Özet (TL;DR) @ 2018-03-07 09:37:04.669139: 15 yıllık efsane geri dönüyor. Osmantan Erkır’ın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği, Bülent Ersoy, Deniz Seki, Can Bonomo ve Armağan Çağlayan’ın jüri koltuğunda yer aldığı “Popstar 2018” yarın…



Öncelikle "Popstar 2018" için hayırlı olsun diyeyim. Özlemiştik sizi ve bu formatı...

- Çok teşekkur ederim.

"Popstar Alaturka"da Bulent Ersoy, Orhan Gencebay, Ebru Gundeş'li efsane bir kadro vardı. Neden şimdi farklı bir juri oluşturdunuz?

- Bahsettiğiniz kadro, Armağan Çağlayan'ı da ekleyin, gerçekten "Popstar Alaturka" için jurilerin "kare as"ıdır. Hiç şuphesiz muhteşem bir juriydi. Bir daha oyle bir jurinin bir araya gelmesi çok zor. O lezzetin aynı şekilde yakalanmasına da artık imkan yok. 20 yıl da geçse, 40 yıl da geçse o juri unutulmayacak!

Neden olmas ın?

- Çunku bizler, Turkiye, her şey değişiyor. Hem de o kadar hızlı bir değişim ki bu...

"Değişime ayak uydurduk" mu diyorsunuz?

- Öyle de olmalı. Esasında en buyuk hata "Geçmişte bu çok iyi olmuştu, bir daha tekrarlayalım" demektir.

Merak ediyorum; mesela Ebru G undeş'e yeni program için teklif goturdunuz mu?

- Çok duşunduk onu açıkçası. Ama etik anlamda doğru olmayacağını duşunduk.

Hangi sebeple?

- Bir başka programda gorev alıyordu, "O Ses Turkiye"de çok başarılı oldu. Her an yeniden birlikte çalışmaya başlayabilirler ustelik. Bir başka yapım şirketiyle çalışan sanatçıya davette bulunmak, iş anlamında bize etik gelmedi. O yuzden hiç goruşmedik.

"Popstar" formatını ilk hayata geçiren sizsiniz. Yayınlandığı yıllar boyunca çok ses getirdi. "Efsane geri dondu" diyebilir miyiz artık?

- Evet diyebiliriz. Hepimiz bu formatı kendi aramızda oyle kodluyoruz zaten.

POPSTAR İÇİN "TUTMAZ" DİYORLARDI

"Popstar" nasıl doğdu?

- 2003 yılıydı. Ben yurtdışından format alan bir yapımcıyım, "Popstar"ı da beğendim ve Turkiye'ye getirdim.

Ve bombay ı patlattınız...

- Pek oyle olmadı (guluyor). Önce kimse inanmadı, uzun sure "Bu program tutmaz" dediler. O yuzden "Popstar" uzun sure proje halinde masada kaldı. Gerçi aynı şey "Kim 500 Milyar İster"de de başıma gelmişti. "Ya bilgi yarışmasını kim seyredecek?" dediler, bakın hala devam ediyor.

Neyse ki pes etmemi şsiniz...

- Etmedik, sonunda yaptık. İlk juri uyeleri Armağan Çağlayan, Deniz Seki, Ahmet San ve Ercan Saatçi'ydi. Haldun Dormen sunuyordu. Biz de yardımcı sunuculardık. Sanılanın aksine çok ses getirdi. Daha sonra başka kanala geçtik. Oradaki juri Deniz Seki, İbrahim Tatlıses, Seyfi Dursunoğlu ve Garo Mafyan'dan oluşuyordu. O bitti, bir daha yaptık. Bu kez Yıldız Tilbe, Bulent Ersoy, Armağan Çağlayan vardı. Hadise benimle beraber sunuculuk yapıyordu. Hadise ilk oyle geldi Turkiye'ye zaten.

KAZANANLAR HEP ARABESK S ÖYLEYENLER OLDU

"Popstar"ın alaturka versiyonunu yapmak nereden çıkmıştı?

