Özet (TL;DR) @ 2018-03-14T22:35:22.000Z: ABD Dışişleri Bakanlığı’na CIA Direktörü Mike Pompeo’nun getirilmesinin Türk-Amerikan ilişkilerine olası yansımalarını yorumlayan uzmanlar, bakan değişikliğiyle iki ülke ilişkilerinde köklü…



ABD Dışişleri Bakanlığı'na CIA Direktoru Mike Pompeo'nun getirilmesinin Turk- Amerikan ilişkilerine olası yansımalarını yorumlayan uzmanlar, bakan değişikliğiyle iki ulke ilişkilerinde koklu değişiklikler yaşanmasının beklenmemesi gerektiğini ancak Rex Tillerson ile Mike Pompeo arasındaki 'ton farklılığının' ilişkilere yansıyacağını belirtti.

ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bolumu'nden Prof. Dr. Huseyin Bağcı, "ABD'nin dışişleri bakanının değişmesi, ABD'nin Turkiye politikasında genel hatlarıyla bir değişikliğe yol açmayacak, ama kişiler bazında bakanlığın başına Turkiye'ye yaklaşımı biraz daha olumsuz bir yonetici gelecek" derken araştırmacı Mehmet Yeğin "Tillerson ile Pompeo arasında tarz farkları var. Tillerson'ın biraz daha diplomatik yaklaşımı varken Pompeo daha sert. Sorunların çozumu için bu hızda ilerlenemeyebileceğini duşunuyorum" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, dun surpriz bir kararla Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'u gorevden alarak yerine CIA Direktorluğu gorevini yuruten Mike Pompeo'yu atadığını açıkladı.

Pompeo, CIA direktorluğune atandıktan sonra ilk yurtdışı ziyaretini 9 Şubat 2017'de Turkiye'ye gerçekleştirmiş, Pompeo'nun ziyareti, Trump'ın ABD Başkanı olmasının ardından Turkiye'ye yapılan ilk ust duzey ziyaret olmuştu. Pompeo, Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MİT Musteşarı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu Turk yetkililerle goruşmuştu.

Tillerson, son olarak 16 Şubat'ta Ankara'ya bir ziyaret gerçekleştirmiş, ziyarette Turkiye ile ABD'nin ikili ilişkilerinde one çıkan meseleleri çozmek için sonuç odaklı bir mekanizma kurmasının kararlaştırıldığı açıklanmıştı. İkili mekanizma kapsamında Suriye konulu ilk çalışma grubu toplantısı 8-9 Mart'ta ABD'nin başkenti Washington'da yapılmıştı. Tillerson ve Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun 19 Mart'ta Washington'da goruşmesi kararlaştırılmıştı ancak Çavuşoğlu bugun bu goruşmenin ertelenebileceğini belirtti.

' YENİ BİR UZLAŞMAYA GEREK DUYULACAK'

Tillerson'ın gorevden alınmasıyla yaşanan ABD'de Dışişleri Bakanı değişikliğinin, halihazırda Suriye'de ABD'nin PYD'ye verdiği destek ve Fethullah Gulen'in iadesi başta olmak uzere birçok sorunlu başlık barındıran Turk-Amerikan ilişkilerine yansımasının ne olacağı konusu da tartışılmaya başlandı. Konuyla ilgili Sputnik'e değerlendirmelerde bulunan ODTÜ Uluslararası İlişkiler bolumu oğretim uyesi Prof. Dr. Huseyin Bağcı, Tillerson'ın yerine gelen Pompeo'nun daha 'şahin' goruşlere sahip olduğunu ifade ederek "Turkiye olarak işimiz zor, yeni bir uzlaşmaya gerek duyulacak. Tillerson'un ayrılması aslında sadece Turkiye ile olan ilişkileri değil Kuzey Kore, Avrupa ulkeleri ve Rusya ile olan ilişkileri de başka bir noktaya taşıyacak. Çunku bir iş adamından bir burokrata geçmek durumu değiştiriyor" dedi.

