Özet (TL;DR) @ 2018-03-17T19:12:00.000Z: Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'nin Afrin'den çekilmesi yönündeki kararını değerlendiren Doç. Dr. Sezgin Mercan, operasyonunun "Kürtlere yönelikmiş gibi" gösterildiğine işaret etti. AB Uzmanı Baydarol…
Goruş
19:12 17.03.2018(Guncellendi 19:16 17.03.2018) URL'yi kısaltın
Avrupa Parlamentosu'nun Turkiye'nin Afrin'den çekilmesi yonundeki kararını değerlendiren Doç. Dr. Sezgin Mercan, operasyonunun "Kurtlere yonelikmiş gibi" gosterildiğine işaret etti. AB Uzmanı Baydarol goreyse, kararın gerilimi artırır bir yanı yok; zira Turkiye ise AP'nin bu telkinlerine zaten kapalı.
Turkiye ve Avrupa arasındaki gerilim, Avrupa Parlamentosu'ndan (AP) Turkiye'nin askerlerini Suriye'nin Afrin şehrinden çekmesi yonunde karar çıkmasıyla bir kez daha tırmanışa geçti. Turk Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun Turkiye'ye "Afrin'den çekil" çağrısını içeren Suriye tasarısını oy çoğunluğuyla kabul etmesiyle ilgili bir açıklama yayınladı. AP'yi "teror orgutlerine destekle" suçlayan açıklamada "Bu kararını kabul etmemiz mumkun değildir" ifadelerine yer verildi. AP'nin Turkiye kararının hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor. Ancak 26 Mart'ta AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerçekleştireceği goruşmenin oncesinde alınan bu karar, Avrupa Birliği (AB) ulkeleriyle Turkiye arasındaki suregelen ihtilafı daha da derinleştirebilir. Varna zirvesi once alınan sembolik onemdeki bu Zeytin Dalı Harekatı karşıtı kararı, uzmanlar Sputnik'e değerlendirdi.
' TÜRKİYE AÇISINDAN CİDDİYE ALINIR BİR TARAFI YOK'
Avrupa Birliği (AB) uzmanı Can Baydarol "Avrupa Parlamentosu'nun aldığı bu karar herhangi bir bağlayıcılığa sahip değil. AP sonuçta AB çatısı altındaki halkları temsil eden orgutsel bir yapı ancak AP'nin sırf Afrin kararı değil, daha once aldığı bir çok karar da Turkiye tarafından kategorik olarak reddedilmiş durumda. Zira, bu kararın da Turkiye açısından çok ciddiye alınır tarafı yok. Turkiye'nin Afrin'deki koşullar değişene kadar orada kalacağı yonundeki açıklamaları da Ankara'nın bu kararı dikkate almadığının ve almayacağının gostergesi. Turkiye'nin bu telkinlere kulağı kapalı" dedi.
Bu kararın 26 Mart'taki Varna zirvesi oncesi alınmasının Turkiye açısından tansiyonu yukselttiğine işaret eden Baydarol "AB cephesinden de aşağı yukarı Varna'daki siyasi tartışmalar arasında (Afrin operasyonunun da) bir gundem maddesi olacağını ortaya koyuyor. Ancak ben bu kararın zirveyi çok onemli şekilde etkileyeceğine inanmıyorum. Çunku bu zirve, çok fazla sorun halledecek bir zirve değil. Bu zirve Turkiye açısından, son derece kotu giden ilişkilerin normalleşmesinden onceki adım olan makulleşmesini amaçlıyor. AB açısından da Turkiye'yi tamamen kaybetmek kolay değil. Turkiye'nin son donemde Batı ittifakından çok Rusya'ya yakın olduğu gozlemleniyor. Bu da Batı cephesinde çok ciddi sorunlara yol açmış vaziyette. Dolayısıyla bu zirvede AB'nin de Turkiye'ye ılımlı yaklaşacağını ongoruyorum. Bunun en onemli gostergeleri 3 milyar euroluk yardım hamlesinin yapılmış olması ve vize serbestisi meselesinin de zirvede gundeme gelmesinin muhtemel oluşu" dlye konuştu.
**
(C) AA/ Arda Kuçukkaya
'2013'TEN BU YANA AP'DEN TÜRKİYE'YLE İLGİLİ OLUMLU BİR KARAR ÇIKMIYOR'**
Sputnik'e konuşan Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bolumu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan ise "Avrupa Birliği, giderek artan biçimde Suriye'ye yonelik ortak bir tutum takınma konusunda çaba sarf ediyor. Turkiye ile AB arasında hem guvenlik politikası anlamında hem de Suriye'nin geleceği kapsamında ortak bir tutum sergilenemiyor. Avrupa Parlamentosu, AB Konseyi veya Avrupa Komisyonu gibi burokratik bir kurum değil. Bu yuzden, Avrupa Parlamentosu'ndan Turkiye'ye yonelik çok daha ust perdeden yorumlar yapılabiliyor; daha sert eleştiriler gelebiliyor. Zira çok politize bir yapıdan bahsediyoruz" dedi.
