Özet (TL;DR) @ 2018-03-04 09:35:10.263053: Samimi, sahici, hep gelişmeye açık, dünyası çok zengin bir adam Can Bonomo. 10 numara insan. Derin ve bilge.



_Annesini erken kaybetmi ş olmanın verdiği bir olgunluk da var uzerinde. Ama ne guzel, annesi hep onun içinde, hep onunla yaşıyor. _

_Bu son şiir kitabı "Parya Koma"yı da annesine ithaf etti. Bu kitapla odul de aldı. Bu arada, Harvard'ın Amerikan Şiiri programını online olarak bitirmiş. _

_Ve yak ında Öyku Karayel'le evleniyor. Çok yakıştırıyorum onları. Hep mutlu olmalarını diliyorum. _

Axe ile iki y ıldır erkekleri ozgurleştirme çağrısında bulunuyor, geçen sene "Erkekler de ağlar" demişti, bu sene "Kırdıysak ozur dileriz" diyor!

Ve i şte Can Bonomo. Her karşılaşmamızda soyluyorum: Muziğini, şiirini, hayat duruşunu, mutevazılığını çok seviyorum...

- Mahcup ediyorsunuz beni. Ben de sizi seviyorum.

İki yıldır erkeklere "ozgurleşme çağrısında" bulunuyorsun. Bunu da çok değerli buluyorum...

- Teşekkur ederim.

Ge çen sene "Erkekler de ağlar!" diyordun. Nilufer'in unutulmaz "Erkekler Ağlamaz" şarkısını, "Erkekler de Ağlar" olarak cover'ladın. Bu seneki sloganınız; "Kırdıysak ozur dileriz"!

- Doğrudur.

Hadi ba şlayalım, bu yeni sloganın amacı ne? Yani ne demek istiyorsun: "Özur dile kardeşim, boyun kısalmaz, erkekliğine halel gelmez!" mi? "Duygularını belli et" mi? "Kalıpları kır" mı?

- Aynen oyle. Axe'la birlikte yuruttuğumuz bir proje bu.

Biz erkekler, kendimizi geliştirebiliriz. Oysa, toplumsal baskılar ve gelenek- goreneklerimiz yuzunden bir noktada takılıp kalıyoruz.

Bu projeyle, minik bir pencere aralamaya çalışıyorum. "Şuradan dışarı bakarak daha duzgun insanlar olabiliriz!" demeye çalışıyorum.

Bazı erkekler için ozur dilemek, inanılmaz zor bir şey. Sanki varlığından odun veriyor gibi hissediyor. Oysa ne alakası var? Özur dilerlerse, duygularını açığa vururlarsa, kendileri de rahatlayacak, ozgurleşecekler.

Amaç da erkeklere, gonulden kopan bir ozurle, kırgınlıkları arkada bırakmak için ilham vermek.

"Kendin olmaktan korkma!" diyorsun yani...

- Eyvallah, tam da bu! Özur dilemek bunun çok onemli bir parçası.

Çunku sevdiğimiz insanları kırıyoruz genelde. Aslında tam tersine, onları kaybetmemek için uğraşıyor olmamız lazım.

2018 yılındayız. "Erkek adam şunu yapar, kadın dediğin şoyle yapmalıdır!" gibi klişelere itibar etmemeliyiz. Cinsiyetçi yaklaşımlardan uzak durmalıyız.

Erkekliğin ya da kadınlığın bir kalıbı yok. Bu tabuların artık bir noktada yıkılması lazım. İşte o zaman medeni bir toplum olmuş oluruz.

EN SON YAKIN B İR ARKADAŞIMDAN ÖZÜR DİLEDİM

Peki "ozur dilemenin" altını çizmek için ne yaptınız?

- Bu kavramın ne kadar yuce bir şey olduğunu vurgulayan şarkılar baktık ve "Beni Affet"i bulduk. Derdini çok iyi anlatan, çok sevdiğim bir şarkı. Bu şarkıyı cover'layıp tekrar aranje etmek benim için ayrı bir mutluluk. Birkaç gun once de klibi donmeye başladı.

