Özet (TL;DR) @ 2018-03-11T14:21:29.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3300'e yükseldiğini açıkladı. Erdoğan ''Suriye'de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip…
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bolu'da, Karaçayır Spor Salonu'nda duzenlenen AK Parti 6. Olağan İl Kongresi'nde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, kongrenin Bolu, ulke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi. Bolu'nun 16 Nisan halk oylamasında yuzde 62'lik "evet" oy oranıyla Turkiye ortalamasının uzerinde bir sonuç elde ettiğini, Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nde yuzde 66 ile yanlarında yer aldığını ifade eden Erdoğan, guvenleri, teveccuh ve destekleri dolayısıyla Bolululara teşekkur etti.
Erdoğan, Bolu'dan beklentilerinin yuksek olduğunu, 2019'daki yerel seçim ve hukumet sistemi seçimlerinde kenti çok daha ust sıralarda gormek istediklerini belirtti.
Salondakilerden, Bolu Dağı'nda araç kullanan kamyoncular ile Bolu Tuneli'nden geçen otobus şoforlerine de ses vermelerini isteyen Erdoğan, "Öyle bir ses verin ki yuvaları Bolu'da olan ama şu an Afrin'de operasyon yuruten komandolarımız dahi duysun. İşte mavi bereliler burada. Mavi berelileri de aman ha yalnız komayın" diye konuştu.
Erdoğan, partinin ana kademe, kadın kolları ve gençlik kolları uyelerinden 2019 seçimleri oncesinde kapı kapı dolaşmaları, her gonule dokunmaları ve herkesin elini sıkmaları yonunde soz aldı.
" AK PARTİ BU VATANA AŞIK"
Ülkeyi gelecek yıl hem yeni yonetim sistemine geçireceklerini hem de 2023 hedeflerine bir adım daha yaklaştıracaklarını anlatan Erdoğan, sozlerine şoyle devam etti:
"Bugun Bolu'yu gerçekten daha farklı gordum. Fakat inanın, şu anda ulkemin her yanı aynen boyle. Dun Mersin'deydim boyle, Antalya'daydım boyle. Biraz sonra Sakarya'da da olacağım. Biliyorum ki orası da oyle. AK Parti, milletimize aşık, AK Parti, bu vatana aşık. Sizin aşkınız bizi deli divane etti. Aşkınan yuruyen yorulur mu? Onun için yorulmadık. Onun için gece gunduz demedik. 'Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gunduz gece' dedik, bekliyoruz. Bu aşkla, bu heyecanla biz bu yollarda Ferhat olduk, milletimiz Şirin. Dağları deldik. Dağları delerek Şirin'e ulaştık. Bolu Dağı'nı kimse delemiyordu ama biz deldik. Onlar, 'Burayı patates deposu mu yapsak, yoksa buraya doğalgaz mı pompalasak?' diyorlardı. Patates deposunu her yerde bulursun. Doğalgaz? Onun da depoları var. Bolu Dağı'ndaki trafik kazalarını unutmuyoruz. Buralardaki trafik kazalarıyla nice canlar gitti. Onun için 'Biz bu dağı deleriz' dedik ve deldik. Şimdi bir ucundan girip bir ucundan geçiyor ve obur tarafta Şirin'e ulaşıyoruz."
Erdoğan, goreve geldikleri gunden bu yana Turkiye'nin genelinde açmadıkları tunelin kalmadığını, deniz uzerine kopruler yaptıklarını dile getirdi.
Mithat Cemal Kuntay'ın, "Bayrakları bayrak yapan ustundeki kandır / Toprak, eğer uğrunda olen varsa vatandır" dizelerini okuyan Erdoğan, al bayrağı başortusu yapan kadınları kutladı.
Erdoğan, "Sadece kopru yetmez" diyerek Marmaray'ı yaptıklarını anımsatarak, "Şu ana kadar milyonlar denizin altından geçti. Yetmedi, 'Biz bir de araçların da denizin altından geçmesi için tunel yapalım' dedik ve Avrasya Tuneli'ni yaptık. Şimdi denizin altından araçlar da geçiyor. Bize bu yakışır da onun için" ifadelerini kullandı.
" SEFER GÖREV EMRİ"
Erdoğan, "Reis bizi Afrin'e gotur" sloganları uzerine, şunları kaydetti:
"Ben her gun komuta kademesine ve Genelkurmay Başkanıma 'İhtiyaç var mı?' diye soruyorum. Verdiği cevap, 'Sayın Cumhurbaşkanım, olsa ben size zaten bunu soylerim.' Ordumuz şu anda yolunda kaim, daim devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman sefer gorev emrini ilan ederiz. Önce ben yola çıkarım, ardından da beraber yururuz."
