Özet (TL;DR) @ 2018-03-17 23:26:56.135964: Şu sıralar Latin Amerika’da Engin Akyürek rüzgarı esiyor. Onun için “Maradona’dan daha popüler” diyorlar... Okuduğu kitaplar Arjantin’de bir anda en çok satanlar listesine giriyor. Kolombiya’dan…
◊ Ankaral ı olduğunu biliyorum… Özluyor musun Ankara'yı, yoksa İstanbullu mu oldun artık?
- Ankaralıyım. İstanbul'u seviyorum ama ailem Ankara'da. Ankara'da doğdum, buyudum. Ankara'yla başka turlu bir bağım var. Aidiyet duygusu gibi. Ama "Git Ankara'da yaşa" dersen, çok zor yaşamam.
◊ Ka ç kardeşsiniz?
- Bir erkek kardeşim var. O bankacı. Beraber yaşıyoruz.
◊ Annen baban ne i ş yapıyor? "Turkiye'nin Yıldızları" yarışmasına katılırken sana başka meslek seçmen için tavsiye vermediler mi?
- Babam memur emeklisi. Annem ve babam tercihi bize bırakır. Guvendiler, sağ olsunlar. Bizim donemimizde aslında zordu. Boyle bir yarışma ya da buna benzer bir ornek yoktu.
Sadece "Popstar" vardı. Ben yarışmaya girerken o anlamda biraz tereddut etmiştim. Bilinmezlik vardı.

FATMAG ÜL EVRENSEL BİR HİKAYEYDİ
◊ Oynad ığım dizilerin uzun soluklu olacağı yonunde bir algımız vardı. Ama son dizin "Ölene Kadar" kısa surdu. Bunu neye bağlıyorsun?
- 13 bolum surdu. Her işe inanarak girersiniz. Ama seyirci, hikayeyi sevmeyebilir. Biz hikayeyi doğru anlatamamış olabiliriz. Bu da bu işin doğasında var. Bugun çok başarılı olan işlere gidip sorduğunuzda neden başarılı olduğuyla ilgili net bir şey soyleyemezler. Bittiğinde de net bir şey soyleyemezsiniz.
◊ "Kara Para Aşk" neden başarılı oldu?
- Bence oradaki polisiye çok başarılıydı. Bir de aşk hikayesi çok guçluydu. Ama sadece aşk hikayesiyle bir diziyi anlatamazsınız. Hikayenin de guçlu olması lazım.
◊ Peki "Fatmagul'un Suçu Ne"nin tutma sebebi neydi?
- Çok evrensel bir hikayeydi. Dunyanın her yerinde seyircinin karşılaşabileceği, çok da riskli bir hikayeydi. Ama biz onu çok doğru anlattık bana gore.
Çok dozunda ve olması gerektiği gibiydi. Keşke şu anda da oyle hikayeler anlatılabilse. Ekranda o tip hikayelerin eksikliğini goruyorum.
◊ Bu aralar ne yap ıyorsun?
- Şu anda film var. Onun heyecanını yaşıyoruz. Televizyon için de bir şeyler yapacağız gibi duruyor. Şu anda netleşen somut bir iş yok, ama eylul gibi netleşmiş olacağını sanıyorum.
◊ Barcelona 'ya gittiğimde kanallar arasında dolaşırken "Fatmagul'un Suçu Ne"yi gordum. Senin Latin Amerika'da da ciddi bir hayran kitlen var. Bunları gorduğunde ne hissediyorsun?
- Çok gurur duyuyorum. İspanya çok onemli. Çunku oralara çok fazla giremiyorduk. Bence orada yayınlanabilmek çok buyuk bir başarı. "Fatmagul'un Suçu Ne" gosterildiği butun ulkelerde başarılı olan bir dizi. Belki onun açtığı yoldan başka diziler de İspanya'ya ya da Latin Amerika'ya girecektir.
◊ Latin Amerika 'da populer olmanı neye bağlıyorsun?
- Valla onlara sormak lazım. Benim kendimle ilgili bir tespitte bulunmam çok zor. Eskiden aynı coğrafyada olan insanlar izliyordu ve bunu belirli olçulerde anlayabiliyorduk.
