Özet (TL;DR) @ 2018-03-17T16:14:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'da Ak Parti il kongresinde ve dışarıdaki kalabalığa halka hitap etti. Erdoğan, "Afrin'de her an müjdeyi alabilirsiniz" dedi.



Turkiye

16:14 17.03.2018(Guncellendi 01:04 18.03.2018) URL'yi kısaltın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'da Ak Parti il kongresinde ve dışarıdaki kalabalığa halka hitap etti. Erdoğan, "Afrin'de her an mujdeyi alabilirsiniz" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şoyle:

  • Biliyorum çok çektiniz, çok çektik. Yeni bir Diyarbakır inşa ediyoruz.

(C) AA/

Sizler de artık bu yeni Diyarbakır'ın ev sahiplerisiniz

  • Ne olurdu sanki kardeşçe yaşasaydık? Ne olurdu? Ama sabrettik Sabreden zafere ulaşır dedik. Ve ulaştık. Çok şehit verdik. İşte şu anda Afrin'de de sona geldik. Şu an itibarıyla 3569 teroristi etkisiz hale getirdik. Ne tuneller açmışlar. İçinden kamyon geçiyor. Ama kimlerden geldiğini biliyoruz. Ama artık oyun bozuldu. Biz biriz dedik. Diriyiz, beraberiz, kardeşiz dedik ve yuruduk. Hamdolsun Mehmetçiklerimiz oyunu bozdu.

' HER AN OLABİLİR'

  • Nereye yuruduler soyleyeyim. Allah yolunda oldurulenlere olu demeyiniz. Şimdi onlar bizi takip ediyor. Yuce bir makamdalar. Paygamberimize komşular. Allah bize de o makamı nasip etsin.
  • Her an mujdeyi alabilirsiniz. Allah'ın yardımı yakındır. Fatih yakındır. İnşallah yakın. Her an olabilir. 
  • O çukurlar tarih oldu. Suriçi nasıl? Camilerimizi delik deşik ettiler. Saat kulesiyle ne işiniz vardı delik deşik ettiniz? Kesilen sakal daha gur biter. Ve gur bitti.

Erdoğan ardından, Seyrantepe Kapalı Spor Salonu'nda duzenlenen AK Parti Diyarbakır 6. Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasına "Diyarbakır'ı bolemediler, parçalayamadılar. Bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Turkiye olduk" sozleriyle başladı.

Cumhurbaşkanı'nın burada gerçekleştirdiği konuşmasından satır başları şoyle:

  • Diyarbakır'la aramıza kimsenin girmesine de izin vermeyeceğiz. Bizim Diyarbakır'la aramızdaki kardeşlik hukuku oyle dune, onceki gune dayanmaz. Bizim kardeşlik hukukumuz, Hz. Adem ile başlamış, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in ummeti olmakla perçinlenmiş, coğrafyamızdaki bin yıllık birlikteliğimizle de muhurlenmiştir.  Bizim Diyarbakır'la olan muhabbetimiz, oyle buzdan heykel gibi guneşi gorunce eriyen turden değildir. Biz, Diyarbakır'la etle tırnak gibiyiz. Biz, Diyarbakır'la aynı bedenin iki yarısı gibiyiz, hangi yarımız olmazsa diğeri de eksik kalır. Onun için Diyarbakır'la birlikteliğimiz inşallah hep devam edecek.
  • Diyarbakır, yaşadığı tum sıkıntıları, uğradığı tum haksızlıkları, maruz kaldığı tum zulumleri geride bırakarak aydınlık bir geleceğe doğru kararlı adımlarla Allah'ın izniyle ilerleyecek.
  • Diyarbakır'a geçmişte çok buyuk yanlışlar yapıldı. Biraz da bu yuzden Diyarbakır, teror orgutlerinin cirit attığı bir yer haline geldi. Bu guzel şehir, adeta rahmetli Gaffar Okkan gibi emniyet mudurlerini dahi acımasız çarkları içinde yutan bir şiddet duzeninden ne yazık ki boyle bir zulme terk edildi.