' ABD, SURİYE'DE PYD'Yİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEK'

(C) AA/ Kayhan Özer

Pompeo'nun gelmesiyle ABD'nin Suriye'de PYD'yi destekleme politikasında bir değişiklik olmayacağını ifade eden Bağcı, "ABD ile varılan mutabakat; Kurtler'in ABD koruması altına alınması ve Turkiye'ye yonelik bir teror saldırısında bulunmamasını kapsıyor, Amerikalılar bunu yaparlar, kontrol ederler. Ama Suriye'nin şimdi ve gelecekteki yapılanmasında ABD'nin Ortadoğu'da kalmanın yasal yonu, bu coğrafyada askeri usler kurması ve Kurtlerle işbirliğine devam etmesidir. Tabii burada bizi de aşan bir şey var, ABD ile Rusya arasındaki ilişkiler belirleyici olacak" diye konuştu.

Bağcı, "Aynı hamam aynı tas, goruş ayrılıkları devam edecek, herkes kendi gucu çerçevesinde çıkarlarını maksimize etmeye çalışacak ama ABD'nin bu coğrafyada hele hele bugunden sonra Kurtler'in hamiliğini bırakmasını duşunmek safdillik olur. Bu, nasıl bir surece goturur ayrı dava ama Kurtleri koruma altına alan bir ABD ile karşı karşıyayız" dedi.

' ABD'NİN TÜRKİYE POLİTİKASINDA BİR DEĞİŞİKLİK OLMAZ'

(C) AA/

Dışişleri Bakanı değişikliğiyle ABD'nin Turkiye politikasında bir değişiklik beklenmemesi gerektiğini vurgulayan Bağcı, "ABD'nin dışişleri bakanının değişmesi, ABD'nin Turkiye politikasında genel hatlarıyla bir değişikliğe yol açmayacak, ama kişiler bazında bakanlığın başına Turkiye'ye yaklaşımı biraz daha olumsuz bir yonetici gelecek. ABD ile Turkiye arasındaki ilişkilerin hem NATO boyutu, hem de ikili ilişkiler boyutunu ele aldığımızda ABD'nin kuresel politikalarda Turkiye'den vazgeçmesi mumkun değil, ama bolgesel politikalarda Turkiye ile çıkar çatışmasının devam edeceğini duşunuyorum" ifadelerini kullandı.

' FETHULLAH GÜLEN'İN İADESİ NE ŞİMDİ NE GELECEKTE MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR'

ABD'de Dışişleri Bakanlığı değişikliğinin, ABD'nin Fethullah Gulen'e yonelik politikasında bir değişikliğe yol açmayacağını da vurgulayan Bağcı, "ABD'nin Fethullah Gulen'i Turkiye'ye vermesi soz konusu değildir. Bu, tarihsel kıyaslamayı yapacak olursak Cem Sultan'ın Papa'nın elinde esir kalması gibidir. Devletlerarası ilişkilerde tarihsel orneklerde bunu goruyoruz. Fethullah Gulen'in Turkiye'ye iadesi, ABD'nin kendini inkarı anlamına gelir. ABD'nin ne şimdi ne gelecekte yapmayacağı rahatlıkla soylenebilir. Turkiye'nin talepleri yerindedir ama ABD vermeyecektir" DEDİ.

' TİLLERSON İLE POMPEO'NUN TON FARKLILIKLARI İKİLİ İLİŞKİLERE YANSIYACAKTIR'

Konuyla ilgili Sputnik'e değerlendirmelerde bulunan ABD siyaseti konusunda çalışmaları bulunan araştırmacı Mehmet Yeğin de ABD'de dışişleri bakanı değişikliğinin ikili ilişkilerde koklu değişikliğe yol açmayacağı ancak Tillerson ile Pompeo arasında 'ton farklılıkları' olduğunu ifade etti. Yeğin şoyle konuştu:

"Turkiye-ABD ilişkilerinde ozellikle Munbiç uzerindeki sıcak çatışma ile ilgili uzlaşı, Pompeo'nun gelişiyle değişmez. Bu nokta aşıldı bence. Fakat ondan sonrasıyla ilgili Tillerson ile Pompeo'nun ton farklılıkları ikili ilişkilere de mutlaka yansıyacaktır. Tillerson doneminde yapılan son goruşmeler hele hele ABD'nin Turkiye'de buyukelçisinin olmadığı bir donemde yapılan goruşmeler birçok sorunun çozulmesi açısından onemliydi. Ben burada taşlı bir yol olabileceği duşuncesine kapılıyorum. Çunku Tillerson ile Pompeo arasında tarz farkları var. Tillerson'ın biraz daha diplomatik yaklaşımı varken Pompeo daha sert. Sorunların çozumu için bu hızda ilerlenemeyebileceğini duşunuyorum. Pompeo gorevinin başına geçtiğinde muzakerelerin tekrar zor bir çerçeveye girebileceği bir çerçeveyle karşı karşıya kalabiliriz diye duşunuyorum."

Pompeo'nun dışişleri bakanlığı doneminde Turkiye ile ABD arasındaki goruşmelerin daha zorlu geçebileceğini de ifade eden Yeğin, "İki ulke arasında kriz çozuldu, ben bunun tekrar krize doneceğini duşunmuyorum ama bu meselelerin çozumu Tillerson ile çok daha kolay olabilecekken Pompeo ile biraz daha sert muzakereler soz konusu olabilir diye duşunuyorum" dedi.

' OLASI ABD-İRAN GERGİLİĞİNİN TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNE DE YANSIMASI OLUR'

Pompeo'nun gelişiyle birlikte ABD'nin İran politikasında yaşanabilecek olası değişikliğin, Turk-Amerikan ilişkilerine de yansıması olacağını ifade eden Yeğin, " Ben İran'ın daha sert bir tutumla karşı karşıya kalabileceği duşuncesine kapılıyorum. İran'ın Suriye'deki varlığına ve genel olarak bolgedeki varlığına karşı daha sert bir tutum geliştirilmesi ve ABD ile İran arasındaki gerginliğin tekrar tırmanması soz konusu olabilir. Çunku Pompeo da nukleer anlaşmaya karşı bir figur olarak karşımıza çıkıyor. ABD'nin, İran ile nukleer anlaşmanın bozulması yonunde somut bir adım atması, meselenin askeri bir boyuta kayabilecek bir zemini beraberinde getirebilir. Boyle olduğu zaman Turkiye'nin bir tavır belirlemesi gerekecek ki ben bunun daha çok ABD'ye yakın bir tutum olabileceğini duşunuyorum. Tabii o tabloda ne olup olmayacağı o zaman belli olur" diye konuştu.

' POMPEO, TRUMP'IN DİNLEDİĞİ BİR FİGÜR'

Turk-Amerikan ilişkilerinde hızlı ve ani değişiklikler beklemediğini ifade eden Yeğin, Pompeo'nun Dışişleri Bakanı olmasının olumlu bir yonu de olabileceğini ifade ederek şunları soyledi:

"Şu açıdan faydalı da olabilir; Pompeo, Trump'ın dinlediği bir figur. Tillerson ile muzakere ediyorsunuz ama bunun ne kadarının uygulanacağının belli olmadığı bir durum vardı. Pompeo ile konuştuğunuz zaman bunun gerçekten uygulanacağını bilerek hareket edersiniz. Dışişleri Bakanlığı'ndaki atamaları da tamamlayabilir Pompeo, Amerikan diplomasisinin gerçek anlamda etkin olabileceği bir tablo oluşabilir. Bu da ikili ilişkiler açısından onemli. Bunun pozitif yansımaları olabilir ama bunlar çok zayıf şeyler, Turk-Amerikan ilişkileri açısından çok buyuk değişiklikler değil ama mutlaka bir tesiri olacaktır."