Erdoğan, yaptığı konuşmada, AK Parti'nin milletin kurduğu ve bugune kadar milletle birlikte yuruyen bir parti olduğunu belirtti.
Bunun için vesayetçilerden darbecilere, teror orgutlerinden dış guçlere kadar ulkeyi ve milleti hedef alan ne kadar şer odağı varsa, hepsinin hedefinin AK Parti olduğunu soyleyen Erdoğan, bunun boyle bilinmesi gerektiğini vurguladı.
"Turkiye'yi yolundan, rotasından, rayından çıkarmak isteyen, hedeflerinden uzaklaştırmaya niyetlenen herkes once bizim uzerimize yurumuştur" diyen Erdoğan, "Partimizi kapatmaya gayret etmediler mi, ettiler. Ne oldu? Olmadı. Çunku, onlar bir şeyi bilmiyordu. Onlar zannediyordu ki 'Biz hesabı yaptık, tezgahı kurduk, tuzağı hazırladık ve hemen AK Parti'yi kapattık, bu iş bitti" ifadesini kullandı.
Anayasa'yı değiştirecek guce sahip bir partiye kapatma tezgahı kurulduğuna dikkati çeken Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:
"Ama hesap tutmadı. Çunku hesapların ustunde bir hesap vardı. Kaderin ustunde bir kader vardı ve Allah bu hesapları da bozdu. En buyuk hesap, Allah'ın hesabıdır.
Karşılaştığımız onca kumpasın, maruz kaldığımız onca provokasyonun, uğradığımız onca haksızlığın ve hatta yer yer hukuksuzluğun ustesinden milletimizin desteği sayesinde çıktık. Ülkemize ve milletimize borcumuzu da çalışarak, hizmet ederek, proje ureterek, yatırım yaparak, eser inşa ederek odemenin gayreti içinde oluk."
Erdoğan, Bolu'ya 15 yılda 11 katrilyon yatırım yaptıklarını, eğitim ve oğretimde 800'e yakın yeni derslik ve 6 binin uzerinde yatak kapasitesine sahip yuksek oğretim yurtlarını hizmete soktuklarını aktardı. Erdoğan, bu yıl merkezde 2 bin 800 kişilik, gelecek yıl da Gerede'de 300 kişilik yeni yurtları hizmete sokacaklarını bildirdi.
İnşa edilen 13 spor tesisiyle gençlerin rahat ve duzenli şekilde spor yapabilmesine olanak verildiğini dile getiren Erdoğan, sağlıkta 5'i hastane olmak uzere 16 tesisi tamamladıklarını belirtti. Erdoğan, hala Gerede Devlet Hastanesi ile birlikte 13 tesisin inşasının surduğunu anlattı.
Toplu konutta 5 bin 441 konutla şehrin çehresinin değiştirildiğini ifade eden Erdoğan, Bolu'nun bolunmuş yol uzunluğunun 300 kilometreye çıkarıldığını soyledi. Erdoğan, yapılan 3 baraj ve bir golete ilave olarak 155 bin dekar alanı sulayacak Tekke Barajı ile birlikte 3 barajın inşasının da devam ettiğine dikkati çekti. Dedeler ve Hasanlar barajlarının inşasına da yakında başlanacağını dile getiren Erdoğan, durmadan yola devam edileceğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir merkezinde içme suyu ihtiyacının karşılanabilmesi için Golkoy Barajı'ndan bu yana terfi hattı inşa ettiklerini ve hizmete açtıklarını bildirdi.
Bolu'nun ormanlara, milli parklara ve tabiat guzelliklerine sahip bir şehir olduğuna işaret eden Erdoğan, gençelere seslenerek bunun kıymetinin bilinmesi gerektiğini soyledi. Erdoğan, "Allah'ın bu nimeti karşısında ne kadar hamd etsek azdır" dedi.
Yedigoller Milli Parkı, Abant Golu Tabiat Parkı ve Golcuk Tabiat Parkı başta olmak uzere Bolu'nun sahip olduğu guzellikleri tum ulkenin hizmetine sunmayı hedeflediklerini ifade eden Erdoğan, bunun için hem bu alanları koruyacak hem de turizm açısından cazip hale getirecek çalışmalar yuruttuklerini dile getirdi.