Ama farklı coğrafyalardan insanların Turk dizilerini izliyor olmaları birazcık sosyolojik bir durum. Birileri bunun uzerine keşke bir tez yazsa ya da araştırsa. Muhakkak ortak paydada bir şeyler vardır.
Bir donem Amerika'da Akdenizli oyuncular revaçtaydı, hatırlarsınız. Bence o duygularla ve sıcaklıkla ilgili. Bizim duygularımızı gosterme biçimimiz bence onlara iyi geliyor.
◊ Diziler d ışında bir de Engin Akyurek fenomenliği var oralarda. Maradona'yı bile geçtiğin soyleniyor...
- Maradona tatlı bir yakıştırma olmuş. Bazı ulkelerde bazı kavramları geçmek çok mumkun değil. Bahsettiğimiz ulkeler Amerikan dizilerini izlemekten sıkılmış da olabilir.
◊ Sosyal medyadan eminim sana da Latin hayranlar ın ulaşıyordur...
- Ben sosyal medyada yokum. Ama benimle ilgili yazılanları goruyorum. İlla sosyal medya hesabınızın olmasına gerek yok bunun için. Benim zaten hiçbir zaman hesabım olmadı.
◊ Sen biraz daha kapal ı bir hayat yaşıyorsun...
- Bilmem… Kapalı bir hayat, kime gore mesela? Bana kapalı bir hayat yaşıyormuşum gibi gelmiyor. Aslında hayatımı yaşıyorum. Bu mesleği yaptığınızda belli yapılması gereken ve beklenilen şeyler var. Onları mı yapmıyorum acaba da boyle algılanıyor, bilmiyorum.
◊ Sosyal medyada yoksun, gece d ışarı çıkmıyorsun, çok sık aşk haberlerin de yazılmıyor. Bu nedenle kapalı bir hayat yaşıyormuşsun gibi bir algı oluyor..
- Ben oyle hissetmiyorum. Hayatımı olabildiğince dışa donuk yaşadığımı duşunuyorum. Bu mesleği yapmasaydım belki yine boyle olacaktım. Bu işi yapıyorum ve hayatımı boyle kurgulamam lazım gibi bir şey değil bu.
◊ Nas ıl bir hayatın var? Neler yaparsın daha çok?
- Benim Anadolu yakasında bir hayatım var. Çoğunlukla oradayım. Arkadaşlarım ve çevrem de o tarafta. İşim olmadıkça Avrupa tarafına geçmiyorum. Çalışmadığım donemlerde çalıştığım zamanlarda vakitsizlikten yapamadığım şeyleri yapıyorum.
◊ Yak ın arkadaşların kimler?
- Oyuncu arkadaşlarım da var, mahalleden ya da Ankara'dan goruştuğum arkadaşlarım da var. Kendimle vakit geçirmeyi de severim. Bir yere gidip kitap okumaya bayılırım.
◊ Paul Auster okurken g oruntulenince kitap Arjantin'de en çok satanlar listesine girmiş...
- Doğru mu gerçekten? Eğer doğruysa guzel bir şeye vesile olmuşum.
◊ Paul Auster 'i sever misin?
- Çok severim. Bence şu anda dunyada yaşayan en iyi edebiyatçılardan biri.

Ç OK iYi HiKAYELERiMiZi ÇOK VASAT ANLATIYORUZ
◊ İyi romanlar okuduğunda, "insanlar neler yazıyor biz ne oynuyoruz" diyor musun kendi kendine?
- Bence bizim hikaye problemimiz yok. Bunu ifade etmekle ilgili bir sıkıntımız var. Yoksa bu toprakların hikayeyle ilgili bir problemi olabilir mi? Her yerden hikaye fışkırıyor.
Bu dizilerin başarısı bize tesadufmuş gibi geliyor ama bence değil. Aynı emeği ve başarıyı sinemada da gosterebilsek dunya çapında buyuk başarılar elde ederiz. Sadece bir dağınıklık var, her şey gunubirlik ve gunu kurtarmak uzerine işliyor. Bir de çok iyi hikayelerimizi çok vasat anlatıyoruz. Bir Amerikan filmini duşunun.
