Özet (TL;DR) @ 2018-03-15T23:25:00.000Z: Gürcanlı’ya göre Ankara, Tillerson’ın dışişleri bakanlığından gidişinden memnun olmadı. Pompeo’yu daha fazla YPG yanlısı gördüğünü söyleyen Gürcanlı, Ankara’nın giderayak Tillerson ile görüşüp, Menbiç…



Gurcanlı'ya gore Ankara, Tillerson'ın dışişleri bakanlığından gidişinden memnun olmadı. Pompeo'yu daha fazla YPG yanlısı gorduğunu soyleyen Gurcanlı, Ankara'nın giderayak Tillerson ile goruşup, Menbiç vaadlerini kayda geçirmeye çalışacağı goruşunde. Gurcanlı'ya gore Ankara, Skripal geriliminde dolaylı olarak Londra'nın yanında tavır gosterdi.

ABD'de Başkan Donald Trump, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ı gorevden alarak yerine CIA Başkanı Mike Pompeo'yu getirirken, bu değişikliğin Turk-Amerikan ilişkilerine yansımaları tartışılıyor. Ankara, ozellikle Menbiç meselesinde Tillerson uzerinden beklentiler taşırken, Pompeo'nun gelişini nasıl karşıladı? Trump yonetimindeki değişikliğin Suriye başta olmak uzere ilişkilere etkisi nasıl değerlendiriliyor?

Gazeteci Zeynep Gurcanlı ile konuştuk.

' ANKARA, TILLERSON'IN GİDİŞİNDEN MEMNUN OLMADI'

Zeynep Gurcanlı, ABD'de Dışişleri Bakanlığı ile CIA ve Pentagon ikilisi arasındaki itiş kakışa dikkat çekerek Tillerson'ın gorevden alınmasının bu itiş kakışı daha belirgin hale getirdiği yorumu yaptı. Ankara'nın Tillerson'ın gidişinden memnun olmadığını belirten Gurcanlı, oluşan yeni yonetimin Turkiye karşıtı ve YPG yanlısı olarak yorumlandığına dikkati çekti:

"ABD'deki durum herkesin malumu. Dışişleri Bakanlığı ile Pentagon ve CİA ikilisi arasında ciddi bir itiş kakış var. Bana gore Tillerson'ın gitmesi bu itiş kakışı daha belirgin hale getirdi. Bu belki dışişleri bakanlığının biraz daha geriye çekilmesinin onunu açabilecek kadar onemli bir gelişme ve Turkiye'nin avantajına değil. Ankara'da bu iş boyle okunuyor. Daha askerci daha Pentagon'a yakın ve dolayısıyla daha Turkiye karşıtı ve YPG yanlısı bir yonetimden bahsediliyor. Yani Pompeo oyle karşılanıyor. Askerin etkisinin arttığı soyleniyor. Bir kere Tillerson, ABD yonetimindeki az sayıda kilit sivil isimlerden birisiydi. ABD Başkan Yardımcı Pence eski asker, halen gorevde olan ulusal guvenlik danışmanı muvazzaf asker, Savunma Bakanı olan Mattis asker, ozel kalem muduru asker… Şimdi Dışişlerine getirilen Pompeo da eski bir asker. Bunların hepsi kilit noktalar. Yani Trump'ın, askerler ve generaller tarafından kuşatılmış olduğunu soylemek mumkun. Butun bu ekip içerisinde en onemli sivil Tillerson'dı şimdi o da gitti. Bir anlamda Ankara, Tillerson'ın gidişinden çok memnun olmadı."

' POMPEO'NUN SÖZLERİ GERÇEKLEŞMEDİ, ANKARA BUNU NOT ETTİ'

Gurcanlı, onumuzdeki gunlerde ABD Dışişleri Bakanı olacak olan Pompeo'nun CİA başkanı gorevini yuruturken Turkiye'ye Trump yonetiminden gelen ilk ust duzey ziyareti gerçekleştirdiğini ve burada soylenen sozlerin, hiçbirisinin gerçekleşmediğinin Ankara tarafından not edilmiş olduğuna dikkati çekti:

"Ankara'nın Pompeo'ya bakışışında İran'a yonelik olarak attığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı etiketlediği 'İslami diktatorluk' twitinin de etkisi var. Ama Pompeo o twitten sora Turkiye'ye Trump yonetimden gelen ilk yoneticiydi. YPG konusundaki endişeleri ve FETÖ konusunu goruşmek için bundan tam bir sene once CİA başkanı olarak gelmişti. Hatta biz o zaman bu duruma şaşırmıştık. Yani Trump'ın temsilcisi olarak ust duzeyde gerçekleşen bir temasın CİA başkanı aracılığıyla olması Ankara'da gerçekten buyuk şaşkınlık yaşatmıştı. O donem Pompeo bazı sozler vermişti. Çunku YPG konusunda, Trump yonetimi daha karar vermemişti. Biz 'eğer Rakka'ya bir operasyon yapılacaksa Turk ordusu ile yapılsın' diyorduk buna karşılık ABD'liler YPG mi Turk ordusu mu ikilemi içindeydiler. Pompeo'nun gelişinden sonra gorduk ki Turkiye tercih edilmedi. Washington'un ibresi YPG'den yana dondu. Bu durum da Ankara tarafından not edildi. Yani CİA başkanı burada ne demiş olursa olsun, goruşmeler ne kadar verimli geçmiş olursa olsun sonuçta o donemde konuşulan şeylerin hiçbiri olmadı. Ne Fetullah Gulen iade edildi ne de YPG, ABD tarafından muttefiklikten atıldı."

' ANKARA, TILLERSON İLE GÖRÜŞÜP, SÖZLERİ KAYDA GEÇİRMEYE ÇALIŞACAKTIR'

Gurcanlı'ya gore gorevden alınan Tillerson ile sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Çavuşoğlu'nun bulunduğu gizli goruşmede Turkiye'ye verilmiş olan sozlerin kamuoyu onunde kayda geçirilmesi için Tillerson ile yapılması planlanan goruşmenin yapılması 'zorlanacak':

"Bir başka unsur olarak ise Tillerson ile Menbiç konusunda goruşme. Bu goruşmede de birtakım sozler verilmişti. Şimdi Tillerson'ın gitmesiyle Ankara'da 'acaba ABD, Tillerson ile verilmiş sozleri unutup kendi çapında beyaz bir sayfa mı açar' diye bir endişe oldu. Farkındaysak Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun Tillerson ile yapılacağı goruşme tam olarak iptal edilmedi. Ankara işte bunu olçmeye çalışıyor. Ankara'nın bu goruşmeyi zorlayacağını duşunuyorum. Bu zorlama Tillerson daha gitmeden bazı sozleri kayda geçirme, işi sağlam kazığa bağlamak anlamında olacak. Hani birtakım sozler verildi ama bunlar ne kadar kayıtlı ya da kayıt dışı belli değil. Ankara'nın kayda alıp almamasının otesinde şu an kamuoyu onunde bağlayıcı bir şeyler bekliyor. Çavuşoğlu oraya giderse buyuk bir ihtimalle Turk tarafı ortak bir basın açıklamasında ısrar edecektir ve konu Menbiç olacaktır. Bu basın açıklamasında da alabileceğini almaya çalışacaktır. Nitekim Ankara'da da yaptıkları toplantının ardından ortak açıklamada goruşmeye ilişkin birtakım veriler elde etmiştik. O saraydaki kayıt dışı goruşmede sadece Menbiç goruşulmedi elbette, bizim duyumlarımıza gore Halkbank, Rıza Sarraf konuları gibi Ankara'nın konuşulmasını istemediği konularının da gundeme geldiği soyleniyor. Konuşmanın da bu yuzden kayıt dışı tutulduğu gibi şeyler kulağımıza geldi ama bunları teyit edebilmemiz mumkun değil. Benim gorebildiğim Ankara, son bir çabayla Tillerson'a beklentilerini soyletmek, anlaşmayı bir kez daha teyit ettirmek istiyor ki yeni bakan Pompeo'nun onune 'devlette devamlılık esastır siz bize soz verdiniz yine mi sozunuzden donuyorsunuz'u koyabilsin. Ankara bu goruşmenin yapılmasını ve kamuoyu onunde Menbiç uzlaşmasının tekrar Tillerson tarafından teyit edilmesini istiyor. İçeride bu sozun verilmesinin hiçbir değeri yok ama kamuoyu onunde bunu yaparlarsa buyuk devlet olmanın gereği gibi zor geri donuş olur gibi duşunceler Ankara'nın beklentisi. O yuzden Tillerson ile goruşmeyi kesin olmayacak diye kesip atmıyorlar. Tillerson'dan artık bir şey alınamayacağının farkındalar ama eskileri teyit ederiz diye bir beklenti var."