' BUGÜN OHAL'İN YÜZDE 5'İ BİLE KULLANILMIYOR'

  • AK Parti'yi kurma çalışmalarımız sırasında buradaki dostlarımıza hukumete geldiğimiz de bizden ne istersiniz diye sorduğumuz da olağanustu hali kaldırın bize yeter diyorlardı. O donemdeki OHAL oyle bir uygulamaydı ki tum vatandaşların ustunde demokrasi kılıcı gibi dolanıyordu. Sakın ha o zamanın olağanustu halini bugunle kıyaslamayın. Bugun olağanustu hal yetkilerinin yuzde 5'i bile kullanılmıyor. Özellikle hak ve ozgurlukler noktasında en kuçuk bir kısıtlama dahi soz konusu değildir. O donemdeki olağanustu hal oyle bir uygulamaydı ki tum vatandaşlarımızın başının ustunde Demokles'in kılıcı gibi sallanıyordu. İktidara geldiğimizde ilk iş, daha ilk ayında olağanustu hali kaldırdık. Ama bununla kalmadık, burokratik vesayeti kırdıkça demokrasimizin guçlendirilmesi konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atma imkanı bulduk.
  • Ülkemizde hangi kesimin nerede bir sorunu varsa bunun çozumu için çalışmak, mucadele etmek bizim boynumuzun borcudur. Ama katettiğimiz mesafenin onemini de asla gozden ırak tutmamalıyız. Turkiye'nin son 15 yılda gerçekleştirdiği sessiz devrimin, geçmiş 150 yılın tum taleplerinin otesine geçtiğini inkar etmek, bu ulkeye, bu devlete ve bu millete yapılabilecek en buyuk haksızlıktır. Biz, inancımız gereği kimsenin kokenine, meşrebine, doğduğu yere bakmayız. Bizi sadece Allah'ın yarattığı bir kul olan, karşımızdaki insanın bu sıfatıyla sahip bulunduğu haklarını kullanıp, kullanmadığı ilgilendirir. Rizeli Tayyip Erdoğan da Allah'ın bir kuludur, Diyarbakırlı Mehmet, Bekir, Baran, Hatice, Zeynep, Hazal da Allah'ın bir kuludur. Şayet illa bir ustunluk sebebi arayacaksak, bakacağımız tek yer o da ittika yani takva olacaktır. Hal boyleyken birilerinin illa kokeninden veya meşrebinden dolayı birtakım ayrıcalıklar, ilave haklar istemesini maşeri vicdana kabul ettirmek mumkun değildir.

  • Ülkemizde, sadece Kurt olduğu için baskı goren, haksızlığa uğrayan kim varsa Tayyip Erdoğan olarak onun yanında yer alır, onunla birlikte mucadele ederim. Ülkemizde ister Musluman ister bir başka dinin muntesibi olsun, sırf inancından dolayı ayrımcılığa maruz kalan varsa onun da yanında olurum.

  • Vatanımızı boldurmeyiz. Yok bilmem PYD, yok bilmem PKK boyle bir şey olamaz. Turkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletimiz yok.
  • Devlet kurmanın, devleti yaşatmanın oyle kolay olmadığını çevremizde yaşanan hadiseler bizlere gosteriyor. Ne dedik? Kimse bu ulkeyi bolmeye gayret etmesin. İnlerine gireriz. Cudi'de, Gabar, Tendurek'te, Bestler Deresi'nde girdik. Gerekirse Kandil'de de gireriz dedik. Orada da girdik. Bu devlet, hiç kimsenin şahsi malı değildir. 81 milyonun tamamının malıdır. Bu dort ilke, ulke ve millet olarak istiklalimizin ve istikbalimizin teminatıdır. Bunlardan birinin dahi yıpratılmasına, orselenmesine, tehdit edilmesine rıza gosteremeyiz. Ülkemizin birliğine, beraberliğine, geleceğine yonelik saldırılara karşı Diyarbakırlı kardeşlerimin de canları pahasına karşı koyduklarını biliyorum.

  • Evlerden evlere ne gibi tuneller kazıldığını biliyorum. Diyarbakır'ın 15 Temmuz'da 2 şehidi var. Kardeşlerim; yıllarca bu ulkenin kanını adeta bir kene gibi emen bolucu teror orgutunun Diyarbakır'a ve bolgeye en kuçuk bir hayrı dokunmamıştır. PKK'nın Diyarbakır'a ve bolgeye en kuçuk hayrı dokunmamıştır. Kırklar Dağı'nın halini gordunuz değil mi? Ne oldu? Gereği yapıldı mı, yapıldı.  Olay bu. Bu ulkede bolucu teror orgutu, benim halkıma, vatandaşıma, Kurt kardeşlerime çok çektirdi. Ama artık çektiremeyecek. Bitti bu işler. Artık bir huzur, refah toplumunun bu bolgede inşallah erdemine erecekler.