Hem İstanbul'a hem Ankara'ya mevcut yakınlığı dolayısıyla Bolu'nun imkanlarının değerlendirilmesini kolaylaştırdıklarını aktaran Erdoğan, "Artık bu guzellikleri gunubirlik turizmin otesine taşımamız gerekiyor. Yılın 365 ve haftanın 7 gunune yayılmış bir turizm hareketliliği için hep birlikte uzerimize duşeni yapmalıyız. Halen haftada sadece 2 gunluk konaklama ortalamasıyla dahi bir milyona yaklaşan turisti ağırlayan Bolu'nun gerçek potansiyelini harekete geçirmek için atılacak her adımın yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum" diye konuştu.
" İSTİKLALİMİZE VE İSTİKBALİMİZE YÖNELEN TEHDİTLERLE MÜCADELE ETTİK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımların devam edeceğini belirterek, "Biz bir yandan ulkemizin 81 vilayetini, işte bu şekilde eserlerle, hizmetlerle, yatırımlarla donatırken diğer yandan da istiklalimize ve istikbalimize yonelen tehditlerle mucadele ettik. Afrin mucadelesinde bugunku rakam ne oldu? 3 bin 300 teroristi etkisiz hale getirdik. 3 bin 300. Mucadele devam ediyor, kararlılıkla devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
Bolulu Aşık Dertli'nin "Şahinim var, bazlarım var. / Ördeğim var, kazlarım var. / Yare tenha sozlerim var. / Diyemem agyara karşı" mısralarını okuyan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz de kimini soyleyebildiğimiz, kimini soyleyemediğimiz pek çok şey yaşadık. Önumuze hangi engellerin çıkartıldığını, ayağımıza hangi çelmelerin takıldığını, çevremize hangi tuzakların kurulduğunu teker teker anlatmaya kalksak, derdimiz Bolu Dağı'nı aşar. Milletimiz, arka planda yaşananları gorse de gormese de o engin sezgisiyle, ferasetiyle, dirayetiyle hep Hakk'ın yanında, haklının yanında yer almıştır.
15 yıllık iktidarımızı, başka şeylere değil, milletimizle birlikte Hakk'ın ve haklının yanında saf tutmamıza borçluyuz. Bununla birlikte ozellikle son 4-5 yıl hepimiz için gerçekten çok zor, çok yoğun geçti. Teror orgutleri kimi zaman nobetleşe, kimi zaman topyekun saldırıya geçtiler. Gabar'da geçtiler, Cudi'de geçtiler, Tendurek'te geçtiler, Bestler Deresi'nde geçtiler, Kandil'den idare ettiler. Dedik ki, 'İnlerine gireceğiz.' Ne oldu, girdik. Kaçacak delik arar hale geldiler.
İşte birileri Pensilvanya'ya kaçtı, kimileri onun oradaki devasa çiftliğinde, kimileri Avrupa'nın değişik ulkelerine kaçtı. Onlar kaçacak, biz kovalayacağız. Yurt dışından ulkemize yonelik tacizler de zirveye çıktı. Sokakların terorize edilmesinden, mahallelerin çukurlarla kesilip işgaline kadar emsali gorulmemiş yontemlerle karşılaştık. Devletimizin tum kritik kurumlarına yerleştirilmiş FETÖ ihanet çetesi mensuplarının ardı ardına giriştikleri darbe teşebbusleri bizi gerçekten havsalamızı aşan durumlarla karşı karşıya bıraktı. Hiç kimsenin bir yandan ibadetle diğer yandan eğitimle, hayırla, hizmetle meşgul olur gorunurken diğer yandan boylesine bir ihanetin içine duşebileceğine asla ihtimal vermedik. Rabbimizin, 'Sizin hayır bildiklerinize şer, şer bildiklerinizde hayır olabilir.' emri mucizesi burada da kendini gosterdi."
Erdoğan, yaptığı konuşmada, Turkiye'nin 17-25 Aralık ve 15 Temmuz sureçlerinde tarihinin en buyuk tehdidini daha fazla buyumeden, tehlikeli hale gelmeden bertaraf etmeyi başardığını belirtti.
Turkiye'yi ve milleti esir etmek, ezanı susturmak, bayrağı indirmek için başlatılan bu saldırılar boşa çıkartılınca bir başka tehdidin daha musallat edildiğine dikkati çeken Erdoğan, Turkiye'nin Suriye ve Irak sınırları boyunca bir teror koridoru oluşturmak isteyenlerin yuzlerindeki maskeyi indirip niyetlerini ifşa ettiğini soyledi.
