Özet (TL;DR) @ 2018-03-12T18:37:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ey NATO Suriye'de sen ne zaman yanımızda yer alacaksın?" sözlerini Sputnik'e değerlendiren Güvenlik Uzmanı Ünver, bu çıkışı "serzeniş" olarak yorumladı. Stratejist Dilek ise…



Goruş

18:37 12.03.2018(Guncellendi 18:43 12.03.2018) URL'yi kısaltın

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ey NATO Suriye'de sen ne zaman yanımızda yer alacaksın?" sozlerini Sputnik'e değerlendiren Guvenlik Uzmanı Ünver, bu çıkışı "serzeniş" olarak yorumladı. Stratejist Dilek ise "ABD'nin Kuzey Suriye'ye mudahil olma niyeti ortada. Boyle bir gelişme tehlike olurdu" diye konuştu.

(C) AA/

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Turk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), 20 Ocak'tan bu yana Suriye'nin kuzeyindeki Afrin'de bulunan PYD ve bu yapının silahlı kanadı YPG'ye yonelik surdurduğu askeri harekatla ilgili NATO'ya yuklendi. Üyesi olduğu NATO'nun Turkiye'ye harekatla ilgili olarak destek vermediğine işaret eden Erdoğan "İçinde bulunduğumuz NATO, biz bu NATO'nun en guçlu uyesiyiz. Herhangi bir yerde bir sıkıntı olduğu zaman NATO'dan bize bir gorev terettup ettiğinde, yeri geldi Somali'de, Afganistan'da, Balkanlar'da olduk. Peki butun buralarda biz yer alırken, şu anda Suriye'de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?" ifadelerini kullandı. Erdoğan "911 kilometre burada bizim sınırımız var, surekli teror orgutleri oradan bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı soyleyeceğim? Ama maalesef şu ana kadar hala olumlu bir ses, soz yok" diye konuştu. Erdoğan'ın sozlerini, Guvenlik Uzmanı Doç. Dr. O. Can Ünver ve 21. Yuzyıl Turkiye Enstitusu Başkanı Cahit Armağan Dilek, Sputnik'e değerlendirdi.

' ERDOĞAN'IN SÖZLERİ, NATO'YA DAVETİYE DEĞİL SERZENİŞ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sozlerinin NATO'ya yonelik bir "serzeniş" niteliğinde olduğunu savunan Guvenlik Uzmanı Doç. Dr. O. Can Ünver "Bana gore bu bir davet değil, serzeniş. Malum, 1952'den bu yana Turkiye NATO'nun uyesi; ustelik de sadık bir uyesi. Erdoğan'ın dediği doğru. Turk ordusu Afganistan'a, Somali'ye, Balkanlar'a NATO'ya destek vermek için gitti. Bu yuzden Erdoğan da NATO'ya serzenişte bulunmuş olmalı. Zira, Turkiye'nin terorle mucadelesinde Batı'dan destek gormediği hatta başta ABD olmak uzere Batılı ulkelerin teror orgutune verdiği destek ortada" diye konuştu.

Turkiye'nin NATO'dan doğrudan bir silahlı destek beklentisi içinde olmadığına işaret eden Ünver "Turkiye'nin NATO'nun arz-ı endam etmesi gibi bir talebinin olduğunu sanmıyorum. Çunku bunun gerçekçi bir izahı yok. Zaten Turkiye'nin de buna ihtiyacı da yok. NATO Genel Sekreteri daha once Turkiye'nin Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin 'Anlayışla karşılıyoruz' yorumu yapmıştı. Geçen hafta NATO Genel Sekreteri Yardımcısı Rose Gottemoeller ise, NATO Genel Sekreteri'nden farklı istikamette bir açıklama yaptı. Batılı ulkeler arasında Turkiye konusundaki bu gibi çelişkili açıklamalara çok sık tanıklık eder olduk. Dolasıyla Cumhurbaşkanımızın bu demeci serzeniş olarak algılanmalı" şeklinde değerlendirmede bulundu.

