Özet (TL;DR) @ 2018-03-16T11:59:00.000Z: 15 Temmuz gecesi komutanların derdest edildiği düğünün sahibi emekli Korgeneral Mehmet Şanver, "Bu darbeyi silahlı kuvvetler engelledi. Tabii ki emniyet ve halk yardımcı oldu ama asker hayır demeseydi…



15 Temmuz gecesi komutanların derdest edildiği duğunun sahibi emekli Korgeneral Mehmet Şanver, "Bu darbeyi silahlı kuvvetler engelledi. Tabii ki emniyet ve halk yardımcı oldu ama asker hayır demeseydi bu darbe olurdu" diye konuştu. Şanver, "Altımda çalışan 28 kişiden 23'u darbeye karıştı. Darbeye karışmış bazı isimler TSK'da aktif gorevde" dedi.

Haberturk'ten Kubra Par'ın sorularını yanıtlayan Şanver, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a darbe girişiminin gobeğinde yer alan ismi soylediğini, çalışan 28 kişiden 23'unun darbeye karıştığını dile getirdi.

​Şanver, "Bu darbenin hava kuvvetleri merkezli olduğu ifadesi biraz hatalı. Hava kuvvetleri her zaman ses getirir. Bir haraket alanına girmesi hava kuvvetlerini on plana çıkarır. Ama bir yeri ele geçirmek, işgal etmek hep kara kuvvetlerinin gucu ile olur. Kara kuvetleri olmazsa bir iş biraz zor olur. Hava kuvvetleri onemli bir rol ustlendi. Hava kuvvetleri merkezli gibi bir algı yaratabilir. Kopruyu hava kuvvetleri işgal edemez, meclisi hava kuvvetleri işgal edemez. Hava kuvvetleri destekler. 32 sorti uçuş yaptılar, 13 bomba attılar" diye konuştu.

' BUNLAR HAYATIN AKIŞINA AYKIRI'

Şanver, uçuşların nasıl yapıldığına illişkin, "Normal şartlarda eğitim uçuşunu filo komutanlığı bağımsız olarak planlar, icra eder. Her gun uçuyoruz çunku. Bu işin bir kontrol mekanizması vardır. Harekat merkezimiz bu tur uçuşları oncesinden mesajlaşır, haftalık, gunluk program yayınlanır. Bunlar rutin faaliyetlerdir, bunlar için emir beklemeye gerek yoktur, bunlar yapılır. Aslında terorle mucadele harekatı Eskişehir Birleştirme Hava Harekat Merkezi'nden emir alınmadan Ziya Kadıoğlu'nun emri, yazısı olmadan veya benim emrim olmadan terorle mucadele harekatının icrası mumkun değildir. Hava Kuvvetleri'nden gelen bir albay, sozlu emir ile terorle mucadele için hazırlık yapıyor. Bunlar hayatın akışına aykırı işler" ifadelerini kullandı.

Şanver, izinsiz uçuşların nasıl gozlerinden kaçtığı sorusuna, "Kayseri'den kalkıp Akıncı'ya iniyorlar. Bunlar normalde bu işleri yapabilir. Diyarbakır'dan kalkıp Dalaman'a uçuş yapılabilir. Keşif gorevi yapılabilir. Bunda Genelkurmay'ın onayı bile vardır. Bu isim adı altında başka bir şey yaparsanız bunu sistem daha sonra kontrol ederek oğrenebilir" yanıtını verdi.

' HİÇBİR ŞEY TESADÜF OLAMAZ'

Şanver, darbe gecesinin duğun gunu olmasının tesaduf olup olmadığı yonundeki soruya ise, "Hiçbir şey tesaduf olamaz. Biz duğunumuzu seçmişiz. Bizim dışımızda 4 tane duğun var. Darbeciler bunu kullanmışlardır. Duğun ile ilgili bu kadar sorgu elbette olabilir ama kasıt aramak vicdansızlık oluyor. Kızımızı evlendirdik, başka bir şey yapmadık" diye konuştu.

"Ben Genelkurmay Başkanı olsam tamamen kendi şahsımla yapardım bu çalışmayı" diyen Şanver, şunları soyledi:

"Elinizde somut belge yok bilgi belge yok. Sizin itham ettiğiniz kişiler General ve Albay. Suçladığınız insanlar oyle basit hemen etkisiz hale getirilecek insanlar değil. Öyle kolay değil. Ciddi bir işti geç kaldık. Yapmamız gerekirdi. Sayın Akar kanaatlerinize dayalı yapın dedi. O isimleri saydı biz de FETÖ'cu olabilir bilmiyorum olamaz şeklinde sozlu olarak soruldu. Şuraya girecek terfiye aday kurmay albaylar tuğ ve tum generaller bana soruldu. Sayın Abidin Ünal'la da gitmeden konuştum. Duşuncelerimi soyledim ve o da aynen katıldı. Hatta birisi Ahmet Özçetin'in hava kuvvetleri imamı olabilir dedim. İki yıl karargahta onunla çalıştım. Akın Özturk Hava Kuvvetleri komutanıydı. Daha evvelden Akın Özturk'u de bilirim. Esas generaller 15 Temmuz gunu geldiler. Darbeden once kendi içimizde birşey konuşmadık. Ama medya ve kamuoyunda darbe konuşuluyordu. Darbe olacak diye konuşmuyoruz. Ama birşey bilmiyoruz. Ama inanın bunlar konuşulsa bile onları duysanız bile bu kadar futursuz, gozu donmuş alçakça bir şey olabileceğini aklımızdan hiç geçirmedik."

