Özet (TL;DR) @ 2018-03-16T09:05:00.000Z: Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, seçim ittifakı yasası içinde yer alan oy pusulası düzenlemelerine tepki gösterdi: "Bunu iyi niyetle bağdaştırmak mümkün değildir. Valilerin seçime…



Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, seçim ittifakı yasası içinde yer alan oy pusulası duzenlemelerine tepki gosterdi: "Bunu iyi niyetle bağdaştırmak mumkun değildir. Valilerin seçime mudahalesi, hukumetin doğrudan doğruya mudahalesi manasına gelir. Bu kapıyı neden açıyorsunuz?"

Sozcu'den Saygı Özturk'e konuşan Karamollaoğlu, iktidara yonelik herhangi bir eleştiri yaptığında kendisine saldırmak için bazı şeylerin uydurulduğunu soylerken  "Bir kere edepli durust olmak gerekir" dedi. 1980 askeri darbesinde dahi adalet mekanizmasına mudahil olunmadığını soyleyen Saadet lider, "Bizi hapse attılar ama yine hukuka guven vardı. İnsanlar mahkemeye gittiklerinde haklarını savunabileceklerine inanıyorlardı. Şimdi o kayboldu" değerlendirmesini yaptı.

(C) AA/

' HAKİMLER KARAR VERMEKTEN KORKUYOR'

Karamollaoğlu'nun açıklamaları şoyle:

Geçmişte 12 Mart muhtırasını, 1980 darbesini de yaşadık. Ama o donemlerde adalet mekanizmasına veya başka yere mudahil olunmadı. Bizi hapse attılar ama yine hukuka guven vardı. İnsanlar mahkemeye gittiklerinde haklarını savunabileceklerine inanıyorlardı. Şimdi o kayboldu. Hakimler karar vermekten korkuyor. Karar vermekten korkan bir hakimin adil karar verme durumu yoktur. Karar verenler de OHAL'de yaşadığımız için gorevlerinden alınıyorlar. Korkan yonetici de adil davranamaz.

' BAŞÖRTÜSÜNÜ ÇÖZDÜLER AMA ADALETE HER ŞEYDEN FAZLA İHTİYAÇ VAR'

Başortusu sorununu çozduler ama bu Turkiye'nin butun problemlerini çozduk manasına gelmiyor onun için adalete her şeyden daha fazla vurgu yapma ihtiyacı duyuyorum. Adalet olmazsa devlet olmaz.

' HÜKÜMET, MESELELERİ ACEMİCE ELE ALIYOR'

İkinci ana sorunumuz ekonomide çok ciddi bir çıkmazın içine girildiğidir. Devletin imkanları, maalesef buyuk çoğunlukla ozelleştirme adı altında satıldı. Tarım başıboş bırakıldı. Üzulerek soyluyorum sanayileşmede de yok. Hukumetin meseleleri ele alışları bile acemice. Şeker fabrikalarının ozelleştirilmesini havsalam almıyor. İhalelerde şeffaflık denilen bir şey yok.

(C) AA/

' OTOMOTİV SANAYİNE BÖYLE GİRİLMEZ'

Otomobil uretmek için uretimiyle alakası olmayan TÜBİTAK dışarıdan bir model satın almış. Arkasından da, 'Bunu uretecek bir babayiğit aranıyor' diyorlar. Otomotiv sanayine boyle girilmez. Gerekli desteği verirseniz, otomotivciler, urettikleri modellerin yerli kısmını çoğaltırlar.

' HİÇBİR POLİTİKADA TEDBİR ALINMIYOR'

Terorle mucadelede, hukukun tesisinde, ekonomide çok ciddi problemlerle karşı karşıyayız. Eğitimde, sağlıkta, dış politikada sorunlar var. Hiçbir konuda ciddi bir tedbir alınmamasından da endişe ediyoruz. Ülkemizin gidişatı konusunda endişeliyiz.

' HİÇBİR DÖNEMDE YOLSUZLUK BU KADAR ARTMADI'

Turkiye surekli kamplaştırılıyor, insanlar birbirine hasım hale getiriliyor. Ben bugun bir şey soyluyorum, benimle ilgili bir şey bulamazlarsa saldırmak için uyduruyorlar. Bir kere edepli durust olmak gerekir. Bir de hiçbir donemde partizanlık, yolsuzluk ve israf bu kadar artmadı. Bu durum bizi ister istemez endişelendiriyor.