  • Örgutun yol açtığı yıkımı devlet olarak biz yeniden inşa ederek ortadan kaldırdık. Özellikle Suriçi Diyarbakır'ın kulturune, tarihine yakışır hale getirildi. Ya vicdansızlar siz nasıl Diyarbakırlısınız? O guzelim camileri nasıl yıkmaya kalkıştınız? Sadece Suriçi için 2 katrilyon harcadık. Helali hoş olsun. Sizlere bu yakışır.

  • 13,14,15 yaşında kızları dağlara kaçırmak suretiyle, onlara orada nelerin yapıldığını televizyonlarda izlediniz değil mi? İşte bunlar, bu. Özellikle 2015 yılındaki çukur eylemlerinde bu orgutun sergilediği hoyratlık ve alçaklık, hakikatleri gun gibi ortaya dokmuştur. Örgutun yol açtığı yıkımı, devlet olarak biz yeni baştan inşa ederek ortadan kaldırdık. Diyarbakır içinde adeta yepyeni bir Diyarbakır ortaya çıkardık.

Erdoğan, Kongre'nin ardından Sur'daki bir açılış ve temel atma toreninde şoyle konuştu:

  • Artık akşamları buralarda rahatlıkla benim Diyarbakırlı kardeşim dolaşabilecek. Alışverişini yapabilecek. Bunlardan mahrum hale getirilmişti. Belli saatlerden sonra benim Diyarbakırlı kardeşim dışarı çıkamıyordu ama şimdi artık bu yollar, bu kapılar inşallah açılıyor. Diyarbakır, niye turist almasın?  Şimdi turisti de gelecek buraya. Teror bittiği zaman buraya turisti de gelir, ulkemin değişik yerlerinden benim vatandaşlarım da gelir, dolayısıyla buradaki ekonomi çok çok hareketli bir hale gelir.
  • Bolucu teror orgutu Suriçi'nde yaşayan vatandaşlarımızın mahremiyetini hiçe sayarcasına evlerine girdi. Sokakları, çukurları kapattı ve guvenlik guçlerimize saldıran teroristler evlerin duvarlarını delerek, oluşturdukları tunellerden kaçarken geride kalan sivil vatandaşlarımızı hedef yaptırmaya çalıştı.
  • Benim Kurt kardeşlerimin, Arap kardeşlerimin, Zaza kardeşlerimin, tum Diyarbakır'da yaşayan kardeşlerimin huzuruna musallat olanlar karşılarında bizi bulacaklardır ve bunun bedelini de ağır odeyeceklerdir. Zira bunlar benim ne Kurt kardeşimin ne Turk, Arap, Zaza, hiçbir kardeşimin temsilcisi değil. Bunlar sahtekar, bunlar cellat. Bunlar 13, 14, 15 yaşlarındaki kızlarımızı dağlara kaçıranlar değil mi? Diyarbakır Belediyesinin onunde ağlayan anneler, o kızlarımızın anneleri değil miydi? O annelerle ben dertleştim. Hala şu dağlarda Kandil'de 14, 15, 13 yaşında kızlarımız var. Bunların ellerine silahları veriyorlar ve onları kendileri için taciz ediyorlar ve kullanıyorlar.
  • Bunlar sadece yıkmayı, oldurmeyi bilir. Bunlar sadece zulmetmeyi bilir. Peki biz ne yaptık? Hemen kolları sıvadık, once evleri yıkıldığı için açıkta kalan vatandaşlarımızın mağduriyetini giderdik. Yani yarayı once pansuman ettik. Ardından hemen ilgili bakanlarımızı buraya gonderdik. Hızla bir inşaat sureci başlattık ve bugun bu hale geldik. Şu anda Suriçi'nin bu halini gorunce gerçekten ben de çok mutluyum. Sizler de mutlu musunuz? Nereden nereye. Binbir hileyle, milletimizi tahrik ederek, yurutulen faaliyetleri kesintiye uğratmaya çalıştılar. Hiçbirine kulak asmadık, yolumuza devam ettik ve bugun burada artık inşallah virgulu koyacağız.