Özet (TL;DR) @ 2018-03-20T11:14:00.000Z: Cenk Başlamış’a göre, Putin’in ‘halkın adayı’ olarak seçimi kolayca kazanması, ülkeyi dağılmaktan kurtarıp istikrarı sağlamasına dayanıyor. Muhalefetin yetersizliğine dikkat çeken Başlamış, yeni…



Cenk Başlamış'a gore, Putin'in 'halkın adayı' olarak seçimi kolayca kazanması, ulkeyi dağılmaktan kurtarıp istikrarı sağlamasına dayanıyor. Muhalefetin yetersizliğine dikkat çeken Başlamış, yeni kuşağın yetiştiği Rusya'yı bekleyen sorunlara da dikkat çekti.

Rusya'da 18 Mart'a duzenlenen seçimlerden beklendiği gibi Devlet Başkanı Vladimir Putin zaferle çıktı. Putin, seçime katılımın arttığı bir ortamda yuzde 76,6 ile rekor bir desteğe ulaştı.

Putin'in dorduncu doneminde Rusya Federasyonu'nu iç ve dış politikada bekleyenleri uzun yıllar Moskova'da gorev yapan ve yakında Rusya ve Putin ile ilgili yeni kitabı yayınlanacak medyagunlugu.com sitesi'nin kurucusu gazeteci- yazar Cenk Başlamış ile konuştuk.

' PUTİN HALKIN ADAYI OLARAK BAĞIMSIZ TEK ADAYDI'

Cenk Başlamış'a gore Putin, bu seçimlerde 'halkın adayı' olarak one çıktı ve daha onceden aday olduğu Birleşik Rusya Partisi'nin prestij kaybından etkilenmemek için seçimlere bağımsız olarak girmeyi tercih etti:

"Putin'in bağımsız olarak seçimlere katılması onemli ve ilginç bir konu. Çunku seçime katılan sekiz tane aday vardı ve bunların yedisi bir şekilde bir partinin ya da hareketin temsilcisi olarak seçime katıldı. Bağımsız olarak katılan sadece Putin'di. Ortada iktidar partisi diyebileceğimiz Birleşik Rusya Partisi var ve daha onceki seçimlerde Putin ve onun oncesinde Medyedev bu partinin adayı olarak sahneye çıkmıştı. Bu şekilde yapılmasının iki nedeni var: Gerçekten de Putin'in halkın adayı olarak seçime katılmış olması. İkinci sebep ise Birleşik Rusya Partisi'nin halkın gozunde biraz prestij kaybetmesi nedeniyle bunun Putin'e zarar vermesinin onlenmek istenmesiydi."

' NAVALNIY KATILSAYDI KAZANAMAZDI AMA İKİNCİ OLURDU'

Başlamış, Rusya'daki seçimlerde Putin'in karşısına çıkan muhalefet adaylarının yetersizliğine de dikkat çekti. Hukuken seçimden men edilmiş liberallerin yıldızı Aleksey Navalni'ye atıf yapan Başlamış, genç liderin ozellikle buyuk kentlerdeki orta sınıf arasındaki populerliğine karşılık Putin karşısında seçimi kazanamayacağına vurgu yaptı:

Sputnik

"Öncelikle bu muhalefet konusuna değinmek gerekiyor. Bu son seçimde Putin'in karşısına çıkan yedi adayın seçimi kazanma şansı birazcık mubalağa ederek soyluyorum benim seçimi kazanma şansımla eşitti. Yani yoktu. Aynı zamanda bu adaylar halk tarafından çok fazla tanınmıyordu yani dolayısıyla halka ulaşma olanakları çok fazla yoktu. Muhalefetten ve seçimlere katılan adaylardan bahsedersek mutlaka Navalnıy'ın adını anmak gerekiyor. Butun adaylardan farklı olarak Navalnıy biraz daha populer bir isimdi. Bundan Navalnıy seçime katılsaydı seçimi kazanırdı sonucunu çıkaramayız. Putin karşısında kazanamazdı. Ama en azından buyuk kentlerde ve orta sınıfın guçlu olduğu yerlerde Navalnıy'ın bir guç kazandığını ve taraftar kazanmaya başladığını goruyoruz. Belki seçimi kazanamazdı ama Putin'in ardından ikinci olurdu. Bunu soylemek mumkun."

