Özet (TL;DR) @ 2018-03-14T21:26:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı etkinliğinde konuştu.
Turkiye
21:26 14.03.2018(Guncellendi 01:52 15.03.2018) URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de duzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı etkinliğinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kultur ve Kongre Merkezi'nde Tıp Bayramı dolayısıyla hekimleri kabul etti.
Burada yaptığı konuşmaya tum sağlık çalışanlarını selamlayarak ve 14 Mart Tıp Bayramı'nı tebrik ederek başlayan Erdoğan, "Kadınlar Gununde, 8 Mart'ta 'sadece 8 Mart Kadınlar Gunu olmaz, 365 gun Kadınlar Gunudur, Anneler Gunudur' demiştik. Ben Tıp Bayramı için de 'her an Tıp Bayramıdır' diyorum. Çunku nerede, ne zaman, hangi an doktora ihtiyacımızın olacağı belli mi? Değil. Öyleyse her an Tıp Bayramı" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından one çıkanlar şoyle:
- Bizim medeniyetimizde tıp ilmiyle meşgul olmak Allah'ın mucizelerine de şahit olmak demektir. Lokman Hekim hikayeleri bunun orneği. Devasa dunyaya bakmaya gerek yok insanın yaradılışındaki bir damla herşeyi anlatıyor. İnsan hayatına doğdan dokunan hayatın kalitesini yukselten bir konumda bulunuyorsunuz. Size kalkan elleri affetmek mumkun değil. Bunların teroristten hiçbir farkı yoktur. Bizim için teroristlerin konumu neyse bunlarında odur.
' DEDEM SARIKAMIŞ'TA DONARAK ÖLDÜ'
-
Millet olarak biz bu ulkeyi kahramanlıklar uzerinde kurduk. Hala da aynı şekilde yaşatıyoruz. Hekimlerimizin kahramanlıkları bu tablonun bir parçasını oluşturuyor. Şuanda onlar cephedeler. Bir taraftan Mehmedimiz savaşırken onlarda arka planda tedavileri için hazır kıta bekliyorlar. Balkan savaşında, 1. dunya savaşında hekimlerimizin yaptığı hizmetler varki insanın gozleri yaşarıyor. Mehmedimiz bir başka duşmanla mucadele ediyordu o zaman. O da hastalıklardı. Çanakkale Savaşı'nda cephe gerisinde hastalıktan hayatlarını kaybetmişler. Aynı şekilde Sarıkamış'ta da soğuk ve hastalık vardı. Benim dedemde orada donarak oldu. Sarıkamış'ta çıkarılan askerlerin ustlerinin çıplak olduğu gorulur. Ayaklarında çarıkları yoktu. Tufekleri ona sarılmış donarak şehit olmuşlardı.
-
Şimdi askerlerimiz cephede her turlu şartlarda koşullarda donanımlara haiz giysileriyle. Ne gerekiyorsa yapacağız. Tifus başta olmak uzere bu hastalıklarla mucadele eden sağlık personellerimizde o zamanlar buyuk tehdit yaşıyordu. Balkan Savaşı'nda cephede gorevli doktorumuzun icat ettiği basit ama etkili serumun hikayesi bunun bir orneği. Serum sonra tum askere uygulanmıştır. Irak Cephesi'nde guvenmedikleri için bunu kullanmayan Alman askerleri hayatını kaybetmiştir. Kazım Karabekir başta olmak uzere kendi askerlerimiz gorevlerine devam etmişlerdir.
' EY ABD, BAK BUNLAR PKK'NIN TA KENDİSİ'
- (C) AA/ Emre Şenoğlu
Aynı fedakarlıkların terorle mucadele donemimizde sınırlarımız içinde ve dışında pek çok orneği var. İşte Guneydoğu'da bu teroristler okullarımızı bombalamadı mı, yakmadı mı? Hastanelerimizi yakmadı mı, bombalamadı mı? Sen tedavi olacaksın, senin yakınların tedavi olacak. 'Ben Kurtlerin temsilcisiyim' diyorsun ama geliyorsun benim Kurt vatandaşımın, Kurt kardeşimin tedavi olduğu hastaneyi yakıyorsun. Benim Kurt evladımın, Kurt kardeşimin okuduğu okulu yakıyorsun. Bunlar bu şekilde cani, vahşi. Bunların Afrin'de olanlardan ne farkı var? PYD/YPG, biz hep ne diyoruz? 'Ey Amerika bak, bunlar PKK'nın ta kendisidir', 'PKK'yı teror orgutu olarak tanıyorum' diyorsun, ama senin askerin, subayın PYD'ye Amerika'nın kokartını takıyor ve onunla kol kola, yan yana benim askerime karşı savaşıyor. Geri adım yok, sonuna kadar.