Bazen çok vasat hikayeleri o kadar iyi anlatıyorlar ki. Turk sinemasının ozeti, çok guzel filmlerin vasat anlatılması.
◊ Çağan Irmak nasıl anlattı hikayeyi?
- Bence çok iyi anlattı. Ben filmi izlemedim ama içinde olduğum için hissini biliyorum.
◊ A ğlayacak mıyız yine?
- Ağlayabilirsiniz. Bana çok romantik bir film gibi de geliyor. Filmde gerilebilirsiniz. Hatta korkabilirsiniz. Hepsini birazcık içinde barındırıyor. Tamamını duşunursek psikolojik gerilim filmi diyebiliriz. Bence bu film başarılı olursa, arkasından bu tip tonda filmler yapılabilir.
◊ "Çocuklar Sana Emanet"in tonu nedir?
- Hikayenin içerisinde gizem var ve o yuzden çok fazla spoiler vermek istemiyorum. Birçoğumuz modern şehirlerde yaşıyor. Bu nedenle de çok fazla yuklerimiz var.
Acılarla hayata devam ediyormuşuz gibi bir ruh hali içindeyiz. Bunlardan nasıl kurtulacağımızı da bilmiyorum. Bununla ilgili bir şey anlatıyor aslında temelde. Bir adamın geçmişiyle, travmasıyla, kendisiyle yuzleşmesi gibi.
◊ "Çocuklar Sana Emanet" ismi buradan çıktı o zaman...
- Aslında bunu seyirciye soyluyor. Bu duygu size emanet aslında.
◊ Çağan'la daha once bir işte çalışmış mıydınız?
- Çalışmamıştık. Ben her şeyden once insan olarak onu tanıdığım için çok mutlu oldum. Bu tip insanların bu sektorde var olması beni çok iyi hissettirdi. Çağan hem insan hem de yonetmen olarak çok ozel biri. Hep uretsin ve var olsun. Çok guzel hikayeleri var.
BU FiLM SEYiRCiYi KENDiSiYLE YÜZLEŞTiREBiLiR
◊ "Bi Kuçuk Eylul Meselesi" çok guzel bir filmdi. Sinemada boyle bir şansının olduğunu duşunuyor musun? Bu filmin mesela onun uzerine çıkabilecek bir film mi?
- Çok guzel bir filmdi. "Bi Kuçuk Eylul Meselesi"ni seven kitlenin "Çocuklar Sana Emanet"i de seveceğini duşunuyorum.
Çunku o da kabul edilmesi zor bir filmdi. Aşk filmiydi ama filmin sonuna kadar "Ne oluyor, ne oluyor" dedirtti seyirciye. Burada da boyle bir merak duygusu olacak. Ben çok iyi bir film olduğunu duşunuyorum.
Bence seyirciyi kendisiyle yuzleştirebilir bu film. Filmi biz yaptık ama seyirciyle tamamlanacak. Herkesin farklı bir hissiyatla salondan ayrılacağını duşunuyorum.
◊ Filmi ne zaman çektiniz?
- Ekim ayında çektik. Post produksiyon sureci uzun surdu.
◊ Galas ı hangi gun yapılacak?
- 21 Mart Çarşamba gunu.
◊ Filmlerin hep daha kal ıcı olduğu soylenir. Filmi çekerken daha mı dikkatli davranırsın?
- Bir dizi tercihinde bulunurken o karakteri dizi surecinde hayatınızda taşıyorsunuz. Bunların hepsine çok iyi karar vermeniz lazım ki sıkılmayın.
Ne oynadığınızdan emin olmadan işin içine girdiğinizde 8'inci bolumde sıkılabilirsiniz. Ya da "benim karakterim bunu yapmaz" deyip hikayeyi manipule edip başka bir noktaya çekmeye çalışırsınız. Çunku bir taraftan da hayat akıyor. 1,5-2 sene aynı saç ve aynı sakalla yaşamak durumunda kalıyorsunuz. Sinema o nedenle daha ozgur ve rahat. Hikayeyi sevdiyseniz gerçekten içinde olabilirsiniz.
