Özet (TL;DR) @ 2018-03-17T12:25:00.000Z: Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Uruguay'a kaçan Çiftlik Bank'ın kurucusu Mehmet Aydın ile ilgili açıklama yaptı.Gül, "İlgili kişinin Türkiye'ye iade konusunda da ne gibi imkan varsa savcılarımız gerekli…



Adalet Bakanı Abdulhamit Gul, Uruguay'a kaçan Çiftlik Bank'ın kurucusu Mehmet Aydın ile ilgili açıklama yaptı.Gul, "İlgili kişinin Turkiye'ye iade konusunda da ne gibi imkan varsa savcılarımız gerekli takibatı yapıyorlar" dedi. Bakan Gul hukumetin gundeminde kesinlikle af konusunun bulunmadığını da soyledi.

Adalet Bakanı Gul, CNN Turk'te Hakan Çelik ile Hafta Sonu programının konuğu oldu. Bakan Gul, gundeme ilişkin soruları yanıtladı.

' BİZİM ÇOK UYANIK OLMAMIZ LAZIM'

(C) Fotoğraf: DHA

"Yargı bu Çiftlik Bank vakası uzerine titizlikle gitmektedir. Bu hususta vatandaşlarımızın daha duyarlı olması, ozellikle sanal ortamlardan dolandırıcılığa bir takım kişilerin tevessul ettiğini goruyoruz. İstanbul Anadolu Başsavcılığı, bu Çiftlik Bank'ın bulunduğu yerlerin yaptığı soruşturmalar da var ama merkezi İstanbul'da olduğu için Anadolu Savcılığı soruşturmayı yurutuyor. Her turlu çalışmalar yapılıyor. Öncelikle bizim çok uyanık, titiz olmamız gerekiyor. Bu tip sanal ortamlar, bir anda tureyip de vatandaşlarımızın iyi niyetlerini somurenlere izin vermemek lazım. Burada hukuken kayyum boyutu, uluslararası hukuk boyutunda neler yapılabilir yargı makamlarımız gereğini yapıyor. Şikayete konu olunca, çıkış yasağı konuldu. Şikayetler olunca konu yargıya intikal etti. Yurt dışı yasağı konulunca da ilgili kişinin dışarıda olduğu anlaşıldı. İlgili bakanlıkların çalışmaları suruyor. Yargı mensuplarımız, savcılarımız konuyu titizlikle takip ediyor. İlgili kişinin Turkiye'ye iade konusunda da ne gibi imkan varsa savcılarımız gerekli takibatı yapıyorlar."

' CEZAEVLERİNİN YARISI HIRSIZLIK VE UYUŞTURUCU SUÇLULARIYLA DOLU'

"Turkiye'de 5469 kişi dolandırıcılıktan, hırsızlıktan 41.434 kişi cezaevinde olan kişi sayısı. Uyuşturucuda çok yoğun bir şekilde hem cezaları hem de uygulamaları artırdık. Uyuşturucu suçlarından dolayı cezaevlerinde 51.359 kişi var. Cezaevinin neredeyse dortte biri uyuşturucudan, hırsızlık ve yağmayı koyduğumuzda yarısı bu suçlardan dolayı cezaevinde. Hiçbir hukumet cezaevlerinin dolu olmasını arzu etmez. Biz isteriz ki hiç kimse tutuklu olmasın, mahkum olmasın. Ama bir realite var."

' GÜNDEMİMİZDE AF YOK'

"Bizim cezaevlerindeki tutuklu ve hukumlu sayılarının artmasının temel nedeni, AKP hukumetlerinin oncesinde aflar ve bir takım uygulamalar nedeniyle farklı infazlar vardı. Daha once bir cezanın infazıyla ilgili, 2005'ten sonra AKP hukumeti, daha once yuzde 40'ını yatınca çıkabiliyordu, bu yuzde 66'ya çıkarıldı. Dolayısıyla bunun getirmiş olduğu, iki cezalar çok artırıldı. Vatandaşımızın malına, canına, hayat hakkına kim kastediyorsa cezaların artırılması, uyuşturucu, hırsızlık gibi vatandaşımızı mahallede hangi konu rahatsız ediyorsa, bunlara tahammul gosterilmiyor. Bunlardan dolayı cezaevlerinde bir artış var. Hukumetimizin gundeminde her hangi bir şekilde af bulunmamaktadır."