- Zeytin Dalı'nda tum sorumluluğu ustlenerek cephe hattına koşan Yelda hemşiremiz gibi. Çığ altında kalan askerlerimize yardım için gittiği dağda mahsur kalan Samet Akar gibi kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz. Gorev yaptığı hastaneyi terketmeyen Ömer Faruk Bilen gibi nice kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz.
' SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SALDIRILARA MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ'
- Hiçbir acı hiçbir mazeret sağlık personele fiziki saldırı yapılmasını normal gosteremez. Sağlık çalışanlarımızın daima yanlarında olduğumuzun, onlara yonelik saldırılara musamaha gostermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum.
' ETKİSİZ HALE GETİRİLEN TERÖRİST SAYISI 3 BİN 486 OLDU'
- (C) REUTERS/ Khalil Ashawi
Etkisiz hale getirilen terorist sayısı 3 bin 486'ya çıktı. Afrin'e girdik, giriyoruz. İyice yaklaşmış vaziyetteyiz. Çunku bizim derdimiz işgal değil. Bizim derdimiz, bu teror koridorunu en doğusundan en batısına teroristlerden tamamen temizlemektir. Temizleyeceğiz ki bizim sınırlarımız rahat olsun. 911 kilometre sınırımız var. Kolay değil.
' AMERİKA'NIN BURADA NE İŞİ VAR?'
- Amerika'nın burada sınırı mı var? Koalisyon guçlerinin burada sınırı mı var? Ne işi var onların burada? Niye geliyorlar buraya? Kimi korumaya geliyorlar? Suriye zaten şu anda Rusya ile beraber rejim hareket ediyor. Öyleyse koalisyon guçleri kimle hareket ediyor? Soyleyeyim. YPG ve burada beraber hareket ettiği PYD. İlk anlarda 5 bin tır buraya silah getirdiler. 2 bin buraya bunlar kargo uçaklarıyla silah, muhimmat getirdiler. Duşunebiliyor musunuz, onların bu kadar silah, muhimmat getirdikleri yere biz, Kızılayımız ile AFAD'ımız ile Diyanet Vakfımız ile insani yardım taşıyoruz. Aramızdaki fark bu.
' SURİYE'DEKİ 20 ÜS NİYE KURULDU?'
- Kendilerine bunları hep soyledim. Sayın Tillerson'a da ozellikle bunları anlattım. 'Siz bu silahları buraya niye getiriyorsunuz? Kime karşı getiriyorsunuz? Çunku bu sınırın otesinde sadece biz varız. Bunları buraya niye getiriyorsunuz?' İnanır mısınız ses yok. Suriye'de 20 tane us kuruldu. Peki bu usler burada niye var? Akla 2 şey gelir. Ya Turkiye, ya İran. Herhalde Rusya'ya karşı bu işi kullanacak değil. O zaten 3. Dunya Savaşı'nın ifadesi anlamına gelir. Bunları hep konuşuyoruz. Ama Tıp Bayramı'nda da bunları konuşmamızda fayda var. Çunku her şeye hazır olacağız.
' BEN EKONOMİSTİM, NÜFUSUMUZ YAŞLANIRSA BU MİLLETE YAZIK OLUR'
- Eğer nufusumuz yaşlanırsa bu millete yazık olur. Bazıları bizim uç çocuk tavsiyemize kendilerince istihza ile yaklaşıyor. Ama nufusumuz millet olarak en buyuk gucumuzdur, bunu korumak zorundayız. Siz doktorlarımızdan da bu konuda yardım istiyorum. Genç dinamik nufus, asıl sermaye budur. Bir ekonomistim ben. Ülkelerin kalkınmasında bize ekonomide dort madde sayarlardı; insan, emek, sermaye, uretim. Ben siyasette bunu teke indirdim. Başarının sırrı sadece insandır.
' ŞEHİR HASTANELERİ BENİM AŞKIM'
- Bu benim aşkımdır, şehir hastanelerimiz. Belediye Başkanlığı doneminden bu benim geleceğe yonelik projelerim içindeydi. Elhamdulillah buna başladık. Birinci derecede 30 buyuk şehrimizde bunların olması şart. Ondan sonra sıra sıra diğer şehirlerimize bunları kuçulterek devam ettirmek. Bu projeyi geleceğin sağlık modeli olarak goruyorum.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.