◊ Bug une kadar sıkıldığın roller oldu mu?
- Çok şukur olmadı. İnce eleyip sık dokuyormuşuz gibi gozuken bekleme aralarının aslında sebebi bu. Sıkılmadan o işin içinde var olabilmek. Oynadığınız rolu sevmiyorsanız sıkılabilirsiniz.

_ KARANLIKTAK İ ADAM
_Hayranlar ı Engin Akyurek'in Paul Auster'in "Karanlıktaki Adam" kitabını
okurken fotoğrafını çekince kitap Arjantin'de en çok satanlar listesine girdi.
Engin Akyurek, Paul Auster için "En sevdiğim yazarlardan"diyor.
FAT İH SULTAN MEHMED'İ EN İYİ OYNAYACAK İSİMLERDEN BİRİ KENAN'DI
◊ Kenan İmirzalıoğlu'nu Fatih Sultan Mehmed rolune yakıştırdın mı?
- Ben universitede tarih okudum. Gonulden soyluyorum, başarılı olmalarını çok istiyorum. Bu tip işler başarılı olmadığında bir daha benzer işler yapılmıyor. Dilerim başarılı olur ve boyle daha çok iş yapılır. Çunku tarihimizde çok guzel hikayeler var. Bence bu rolu en iyi oynayabilecek isimlerden biri Kenan. Hemşerim de aynı zamanda.
KENDi YAZDIĞIM HiKAYEYi ÇEKMEK iSTiYORUM
◊ Suudi Arabistan T urk dizilerini yasakladı. Bu konuda ne duşunuyorsun?
- Bence bu durum geçicidir. Kalıcı olacağını duşunmuyorum.
◊ Çok sayıda Arap hayranın var. Arap ulkelerini ziyaret ettin mi? Çok sayıda unlu oyuncu gidip para kazanıyor katıldıkları davetlerden...
- Gitmedim. Bunu bana değil, menajerime soracaksınız. Demek ki orada doğru bir projeye denk gelemedik. Turist olarak da o bolgeye gitmedim. Çunku orası yine de benim için iş gibi olacak. Ben biraz daha plansız programsız seyahat etmeyi seviyorum. Son 1,5 senedir yazma ve okuma surecindeyim. Biraz durmak ve yazmak istedim. Bu da bana iyi geldi. Film vizyona girdikten sonra belki bir yere kaçabilirim.
◊ Ka ş'a sık gidiyorsun ama...
- Kaş gorunen kısmı. Oraya dalış için gidiyorum. Aslında birçok yere gidiyorum.
◊ "Yazıyorum" dedin. Ne yazıyorsun?
- Öykulerim var. "Kafasına Gore" diye bir dergimiz var. İki ayda bir çıkıyor. Hem onun içeriğiyle ilgileniyorum hem de orada kurmaca hikayelerim yayımlanıyor. Yurtdışına da yolluyoruz, isteyen çok kişi oluyor. Bu beni çok mutlu ediyor. İnsanlar farklı dillere çevirtip okuyorlar. Bu çok değerli bir şey. Oradaki hikayeler çok farklı.
◊ Senaryo da yaz ıyor musun?
- Evet. İleride inşallah bir şeyler yapacağım.
◊ Y onetmenlik hayalin var mı?
- Aslında var. Çunku yazmaya başladıkça kafanızdakini sizin çekmeniz gerektiğini anlıyorsunuz.
◊ Bu egoist çe bir şey değil mi?
- Yazdığınız hikayeyi anlatmak istediğinizde ve eğer hikaye iç dunyanızla ilgiliyse onu siz çekmelisiniz. Ben kendimi yazar olarak ya da senarist olarak gormuyorum. Bunlar çok farklı şeyler. Ben sadece bir oyuncu olarak hislerimi, duygularımı kaleme alıyorum. Yazarlık iddiasında bulunmuyorum. Bu yazarlara saygısızlık olur.