2013'ten bu yana Avrupa Parlamentosu'ndan Turkiye'ye yonelik olumlu bir karar çıkmadığına işaret eden Mercan "15 Aralık 2004'te 'Evet' pankartlarıyla Turkiye'nin AB ile uyelik muzakerelerinin başlamasına onay veren Avrupa Parlamentosu uyelerinin Turk ve AB bayrağı gorselleriyle hafızalara kazınan sembolik bir fotoğraf vardır. İşte bugunku AP fotoğrafı ondan çok farklı. Gene oyle bir goruntu ortaya çıkması şu donem için çok mumkun değil" diye konuştu.
' ZEYTİN DALI HAREKATI KÜRTLERE YÖNELİK BİR OPERASYONMUŞ GİBİ SUNULUYOR'
AP'nin Turkiye'nin Afrin'den çekilmesi kararının yerinde bir karar olmadığına işaret eden Mercan "Turkiye hem kendisinin, dolayısıyla da Avrupa'nın guvenliği için bu operasyona girişti. AB,her ne kadar PKK 'teror orgutu' olarak tanımış olsa da; pratikte bunun çok bir karşılığı yok. Özellikle PYD, Avrupa'da oldukça rahat hareket edebiliyor. Avrupa ve Turkiye, sadece PYD ve Suriye konusunda değil dış politikaları anlamında pek çok konuda uzlaşı sağlayamıyor. Muzakere sureci devam ediyor ama taraflar bolgesel krizlerin de etkisiyle birbirine bir turlu yaklaşamıyor" ifadelerini kullandı.
Mercan "Önemli bir nokta ise Avrupa'nın, Turkiye'nin bu operasyonu insani guvenlik gerekçesiyle gerçekleştirdiğini goz ardı etmesi. Avrupa'da bu operasyonun tamamen Kurtlere yonelik olduğu gibi gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturuluyor. Ancak oyle bir şey olmadığı ortada" şeklinde konuştu.
' AVRUPA, OPERASYONUN SINIRLI OLACAĞI YÖNÜNDE AÇIKLAMALARI DİKKATE ALMALI'
Avrupa'da Turkiye'nin Zeytin Dalı Harekatı'yla ilgili giderek netleşen karşıt bir tutum oluştuğunun hatırlatılması uzerine Mercan "Operasyonun başında Fransa'dan operasyonun durdurulmasına yonelik tavsiye niteliğinde bir açıklama gelmişti. İlk başlarda onun dışında ciddi bir eleştiri gelmedi Turkiye'ye. Turkiye'nin bu operasyonda Avrupa'dan başından beri destek gormediği ortada. Ancak tepki bu kadar somut değildi" dedi.
Suriye'de taraf olan guçlerin politikalarının belirsiz olduğuna işaret eden Mercan "Suriye'de sonuca varılması zamana bırakılıyor. Bu sureçteki boşluğu da Turkiye'nin operasyonu dolduruyor. Malum, Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu 'Afrin operasyonunun Mayıs ayına kadar bitmiş olacağını soylemişti. Bu açıklamanın, Avrupa'da ne kadar karşılık ve kabul gorduğune de bakmak lazım. Aslında Avrupa'nın bu gibi operasyonun sınırlı olacağını anlatan açıklamaları dikkate alması lazım" diye konuştu.
' VARNA'DAKİ GÜNDEMİN AĞIRLIK MERKEZİ KRİZ HUSUSLARI OLACAKTIR'
AP'nin kararının 26 Mart'ta AB Konseyi Başkanı Tusk, AB Komisyonu Başkanı Juncker, Bulgaristan Başbakanı Borisov ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerçekleştireceği goruşmeye nasıl etki edeceği de kararla ilgili merak edilen bir başka husus. Bu konuyla ilgili olarak Mercan "Bu zirve, diplomatik kanalların açık olduğunu gosteriyor olması itibarıyla onemli. Avrupa Birliği, Turkiye ve ABD'nin ilişkileri kurumsallaşmış ilişkiler. Kriz anlarında kurumsal ilişkilerin bu krizleri aştırma potansiyeli var. Bu goz ardı edilmemeli" dedi ve şoyle devam etti:
"Turkiye'nin kendisine yonelik teror tehdidinin Avrupa tarafından anlaşılması, gerginliği azaltır. Ancak şu anki şartlar altında bu gerginliğin surmesi olası gorunuyor. Önemli bir diğer nokta ise, tarafların politikalarının muhazakarlaşması. Bu da zıtlığı artırıyor. Bunun dışında, Avrupa içinde yeniden ulusallaşma sureci de var. Üye ulkelerin ulusal hassasiyetlerinin arttığı bir donemden geçiyoruz. Turkiye de, uyelik hedefinin geride kalmasıyla kendi ulusal çıkarlarını merkeze koyuyor. Bu sureç hem guvensizliği hem de zıtlığı artırıyor. Turkiye, Avrupa'da guvenlik uretir gibi konumlandırılmıyor. Keza Turkiye de Avrupa Birliği'ne benzer şupheyle yaklaşıyor. Dolayısıyla yakınlaşma ihtimali rafa kalkmasa da, uzaklaştıran faktorler var. Bu bağlamda Bulgaristan'da da gundemin ağırlık merkezi kriz konuları olacaktır."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.