilerin, din psikologlarının, eğitim bilimcilerin ittifakla kabul ettiği konunun çocukların karakter yapılarının yuzde 64'unun 7 yaşından once tamamlanmış olduğunu bildiren Erbaş, İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in ise 7 yaşa dikkat çektiğini soyledi.
Erbaş, çocuklara 7 yaşına kadar temel dini bilgilerin verilmesi gerektiğine değinerek, şoyle devam etti:
"Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak 4-6 yaş grubu Kuran kursları açtık. Elhamdulillah şu anda 100 bin uzerinden oğrencimiz var Turkiye genelinde. Ne oğretiyoruz bu çocuklarımıza? Değerler eğitimi veriyoruz, değerlerimizi oğretiyoruz. Okul oncesi eğitim yok mu? Dunyanın her yerinde var Turkiye'de de var. 3 yaşında başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığımızın açtığı okullar var. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak biz de 4-5-6 yaşındaki çocuklarla ilgili Kuran kursları açıyoruz. Orada 'Rabbin kim? Peygamberin kim? Bizi kim yarattı?'... Bunları kuçuk yaşlarda oğretmemiz gerekiyor. Durustluk, yalan soylemenin buyuk bir yanlış, gunah olduğu, doğruluktan ayrılmamak gerektiği, emanete ihanet etmemek gerektiğini oğretiyoruz."
" ÇOCUKLARIN İLK ÖĞRETMENLERİ ANNE VE BABALARI"
Çocukların anne ve babalarını dunyanın en yakışıklı erkeği ve kadını olarak gorduğunu anlatan Erbaş, ebeveynlere çok buyuk gorevler duştuğunu dile getirdi.
Çocukların ilk oğretmenlerinin anne ve babalar olduğunu ifade eden Erbaş, ailenin yaşam tarzına gore çocuğun şekil aldığını soyledi.
Butun Musluman çocuklarının anne ve babalarını namaz kılıyorken gorebilmesini istediğini kaydeden Erbaş, şunları soyledi:
"Hayatlarına, konuşmalarına yalanı, gıybeti, dedikoduyu, tecessusu hiç karıştırmadığını, hasedi, fesadı, diline hiç almadığı bir şekilde onları goruyor olarak buyusunler. Öyle şekil kazanır. Gonul ister ki çocuklarımız annelerini babalarını yuzunden bir gulumseme, tebessum olduğunu gore gore buyusunler. Evde her zaman gergin, kavga hali, her zaman birbirleriyle munakaşa halini gore gore buyuyen çocuk gergin buyur. İleride her şeye kızar ve birden gergin bir hal alan şahsiyet alan bir hal kazanır. O yuzden çocuklarımızı yetiştirirken bunlara dikkat edeceğiz."
" MÜSLÜMANLAR UYANIK ELHAMDÜLİLLAH"
Erbaş, insanların birbirine gergin bir yuzle değil tebessumle bakması gerektiğini dile getirerek, şoyle devam etti:
"Birlik ve beraberliğimizin, toplumumuzda mutlu insanların birbirini seven, sayan insanların olması o toplumun huzur içerisinde yaşamasını sağlar. Biz asırlar boyu çok farklı duşunceden, inançtan insanları bir araya yaşatmış bir medeniyetin çocuklarıyız. Sadece farklı duşuncelerden farklı mezheplerden değil farklı inançlardan. Bazen olmuş ki bir belde nufusunun yarısı Musluman yarısı gayrimuslim. Asırlar boyu boyle yaşadığımız zamanlar olmuş. Gayrimuslimler ecdadımızın, medeniyetimizin kurucularının, mensuplarının çok adaletle yonetmiş olduğu o beldelerde huzur içerisinde yaşamışlardır."
"Davet, tebliğ asla vazgeçilmemesi gereken anlatılması gereken bir husustur." diyen Erbaş, şoyle konuştu:
"Yani İslam, İslamın guzellikleri... Ama sadece anlatmak, zorlamadan, zorbalık yapmadan anlatmak bizim medeniyetimizde bu vardır. Onun için huzur içerisinde bizim beldelerimizde, İslam beldelerinde farklı inançlardan insanlar. Fakat ozellikle batıda yaşanan din ve mezhep savaşları, milyonlarca insanın olumune sebep olan din savaşları son zamanlarda İslam beldelerinde de adeta fikir savaşları, mezhep savaşları şekline donuşturulmek isteniyor. Farklı anlayıştan insanlar birbirlerine karşı kışkırtılarak adeta birileri bundan menfaatleniyor. Ama Muslumanları uyardık, elhamdulillah bizim insanımız birlikte yaşamanın dunyaya en guzel orneklerini gostermiş bizim insanımız bu oyunları gelmeyecek bu planları kuranlar kendi durmuş oldukları planlarda boğulacaklar inşallah. Bunun en guzel orneğini biz yaşamışız. Farklı duşuncelerden, mezheplerden, meşreplerden insanlarla asırlar boyu komşuluk yapmışız, ona iyilik etmişiz."
" İYİ BİR OKUMA PLANLAMASI YAPMAMIZ LAZIM"
Gençlerin bilgili olması ve kitap okuması gerektiğini aktaran Erbaş, şunları kaydetti:
"Turkiye ortalaması eksi 6'da. Bir kitap bile duşmuyor. Nufusun çoğunluğu demek ki hiç kitap okumuyor. Bir kısmı yılda bir, bir kısmı iki kitap ama bazı ulkeler var ortalama kişi başına 30 kitap okuyan ulkeler var. Biz ne zaman okumaya onem verirsek o zaman daha huzurlu ve mutlu toplum oluruz. Çok zengin, mal, mulk sahibi oluruz demiyorum belki Allah onları da nasip eder ama huzurlu ve mutlu toplum olacağımızı açıkça buradan ifade ediyorum. Bilgili insan birbirine karşı daha anlayışlı insan demektir. Çunku bilgisi arttıkça birbirine karşı anlayışla hareket etmesi de artıyor. İyi bir okuma planlaması yapmamız lazım. 10 gunde bir kitap, bir ayda bir kitap... Bu alışkanlığı kazandığımız zaman bizi okumaktan, duşunmekten, sohbetten uzaklaştıran o engeller ortadan kalkmış olur ve Cenab-ı Hakk'ın butun insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkarmak için gonderdiği Kur'an-ı Kerim'i daha iyi anlarız. Butun kitaplar esas kitabı Allah'ın kitabını daha iyi anlamak için okunur."
Erbaş, daha sonra vatandaşlarla selamlaştı, gençler ve çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.