T ÜRK SiNEMASI MELODRAMLA KOMEDi ARASINA SIKIŞTI
◊ T urk sinemasında son yıllarda gişenin komediden geleceğini duşunen bir anlayış var. Buna ne diyorsun? Komedi filmlerini takip ediyor musun?
- Ben her şeyi izliyorum. Sinemayı çok seven bir adamım ve yerli-yabancı neredeyse tum filmleri takip ediyorum. Bizdeki sorun Turk sinemasının eksikliğinden kaynaklanıyor. Biraz melodramla komedi arasına sıkışmış bir sinemamız var. Bir tarafta starların çektiği komedi filmleri, bir tarafta melodram, bir tarafta da bağımsız sanat ağırlıklı filmler var. Ortada duran ana akım sinema birazcık zayıf. Çağan, Yavuz Turgul gibi yonetmenlerin filmleri daha çok çıkmalı. Ve daha fazla izlenmeli. Sektoru geliştirecek olan filmler bence bunlar.
◊ Komedi filminde oynar m ısın?
- Oynarım. Kendime komedi oyuncusu demem ama iyi bir komedi filminin içinde olmak isterim. Guzel de olur.

TUBA DA BEREN DE i ŞiNDE ÇOK iYi
◊ 10 y ıl sonra Engin'i nerede goruyorsun? Mesela yazar olarak mı yonetmen ya da oyuncu olarak mı?
- Merkezde oyunculuk. Oyunculuğu çok seviyorum ve bunun için her zaman hayallerim var. Ama bunun yanından biriken hikayelerimi anlatmak istiyorum. Belki yurtdışında ortak bir proje yapabilirim. 10 yıldır hep televizyon işlerine konsantre oldum. Biraz daha sinemaya konsantre olmam gerektiğini duşunuyorum. Bugune kadar 3 film yaptım. Sinemada farklı filmlerle var olabilirim.
◊ Son zamanlarda hangi yerli-yabanc ı dizileri takip ediyorsun?
- Şimdi herkesin izlediği "La Casa De Papel"e başladım. Gideri var. Yerli dizilere ara ara bakıyorum. Çoğunlukla denk gelirsem ilk bolumlerini izlemeye çalışıyorum. Surekli olarak takip ettiğim ve ilişki kurduğum bir dizi şu anda yok.
◊ Ke şke bir projede birlikte oynasak dediğin bir kadın oyuncu var mı?
- Yok. Bunu biraz rol belirliyor. Benim zaten işlerim de hep oyle oldu.
◊ Kendi i şlerin içinde en çok hangisini sevdin?
- Hepsi benim çocuklarımdı dermişim (Guluyor). "Bir Bulut Olsam" benim ilk başrol olduğum işti. Rahmetli Meral Okay yazmıştı. Benim için de çok değerli bir insandır Meral Abla. Allah rahmet eylesin… "Bir Bulut Olsam" bende çok farklı bir yerde durur. "Fatmagul'un Suçu Ne" tanınmamı sağladı, ozel bir iş oldu. Yurtdışı surecini başlattı. "Kara Para Aşk" da bu sureci devam ettirdi. Çok ozel bir işti. Ben onunla Emmy'e aday oldum, Seul'den odul aldım…
◊ "Kara Para Aşk" mı "Fatmagul'un Suçu Ne" mi?
- Kızın mı oğlun mu sorusu gibi bu… Onlar ikiz ve ikisini de çok seviyorum.
◊ Peki, Tuba B uyukustun mu Beren Saat mi?
- İkisi de çok iyi. İşlerini çok iyi yapan oyuncular.
M ÜZiK HAYATIMDAKi EN BÜYÜK EKSiKLiK
◊ M uzikle aran nasıl? Enstruman çalıyor musun?
- Çalmıyorum. Hayatımdaki en buyuk eksiklik ve arada kendime kızma sebeplerimden biri bu. YouTube'u açıp gitar akordu oğreneyim filan diyorum arada. Ama hep başka onceliklerim oldu ve bunun onune geçti. Bu aralar yine gitar çalma isteği geliyor. Artık bir yere gitmeden de internet uzerinden oğrenebilirsin. "Akdeniz Akşamları"ndan başlayabilirim...