NATO 'YA TEPKİ
Erdoğan, Turkiye'nin bunun uzerine kararlı şekilde harekete geçtiğini ve kimsenin ummadığı, ihtimal vermediği operasyonları başlattığını vurgulayarak, sozlerini şoyle surdurdu:
"Ülkemizin de içinde bulunduğu bolgede uygulanmaya çalışılan plan, bizi iş birliği yaptığımız guçleri gozden geçirmeye mecbur bıraktı. 'Muttefikimiz', hatta 'dostumuz' dediğimiz guçlere bakışımızı, bize soylenen sozlere değil sahadaki eylemlere gore yeniden belirledik. İçinde bulunduğumuz NATO, biz bu NATO'nun en guçlu uyesiyiz. Herhangi bir yerde bir sıkıntı olduğu zaman NATO'dan bize bir gorev terettup ettiğinde, yeri geldi Somali'de, Afganistan'da, Balkanlar'da olduk. Peki butun buralarda biz yer alırken, şu anda Suriye'de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, surekli teror orgutleri oradan bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı soyleyeceğim? Ama maalesef şu ana kadar hala olumlu bir ses, soz yok."
" BİN KİLOMETREKAREYE YAKLAŞIYORUZ"
Diğer birtakım hususlarda çıkarların çatıştığı kimi başka guçlerle de bolgedeki fiili durum çerçevesinde Turkiye'nin ortak hareket etme yollarını aradığını, bu çabalar sırasında ciddi sıkıntılarla, engellerle karşılaşıldığını dile getiren Erdoğan, milletin 15 Temmuz'da ortaya koyduğu guçlu iradeyle kimsenin bu kıyam karşısında direnme şansının kalmadığını belirtti.
Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekatı'yla teror koridorunun bağrına hançer saplandığını, 3 bin DAEŞ'linin oralardan derdest edildiğini anımsattı.
Irak'ın kuzeyindeki gelişmelerde çok net ve tavizsiz bir tutum izlenerek oradaki oyunun da bozulduğunun altını çizen Erdoğan, şimdi ise Afrin'de Zeytin Dalı Harekatı'nın yurutulduğunu ifade etti.
"Bolgede teroristlerden arındırdığımız alanın buyukluğu, 900 kilometrekareyi aştı, bin kilometrekareye yaklaşıyoruz" diyen Erdoğan, bu mucadelenin bedelsiz olmadığını aktardı.
Erdoğan, terorle mucadelede, 15 Temmuz'da, sınır otesi harekatlarda bedel odendiğini belirterek, bin yıldır bu toprakların kanla sulanarak "vatan" haline getirildiğini, şimdi de aynı şekilde korunabileceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fitneye fesada uğratma bizi / Arşa kadar yucelt dirliğimizi / Bozdurma haine birliğimizi / Bu cennet vatanı boldurme Yarab / Yuzumuz ak olsun kara duşurme / Vatanımı koru zora duşurme / Ana yureğini kora duşurme / Gulleri dalında soldurma Yarab" dizelerini okudu.
Bugunku ozgurluğun, ecdadın Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Dumlupınar'da yaptığı fedakarlıklara borçlu olunduğunu hatırlatan Erdoğan, "Bugun de biz bu fedakarlığı yapacağız ki bizden sonrakilere guvenli, guçlu, huzurlu, mureffeh bir Turkiye, gelecek bırakalım. Rabbim istiklali ve istikbali için gerektiğinde canını ortaya koyan milletimizin her bir ferdinden razı olsun. Boyle bir milletin evladı olmakla ne kadar iftihar etsek azdır" diye konuştu.
" KİMİ MAALESEF GAFLETİNİN KURBANI OLDU"
Turkiye'nin gerek sınırları içerisinde gerekse sınırları otesinde yaptığı operasyonların amacının ortada olduğuna değinen Erdoğan, Turkiye'nin haklıya hakkını, haine de cezasını verdiğini vurguladı.
Erdoğan, şu degerlendirmede bulundu:
"Bu ulkenin ve bu milletin canından aziz bildiği değerlerine yapılan saldırılar karşısında susup oturmak bize yakışır mı? Dirliğimizi, beraberliğimizi, vatanımızı, bayrağımızı savunmak bizim namus borcumuzdur. Asıl bunu yapmazsak milletimizden aldığımız emanete sahip çıkmamış oluruz. İşte o zaman ne burada olduğu gibi milletimizin karşısına başımız dik yureğimiz ferah şekilde çıkabiliriz ne de yarın dunyada bunun hesabını verebiliriz.
