Özet (TL;DR) @ 2018-03-14T01:16:31.000Z: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, uluslararası topluma dünyanın çeşitli bölgelerindeki savaşlara ve bu savaşların sonuçlarına duyarlı olması çağrısında bulunarak,…



Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betul Sayan Kaya, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda, Kadının Statusu Komisyonu 62. Oturumu kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın koordinasyonu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Kadın Danışma Konseyinin katkılarıyla duzenlenen "Kadınlar, Goç ve Multeci Krizi" başlıklı yan etkinlikte konuştu.İİT bunyesinde kadınların guçlendirilmesi konusunda 2016 yılında Turkiye'de onemli adımlar atıldığını dile getiren Kaya, Musluman toplumların gelişmesinde kadınların rolu, guçlendirilmesi ve fırsat eşitliği gibi konuları goruşmek için bakanlar duzeyinde toplantılar duzenlendiğini ve kararlar alındığını hatırlattı.Turkiye'nin İİT donem başkanlığı sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla kurulan İİT Kadın Danışma Konseyinin tum dunyadaki Musluman kadınlar için yeni ve onemli bir platform haline geldiğini ifade ederek konseyin çalışmalarını anlatan Kaya, İİT Kadın Danışma Konseyi Başkanı Esra Albayrak'ın katkılarıyla da konseyin onemli ve hızlı bir ivme kazandığını soyledi.Çatışmalar nedeniyle yerinden edilen kadınların yaşadığı sıkıntılara karşı dunya çapında duyarlılık oluşturmak, onların acılarını dindirmek ve bu acıların bir daha yaşanmamasını sağlamak için toplandıkları vurgulayan Kaya, sozlerini şoyle surdurdu:

"Goç hareketlerinin en ust duzeyde olduğu, yerinden edilmelerin ise daha once gorulmemiş bir noktaya ulaştığı bir çağda yaşıyoruz. Dunya genelinde 65,6 milyon insan evlerini terk etmeye zorlanmıştır. Bunların yaklaşık 22,5 milyonu multeciler olup, yarısından çoğu 18 yaşın altında ve bunlar çocuk. Çatışma ve zulum sonucu her dakika neredeyse 20 kişinin evinden edildiği bir dunyada, iş birliği ve koordineli çalışma her zamankinden daha onemlidir. Turkiye 2017 yılı sonu itibarıyla dorduncu kez dunyanın en çok multeci ağırlayan ulkesi oldu. 3,7 milyondan fazla multeci içerisinde Suriyelilerin yanı sıra Afganlar, Iraklılar, İranlılar, Somalililer ile çatışma ve savaşlardan kaçan diğer ulke vatandaşları bulunmaktadır. En onemlisi, multecilerin yaklaşık yuzde 71'ini kadın ve çocuklar oluşturuyor."

T ÜRKİYE'NİN MÜLTECİLERE YÖNELİK "AÇIK KAPI" POLİTİKASI Kadınların sığınma taleplerinin yeni bir durum olmadığına ve hatta endişe verici seyirle artış gosterdiğine dikkati çeken Kaya, "Birçok kadın depresyon, kaygı, uykusuzluk, sinir hastalıkları ve stres bozuklukları yaşıyor. Tek başlarına veya çocuklarıyla goç eden kadınlar, hamile kadınlar, ergen kızlar ve yaşlı kadınlar ozellikle risk altında." diye konuştu.Turkiye'nin, dunya genelinde tum insani krizlere karşı hep duyarlı olduğunu ve uluslararası taahhutlerine bağlı kaldığını anlatan Kaya, ulkelerindeki "turbulanstan" olumsuz etkilenen multecilere "açık kapı" politikası uyguladığını vurguladı.Ayrıca Turkiye'nin, goç edenlerin insan onuruna yakışır bir hayat surmelerini mumkun kılacak çok yonlu hizmetler sunduğunu belirten Bakan Kaya, silahlı çatışmalardan en çok etkilenenlerin çoğunlukla kadın ve çocuklar olduğu hassasiyetlerini de dikkate alarak soz konusu hizmetleri gerçekleştirdiğini aktardı.Ülkelerindeki çatışmalardan kaçarak Turkiye'ye sığınan Suriyeliler için sağlık hizmetlerinin ayrı bir onemi olduğunu ve geçici koruma altındaki Suriyeli kadınların sağlık hizmetlerine Turk vatandaşlarıyla eşit şartlarda erişim sağlayabildiğini soyleyen Kaya, psikososyal destek hizmetleri vermek için ozel birimler kurulduğunu anımsattı.Kadına karşı şiddeti onlemek, psikososyal destek ve diğer sağlık hizmetlerini sağlamak, çocuklarının okula devamlılığını kesintiye uğratmamak için çeşitli programlar yuruttuklerini ifade eden Kaya, kadınlara savaşın neden olduğu psikolojik yukle başa çıkabilmeleri için profesyonel destek verildiğini, şehit eşleri ve yakınlarını kaybedenler için ozel rehabilitasyon çalışmaları yapıldığını belirtti.Bakan Kaya, şunları soyledi:

"Sadece 2017'de, Turk vatandaşı olmayan ve aile içi şiddet riski altında bulunan bin 300 kadın, beraberindeki bin 300 çocuk, kadın konukevi hizmetlerimizden faydalandı. Özellikle şiddetle mucadele ve diğer insan hakları ihlalleri konusunda farkındalık artırma çalışmalarına da son derece onem veriyoruz. Turkiye'de yaşayan Suriyeliler için Arapça ve Turkçe olmak uzere 'kadına karşı şiddet, evlilik yaşı ve resmi evlilikler' ve aynı zamanda 'kadın hakları' konularında broşurler hazırladık. Kadınlara bu konuda bilinç ve dayanışma oluşturarak duygusal yonden guçlenmeleri için çeşitli seminerler duzenledik. Bakanlığımız koordinasyonunda, AFAD, UNICEF, BM Nufus Fonu, BM Multeci Örgutu ve Uluslararası Goç Örgutunun katılımıyla Suriyeli savaş mağdurlarına yonelik bir 'Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet Çalışma Grubu' oluşturuldu."

BANGLADE Ş'E "ARAKAN" TEŞEKKÜRÜ

Ülke olarak sadece Turkiye'dekiler değil, aynı zamanda dunyanın her yerindeki multeciler için çaba sarf ettiklerini anlatan Kaya, Bangladeş'teki Rohingya kamplarını iki kez ziyaret ettiklerini ve bu coğrafyadaki kadınların uğradığı korkunç zulmu dinleme imkanı bulduklarını hatırlattı.

Arakanlı multecilere ev sahipliği yapan Bangladeş'e teşekkur eden Kaya, Turkiye'nin ilk yabancı ulke olarak, 500 binin uzerinde Arakanlı Muslumana yiyecek ve diğer yardımlarda bulunduğunu kaydetti.

M ÜLTECİ KADINLAR İÇİN GÜÇLENDİRME MERKEZİ KURULACAK

Dunyada en fazla multeciye ev sahipliği yapan ilk beş ulkenin İİT uyeleri arasında yer aldığı vurgusunu yapan Kaya, bu ulkelerin multecilerin ihtiyaçlarını buyuk oranda karşıladığını ancak krizlerin buyukluğu, ozellikle kadınlar ile kız çocuklarına sunulacak hizmetlerin çeşitliliği nedeniyle diğer ulkeler ve yabancı kuruluşların da katkılarıyla daha fazla kaynak ve hizmete ihtiyaç duyulduğuna dikkati çekti.

İİT Kadın Danışma Konseyinin oneri ve katkılarıyla ozellikle multeci kadınlar için tasarlanan bir guçlendirme merkezi kurulacağını açıklayan Kaya, "Uluslararası topluma dunyanın çeşitli bolgelerindeki savaşlara ve bu savaşların sonuçlarına duyarlı olması çağrısı yapıyorum. Uygulanabilir politikalar uretmek ve bunları uygulamak hepimizin sorumluluğu" değerlendirmesinde bulundu.