OYUNCULAR ÇOCUK GiBi ONAYLANMAK iSTER
◊ Bug une kadar Arap hayranlarından aldığın en tuhaf teklif neydi?
- Hiç oyle bir teklif almadım. İnsanlar en fazla fotoğraf çektirmek ister, ya da sete gelir. Belki evinize gelip çiçek bırakırlar. Tuhaf teklifler, eski starlardan kalma bir şey. Ulaşılamaz olmak… Ama hayat oyle değil. Herkes herkese ulaşabilir.
◊ Peki ilgiden yorulmuyor musun?
- Yok. Bu çok guzel bir şey. Bu işi niye yapıyoruz ki? Altında yatan sebep beğenilmek, sevilmek değil mi? İnsan niye oyunculuk yapar, beğenilmek için… Çıkış noktası odur aslında. 13-14 yaşında bir kız ya da erkek çocuğu "oyuncu olmak istiyorum" dediğinde aslında bunun altında yatan duygu, beğenilme ve onaylanma duygusudur. O yuzden oyuncular biraz çocuk gibidir. Onaylanmak isterler.
SEVGiLiM YOK OLSA SANA SÖYLERiM
◊ Cansu Dere ile aran ızda neden aşk dedikodusu çıktı?
- Bilmiyorum ki… Bu işin merkezinde olan sizsiniz. Size sormak lazım. Boyle haberler neden çıkar? Cansu'yu en son Altın Kelebek gecesinde gordum. Siz bilmiyorsanız hiç kimse bilmiyordur.
◊ Çok fazla uzun sureli ve bizim bildiğimiz ilişkilerin olmadı.
- Evet eğer kapalılıksa bu kapalılık olabilir.
◊ Hayat ında biri var mı?
- Şu anda yok. Olursa ve sorarsanız soylerim. Yalan soylemem. Hayatınızda biri varsa bu konuda yalan soylemek ona da ayıp ve saygısızlık. Ama sana gelip "Abi sevgilim var" demem.

MODERN HAYATLA ŞİDDETİN DOZU ARTTI
◊ T urkiye ciddi anlamda bir şiddet problemi var. Bu konuda neler soylersin?
- Bu korkunç şeyi kabul etmeyecek ya da bunun iğrenç bir şey olduğunu savunmayacak hiçbir canlının dunya uzerinde yaşamadığını duşunuyorum. Ben oyuncu olarak bugun ortaya çıkan tablodan tabii ki rahatsız oluyorum. Ama insan şunu da sorguluyor. Bu hep var mıydı? Modern hayatla birlikte dozu artmış olabilir. Medya bunları duymamıza mı vesile oldu? Bunu anlamaya çalışıyorum. 30-40 yıl once de bu taciz meseleleri vardı da gizli kalıp insanların travmaları olarak mı devam ediyordu bilmiyorum. Bu meseleyi 20 sene sonra daha iyi anlayabiliriz. Belki de vardı ve haberleri yapılmıyordu. Modern çağın araçları belki de bunun açığa çıkmasına vesile oldu. Biz de takip edebiliyoruz. Biri bir tweet atıyor ve hepimiz o olayı takip edebiliyoruz.
BESLENMEME DiKKAT EDiYORUM
◊ Az once laktozsuz sutle yapılan kahve istedin. Sağlığına dikkat ediyor musun?
- Beslenmeme dikkat ediyorum. Normal sut biraz rahatsız ediyor.
◊ Spor yap ıyor musun? Boyun çok uzun. Geçmişte basketbol filan oynadın mı?
- Evet spora gidiyorum. Boyum 1.90 ama profesyonel anlamda basketbol oynamadım. Mahalle arasında oynuyorduk.
3.filmi
Zeki Demirkubuz'un "Kader", Kerem Deren'in "Bi Kuçuk Eylul Meselesi"nden sonra Çağan Irmak'ın yonettiği "Çocuklar Sana Emanet", Engin Akyurek'in kariyerindeki uçuncu filmi...

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.