Turkiye yıllarca, 'Aman ne ben kimseye dokunayım ne de kimse bana dokunsun.' diyen idare-i maslahatçılardan çok çekti. Ülkesine aşık milletini seven birileri çıktı fabrika kurdu, proje geliştirdi, uçak yaptı, silah yaptı, motor yaptı. Birileri çıktı mazisiyle atisi arasında kopru kuracak fikirler geliştirdi, eserler verdi gayret ortaya koydu sonra başka birileri çıktı bunların hepsini de adeta silindirle ezercesine yok etti. Kimi menfaat için bunu yaptı, kimi taammuden ihanet içinde olduğu için aynı yola başvurdu. Kimi maalesef gafletinin kurbanı oldu. Bu haksızlığa, adaletsizliğe karşı çıkması gereken siyasetçilerimiz, yoneticilerimiz sırf kendi ikbal ve beklentileri için hep seyirci kaldı. Geriye donup baktığımızda İkinci Dunya Savaşı sonrasında neredeyse benzer şartlarda yola çıktığımız nice ulkenin bugun fersah fersah onumuzde olmasının sebebinin bu olduğunu goruyoruz."
Turkiye topraklarının 780 bin kilometrekare olduğunu hatırlatan Erdoğan, buraya 18 milyon kilometrekareden gelindiğine, devamlı toprak kaybedildiğine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salondakilere "Kimse o kaybedenlere hesap sordu mu? Nasıl bu toprakları kaybettik diye sordu mu?" diye seslendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongre oncesi ise Karaçay Spor Salonu onundeki alanda kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.
Alanda bulunan vatandaşların sloganları uzerine Erdoğan, bugune kadar hiçbir beşer planında, gucun onunde eğitilmediklerini belirterek, sadece ve sadece Allah'ın huzurunda rukuda ve secdede eğildiklerini vurguladı. "Sizler gibi kardeşlerim yanımızda, arkamızda oldukça bize eğilmek asla yakışmaz" diyen Erdoğan, bu yolda boyle yuruduklerini, boyle de yuruyeceklerini vurguladı.
Bolu programının ardından Sakarya il kongresine gideceğini aktaran Erdoğan, "Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun / Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun" dizelerini okudu.
Bolu'ya uzun bir sure yoğunluk nedeniyle gelemediklerini ifade eden Erdoğan, çok hareketli bir donemde Bolu kongresini yaptıklarını, Afrin'de Mehmetçiklerin teror orgutlerine karşı adeta bir savaş icra ettiklerini ve azimle, kararlılıkla hedefe doğru ilerlediklerini anlattı.
Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terorist sayısına ilişkin, "Şu an itibarıyla buraya çıkarken 3300 teroristi etkisiz hale getirmişlerdir" bilgisini verdi.
Yahya Kemal'in, "Şu kopan fırtına Turk ordusudur ya Rabbi / Senin uğrunda olen ordu budur ya Rabbi / Ta ki yukselsin ezanlarla mueyyed namın / Galib et, çunku bu son ordusudur İslam'ın" dizelerini okuyan Erdoğan, şimdi de Mehmetçik'in oyle yuruduğunu, bıkmadan, usanmadan, kar, boran ve fırtına demeden, dağ taş demeden yuruduğunu belirtti.
Şehitlerin de bulunduğuna işaret eden Erdoğan, "Bunu biliyorlar, Allah yolunda oldurulenlere 'oluler' demeyiniz. Onlar diridirler. Ancak siz bilemezsiniz, siz anlamazsınız.' Bunu bildikleri için de şehadete yuruyorlar" dedi.
Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:
"Özgur Suriye Ordusu ile birlikte yuruyorlar. Bu birliktelik, bu beraberlik, hamdolsun hiçbir inançta olmayan bu şehadet. 'Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor' diyen o şairin sevgili peygamberimize komşu olan o makama yuruyor bizim şehitlerimiz. Rabbim bizlere de nasip etsin inşallah. Ve boyle yuruyeceğiz. Zaten boyle yuruduğumuz zaman hep buyumuşuz, yukselmişiz, yucelmişiz. Bu değerleri kaybedince de geri geri gitmişiz. Şimdi yeniden bir diriliş var. Bu diriliş, kendisini Afrin'de gosterdi, kendisini Cerablus'ta gosterdi, El Rai'de El Bab'da gosterdi. Orada 2 bin kilometrekarelik alan kontrolumuzde. Burada da şu an itibarıyla 950 kilometrekarelik alan yine kontrolumuzde.