Sen birilerini k ırınca hemen ozur dileyebilir misin, yoksa zaman mı alır?�

- Genelde hemen dilerim.

En son kimden ozur diledin?

- Yakın bir arkadaşımdan. Sohbet ederken, sohbetin aleviyle bir konu uzerine tartışmaya başladık. Ertesi gun aradım dedim ki, "İyiyiz değil mi? Dun gece ters bir şey dediysem ozur dilerim"! O da "Yok ne alakası var?" dedi.

Kolay g onul alır mısın?

- Tabii, tabii. Kalp kırmamaya çalışırım.

Bu ulkedeki butun erkeklik klişelerinin uzerine gidecek misin?

- Elimden geldiği kadar. Ama tek başına butun klişelerin uzerine gideceğim demek biraz Don Kişot'luk olur. Yel değirmenleriyle savaşmak gibi. Ama bana katılan erkekler çoğunlukta olursa, pekala bunu birlikte başarabiliriz.

Duğun bu yaz
Çeşmede

TOPLUMSAL BASKILAR   BEN İ YILDIRAMAZ

Aralar ında Turkiye'nin de bulunduğu 10 ulkeden 3 bin 500 erkeğin katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırmada; Turk erkekleri, bu ulkede her şeyin erkekler için kolay olduğunu, hiç zorlanmadıklarını belirtmişler. Bu sence gerçeği yansıtıyor mu?

- Hayır, bocaladıklarını soylemeyi bir zayıflık olarak algıladıkları için boyle diyorlar. "Yıkılmadım ayaktayım!", "Bana hiçbir şey olmaz, ben yara almam!"

Ne var ki, duyguyu bu kadar bastırmak, içine atmak iyi değil. Bir yerden sonra kırılıyor insan. Esnemeyince kırılırsın!

Erkeklerin y uzde 41'i, onyargılardan çekindiği için kendileri gibi gorunmekten korkuyormuş. Senin boyle endişelerin oldu mu?

- Olmadı. Toplumsal baskılar beni yıldıramaz!

K uçukken de hep bu kadar kendine guvenir miydin?

- Bu, kendine guven mi bilmiyorum. Ama benim hep bir kendi yolum, fikrim, tarzım vardı. Ortaokulda bile anneannem bana derdi ki; "Sen ne zaman arkadaşların gibi giyinmeye başlayacaksın?"

O zaman da m ı boyle giyiniyordun?

- Tabii o zaman da boyleydim. Seviyorum kendime ozgu olmayı. Kafama gore takılırım. Kimseden eyvallah alma durumum yok!

KEND İNE GÜVENEN İ NSAN DAHA ÇEKİCİ OLUR

Yine ayn ı araştırmaya gore; erkeklerin yuzde 72'si "Gerçek erkek nasıl davranmalı" konusunda diktelerle buyutulduğunu soylemiş...

- Doğrudur. Bu arkaik bir şey aslında; "Erkekler avlanmalıdır, evlerine bakmalıdır"! Nereden baksanız bakın, 10 bin senelik bir tez. Bu azala azala, gunumuze kadar gelmiş. Bizim asıl sormamız gereken soru; 10 bin sene oncesinin kalıplarını, biz hayatımızdan ne zaman sokup atacağız? Bunun uzerine kafa yormamız lazım.

Sizin "Senin olayın ne" diye bir hashtag'iniz var, o zaman soruyorum: Senin olayın ne?

- Bir şeyler uretmek ve bu dunyaya bir şeyler bırakmak.

Bunun için de durmadan çalışmak. Benim olayım bu.

Bir de kendim olmak. O zaman her şey kolaylaşıyor. Hayata, kendimize ve sevdiklerimize olan bağlarımız sağlamlaşıyor.

Sence, sen neden kendini b oyle rahat ifade edebiliyorsun ve olduğun gibisin? İş, yine aileye ve yetiştiriliş tarzına mı geliyor?

- Galiba. Ben şanslıyım o konuda, çunku mutlu ve sevgi dolu bir ailede buyudum. Çok okuyor olmamın da etkisi olmuştur.

Erkekler bu kli şelerinden kurtulur ve kendileri gibi olurlarsa daha mı çekici olurlar?