- Şunu fark ettik; biz hep "Popstar" yapıyoruz ama kazananlar hep arabesk soyleyenler oluyor. Dedik ki bu boyle olmaz. Oturduk, Bulent Hanım'la konuştuk ve bu formatı oluşturduk. Hatta Bulent Hanım "İsim annesiyim" der.

"Popstar Alaturka"nın bu kadar ses getirmesini neye bağlıyorsunuz?

- Turk sanat muziğine, halk muziğine, arabeske buyuk bir ozlem ve açlık vardı, o boşluğu çok guzel doldurdu.

Peki şimdi?

- 2018'deyiz. Yelpaze inanılmaz genişlemiş durumda. O kadar farklı muzik tarzları var ki. Dolayısıyla çağdaş bir şey yapmalı, kendimizi bugune uyumlamalıydık. Elemelerde inanılmaz adaylar çıktı karşımıza. Son Feci Bisiklet diye bir grup var mesela, alternatif bir rock grubu, ondan şarkılar soyluyorlardı.

O yeni t urler Can Bonomo'ya mı emanet şimdi?

- Hepimize emanet. Juri de bu geniş yelpazeye gore kuruldu... Bulent Ersoy'la Can Bonomo yan yana... Özetle; biz esasında muzikte buluşmuş insanlarız. Hepimizin kalbi muzik için atıyor, hepimiz iyi muzik olsun istiyoruz. Juri uyelerimiz, tum orkestra uyelerimiz bunun için çalışıyor. Önce muzik...

Elemeler bitti mi?

- Bitti.

Çok merak ettim şimdi adayları...

- Gerçekten şaşıracaksınız. Nasıl soyleyeyim, Anadolu'da muzikhol olarak adlandırılan yerlerde çalışan arkadaşlarımız da var, lisede okuyan gençler de... Gerçekten geniş bir yelpaze.

Ka ç kişi seçtiniz?

- 12... Belki 13 de olabilir ama, hala bakıyoruz ona... Bir yarışmacı var, gelip gelmeyeceği belli değil. Çok sevdik biz onu ama...

"Ama"sı ne?

- Çalıştığı yere borçlanmış. "Ben nasıl geleceğim şimdi, her akşam orada çalışıp borcumu oduyorum" diyor. Bu başlı başına bir hikaye.

Ne yapacaks ınız?

- Vallahi biz de bilmiyoruz daha. Konuşacağız.

Bulent Ersoy yayında yine bildiğini
okur

Osmantan Erkır - Tulay Demir Oktay

YARI ŞMAYI BEN BIRAKMADIM, SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ BİTTİ

Yola çıkış noktasında herkes eşit şansa mı sahip?

- Ne anlamda soruyorsunuz?

Kat ılmak isteyen herkese fırsat tanıyor, bizzat dinliyor musunuz orneğin?

- Mutlaka. Hem de dikkatli şekilde... Yardımcılarımız da değil bizzat kendimiz dinliyoruz. Armağan Çağlayan ve ben her yeri gezdik. Jurinin tamamı da İstanbul'daki elemelere katıldı. Online başvurular oldu, onları da dinledik.

Online ba şvuru nasıl yapıldı?

- Kanal D boyle bir uygulama hazırladı. İnsanlar kanald.com.tr'ye videolarını bıraktı. Biz hoşumuza gidenleri davet ettik. Yani biz yarışmayı olabildiğince çok kişiye açmaya çalıştık.

Di ğer ses yarışmaları hakkında ne duşunuyorsunuz?

- Ben "O Ses Turkiye"yi çok başarılı buluyorum.

"Keşke bırakmasaydım, bu boşluğu başkaları doldurdu" diye duşunmuyor musunuz?

- Ben bırakmadım.

Anlamad ım...