Ne yapıyoruz biz buralarda, işgale mi gidiyoruz? Hayır, tam aksine biz teroristleri kovalıyoruz ve teroristleri oralardan çıkartarak o toprakların gerçek sahiplerine oraları teslim etmeye gidiyoruz. Cerablus'ta boyle olmadı mı? 140 bin o bolgenin halkı donduler, şu anda topraklarında yaşıyorlar. İnşallah Afrin'de de yine o toprakların sahibi topraklarına donmeye başladılar. Biz merhamet dininin mensuplarıyız. Merhamet dininin mensupları olarak bu yolda azimle, kararlılıkla yuruduk, yuruyoruz. Yine boyle yuruyeceğiz. Bu dinin mensupları olarak bizler, zerre kadar burada tavize yetkimiz yok."
" ŞURALARIYLA GEREKEN CEVABI BUNLARA VERMELİ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son zamanlarda ortaya çıkıp bazı din adına ahkam kesenlerin bulunduğuna işaret ederek, "Bu noktada da şunu çok açık, net soylemem lazım. Din adına konuşmak bana belki yakışmayabilir, ama bir Musluman olarak dinime zafiyet getirenlere karşı konuşmak da hakkımdır. Eğer biraz dini tedrisatım varsa buradan aldığım ilhamla konuşmam gerekir" diye konuştu.
Mehmet Akif'in "Doğrudan doğruya Kur'an'dan alarak ilhamı asrın idrakine soyletmeliyiz İslam'ı" sozlerine atıfta bulunan Erdoğan, "Mesele bu olduktan sonra herhalde konuşacağımız bazı şeyler olabilir" dedi.
Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:
"Dolayısıyla da herkese diyoruz ki, ilahiyatçılarımız, başta Diyanet İşleri Başkanlığımız, Din İşleri Yuksek Kurulumuz, butun ilahiyat fakultelerimiz bu konuda bir araya gelip istişareleriyle yaptıkları şuralarıyla gereken cevabı bunlara vermeli, meydanı da boş bırakmamalı. Her konuda dinin, itikadi anlamdaki konularından tutunuz, muamelata, ibadete varıncaya kadar, beşeri munasebetlerimize varıncaya kadar Musluman'ın birbirleriyle olan butun ilişkilerine varıncaya kadar bunları anlatmaları lazım.
DEAŞ gibi bu insanlar ne diyorlar? 'İslam adına biz bunları yapıyoruz' diyor. Hadi oradan, ne İslam adına. Bizim dinimizde kalkıp da durup dururken siz bir insanı olduremezsiniz. Çunku bir insanının olumune neden olmak tum insanlığın olumune neden olmak gibidir. Ama bir insanın hidayetine, ihyasına vesile olmak da tum alemin ihyasına vesile olmak gibidir. Bizim dinimiz boyle bir din ve her gun beş vakit namazda okuduğumuz Fatiha suresinde Rabbimiz ne buyuruyor bize? Errahmanirrahim. Yani bizim Rabbimiz hem rahmandır hem rahimdir. Peki Rahman olarak Rabbimizin tecellisi kimedir, sadece Musluman'a mı? Hayır, tum insanlaradır. Tum insanlara karşı Rabbimiz merhamet sahibidir. Ama rahim sadece Muslumanlara karşıdır. Bunların bir sebebi var. Bu noktada da bizler dinimizi iyi sahiplenecek ve dinimize karşı yapılan saldırılar, ummeti bolmek isteyenler, FETÖ gibi, bolmeye çalışmadılar mı? O da kursulerden din adına konuşuyordu. İblis, biliyorsunuz melaike-i kiram içerisinde ilmi en ileri olandı, ama sevgili Peygamberimize de oncelikle tabi Rabbimize isyan eden o olmadı mı, tanımadı mı? Tanımadı. 'Ben diğer meleklerden daha ustunum' dedi ve 'diğer meleklerden daha ustunum' diyerek orada isyanını ortaya koydu ve o isyanla birlikte de Allah ebediyen huzurundan kovdu. Bunları iyi yaşayacak, iyi bilecek, yolumuza oyle devam edeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir zaman uzaklaştırıcı olmayacaklarını, kucaklayıcı olacaklarını kaydederek, "Hepiniz bu yoldaki dayanışmada Mart 2019'daki yerel seçimlerde, Kasım 2019'daki parlamentoda cumhurbaşkanlığı hukumet sistemi seçimlerinde bayrağı yine buraya dikeceğiz" ifadesini kullandı.