- Mutlaka... Kendine guvenen insan, kendisiyle barışık olacağı için dışarıyla iletişimi de daha rahat olur.

Bu ozellikleri de tırnak içinde
onu çekici kılabilir.

Ş AİRLİĞE GİTGİDE DAHA ÇOK  YAKLA ŞTIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM

Yeni şiir kitabın "Parya Koma" çıktı. Nasıl tepkiler?

- Gayet iyi.

Bir onceki roportajda kendine şair demiyordun, değişen bir şey var mı?

- Valla hala demem. Bir omur yeter mi demek için, onu da bilemem...

Al çakgonulluluk mu bu?

- Hayır, gerçek. Sadece şairliğe gitgide daha çok yaklaştığımı duşunuyorum. Ölduğum zaman, bana birkaç kişi şair derse, işte o zaman şair addederim kendimi. Gerçi o zaman da olmuş olduğum için kıymeti yok ama olsun. Bu kitap bana ilk fiziksel şiir odulumu de getirdi bu arada. Yunus Emre Şiir Yarışması'nda Juri Özel Ödulu aldım.

Kutlar ım, ne kadar zamanda yazdın bu kitabı?

- 1.5 senemi aldı. Harvard'ın dışarıdan programları oluyor. Kitabı yazdığım sureç içerisinde Amerikan şiiri programına girdim, iki sene surdu. Sonunda bitirdim.

B utun bu konserler sırasında nasıl yaptın bunu?

- Geceleri çalışıyordum. Gunduzleri de Amerikan şiiri incelemeleri okumam gerekiyordu. Ama keyifle yaptım.

Sana şiir yazma konusunda da eğitim mi verdiler?

- Hayır, şiir yazmak oğrenilebilecek bir şey değil. Ama şiirin etimolojisiyle, filolojisiyle ve Amerikan şiirinin etnik kokenleriyle ilgili derslerim oldu. Tum bu dersleri alırken de birçok şairle tanışma fırsatım oldu.

Ş iirleri sesli okuduğun oluyor mu?

- Yok. Hiç beceremiyorum şiir okumayı.

Ö yku'yu etkilemek için şiir okuduğun olmadı mı?

- Okuduğum olmadı ama yazdığım oldu...

Duğun bu yaz
Çeşmede

EN B ÜYÜK *KORKUM  * YANLI ŞLIKLA  B İRİNE ZARAR VERMEK

* * *Nas ıl insanlar seni yukseltir?

- Yargılamayan insanlar. Sabit fikirli olmayan ve yeniliğe açık olan insanlar.

  • En b uyuk korkun?

- Yanlışlıkla birine zarar vermek...

  • Nas ıl insanlar seni aşağı çeker?

- Sabit fikirli, kendiyle savaş halinde olanlar, kendini geliştirmekten korkanlar ve bilmediği konularda ahkam kesenler.

SEVG İ DOLU *B İR AİLE *HAYAL ED İYORUM

  • Baba olmaya haz ır mısın?

- Pardon bu soruyu duymadım.

  • Anlad ım, cevap vermek istemediklerini duymuyorsun...

- (Guluyor)

  • Ö yku ile nasıl bir aile hayal ediyorsun?

- İçinde Öyku'nun olduğu bir aile! Benim içinde buyuduğum aile gibi. Mustakbel eşimin de içinde buyuduğu aile gibi. Sevgi dolu, insanların birbirini dinlediği ve birbirine şefkat gosterdiği bir aile...

B ÜLENT *ERSOY, DEN İZ  * SEK İ VE ARMAĞAN  Ç AĞLAYAN HAYRANIYIM

  • " Popstar"da juri uyesi oluyorsun...

- Evet. Bulent Ersoy, Armağan Çağlayan ve Deniz Seki ile birlikte.

  • Hi ç tereddut etmedin mi?

- Yok, o kadar eğlenceli ki... Bulent Ersoy ve Deniz Seki hayranıyım, muhteşem sesler olduğunu duşunuyorum. Benim butun arkadaşlarım, televizyonu olmayanlar bile televizyon aldı kendine, sırf beni onlarla bir arada izlemek için! Armağan Çağlayan da çok başarılı ve tecrubeli bir televizyoncu.

