Özet (TL;DR) @ 2018-03-22T10:17:00.000Z: Danıştay Başkanı Güngör'ün kızının, 24 saat geçmeden Yargıtay'a terfi ettirilmesini değerlendiren 'Söylemesi Bizden' programcısı İsmail Saymaz “Bu, yargının bir kudret olarak AK Parti’nin hukuk…



Soylemesi bizden

10:17 22.03.2018(Guncellendi 11:13 22.03.2018) URL'yi kısaltın

Akif Beki, İsmail Saymaz, Yavuz Oğhan

Danıştay Başkanı Gungor'un kızının, 24 saat geçmeden Yargıtay'a terfi ettirilmesini değerlendiren 'Soylemesi Bizden' programcısı İsmail Saymaz "Bu, yargının bir kudret olarak AK Parti'nin hukuk burosuna donmesi surecinin gitgide tamamlanmasıdır" derken, Akif Beki ise "Liyakatin yerine sadakati koymak devleti çuruten şeyler" ifadelerini kullandı.

(C) AA/ Arşiv

RS FM'de pazartesi ve çarşamba gunleri 19.15'te yayınlanan Yavuz Oğhan, İsmail Saymaz ve Akif Beki ile 'Soylemesi Bizden' programında Danıştay Başkanı Zerrin Gungor'un kızı Gonca Hatinoğlu'nun 1 gun içerisinde Elazığ Hakimliği'nden Yargıtay'a atanması değerlendirildi.

İ SMAİL SAYMAZ: SİYASAL ÇERÇEVENİN İÇERİSİNDEN BAKACAKLAR

'Soylemesi Bizden' programcısı İsmail Saymaz, konuyla ilgili olarak şunları soyledi: "Bu, yargının bir kudret olarak AK Parti'nin hukuk burosuna donmesi surecinin gitgide tamamlanması. Esasen bağımsız bir yargının gerektirdiği gibi değil de biraz siyasal çerçevenin içerisinden bakacaklar. En son hakim, savcı kuraları için mekan olarak Beştepe'nin seçilmiş olması ve siyasetçiler salonda bulunurken ayağa kalkıp alkışlamaları var. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Mehmet Yılmaz, 27 kişinin daha aynı prosedure tabi olduğunu soyluyor. Bu 27 kişi kim, bakmak gerekir."

AK İF BEKİ: BU PİŞKİNLİĞE, BU SEVİYEYE NASIL VARDIK?

RS FM'de yayınlanan 'Soylemesi Bizden'in bir diğer programcısı Akif Beki ise şu değerlendirmelerde bulundu: "HSK'nın açıklaması ne kadar inandırıcı ve ikna edici bilemiyoruz. Memlekette torpil, ayrıcalık konusundaki hassasiyetlerin fazlasıyla aşındığını soylemeye gerek yok. Boyle goze sokula sokula da yapılabiliyor. Bu pişkinliğe, bu seviyeye nasıl vardık, onu konuşmak lazım. Diyelim ki hakikaten geçerli mazaretleri olduğu için bu 27 kişi hiçbir şekilde torpil yapılmadan Ankara'ya alındılar. Başka konacak yer mi yoktu? Boyle kritik, boyle hassas bir goreve mi atanmaları gerekirdi? Adam kayırmacılık, fırsat eşitsizliği, torpil, partizanlık, ehliyet ve liyakatin yerine sadakati koymak, arkası dayısı olanın işinin yurumesi, bunlar devletin hangi biriminde olursa olsun, devleti ve burokrasiyi çuruten şeyler. Bu devletin alarm zillerinin çalması gereken bir nokta."