- "Popstar" istenmedi o sırada açıkçası. Çunku çok yapılmıştı, bizim de soyleyecek sozumuz bitmişti. Haklı olarak da kanallar o heyecanı gostermedi. Sonrasında daha yeni bir yarışma geldi. Bu piyasayı canlı tuttuğu için "O Ses Turkiye"yi çok takdir ediyorum. Bu tip yarışmaların daha da çok olması gerektiğini duşunuyorum. Ama şunu da goruyorum; "Popstar" ozlenmiş. İnşallah yine başarılı oluruz.

H İÇBİRİMİZ 15 YIL  Ö NCEKİ İNSANLAR DEĞİLİZ

J uri de çok renkli... Üstelik son gunlerde her biri yarışmadan bağımsız olarak kendi gundemini yaratmış durumda. Deniz Seki'nin mide ameliyatı, Bulent Ersoy'un kurkle ilgili çıkışı...

- Haklısınız. Gerçi Bulent Hanım zaten hep gundemde olan biri. Deniz Seki de benim için çok onemlidir, çunku yıllar sonra yeniden bu yarışmayı beraber yapacağız. O kadar çok şey yaşadı ki, soyleyecek çok sozu var. Hiçbirimiz 15 yıl onceki insanlar değiliz tabii. Hayatımızda çok şey değişti.

Ben Arma ğan Çağlayan'ı da merak ediyorum. Aynı Armağan Çağlayan'la mı karşılaşacağız yoksa o da mı olgunlaştı, sakinleşti? Ani çıkışları yuzunden bana çok korkutucu gelirdi açıkçası.

- (Guluyor) Armağan'da da mutlaka yıllar içinde birtakım değişiklikler olmuştur ama ozunde herkes aynı. Yılların kattıklarıyla belki olaylara bakış, yaklaşım ve yorumlar farklı olabilir, o kadar.

İ Kİ YAYIN ARASINDA KİŞİLİK BÖLÜNMESİ YAŞADIM ****

J uri uyelerinin arası nasıl?

- İlk defa geçen ayın 25'inde bir araya geldiler. Aralarındaki elektriği inanılmaz merak ediyordum.

Ve...

- Harika geçti. Bol kahkahalı, gayet samimi. Haliyle biz de rahatladık.

Sonu çta onlar arasındaki en kuçuk bir gerilim ekibinizi de etkileyecektir.

- Tabii ki. Bir de şu var... Ben ilk "Popstar" zamanlarında doğaçlama komedi programı da sunuyordum. Orada kot, deri ceket, tişort, "Popstar"da ise smokin giyiyordum. Karşımda da çok ağır bir juri... Resmen kişilik bolunmesi yaşıyordum. Bir gun neşeli, ertesi gun ciddi falan. Bu sefer yayın daha kolay geçecek.

B İZDE TARTIŞMALAR ASLA ÇİRKİNLEŞMİYOR

"Popstar" dendiği zaman benim aklıma bir de Bulent Ersoy'un kavgaları geliyor. Zaten programın başlayacağı duyulduğundan beri sosyal medya kullanıcıları arşivlerden o kavga goruntulerini bulup paylaşmaya başladı. Yine boyle gerilimler yaşanır mı yoksa tamamen neşeli, eğlenceli bir yayın akışı mı olur, ne dersiniz?

- Şimdi bu bir canlı yayın, o nedenle hiçbir şeyin garantisi yok. Karşınızdakiler de Bulent Ersoy, Armağan Çağlayan, Deniz Seki, Can Bonomo... Bulent Ersoy'a "tartışın" ya da "tartışmayın" diyemezsiniz ki. O bildiğini soyleyecektir. Deniz Seki de oyle, Armağan Çağlayan da... İnsanlar gerilmesin, seyrederken mutlu olsun istiyoruz ama sırf oyle olsun diye Bulent Hanım bir yarışmacıya ya da juri uyesine kızdığında bunu saklayacak değil. Dolayısıyla arada sırada tartışmalar olabilir.

Zaten B ulent Hanım bu tartışmaların sonunda meseleyi hep tatlıya bağlıyor. Bir espri yapıyor, ortam yumuşuyor...