SARI TAKS İ-UBER TARTIŞMASI

"Öncelikle şunu ifade etmem lazım. Adalet bir lutuf değildir, yargı organları ve bu mekanizmada bulunan herkesin neyi hak ediyorsa vermesi, gorevidir. Vatandaşların ve tuzel kişiliklerin de hukuk sistemine uyması bir lutuf değildir. Bir hukuk sistemine tabiyseniz bunun gereğini yapacaksınız. Aksi takdirde hukuk devleti olmaz, anarşi, keyfilik olur. Bir başka vatandaşın hakkına tehdit oluşturur. 'Şoyle yaparım, boyle yaparım' gibi açıklamalar hukuk devletinde tasvip edilemez. O beyanlardan çok bilgim yok, genel ifadeyle soyluyorum. bu konuda suç teşkil eden husus varsa, savcılarımız gerekli çalışmayı yapmışlar ya da yapacaklardır. Bu konu yargının kendi takdirinde. Diğer husustaki tartışmalar da (Uber-Sarı taksi) çok yoğun bir şekilde arttı. İlgili bakanlıklarımız, hem ulaştırma hem Ticaret bakanlığımız takip ediyor. Açılan bir dava devam ediyor, benim bir şey soylemem de nezaket olarak etik olarak uygun olmaz. Dolayısıyla hukumetimiz, ilgili bakanlarımızla, vatandaşlarımızın hayatını ilgilendiren boyutuyla ilgileneceğiz. İstenmeyen goruntuler oluşuyor, hukuk dışı goruntuler kabul edilemez. Bir haksızlık varsa, yasa dışılık varsa gereğini yapacak ilgili mercilerdir. Bir haksızlık varsa ilgili makamlara şikayet edilir, kimse kendiliğinden 'Ben bir haksızlık gordum, elimle duzelteyim' şeyine giremez. Ben akıllı telefonla bu tip ulaşım hizmetini kullanmadım ama etrafımda kullananlar oldu."

' MAGANDALARA KARŞI ÇALIŞMA YAPIYORUZ'

****" Bazı goruntuleri trafikte goruyoruz, yolu kesiyor, silahını gosteriyor ya da duğunlerde bir takım maganda goruntuleri goruyoruz. Bir kadın surucu, magandalar makas atıyor, yeri geliyor el freni çekip onunde duruyor; bunlar hayatı tehlikeye atacak davranışlar. Bu tur uygulamalarla ilgili de bir duzenleme duşunuyor, çalışıyoruz. Magandalara, vatandaşlara havai fişek veya kuru sıkı tabancayla vatandaşlarımızı rahatsız eden, yaşam tarzını tehdit edenlerle gili hem akademisyen goruşleri hem de ilgili birimlerimiz bir çalışma içerisinde. Ek tedbirler ve daha caydırıcı hukumler uzerine arkadaşlarımız çalışıyor."

' TUTUKLAMA ŞARTLARI AĞIRLAŞTIRILDI'

"Tutuklama şartları ağırlaştırıldı. Eskiden toplumda infial yaratan fiiller tutuklama sebebiydi, bunlar kaldırıldı, tutuklama zorlaştı. Bazı vakalar meydana geliyor ve gerçekten toplumda infial yaratıyor. Bu sefer de 'Niye tutuklanmıyor?' Bu elbette bir iradedir, bu konuda eskiye donuş, gerçekten tutuklama daha da kolaylaştırılabilir. Ama orada da 'Tutuklamalar artırıldı, herkes tutuklanıyor'. Eskiden toplumda infial oluşturan olaylar tutuklama nedeni oluşturuyordu, AB kapsamında 'tutuklama istisnadır' diye duzenleme yapıldı. Boyle olunca savcıların istemleri ve mahkemelerin tutuklama kararları daha farklı olabiliyor. Bu konuda da vatandaşların talepleri ve uygulamalar gozden geçiriliyor."

BOOK İNG.COM VE WIKIPEDIA


(C) AFP 2018/ LIONEL BONAVENTURE

"Ekonomi Bakanlığımız konuyu yakından takip ediyor, yargı sureci de devam ediyor. Elbette ticari hayatın, rekabetin onemli olduğunu duşunuyoruz. Turizme de canlılık katan bir konuydu. İlgili bakanlığımız konuyu takip ediyor, serbest rekabet ortamı onemlidir, doğrudur ama hukuk çerçevesinde de rekabetin haksızlığa uğramaması gerekiyor. Elbette enformasyon, erişim, ulaşım herkesin temel hakkı aynı zamanda. Ama burada haberleşmeyle, devletin ya da ulkenin ulusal çıkarlarını da dikkate alan bir çalışma yapmak lazım. Bu bir mahkeme kararıyla yapıldı. Biz de hukumet olarak bu meselelerle gundeme gelmek istemeyiz. Ama, ilgili kurumların da Turkiye'yi tohmet altında bırakan, tanımayan bir algı oluşturacak fiilere girince de her ulkenin egemenlik hakkıdır, bunu da yargı makamları kullanıyor. Dolayısıyla şirketler bunu telafi ederse, bizim de umidimiz odur, bunun mahkemelere yeniden muracaat ederek erişime açılması mumkundur.