' BU BİR İSYAN, DARBE DEĞİL'

Darbeyi silahlı kuvvetlerin engellediğini kaydeden Şanver, "Bu bir isyan. Bu darbe değil. 12 Eylul'de komutan belli. Kenan Evren. Bu taşeron edilmiş bir girişim. Bunun başarılı olması mumkun değil. silahlı kuvvetler boyle kişilere pabuç bırakmaz. Öyle de oldu. Bu darbeyi silahlı kuvvetler engellendi. Tabiki emniyet ve halk yardımcı oldu ama asker hayır demeseydi bu darbe olurdu" dedi.

(C) REUTERS/

Şanver, "1989'da F-16'lar geldi. Filomuzun harekat subayıydı Akın Özturk. Duğune katılmama nedenini sormadım. Gerekçe sormam. Davetiyeyi verirken 'o tarihlerde gelemiyebilirim' dedi. Bir açık kapı bıraktı. Gun yaklaşırken de gelemeyeceğini soyledi. Ben duğun için Hava Kuvvetleri Komutanı ile goruştum. Nikah şahidi Akın'ı yap dedi. Aradım 'geliyor musunuz?' diye. 'Gelemeyeceğim' dedi" diye konuştu.

"Son iki yılda Akın Özturk ile ilgli fikirlerim değişti" diyen Şanver, şoyle devam etti:

"Ahmet Özçetin ile olan ilişkisi. Normal bir ilişki oyle olmaz. Yuksek Disiplin Kurulu'nda benim tavrım şikayet oldu, komutan da beni sorguluyor. Atılan çocuklar konusunda şerh koyuyorum ama o onaylıyor. Hava Kuvvetleri Komutanı ile Kurmay Başkanı arasında bir çatışma yaşanamaz. Birinci yıl sonunda beni Diyarbakır'a gondermek istedi. Beni karargahtan gondermek istedi."

' TSK İÇİNDE AKTİF GÖREVDE OLANLAR VAR, İSİM SÖYLEYEMEM'

Şanver, "Akın Özturk darbenin 1 numarası olamaz. Çunku onu Genelkurmay Başkanı olarak yazmamışlar. Yani uzerinde bir isim var. Bu da milletin kabul edeceği bir isim olmalı. İnsanları tanıyoruz, iddianameleri okuduk. Bu davalar sonunda içeriden çıkan da olabilir, içeri girecek onemli isimler de olabilir. Bu isimlerin hepsini savcılara anlattım. Bunlardan TSK içerisinde aktif gorevde olanlar da var ama burada isim soyleyemem" dedi.

Şanver, "İlk olarak 20:00 sıralarında Genelkurmay emri ile anladık. Hava sahasının kapatılması ile ilgili emirleri bana iletildi. Komutan yardımcım geldi ve 'boyle tedbir ve emirleri var' dedi. Genelkurmay'ın boyle bir tasarrufta bulunması daha once olmadı. 'Atla, sen Eskişehir'e git' dedim. Bana 19:36'da gelmiş emir. Bana da ondan sonra geldi. Bana bilgi gelmesi lazım. Geldi ama gecikmeli geldi. Ve gelen bilgiden bir şey anlaşılmıyor, açık değil. 'Bir karışıklık var' dedim. 'Üstunu değiştir, uçak ayarlayacağım' dedim. Hava Kuvvetleri Komutanı'nın yanına gittim ve uçak konusunu soyledim. Bu aşamada 'gitmesine gerek yok, geri gelsin' dedi. Buradan komutanın benden konuya daha vakıf olduğunu duşundum" şeklinde konuştu.

' DARBEYİ ABİDİN ÜNAL'DAN ÖĞRENDİM'

Şanver, sozlerini şoyle surdurdu:

"Darbe olduğunu Abidin Ünal'ın ağzından duydum ilk kez. Terorle mucadele harekatı sadece bizim emrimizle yapılır. Bilgiyi verecek kişiler bu işin içerisinde ise bilgiyi vermezler. Ben oyle bir emir vermedim. Mesela Diyarbakır 6 uçak hazırlıyor. Oradakiler biliyor. 'Önemli bir kelle alacağız' diyorlar.

Altımda çalışan 28 kişiden 23 kişi darbeye karışmış. Hiç de onlara goz yummadım. Bu generalleri ben atamadım, ben terfi ettirmedim, ben seçmedim. 'Bunlarla ben çalışayım' diye. Hiçbir dahlim yok buna. Sistem size 28 kişiden 23'u diyeyim, boyle bir kadroyla siz çalışıyorsunuz, ondan sonra diyorsunuz ki, "neden haberiniz olmadı?" Mahkemeye veriyorsunuz beraat ediyor. Emniyetten, MİT'ten geliyor bilgiler, bir taraftan askeri yargı sistemi ama siz inanıyorsunuz ki bu çocuk suçsuz. Boyle bir guçle mucadele ediyorsun, komutanınız Akın Özturk."

