Özet (TL;DR) @ 2018-03-20T07:05:55.000Z: Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, hükümetin ekonomiye dair açıkladığı verilerin güvenilir olmadığını söylerken "Verilerin güvenilirliğine dair şüphe çıktı ortalığa, bu çok yanlış. GSYH revize…



Ekonomi

07:05 20.03.2018URL'yi kısaltın

Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, hukumetin ekonomiye dair açıkladığı verilerin guvenilir olmadığını soylerken "Verilerin guvenilirliğine dair şuphe çıktı ortalığa, bu çok yanlış. GSYH revize edildi. Kısa vadeli aylık verilerle uzun vadeli veriler ortuşmuyor" dedi. Yılmaz'a gore faizlerin kısa donemde aşağı inmesi de mumkun değil.

Eski Merkez Bankası Başkanı ve İYİ Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz,  partisinin ekonomi basınıyla paylaştığı 'Turkiye Ekonomisi' adlı sunumda, devletin urettiği rakam konusunda kendisinin Merkez Bankası Başkanlığı yaptığı sure için de şuphe olduğunu anlatarak, "Benim gorev suremde de vardı bu şuphe. Ben hep şunu soyledim: bizim urettiğimiz enflasyon dunyada kullanılan metodolojilere gore bir enflasyon. Ama itiraf edeyim, son iki uç yılda geliştirilen bazı uygulamalar bende de bu şupheyi başlattı" diye konuştu.

' NASIL GÜVENİLİR PLAN YAPACAKSINIZ?'

Cumhuriyet'ten Şehriban Kıraç'ın haberine gore, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in katılımıyla duzenlenen toplantıda sunum yapan Durmuş Yılmaz'nın konuşmasının satırbaşları şoyle:

Verilerin guvenilirliğine dair şuphe çıktı ortalığa, bu çok yanlış. GSYH revize edildi. Kısa vadeli aylık verilerle uzun vadeli veriler ortuşmuyor. Çağın en buyuk guçlerinden biri big data analizi. Eğer rakamlar doğru değil ise nasıl guvenilir plan yapacaksınız?

' 1.1 MİLYON GENÇ İSTATİKLERE DAHİL EDİLEMİYOR'

Turkiye'de yapılan işsizlik hesaplamasında yeni bir alışkanlık ortaya çıktı. 15-24 yaş aralığındaki genç nufusumuz 11 milyon 876 bine sabitlenmiş durumda hesaplamalarda. Oysa gerçek rakam 12 milyon kusur. Yani 1.1 milyon genç istatistiklere dahil edilemiyor.

' ŞU ANKİ KOŞULLAR 2001'DEN ÇOK DA İYİ DEĞİL'

Turkiye'de sabit kur rejimi olsaydı Turkiye şu anda bir kriz içerisindeydi. Dalgalı kur rejimi olduğu için biz çarkları dondurmeye devam ediyoruz. Şu andaki koşullarımız 2001 kriz donemindekinden çok da iyi değil. Çunku 2001'de krize goturen ortamdaki birtakım alışkanlarımızı, birtakım gunahları tekrar işler hale geldik. Maalesef bu krizlerden ders çıkarmamış gibi gorunuyoruz.

(C) AFP 2018/ LUIS ACOSTA

' BİR GECEDE HEPSİ DEVLET BORCU HALİNE GELEBİLİR'

Bu ekonominin kaynak ihtiyacı azalmadı. Kamu borcu GSYH oranı 70'lerden 30'a duştu. Evet ama ozel sektor borçlanmaya devam etti. Özel kesimin borcu devleti ilgilendirmez gibi duşunuluyor ama bir gecede bunların hepsi devlet borcu haline gelebilir.

' SANAYİSİZLEŞME SÜRECİ'

2000'li yılların başından itibaren izlenen iktisadi politikalar sonucu ekonomimiz hızlı bir sanayisizleşme surecine girdi, buyuk olçude dış borç ile finanse edilen iç tuketim ve inşaata dayalı yatırım modeline geçildi.

' MERKEZ, ENFLASYON HEDEFİNDEN VAZGEÇTİ'

Ekonomi 2012 yılından itibaren enflasyon- devaluasyon sarmalına girmiştir. Bunun başlıca sebepleri gevşek para politikası, aşırı kredi buyumesi ve kur geçişkenliğidir. Merkez Bankası enflasyon hedeflemesinden de-facto vazgeçmiş ve siyasi baskılar sonucunda anti-enflasyonist politikalar izleyemez duruma duşmuştur. Enflasyon hedeflemesi yapmış gibi yoluna devam ediyor. Seçmen de işsizliğe karşı daha duyarlı enflasyona karşı daha az. Gıda Komisyonunun hiçbir etkinliği yok.

(C) AA/

' 2018'DE ORTAYA ÇIKACAK'

2011'den bu yana kamu maliyesi bozulma işaretleri vermiş, ancak bu bozulmanın gerçek boyutu 2018'de ortaya çıkacak. İç borç çevirme rasyosu yuzde 80'lerden, yuzde 130'a fırlayarak, 2009 krizi dahil AKP iktidarlarının en yuksek seviyesine çıktı.

' 0.8 BÜYÜYEBİLMEK İÇİN 3 KAT DAHA FAZLA DIŞ AÇIK VERİLDİ'

Turk ekonomisi 2003-2017 doneminde, 1950-2002 donemine kıyasla yıllık ortalama sadece 0.8 puan daha fazla buyuyebilmek için bu donemin 3 katı dış açık vermek durumunda kaldı. Bunun sonucunda Cumhuriyet tarihinin en yuksek toplam borçluluk oranına erişildi.

' KGF KREDİLERİ SIKINTILI'

Kredi Garanti Fonu (KGF) kredilerinin buyuk kısmı sorunlu. Bu bankalar uzerinde yuk oluşturacak. BDDK bu yuku bişdi geçici kuraldışı tedbirlerle hafifletmeye çalışıyor.

' KISA VADEDE FAİZLER AŞAĞI İNMEZ'

Kısa vadede faizlerin aşağıya inmesi mumkun değil. Dolarda surekli bir rekorla karşılaşıyoruz. Kısa vadede bu inişler çıkışlar olacaktır. 1 yıllık vadeye baktığımızda da TL değer kaybedecek. Burada kısa vadede Merkez Bankası'nın alacağı tedbirler var. O tedbirlerleri almazsa bunlar bir sure daha yukarıya gidebilir. Ama uzun vadede alınacak tedbir Turkiye'de normal hayata donmektir. Merkez tedbir almalı. Kısa vadede faizle bu tedbir alınmalı. Fakat oyle bir durum oluşur ki Merkez bu mermisini bu silahını kıllandığında boşa çıkabilir. Çunku Maliye politikası bunu desteklemiyor hukumet politikası bunu desteklemiyor. Bu olmayınca faizi artırmakla kalırız, bu da daha yuksek bir enflasyona daha yuksek kura neden olabilir. n Yabancı kredi derecelendirme kuruluşları hukumet için rapor uretmiyor. Bunu yatırım yapacak firmalar için yapıyor.

Turkiye, 2002-2017 doneminde toplam 1.8 trilyon dolar ihracat, 2.78 trilyon dolar ithalat yaptı. Yanlış ekonomi politikalarının maliyeti dış ticaret açığı uzerinden yaklaşık 1 trilyon dolar oldu.