- Evet, asla çirkinleşmiyor bizde tartışmalar.

B İZİ GERÇEK STARLARIN DEĞİL HAK ETMEYENLERİN KAPRİSİ YILDIRIYOR

B ulent Hanım'ın olası kaprisleri sizi korkutuyor mu?

- Bizi yıldıran kapris, hak etmeyenlerin yaptığı kaprislerdir. Bulent Ersoy, Ebru Gundeş, İbrahim Tatlıses, Seyfi Dursunoğlu, Orhan Gencebay; bunlar zirvede olan insanlar.

Kapris yapmak zirvede olan insanlar ın hakkıdır demek mi bu?

- Zirvede dediğim bu isimler bir konuda inat ediyorlarsa ya da sizin soylediğiniz şekilde tabir edelim, kapris yapıyorlarsa, altında haklı bir neden vardır. Yaptıkları şımarıklık değildir.

Baz ı şımarıklıklara şahit olmuş gibi konuştunuz.

- Ben neler gordum bilseniz. Gecenin bir saati "Canım şu yemeği istiyor" diyor, yemeği getiriyoruz, "A ben rejimdeyim" deyip bırakıyor.

Kim onlar?

- İsmi lazım değil. Az once dediğim gibi bunları hiçbir zaman sozunu ettiğim starlar yapmadı. Ama hak etmeyenler bunları yapınca hakikaten çekemiyoruz. Selami Şahin'in bir şarkısı vardır,  "Çekmeye razıyım kaprislerini" diye. Benim şarkım o. Hak eden starlarımızın kaprislerini seve seve çekeriz.

YEN İ OYLAMA SİSTEMİNİ BİZ BULDUK

* ◊ * "Popstar 2018"de yenilikler var mı?

- Evet. İlk defa Turkiye'de uygulanacak yeni bir sistemle oylama yapılacak. Bunu biz bulduk.

Nas ıl bir sistem bu?

- Şarkı boyunca devam edecek bir beğeni barometresi yaptık. 0'dan 100'e dijital bir grafik var. 50'de başlıyor; yani ne beğendik ne beğenmedik, notr. Şarkı suresince juri uyelerimiz o barometreyi yarışmacının performansına gore duşurecek, yukseltecek. Bu değişimler de biraz çağımıza uygun olması için emoji'lerle gosterilecek.

ERSOY 'LA ÇALIŞMAK ZEKAMI GELİŞTİRDİ

Ger çek starlara toz kondurmuyorsunuz...

- Ben hala onlardan çok şey oğreniyorum. Şunu soyleyeyim mesela, Bulent Ersoy'la çalışmak benim zekamı geliştirdi.

Nas ıl yaptı bunu?

- Öyle insanlar ki onlar, inanın biz şimdi konuşuyoruz değil mi, onlar 15 dakika sonra konunun nereye varacağını tahmin eder, ona gore sohbeti yonlendirir. O yuzden karşısında hızlı duşunmek zorundasınızdır. Çok zekiler, çok. Ve bu tip insanlarla çalışırken otomatik olarak sizin zekanız da gelişir; daha geniş, daha hızlı duşunmeyi oğrenirsiniz.

B ulent Hanım'a hayransınız...

- Ama o bir ekol. İnanır mısınız, bunca yıllık tecrubesine rağmen hala yayın heyecanı yaşıyor. Bunu bana açık açık soyledi, "Sabahlara kadar uyuyamayacağım, biliyorum" dedi. Bu hem seyirciye hem de kendine olan saygısını gosterir.
Dediğim gibi gerçek bir ekol. Dun studyoda konuştuk biraz Bulent Ersoy ve Selçuk Tekay'la, oyle şeyler anlatıyorlar ki... Resmen bir donemde imzaları var. Allah gecinden versin, onlarla birlikte bazı şeyler bitecek. O yuzden her anlarının değerini bilmek gerek.