(C) AA/

' İŞSİZLİK ALMIŞ BAŞINI GİDİYOR'

Somut rakam soyluyorum, şu anda 3 milyon 250.000 işsiz var. Sosyal yardım aldığı için iş aramayanlarla birlikte 4 milyonu geçiyor. Muthiş bir iç goç var. Anadolu boşalıyor. Borç batağındayız. 892 milyar TL'lik iç borcumuz var. Hukumetin bunun karşılığındaki faiz borcu bu yıl 71 milyar lira. Dış borcumuz 400 milyar doları geçti.

' ÇİFTÇİYE VURULAN EN SON, EN BÜYÜK DARBE'

Buğday, nohut, mercimek, pirinç, buyukbaş-kuçukbaş hayvan ve et ithal ediyoruz. Biz nasıl bir tarım ulkesiyiz ki ithale muhtaç hale geldik? Şimdi pancar ozelleştiriliyor. Bu çiftçiye vurulan en son, en buyuk darbedir.

' BUNU DUYUNCA ŞAŞTIK'

Cumhurbaşkanı diyor ki 'IMF den borç alsaydık onun boyunduruğuna girerdik.' Bunu duyunca şaştık. Cumhurbaşkanının dediği doğru, IMF'ye de borcumuz kalmadı. IMF'nin dikte ettirdiği politikaları izliyoruz. Yani IMF boyunduruğu hala boynumuzda.

' BU KAPIYI NEDEN AÇIYORSUNUZ?'

Seçim sisteminde sadece ittifak konusu gundeme getiriliyor. Oy pusulasında muhru yanlış yere bassa, iki kere ya da uç kere bassa, tepeye bassa, aşağıya bassa sayılacak. Bir plan, program var burada, Şuna inanıyordum: Turkiye'deki seçim sistemi dunyada ki en duzgun sistemlerden birisi. Çunku esas seçimi hakimler yurutuyordu. Hukumetin mudahalesi olmuyordu. Valiler, kaymamaklar, hatta emniyet karışmıyordu. Şimdi bunların hepsi birden bire kalkıyor. Valilere yetki veriliyor. Bunu iyi niyetle bağdaştırmak mumkun değildir. Valilerin seçime mudahalesi, hukumetin doğrudan doğruya mudahalesi manasına gelir. Bu kapıyı neden açıyorsunuz?

(C) AA/ İslam Yakut

' AKP VE MHP SEÇİM İÇİN BİRBİRLERİNE MUHTAÇLAR, ARKASINDA NE OLDUYSA…'

AKP ve MHP birbirine muhtaç gibi. Birbirlerini çok acımasızca tenkit ettiler. Arkasından ne olduysa şimdi de can --ciğer dost oluverdiler. Bu seçimlerde birbirlerine ihtiyaç duymalarından kaynaklanıyor. Çunku Cumhurbaşkanlığı için bir oy bile onemli. Öbur taraftan da MHP içinde bir ayrılma oldu, burada da oyların hangi tarafa kayacağı konusunda tereddutler doğdu.

' BU MENFAAT BİRLİKTELİĞİDİR'

Yuzde 10 barajının altına duşerse Meclis dışı kalınmaması için bir ittifak ortamı hazırlandı. Bu ittifak ilkeye dayanmıyor. 'Cumhur ittifakı' deniliyor. Yani bunun 'Cumhur' olmasının, milli olmasının bir takım ozelliklere dayanması lazım. Bunların hiçbirisi yok. O zaman bu ittifak sadece seçimlerde barajı aşıp Meclis'e girebilmek, obur taraftan da 50+1'i garanti altına almak içindir. Bu menfaat birlikteliğidir.

' HER PARTİ İLE GÖRÜŞECEĞİZ'

Uyum yasasıyla ilgili CHP ve İYİ Parti ile goruştuk. Şimdiden ittifakları konuşmak luzumsuz. Bu durum spekulasyona yol açar. Turkiye'nin meselelerini konuşmalıyız. Her partiyle goruşeceğiz ozellikle bazı konularda fikir alışverişinde bulunacağız. Her partinin elbette kendi programı, farklılıkları vardır. Şimdi gundeme getirmenin faydası yok duşuncesindeyiz.

' HER SEÇMENDEN TEVECCÜH GÖRDÜK'

Referandum oncesi genelde herkes bizim kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran değişikliğe muspet yaklaşacağımız kanaatindeydi. Referandumdaki tavrımız nedeniyle bize kapı açıldı. Sosyal demokratlardan da, milliyetçi kesimden de, Guneydoğu'daki Kurt seçmenlerden de, AK Partili seçmenden de, gidişattan endişe duyan seçmenlerden de bir teveccuh gorduk. Bu bizi umitlendiriyor.