' TÜRKİYE, POMPEO'YLA SAĞDUYUNUN SESİNİN KISILACAĞINI DÜŞÜNÜYOR'

Gurcanlı, Pompeo'nun dışişleri bakanlığına gelişiyle birlikte Ankara'nın bu kurumda Turkiye'ye karşı olan sağduyunun sesinin kısılacağını duşunduğunu soyledi:

"Bir de o goruşmeler hep dışişleri bakanlığı gozetiminde yapıldı. Pek çok kurumdan temsilci olmakla birlikte ana ağırlık dışişleri bakanlığındaydı o goruşmelerde. ABD dışişleri için hani Turkiye'ye bakışta sağ duyunun sesi denilirdi. Şimdi Pompeo'nun gelişiyle birlikte o sağduyunun sesinin biraz daha kısılacağı duşunuluyor ve kısılmadan once ne koparsak kardır gibi bir beklenti var."

' TÜRKİYE, SKRİPAL GERGİNLİĞİNDE NATO ARACILIĞIYLA İNGİLTERE'NİN YANINDA TAVIR GÖSTERMİŞ OLDU'

Gurcanlı, Turkiye'nin Rusya ile İngiltere arasındaki Skripal gerginliğini çok yakından takip ettiğini ve olayın yeni bir soğuk savaş şeklinde yorumlandığını soylerken, bu olayda Ankara'nın NATO aracılığıyla İngiltere'nin yanında tavır gostermiş olduğuna dikkati çekti:

"Turkiye, Rusya ile İngiltere arasındaki son gerginliği çok yakından takip ediyor. Çunku bu durum Ankara'da yeni bir soğuk savaş gibi yorumlanıyor, soğuk savaşa geri mi donuyoruz şeklinde sorular soruluyor. Ama Turkiye, NATO uyesi. NATO'daki açıklamalar el birliğiyle yapılıyor ve NATO, İngiltere ile dayanışma içinde olduğunu soyleyip, Rusya'ya tepki gosterdi. Yani Turkiye buna veto koymadı. Turkiye'nin doğrudan taraf olmadan, NATO aracılığıyla İngiltere'nin yanında bir tavır gostermiş olduğunu soylemek mumkun. Bu Astana surecini etkiler mi? Hayır etkilemez. Çunku şu an surmekte olan Afrin operasyonunda doğrudan muhatap olarak Rusya goruluyor. Rusya ile olan ilişkilerde sıkıntıya duşulmesi oradaki Mehmetçiklerin sıkıntıya duşmesi anlamına gelebilir. Çunku hava harekatı doğrudan Rusya'ya bağlı. Ruslar uç gun havayı kestiğinde hakikaten operasyonda ciddi sıkıntılar yaşanmıştı. Şimdi bu yuzden Ankara, Rusya ile arasını bozmak niyetinde değil."

' AB VE ABD'Lİ DİPLOMATLAR ASTANA SAYESİNDE TÜRKİYE'DEN BİLGİ ALDIKLARINI SÖYLÜYOR'

Zeynep Gurcanlı son olarak Avrupalı ve ABD'li yetkililerin, Turkiye'nin Astana sureci içerisinde olmasının herkes iyi olduğunu duşunduklerini soyleyerek, Ankara'nın ve Rusya'nın da bu surecin devamından yana olduklarını sozlerine ekledi:

"Son bir haftada Avrupalı ya da ABD'li yetkililerle konuştuğumda Astana surecinin devamının ve Turkiye'nin onun içinde olmasının herkes için iyi olduğu duşunuluyor. Hem Avrupalı hem ABD'li yetkililer Astana surecinin devam etmesinden, Rusların bir şekilde kopmamasından ve Turkiye'nin de bunun içinde olmasından memnunlar. Çunku Turkiye bizim muttefikimiz bu sayede orada olanları her şeyin içinde olan Turkiye'ye sorup, oğrenebiliyoruz diyorlar. Bu sebeplerden dolayı hem AB hem ABD, Astana surecinin devamından yana. Dolayısıyla ben o Rus parlamenterin Astana sureci hakkındaki yorumuna çok katılmıyorum. İngilizler ne yaparsa yapsın Ankara da bu surecin devamını istiyor. Bana kalırsa Ruslar da bunu istiyor. Onlar da bir şekilde Turkiye'nin oneminin farkındalar."