' PUTİN DAĞILMA SÜRECİNİ DURDURAN İSİM'

Başlamış, Putin'in bitmek bilmeyen populerliğini izah ederken de bunda, Rusya'nın tıpkı Sovyetler gibi dağılacağının duşunulduğu gunlerde siyasi- ekonomik kaosa son vererek istikrarı sağlamasının yattığını anımsattı. Bu açıdan Rusyalıların gozunde Putin ile selefi Yeltsin'in akla kara gibi derin farklarına işaret etti:

"Değişen koşullar nedir? Yeltsin'in iktidara geldiğini 1990'lar ve Putin'in yonetimine geçtiği 2000'ler akla kara kadar farklı. Yeltsin doneminde Rusya oncelikle bir imparatorluğun mirasçısı gibi bir durum ve ideolojik bir yenilgi içindeydi. Tamamen farklı bir ekonomik sisteme geçmiş durumdaydı. Bir şeyi yıkmak kolaydır ama yerine yenisi koymak zordur. İşte Yeltsin'in ve yoneticilerin karşılaştığı sorun buydu. Yeni bir sistem kurulmasının bedelini Rus halkı ekonomik anlamda ağır bir şekilde odedi. Putin'in iktidara gelmesinden sonraki donemde artan petrol fiyatlarının da biraz işe yaradığını belirtmek gerekiyor. Putin ne başardı? Rusya'nın tıpkı Sovyetler gibi dağılma surecine girdiğini duşunenler vardı, ben de bunlardan biriydim. Putin bu sureci durdurdu. Etnik çatışmaları bir şekilde durdurdu. Demin bahsettiğimiz şekilde petrol fiyatlarının yukselmesinden de yararlanarak halkın gelirlerinde nispi bir iyileşme yarattı. İçeride siyasi ve ekonomik kaosa son vererek istikrar sağladı. Bunlar içeride olanlardı."

' RUSYA'NIN YENİDEN CİDDİYE ALINMASI GEREKTİĞİ GÖSTERİLDİ'

Başlamış'a gore Putin'in seçilmesinde dış siyasette de Rusya'nın yeniden ciddiye alınması gereken bir ulke olduğunu herkese gostermesi etkili oldu:

"Dışarı ne yaptı? Yeltsin doneminde Rusya onemsenmeyen, ciddiye alınmayan, fikri sorulmayan bir ulke olmuştu. Putin, bu sureci tersine çevirdi ve artık Rusya'nın yeniden ciddiye alınması gereken bir ulke olduğunu hem dışarıya hem de içeriye gosterdi. Dolayısıyla 2000 yılından bu yana Rusya'da olumlu hangi gelişme varsa Rus halkının gozunde bunu başaran Putin oldu. Dolayısıyla Yeltsin donemi ile Putin donemi arasındaki fark ak ile kara kadar."

(C) Sputnik/

' BATI, RUSYA'NIN AYAKLARI ÜZERİNDE DOĞRULMASINDAN HOŞLANMADI'

Rusya'da 'tek adam' geleneği bulunsa da Rusya halkının Putin'in diktator olduğunu duşunmediğini aktaran Başlamış, diğer yandan Rusyalıların Batı'nın karşı bu kadar sert tavır almasının sebebinin ulkenin kendi ayakları uzerinde doğrulması olduğu goruşunu taşıdıklarının altını çizdi:

"Rus halkı Putin'in diktator olup olmadığı hakkında genel olarak ne duşunuyor olduğu sorusunun cevabı diktator olmadığıdır. Bunu Rusların bakış açısıyla soyluyorum. Zaten hani bizde olduğu gibi Rusya'da da bir tek adam geleneği var. Dolayısıyla biraz once konuştuğumuz olumlu gelişmeleri hep Putin'in hanesine yazdıkları için, onlar diktator gozuyle bakmıyorlar. Hatta son zamanlarda okuduğum bazı yazılarda da vardı: Batı'nın son zamanlarda Rusya'ya yonelik baskılarıyla, Putin'e yonelik sert açıklamalarının Putin'in oyunu arttırdığı bile soyleniyor. Batı'nın Rusya karşısındaki çifte standardına gelecek olursak: Yeltsin doneminde Rusya bir taraftan piyasa ekonomisine geçmeye çalışıyordu ve bu donemdeki Rusya'nın Batı'nın karşısına dikelecek gucu yoktu. Tam tersine Batı'nın yardımına ihtiyacı vardı. Sovyetlerin yarattığı o romantik ortam Batı ile bir kucaklaşma donemi yaşatmıştı. Ama Ruslar o kucaklaşmanın karşı taraf açısından bakarsak sahte olduğu daha sonra anladı. Yeltsin doneminde Rusya'nın masaya yumruğunu vuracak gucu yoktu. Putin doneminde bu değişti. Artık masaya yumruğunu vurabilen bir ulke var. Putin'in diktatorlukle ilgili tartışmalar bir yana bence Batı'nın bu kadar sert tavır almasının nedeni karşılarında hiç istemedikleri bir şeyi gormeleridir. Yani Rusya'nın tekrar ayakları uzerinde doğrulduğu gerçeğinden hoşlanmıyorlar."