' ESKİŞEHİR'LE KONUŞUNCA DARBE OLDUĞUNU ANLADIM'

Şanver, "Eskişehir'i aradım 'ne oluyor?' dedim. Komutan dedi ki; 'havada uçaklar var.' 'Neler var' dedim. 'F-16, var tanker var' dedi, o an anladım. Dedim ki uçuşları engelleyin. Aklınıza ne geliyorsa pistlere araç çekin ne gerekiyorsa yapın dedim. Akıncıyı aradım Hakan Evrim açmadı telefonu. Abidin Ünal'ın yuzune telefon kapatmış" dedi.

Şanver, sozlerini şoyle surdurdu:

"Abidin komutana 'sizi buradan çıkartalım' dedim. Hava Kuvvetleri Komutanı'nın uçağı Ataturk Havalimanı'ndaydı. 'Sabiha Gokçen'e gel' dedik. Orada bir kriz merkezi oluşturduk. Hepimiz kendi ekiplerimizi aradık. Bana sordular, ben Abidin Ünal'ın yerinde olsam komutanlarla harekat merkezine giderdim. Ben kendi komutanlarımı uzaklaştırdım. Ve biz de derdest edilince karşı harekatı Eskişehir'e gonderdiğimiz komutanlar yaptı. Ben darbenin onlenmesinde en kritik emirleri verdim. Benim gonderdiğim 4 kişi Eskişehir'e 7 buçuk saatte gitmişler. Bunların araştırılması lazım. 4:36 da karşı angajman veriliyor. Akıncı'yı bombalama emri veriliyor saat 7:30'da ancak Akıncı saat 11:15'te bomba duşuyor. Ben komutan olsam 11 kere bombalardım."

' ÖZEL TİME UÇAK VERMEDİM'

"Bazıları habersizdi çocukların. Bazıları kalktı biz emredince indiler" diyen Şanver, "Benim iki saat bu olaya mudahil olma zamanım oldu. Bu sırada hep gorevimi yapmaya çalıştım. Diyarbakır'dan ozel harekat timi gelmiş, 100 kişilik ekip. Başlarında general var. Verelim mi vermeyelim mi. Vermedim guvenemedim kimseye çunku. Verdiğimiz emirlerin bir tanesi hatalı olsaydı komutanlar o zaman arkamızda durmazdı. Yanı başımda Hava Kuvvetleri Komutanı var. O da emirler verdi. Eskşehir'i takviye etmek için emirler verdi. O da general gonderdi ama gonderdiği şu anda içeride" ifadesini kullandı.

' ABİDİN ÜNAL İLE İLGİLİ KAFAM KARIŞIK'

Şanver, "İki tane helikopter once Fenerbahçe Orduevi'ne geliyorlar. Abidin Ünal'ın 3 korumasını alıyorlar. Hava Kuvvetleri Komutanının yakın koruması lazer tutuyor ve o sayede otoparka inebiliyorlar. Önlemesi gerekenler bu işin içerisindeyse bu işi engellemeniz zor. Bunlar koruma değil tam tersini yaptılar. Şahıslar geldi ve bana 'Ünal beni almaya geldiler komuta sende' dedi. Komutan kalktı. Butun goruntuleri izledim ben. Komutan kalkıyor lavaboya gidiyor, kelepçelenmeden korumalarıyla helikoptere biniyor. Daha sonra Akın Özturk'le goruntuleri çıktı kol kola. Bunlar bizim kafamızı karıştırıyor. Bizi niye bağladılar. Ellerimiz gozlerimiz ayaklarımız bağlandı. Ben gitmeden vedalaştım bir daha da goruşmedim Abidin Ünal'la" dedi.

' BAŞARISIZ VE SORUMLU OLAN KOMUTANDIR'

(C) AA/

"Burada başarısız ve sorumlu olan komutandır" diyen Şanver, "15 Temmuz oncesine donmek lazım. Bir yapı devleti işgal etmiş. butun kademelere girmiş. Gerçekten çok guçluler. Yuzde yuz suçsuzken hapislere duşuyorsunuz. Emniyet, yargı, medya her kurum var bunların içinde. Boyle bir ortamda bu yapı içimize girdi mi, başarılı oldular mı? Burada başarısız ve sorumlu olanı komutandır. Şuphe varsa bile butun şuphelerden arınmış tescilli tek generalim. Geçmişime bakıyorum, kariyerim belli. Ben bu başarılar nezdinde emekli edilmedim, uzatıldım. Buna rağmen neden istifa ettim? Birincisi tercih edilmedim. Tercih edilenle kendimi kıyasladım ve daha iyi olduğunu gordum. Bu işlerin liyakat olduğunu hep soyledik. Bunun aksi bir durumda istifa etmesem olmazdı. Tabii ki Hava Kuvvetleri Komutanı olmak isterdim" ifadelerini kullandı.