' İSTİSMAR VE KADINA ŞİDDET KONUSUNDA ASLA TOLERANS GÖSTERİLMEMESİNİ BEKLİYORUZ'

"Adana'da yaşanan hadise sonrasında gerçekten bu menfur fiille ilgili nasıl daha caydırıcı onlemler alınır bu konuda çalışma yapıyoruz. Bu arada dun Adana'daki o fiile ilgili o sanığa 51 yıl ceza verildi mahkemece ve ilk celsede karar verildi. Ben yargı mensuplarımıza da bu konuda gosterdikleri titizlik için teşekkur ediyorum. Çunku geç gelen adalet adalet değildir… Mahkeme takdiri indirim de kullanmadı. Bu da onemli. Takdiri indirim, 62. maddedeki bu indirimlerle ilgili mahkemelerce de uygulamada aslında bazı istisnai yanlış uygulamalar var. Dunyanın her yerinde buna benzer hukumler var. Biz de istismar ve kadına şiddet hususunda asla bir tolerans gosterilmemesini bekliyoruz."

' KRAVAT TAKTI, İNDİRİM. BÖYLE BİR YAKLAŞIM DOĞRU DEĞİL'

(C) AA/

"Turkiye'de Yargıtay içtihatları mahkemelerin genel içtihatlarına yon veren kararlardır. Burada da Yargıtay'ın ilgili dairesinin nasıl davranılmasına gerektiğine dair içtihatları bellidir. 'Kravat taktı indirim'… Boyle bir yaklaşım doğru değil, asla bir hakim de boyle karar vermez, kanunda da boyle bir ifade yazmaz. Milyonlarca dosya, mahkeme var; elbette yanlış bulduğumuz kararlar var ama ben hukuk sistemimize, mahkemelerimize guveniyorum. Mahkemede bir eksiklik olursa Yargıtay'dan, İstinaftan doner. Ama denetimleri eksik bırakmayacağız, Akademi Merkezinde, Yargıtay içtihatları konusunda surekli hakim savcılarımızı eğitiyoruz. Hem meslek içi hem de meslek oncesi eğitimveriyoruz. Her turlu farkındalığı oluşturmaya gayret ediyoruz."

Ş AHİN ALPAY'IN TAHLİYESİ

(C) AA/ Ali Cevahir Akturk

"Öncelile şunu ifade etmek lazım. Hem Anayasa Mahkemesi hem ilk derece mahkemeleri, anayasa ve kanunlarca kurulan gorev ve yetkileri belirlenen mahkemeler. Dolayısıyla tum mahkemelerin ve vatandaşların hukukun itibarını korumak gorevidir. Burada anayasanın 153. maddesi gayet açık: 'Anayasa Mahkemesi kararları, yasama, yurutme, yargıyı bağlar'. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi'nin kararının bağlayıcılığı konusunda hiçbir tereddut bulunmamaktadır. Bu kararda iki noktayı tespit etti Anayasa Mahkemesi. Birincisi; bir hak ihlali tespit ettiğinde, sadece tahliyeyle sonuç ortadan kalkar diye bir tespite gitmiyor. Yerel mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi ama ihlalin ortadan kalkmadığı yonunde bir karar verdi. Yani diyor ki: 'Sen tahliye ederek bu ihlali ortadan kaldırırsın'. Dolayısıyla mahkeme de tahliye ederek bu karara uymuştur. AYM nihai karar vermiyor, tutukluluğa dair durum tespiti yapıyor. Sanığın suçluluğuna dair kararı gorevli mahkeme, istinaf ve Yargıtay erecektir. Turkiye'de hukuk sistemi işlemektedir, bu nedenle de mahkeme kararının gereği yerine getirilmiştir.

Turkiye'de bireysel başvuru hakkı aktif bir şekilde kullanılabilen etkin bir yoldur. Bireysel başvuru hakkı işlemektedir. AYM de bu konudaki kararlarını uluslararası hukuk ve anayasa çerçevesinde vermektedir. Son kararı da AYM vermiştir. Bir ihlal tespit etmiştir, yerel mahkeme de buna uymuştur. AYM gibi bir mekanizma aktif işler vaziyettedir. Boyle bir şeyin gundem olacağını duşunmuyorum. Turkiye'de hukuk mekanizması işlemektedir.

Turkiye'de bireysel başvuru hakkı aktif bir şekilde kullanılabilen, etkin bir yoldur. Hukumetimizin de onemli bir reform olarak getirdiği bireysel başvuru hakkı işlemektedir. Anayasa Mahkemesi de bu konuda kararlarını vermektedir. Son kararı da Anayasa Mahkemesi vermiştir. Tespitin nasıl giderileceğine ilişkin bir karar vermiştir, yerel mahkemede buna uymuştur. Turkiye'de bu mekanizma aktif işlemektedir."