' PUTİN'İN İÇERİDE YAPMASI GEREKEN ÇOK ŞEY VAR'

Başlamış, Putin'in yeniden kazanılanlara rağmen Rus ekonomisinin çarpık gelişmesi, kohnemiş burokrasi gibi halledilmesi gereken birçok iç sorunla karşı karşıya olduğuna dikkat çekerken, yeni bir kuşağın yetişmekte olduğu ulkede Putin'in yeni doneminde yapması gereken çok şey bulunduğunu vurguladı:

"Dış politikaya gelmeden once Putin'in içeride çok fazla yapması gereken şey olduğunu soylememiz gerekiyor. Ortada halledilmesi gereken sorunlar var. Rus ekonomisinin çarpık gelişmesi gerçeği, Rusya'nın artık kohnemiş bir devlet yapısına sahip olması ve bunun modernize edilmesi gerçeği var. Yeni bir kuşak yetişiyor Rusya'da. Alttan yeni bir kuşak geliyor ve bu kuşağın talebi eski kuşaklardan daha farklı. Bunlara cevap olabilecek politikalar geliştirmek gerekiyor. İçeride yapılması gereken çok şey var."

' RUSYA, BATI'NIN 'SALDIRILARININ' ARTACAĞINI DÜŞÜNÜYOR'

Rusya'nın Batı ile ilişkiler konusunda karamsar olduğunu duşunen Başlamış'a gore Moskova'da Batı'nın 'saldırılarının' artacağı kanaati var:

"Dışarıya gelirsek tıpkı 2007'deki Munih Konuşması ne kadar tarihi ve onemliyse bence 1 Mart'ta Federal Meclis'te yapılan konuşma da aynı oranda onemliydi. Orada Rusya'nın ve Putin'in yeni 6 yıllık sure içerisinde Batı ile ilişkilerinin daha da gerginleşeceği beklentisinde kendisini konumlandırmaya başladığı goruldu. Yani Rusya, Batı'nın kendisine yonelik 'saldırılarının', sıkıştırma, kuşatma hamlelerin artacağını bunun yeni gerginliklere yol açacağı tahmini içerisinde ve buna gore kendini konumlandırmaya çalışıyor. Bu konuşmanın hemen ardından İngiltere ile yaşanan casus ve diplomat krizi ortaya çıktı. Ben Rusya'nın yakın geleceğe yonelik beklentisinin Batı ile ilişkiler anlamında karamsar olduğunu, buna gore derslerini almaya çalıştıklarını hissediyorum."

(C) AA/ Kayhan Özer

' TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERDE FAYDACILIK AĞIR BASIYOR'

Başlamış, Turkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerde uçak duşurme olayının iki taraf içinde ders verici olduğunu anımsatırken, ilişkilerde faydacılığın ağır bastığını ve Suriye açısından gelişen bu iş birliği doneminin Putin'in yeni doneminde de sureceğini goruşunu dile getirdi:

"24 Kasım 2015 tarihinde gerçekleşen uçak olayı iki ulke için de gerçekten ders verici oldu. İki taraf da bence çıkarması gereken dersleri çıkardı. Rusya ile Turkiye artık birbirlerine karşı daha dikkatliler ama faydacılık ağır basıyor. Anlaşılamayan, goruş ayrılığı yaşanan çok fazla konu var. Ama zaten her konuda anlaşılması da gerekmiyor. İş birliği yapılabilecek alanlar on plana çıkarılmaya çalışılıyor. Uçak olayının oncesindeki gibi bir karşılıklı guvenden bahsetmek doğru olmaz ama artık daha gerçekçiler. Bu çizginin, ozellikle Suriye açısından gelişen pragmatik iş birliği doneminin Putin'in yeni altı yılında da devam edeceğini tahmin ediyorum."'

' RUSYA'YI AYAĞA KALDIRAN LİDER'

Cenk Başlamış ayrıca gazeteci Okay Deprem ile birlikte hazırladığı ve bu haftasonu satışa çıkacak olan 'Putin: Rusya'yı ayağa kaldıran lider' kitabı hakkında şu bilgileri verdi:

''Kitabı gazeteci Okay Deprem ile birlikte yazdık. Putin ile ilgili kitap yazmaya iten nedenlerin başında Rusya'nın son 18 yılına damgasını vurmuş ve sadece Rusya'da değil ulke dışında pek çok ulkede ve Turkiye'de de sempatizanı bulunan bu lider hakkında gerçekte hayatındaki koşe başları dışında bir bilgiye sahip olmamamız geliyor. Biraz bunun arkasındakileri ortaya çıkarma, Putin ile ilgili merak edilen ama cevabı bilinmeyenleri anlamak için boyle bir uğraşa girdik. Moskova'da uzun yıllar çalışmış bir gazeteci olarak bunun bir anlamda benim gorevim olduğunu da duşunerek boyle bir işe giriştik. Bunu sadece biyografi olarak duşunmemek gerekiyor. Okuru en azından Putin'in iktidara geldiği 31 Aralık 1999 gunune kadar Rusya'da ve hatta Sovyetlerin son doneminde neler yaşandı ve Putin nasıl iktidara geldi sorularını da açıklamak için Moskova'da gazeteci olarak gorduklerimi bir girizgah olarak ekledim."