(C) AFP 2018/ ARMEND NIMANI

' NATO'NUN PYD'YE KARŞI HAREKETE GEÇMESİNİ BEKLEMEK HAYALCİLİKTİR'

21. Yuzyıl Turkiye Enstitusu Başkanı Cahit Armağan Dilek ise "Cumhurbaşkanı'nın açıklamasını duyduğum zaman kendisinin 2011 yılında sarf ettiği 'NATO'nun Libya'da ne işi var?' sozu aklıma geldi. Ben İncirlik mutabakatı imzalandıktan sonra ABD askerlerinin Turkiye'de konuşlanması gundeme geldiğinde de 'NATO'nun Turkiye'de ne işi var' diye bir yazı kaleme almıştım. NATO'nun Libya mudahalesiyle birlikte o ulkenin bolunduğu ortada. Şimdi NATO'yu Suriye'ye çağıran bir açıklama yapılıyor. IŞİD'le mucadelenin sonlanmasının ardından siyasi çozum surecine giren Suriye'ye NATO'yu davet etmek, bana gore ABD adına mesaj vermektir. Çunku NATO'nun Suriye'ye gelmesi, yalnızca ABD planlarını devreye sokar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu sozleri sarf ederken muhtemelen, NATO'nun PKK ve YPG'ye karşı harekete geçmesi yonunde dilekte bulunmuş olabilir. Ancak NATO, PKK'yı bir tehdit olarak gormuyor ve ona karşı harekete geçme niyetinde değil. Dolayısıyla guvenlik orgutu olarak NATO'nun PKK'ya, hele hele hiç bir ulkenin 'teror orgutu' olarak kabul etmediği PYD'ye karşı mucadele etmesini beklemek hayalden ote bir durum" ifadelerini kullandı.

' ABD'NİN HEDEFİ ÖYLE YA DA BÖYLE KUZEY SURİYE'NİN TAMAMINA MÜDAHİL OLMAK'

ABD'nin NATO aralılığıyla Suriye'ye girmesinin bolgedeki kaosu artıracağına işaret eden Dilek "Eğer NATO, Suriye'ye girme kararı alırsa, Amerikan planlarına uygun olarak Fırat'ın batısında Turkiye'nin Fırat Kalkanı Harekatı ve Zeytin Dalı Harekatı'yla terorden temizlediği alanlara girer ve Turkiye'nin değil ABD'nin planlarını hayata geçirir. Bizim Fırat'ın batısında Rusya'yla iş birliğimiz soz konusu. Amerika ise değişik mekanizmaları kullanarak bu bolgeye mudahil olmak istiyor. Aslında Amerika'nın planı Kuzey Suriye'nin tamamına mudahil olmak istiyor. Bunu (ABD Dışişleri Bakanı Rex) Tillerson'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'la gerçekleştirdiği açıklamada da gorduk. Hep gozden kaçtı ama Tillerson 'Kuzey Suriye'yi kapsayacak bir mekanizma kurmak istiyoruz' anlamına gelen bir açıklama yapmıştı. Dolayısıyla ABD'nin niyeti Haseke'den Afrin'e hatta İdlib'e kadar olan bolume mudahil olmak. Üstelik de bu yalnızca fiziksel olarak oraya gitmenin otesinde onerdiği guvenli bolge formulu ve benzeri araçlarla ulaşmak istediği bir hedef. O yuzden dua edelim ki ABD, NATO'yla ilgili bu talebi gormezden gelsin" dedi.

ABD'nin Suriye'deki emellerinin surmekte olduğuna ve Washington'ın olası hamlelerine hazırlıklı olunması gerektiğine işaret eden Dilek "Fırat'ın batısında Suriye topraklarında, Fırat'ın doğusunda ise Turkiye topraklarında NATO kuvvetleri konuşlandırılmak istenebilir. O zaman 'NATO kuvvetleri buralara silah sistemleri ve radarlar yerleştirsin' denilebilir. ABD'nin politikasını yakından izleyenler şunu çok iyi bilir. Amerika, bir ulkeye bir şey onerirken, o oneri once ulkeler açısından cazip gelebilir ama oneri kabul edilir edilmez ardından onerinin arkasından ABD'nin çıkarına uygun yeni yeni şeyler çıkar. 2003'ten 2010'a kadar Irak'ta gorev yapmış biri olarak ABD'nin bu mekanizmasını çok iyi bilen bir isimim. Bu sebeple bu mekanizmalar, Tillerson'la yapılan goruşmelerde gundeme gelmiş olması muhtemel tekliflerle ilgili midir diye kaygı duyuyorum" diye ekledi.