Özet (TL;DR) @ 2018-03-21T08:54:00.000Z: Gazeteci Nevşin Mengü, kardeşi Burak Mengü'nün kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce kaçırıldığını söylemesiyle ilgili bir açıklama yaptı. Mengü, gerçek olmadığı anlaşılan iddiayı doğruymuş gibi…



Turkiye

08:54 21.03.2018(Guncellendi 09:04 21.03.2018) URL'yi kısaltın

Gazeteci Nevşin Mengu, kardeşi Burak Mengu'nun kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce kaçırıldığını soylemesiyle ilgili bir açıklama yaptı. Mengu, gerçek olmadığı anlaşılan iddiayı doğruymuş gibi aktardığı için buyuk bir hata yaptığını soyledi.

İstanbul Asayiş Şube Mudurluğu, sosyal medyada paylaştığı mesaj ile kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce kaçırıldığını soyleyen gazeteci Nevşin Mengu'nun kardeşi avukat Burak Mengu ile ilgili yaptığı incelemede Mengu'nun kaçırıldığını soylediği gun bir muvekkili ile buluştuğunu kamera goruntuleriyle tespit ettiğini bildirdi. Şikayetini geri çeken Burak Mengu hakkında 'suç uydurmak'tan işlem yapıldı.

Konu hakkında BirGun'deki koşesinde bir yazı kaleme alan Nevşin Mengu de iddiaları doğruymuş gibi aktardı. Olayın gerçeğinin anlaşılmasının ardından sosyal medya hesabı Twitter'dan bir açıklama yapan Nevşin Mengu, "Ben buyuk bir gazetecilik hatası yaptım" dedi.

' ÖLECEK GİBİ HİSSETTİM'

Mengu, "Ne deseniz haklısınız" mesajıyla, "Ölecek gibi hissetim" başlığıyla yayınladığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Vallahi evet, olecek gibi hissettim. Ben hayatımda doğruya hep doğruyu aktarmaya çok onem verdim. Her zaman haber yazarken de haber aktarırken de ince eledim sık dokudum.

Bu sefer, hata yaptım, hem de buyuk bir hata yaptım. Kendi canımdan kanımdam kardeşime fazla guvendim. Soylediklerini yeterince sorgulamadım. Her zaman haber yaparken yaptığım gibi kaynağı didik didik didiklemedim. Hata benim.

Burak, kendi içinde ne yaşadı bilmiyorum. Daha evvel baktığı davalar nedeniyle sıkıntı yaşadığını biliyorum. Ancak ne olursa, olmamış bir şeyi olmuş gibi; ya da olan bir şeyi farklı bir şekilde aktarmak kabul edilemez.

Polis ne melektir ne de ocu. Hiçbir kuruma duşman değilim. Kurumlar içinde aksayan bir takım sorunlar varsa, bunların basın yoluyla kamuoyu gundemine getirilmesi ve sorgulanmasının her şeyden çok kurumların yararına olacağı goruşundeyim. Ancak kurumların boş iddialarla karalanmasına karşıyım. Hatta once ben karşı dururum.

Hata yaptığım zaman hata yaptım derim, denmesi gerektiğine inanırım. Hataların oğretici olduğunu da duşunurum. İnsan duşmeden yurumeyi oğrenemiyor, yurumekte ne kadar usta olsa da bazen takılıp duşebiliyor.

Kırgınım ve kzıgınım, ben sosyal medyadan linç edenlere değil, kendilerince haklılar; zaafımdan yararlanıp, beni yanlış yonlendirdiği için kardeşime kızgınım. Bazen kol kırılır yen içinde kalır. Ama kırık başkalarına zarar veriyorsa, gunah benim diyip meseleyi açmak açıklamak gerekir. Bu durum oyle bir durum.

Kendime kıssaden hisse; haber yaparken, kim olursa olsun, haber kaynağı olarak birini dinlerken daha ince eleyip sık dokumak gerektiğini oğrendim. Gazetecilik zor iş mi? Evet, zor ve ben buyuk bir gazetecilik hatası yaptım."