Nas ıl bir duğun olacak sizinki

- Bildiğimiz bir duğun olacak. Bu yaz Çeşme'de.

A şk olmazsa hayatında uretebilir misin?

- Aşk olmazsa, hiçbir şey yapamazsın! Ama tabii sadece kadın-erkek ilişkisi değil benim kastettiğim, hayata duyulan aşk.

Sen k ıskanç bir adam mısın? Birlikte olduğun kadını kıskanır mısın?

- Kıskanmam. Kendine guvenen bir insanım ben. Biriyle berabersem, ona da guveniyorumdur zaten. Kıskançlık bir şeyleri çok kasıp zora sokacak bir şey.

Makul ve mantıklı bir duygu değil. Bir kuruntunun tezahuru. Ve onun faturasını karşıya kesmek...

Ş AİRLİĞE GİTGİDE DAHA ÇOK  YAKLA ŞTIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM

Yeni şiir kitabın "Parya Koma" çıktı. Nasıl tepkiler?

- Gayet iyi.

Bir onceki roportajda kendine şair demiyordun, değişen bir şey var mı?

- Valla hala demem. Bir omur yeter mi demek için, onu da bilemem...

Al çakgonulluluk mu bu?

- Hayır, gerçek. Sadece şairliğe gitgide daha çok yaklaştığımı duşunuyorum. Ölduğum zaman, bana birkaç kişi şair derse, işte o zaman şair addederim kendimi. Gerçi o zaman da olmuş olduğum için kıymeti yok ama olsun. Bu kitap bana ilk fiziksel şiir odulumu de getirdi bu arada. Yunus Emre Şiir Yarışması'nda Juri Özel Ödulu aldım.

Kutlar ım, ne kadar zamanda yazdın bu kitabı?

- 1.5 senemi aldı. Harvard'ın dışarıdan programları oluyor. Kitabı yazdığım sureç içerisinde Amerikan şiiri programına girdim, iki sene surdu. Sonunda bitirdim.

B utun bu konserler sırasında nasıl yaptın bunu?

- Geceleri çalışıyordum. Gunduzleri de Amerikan şiiri incelemeleri okumam gerekiyordu. Ama keyifle yaptım.

Sana şiir yazma konusunda da eğitim mi verdiler?

- Hayır, şiir yazmak oğrenilebilecek bir şey değil. Ama şiirin etimolojisiyle, filolojisiyle ve Amerikan şiirinin etnik kokenleriyle ilgili derslerim oldu. Tum bu dersleri alırken de birçok şairle tanışma fırsatım oldu.

Ş iirleri sesli okuduğun oluyor mu?

- Yok. Hiç beceremiyorum şiir okumayı.

Ö yku'yu etkilemek için şiir okuduğun olmadı mı?

- Okuduğum olmadı ama yazdığım oldu...

YA ŞASAYDI DA HER ŞEYİMİ  ANNEME İTHAF EDERDİM

Bir insan ın yazması için bir meselesinin mi olması lazım?

- Bence oyle. Benim meselem yazmak mesela. Kafaya koyduğum şey de şiir oğrenmek, şiiri yazmak, lirik oğrenmek, liriğimi geliştirmek...

Peki bunun alt ında ne yatıyor?

- Annem. Benim buyuduğum evde de sanat vardı, benim annem ressamdı.

Bu kitab ı da annene adamışsın...

- Her albumumu ve her kitabımı...

Annen en çok ozlediğin insan olduğu için mi hep annene?

- Yaşasaydı da anneme ithaf ederdim kitaplarımı, çunku onun sayesinde şiir oğrendim. Onun sayesinde elim kalem tuttu. Onun sayesinde elime gitar aldım. Muhakkak yaşasaydı da, anneme ithaf ederdim butun kitaplarımı ve her şeyimi.

Annen seni daha çok beğensin diye mi şair oldun?

- Annem benim en yakın arkadaşımdı aynı zamanda. Ve evet, annem beni yureklendirmeseydi, ben sanat yapmıyor olurdum. Dolayısıyla eksik ve mutsuz bir insan olurdum.