Erdoğan, yaptığı konuşmada, iktidara geldiklerinde attıkları her adımda, "Olmaz, yapamazsınız, başaramazsınız daha ileriye gidip haddinizi aşmayın" yonunde itirazlarla karşılaştıklarını hatırlattı.
IMF ile masaya oturduklarını ifade eden Erdoğan, "IMF'in bize dediği laf, 'Olmaz.' Ne olmaz? Sen paranı alıyor musun? Paranı al. Ama bizi yonetmeye kalkma. Turkiye'yi yonetecek birisi varsa o da benim. Sen sadece paranı al. Bunu Davos'ta da yaptık. 2013'te, 23, 5 milyar dolar borcumuz varken IMF'ye, bunu tamamen bitirdik ve ondan sonra da IMF bizden borç istedi. 5 milyar dolar borç istedi. Arkadaşlar sordu, 'Verelim mi?', 'Verin' dedim. Bugun borç alan yarın da emir alır. Ecdadımız oyle soyledi. Bunlar zaten o mantıkla çalışıyor" diye konuştu.
Merkez Bankası'nın doviz rezervinin 27,5 milyar dolardan 120 milyar dolara çıktığını, 36 milyar dolarlık ihracatın 160 milyar dolara ulaştığını anlatan Erdoğan, artık savunma sanayinde yuzde 60-65 yerli uretim yapıldığını anlattı. Erdoğan, şoyle konuştu:
"Artık bizi kapılarında silahlı, silahsız insansız hava aracı almak için muracaat ettiğimizde surundurenler, şimdi biz kendimiz uretiyoruz. Bizim artık silahlı, silahsız, insansız hava aracımız var. Hepsini biz kendimiz uretir hale geldik. Hani 'Olmaz' diyordunuz. Bak oldu işte. Yanlış komşular elhamdulillah bizi mulk sahibi yaptılar. Daha neler olacak neler. 'Olmaz' dedikleri ne varsa hepsini de hayata geçirdik. 'Yapamazsınız' dedikleri ne varsa, hepsini gerçekleştirdik. 'Başaramazsınız' dedikleri ne kadar mucadele varsa, hepsinin de içine adeta gozu kapalı daldık. 'Haddinizi aşmayın' diyenlere, hadlerini bildire bildire bugunlere geldik. Mesela Turkiye Marmaray Projesi'ne başladığında pek çokları dudak bukmuştu, 'Yapamazlar, edemezler...' Ne oldu, yaptık."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki sloganlar uzerine, gençlere seslenerek, universitedeki arkadaşlarına yapılanları anlatmalarını istedi. Erdoğan, "Lise son sınıflarda olanlar oy kullanacak, anlatmalısınız ki bazıları yanlış yola gitmesin" dedi.
" 2023'TE BU 150 MİLYONA ÇIKACAK"
Planı, hazırlığı ve projesi olmayan hiçbir işi, kimseyi kandırmak için ortaya çıkarmadıklarını belirten Erdoğan, inşası için duğmesine basılan işin ne zaman bitip hizmete gireceği taahhudunu de en başından millete verdiklerini kaydetti. Bu anlayış ve kararlılıkla Marmaray'ı, Bolu Tuneli'ni, Avrasya Tuneli'ni ve daha nice dev projeyi bitirdiklerini soyleyen Erdoğan, şoyle devam etti:
"Şimdi bak, dunyanın bir numaralı, bilemediniz ilk uç içinde olan en buyuk havalimanını yapıyoruz. Bu yıl ilk etabını inşallah açacağız. Yıllık yolcu kapasitesi 90 milyon, 2023'te bu 150 milyona çıkacak. Bununla da kalmıyoruz. İstanbul'da Kanal İstanbul'u açıyoruz, ihalesi yapılıyor. Kanal İstanbul ile dunyaya en ileri teknolojide bir kanal yapıyoruz. Yapacağız, bize de bu yakışır. Muasır medeniyetler seviyesinin ustune çıkmak boyle olur, lafla olmaz. Hele teror estirerek, terorize ederek, teror dayatmasıyla parlamentoya girerek bir yere varamazsınız. Onlarla kol kola girenler de bir yere varamaz.
