Özet (TL;DR) @ 2018-03-05 09:33:27.350332: Kadir Has Üniversitesi’nin ‘Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’na göre, son bir yılda hem geleneksel aile değerlerinde hem de eşitlik algısında bir artış oldu. Önümüze de bir ‘muhafazakâr…



Super kadın olmamız bekleniyor, olabiliriz ama çok
yorucuToplumsal Cinsiyet ve Kad ın Algı Araştırması'nın sonuçları bize ne soyluyor?
- Kadınların da erkeklerin de eşitlik yonundeki talebi artmış. Kadınların çalışma hayatına atılmasına destek de artmış. Ama işin ilginç tarafı evdeki işbolumu pek değişmiyor. Yani kadınlar dışarıda tum gun çalışıp para kazandıktan sonra eve gelip ikinci mesaiye başlayacaklar. Evdeki işbolumu geleneksel cinsiyet rollerine gore hala. Erkek alışverişi ve tamirat işlerini yapıyor. Çocukla ilgilendiklerini soyluyorlar ama bebeğin altını değiştirdiğini, yemek yedirdiğini soyleyenlerin oranı duşuk.

Kad ınlar şikayetçi mi bu durumdan?
- Daha fazlasını bekleyenlerin oranı yuzde 50'den az. Belki mucadele etmek istemiyorlar, belki de daha fazlasını isteme hakları olduğunu bilmiyorlar.

Ç amaşır yıkadığını soyleyen erkeklerin oranı yuzde 6 çıkmış...
- Evet. Elde de yıkamıyorlar, alt tarafı makineye koyup duğmeye basacaklar. Babalar yapmayınca oğlan çocukları da ornek almıyor.

T ÜİK'in bu hafta açıkladığı rakamlara gore çalışan kadınların oranı yuzde 32.5...
- Çok duşuk. Ev işi bir engel. Ondan daha buyuğu çocuk bakımı. Kreş hizmeti ozellikle buyuk şehirlerde çok pahalı. İşyerlerinde de kanuni zorunluluk olmasına rağmen kreş açılmıyor. Kadınlar kazandıkları paranın yarısından fazlasını kreşe verirse çalışmanın anlamı kalmıyor.

D unyayla kıyaslandığında ne durumdayız?
- Nereyle kıyasladığınıza bağlı. Aşırı geride değiliz, ne yazık ki dunyanın kalanı da kotu. Turkiye'de kadınlar gunde beş saat, erkekler bir buçuk saat ev işi yapıyor. Avrupa'ya baktığınızda erkekler için bu sure iki-iki buçuk saate çıkıyor. Aşırı bir fark yok. ABD daha da berbat.

Super kadın olmamız bekleniyor, olabiliriz ama çok
yorucu
Mary Lou O 'Neil

E şitlik için hızla atılması gereken adımları onem sırasına koysak, ilk uçe neler girerdi?
- Benim için oncelik hukuki çerçevedir. Kanunlar olsun, o çerçevenin içinde kulturu değiştirelim. Turkiye'de kanunlar aslında gayet iyi ama uygulama sorunlu.

D unyada şu anda en aktif grup kadınlar. Kimileri içinden geçmekte olduğumuz bu sağ populist, baskıcı ara donemden kadın hareketi sayesinde kurtulacağımızı duşunuyor. Siz ne dersiniz?
- Kadınlar siyasi hayata girmeliler. Tansu Çiller mesela... Seversin sevmezsin ama sonuçta bir ornekti. Kuçuk kızlar bakıp başbakan, parti lideri olmayı hayal edebiliyor. Ama kadınların girdikleri işte ideolojik olarak fark yaratacağı varsayımı bence doğru değil. Kadınlar tek bir grup değil ki! Hangi kadınlardan bahsediyoruz?

ABD 'deki 'Zaman doldu' ve 'Ben de' hareketlerini nasıl buluyorsunuz?
- Zamanı gelmişti elbette. Ama neden şimdi? Çunku zengin, guzel, unlu, beyaz kadınların başına geldi. ABD'de senelerdir siyahi kadınlar tacize uğruyor.

Ara ştırma sonuçlarında 'muhafazakar feminizm'den bahsettiniz. Ne demek bu?
- Bu ABD'de eski bir fikir aslında. Kadınla erkeğin eşit hakları olsun, kadınlar çalışsın. Ama evdeki işbolumu en geleneksel haliyle kalsın. Kurtaj, birlikte yaşamak, LGBTİ hakları gibi şeylere de karşıdır bu fikir.

Evet ama feminizmin en b uyuk mucadelesi kamusal alanla ozel alan arasındaki duvarı yıkmaktı. Muhafazakar feminizm o duvarı yeniden mi inşa ediyor?
- Kesinlikle. Ev yani ozel alan da siyasidir, orada da mucadele vardır. Bu yonde bir gidiş var. Kadınların, super kadın olması bekleniyor. Olabilirler ama çok yorucu. Erkeklerin kadınlardan daha başarılı olmasının en buyuk nedenlerinden biri, evde hiçbir şey yapmamaları. Kadınların aynı imkanı olsa, ohooo, uçar gideriz.