Dun bize dudak bukerek bakan birileri, bugun Turkiye'nin bu işleri nasıl başardığına şaşıyorlar. Ziyaretimize gelen butun liderler, 'Ya' diyor, 'Ben 5 sene once geldiğimde, İstanbul, Ankara daha farklıydı, şimdi daha farklı. Bu kadar kısa zamanda bunları nasıl yaptınız?' Bakıyorsunuz bir başkası geliyor, '10 sene once geldiğimde İstanbul başkaydı, bugun başka.' diyor. Daha çok şaşıracaklar. Kendilerini dev aynasında gorup Turkiye'yi hiçe sayanların, 2023 hedeflerimize ulaştığımızda herhalde dudakları uçuklayacaktır. Son zamanlarda yaşadığımız bir çok hadise, bir gereği adeta şamar gibi yuzumuze çarpıyor. Eğer bolgenizde ve dunyada soz sahibi olmak istiyorsanız, hiçbir konuda kimseye muhtaç olmayacaksınız. 'Nasıl olsa filanca yerde bunun hazırı var, oyleyse bizim uğraşmamıza gerek yok' anlayışı, bizi hurriyetimizden mahrum etmeye goturecek kadar tehlikeli bir yaklaşımdır. Çunku her şeyden once elin oğlu sana, bire yaptığını zaten ona satar. Bununla da kalmaz en kritik anda musluğu keser, ortada oylece kalıverirsin."
" BİZE ASELSAN'I KAZANDIRDI"
Erdoğan, savunma sanayi gibi kritik alanlarda bu durumun maliyetinin çok daha ağır olacağına, bunun daha once Kıbrıs'ta yaşandığına işaret etti. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bir anda telsizler sustu. Buna susturma harekatı derler, susunca askerimiz telsiz muhaberatını yapamadı. O bize ASELSAN'ı kazandırdı. Biz geldik bu sefer kendi tesislerimizi kurduk. İnsansız hava araçları konusu da boyle oldu. Turkiye olarak bu araçların en iyisini yapan ulkelere gittik, urunlerine talip olduk, 'Yok' dediler, vermediler. En sonunda birisini razı ettik. Avuç dolusu para odeyerek 10 tane satın aldık. Her biri 30 milyon dolar. Şimdi biz onun çok çok altında bunu uretiyoruz. Bir de tamir, bakım, bu noktada, parça falan da vermiyor. En kritik anda vermiyor. Şimdi bunlar artık yapılıyor ve arıza, şu, bu olduğunda sıkıntımız yok. Bunlar aşıldı artık. Şu anda bu işi yapanlar, o genç muhendislerimiz şimdi arazide şu anda askerimizle yan yana, el ele, birlikte. İsrail gelir de senin askerinle beraber, boyle zor gunde yan yana durur mu? Onun için kendine yeteceksin. Şimdi kendimize yetiyoruz. Aynı yontemi diğer savunma sanayi urunlerinde de kullanıyoruz. Yuksek teknolojiye dayalı uretimler oyle akşamdan sabaha mumkun değil. Bunları da uzun zaman da olsa Allah'ın izniyle yapacağız. Ona da çalışıyoruz, sabırlıyız. Her konuda, tasarımdan, araştırma, geliştirmesine, yazılımdan, donanımına, testinden, fiilen kullanımına kadar işin alfabesinden başlayarak bu işleri de başaracağız. Bu konudaki kararlılık dağları bile aştırır. Bunu da yapacağız."
Turkiye'nin elde ettiği her başarının dostlarının da yuzunu guldurduğunu, çunku bu tur urunlere sahip ulkelerin tekel kurarak hem maddi hem siyasi olarak adeta herkese kok sokturduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turkiye'nin ise kullanım aşamasına getirilen her urunu dostlarıyla paylaşıp, onların da hizmetine sunduğunu ifade etti.
Erdoğan, "Boylece kuresel sistemin adaletsizlikleri karşısındaki tavrımızı sozde bırakmıyor, fiilen de hayata geçiriyoruz. Bugun geldiğimiz yer, her şeyden once milletimizin başarısının ifadesidir. İnşallah 2019 seçimleriyle hem yeni yonetim sistemimizde hem de tazeleyeceğimiz mucadele azmimizde ulkemizin onunde bambaşka bir donem açacağız" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.