Özet (TL;DR) @ 2018-03-07T06:57:00.000Z: Seçim ittifakında yer almayı uygun bulmadıkları için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Güle güle demekten başka elimizden bir şey gelmez" ifadelerini kullandığı Saadet Partisi Genel Başkanı Temel…



Turkiye

06:57 07.03.2018(Guncellendi 10:15 07.03.2018) URL'yi kısaltın

Seçim ittifakında yer almayı uygun bulmadıkları için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Gule gule demekten başka elimizden bir şey gelmez" ifadelerini kullandığı Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ittifak için 3 noktanın altını çizdi: Siyaset uslubu, kuvvetler ayrılığı, yolsuzluk ve israfın onune geçilmesi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dun yaptığı grup toplantısında MHP ile yapacakları ittifaka katılmayacaklarını dile getiren Saadet Partisi'ne yonelik olarak "Bu çatının altında olmasını arzu ettiğimiz partiler, eğer kendilerine başka bir yol veya yol arkadaşı seçiyorlarsa onlara da 'Gule gule' demekten başka elimizden bir şey gelmez" ifadelerini kullandı.

' KUTUPLAŞTIRICI DİL'

Haberturk TV'de Fatih Altaylı'nın programına konuk olan Temel Karamollaoğlu da Erdoğan'ın bu sozlerine 3 noktanın altını çizerek yanıt verdi:

"Bir, siyaset uslubu… Biz siyaset uslubunun kamplaştırıcı, kutuplaştırıcı değil kucaklaştırıcı olmasını istiyoruz. Bu bir numara, olmazsa olmazdır. Çunku kendi memleketimiz içerisinde barışı sağlayamadan dışarıda bir şey sağlayamayız. Barış sağlanmazsa Turkiye'de birçok adım atılamaz.

' VATANDAŞIN GERİYE KALANINI KİM KUCAKLAYACAK?

İki, bizim yonetim anlayışımız onemli. Biz yonetim anlayışında bir numaralı mesele kuvvetler ayrılığı prensibinin olması gerektiğine inanıyoruz. Turkiye yonetilecekse Kuvvetler ayrılığı olmazsa olmazdır. Bir kişiye tum yetkiyi vereceksiniz ve o kişi denetlenemez olacak aynı zamanda da bir partinin genel başkanı olacak. Peki vatandaşın geriye kalanını kim kucaklayacak.

' GENEL BAŞKAN OLMASI ÜLKEYİ KUTUPLAŞTIRDI'

Ben başlangıçta cumhurbaşkanının partili olmasına pek itirazım yoktu ama genel başkan olmasına itirazım vardı. Şimdi goruyorum ki genel başkan olması hakikaten ulkede kutuplaştırmayı arttıran bir yaklaşımmış.

' TEMSİLİ ADALET RAFA KALDIRILDI'

Başkanlık sistemi ile yurutmede istikrar sağlandı. Seçimlerde bir de temsilde adalet deniyordu. Benim garibime giden bugun hukumetin temsilde adaleti rafa kaldırmış olması. Siz yonetimde istikrarı sağladıktan sonra temsilde adaleti mutlaka sağlamanız gerekir. Toplumun içinde kendi fikrini Meclis'te dile getirmeyen bir grup kalmamalı. Onun da olçusu baraj olmaz, seçilebilecek oy alanlar kendi illerinden seçilir gelirler.

' ÇOK BÜYÜK HATALAR YAPILABİLİR'

Biz diyoruz ki: Meclis yurutmeyi denetleyecek bir mekanizma haline gelmeli. Denetlemeli. Denetlenmeyen bir yonetim çok buyuk bir hatalar yapabilir.

KUVVETLER AYRILI ĞI OLMAZSA OLMAZ

Kuvvetler ayrılığı içerisinde adaletin onemli bir yeri var. Adaleti tam olarak sağlamalıyız mecburiyetindeyiz. Adaletin tarafı olmaz. Hukuk ustun tutulacak. Bunsuz bir yonetim zorbalık yapar. Bizim mutlaka bunun için de liyakata değer verilmesi gerekir. İnsanlara gorev verilirken mutlaka liyakata onem verilmesine inanıyoruz. Bugun liyakata onem verilmediğini goruyoruz. Onun için sık sık değişiklik oluyor.

YOLSUZLUK VE İSRAF SUÇLAMASI

Bir başka konu, siz iktidarda bulunursanız iktidarı bir nimet vesilesi gorup yolsuzluk ve israfa yonelenler olabilir. Turkiye'de bunun buyuk bir problem olduğunu duşunuyoruz. Yolsuzluk ve israf ile çok ciddi bir şekilde mucadele edilmelidir. Şuan Turkiye'yi guçlendirmeyecek yatırımlara ayrılan para israftır. Ailenin karnını doyuracak karnınız imkanınız yok, gidiyorsunuz farz-ı misal çok guzel bir elbise, araba alıyorsunuz. Yahu evdekiler aç. İşsizlik çıkmış 3 milyon 250 bin seviyesine. Bir de gizli işsizlik var, onunla bu rakam 4 milyona çıkıyor. Dış ticaret açığı çıkmış 77 milyar dolara. Varlık Fonu, havuz sistemi bunlara çozum bulunmadığı için çıkmıştır. Ama israftan da hala vazgeçilmiyor. Hala İstanbul Kanalı hayal olarak duruyor. Hala Çanakkale Koprusu'nden bahsediliyor. Yahu biz iflas etmiş bir ulke haline geliyoruz. Kimse bize para vermiyor."

' EŞİM İNGİLİZ, BUNU GİZLEMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM'

Fatih Altaylı'nın "Diyorlar ki, nasıl milliyetçilikten bahsediyor? Eşi İngiliz…" sozleri uzerine konuya giren Temel Karamollaoğlu, eşinin İngiliz olduğunu saklamadığını belirtti.

Temel Karamollaoğlu, konuşmasını şoyle surdurdu:

"Doğru ben İngiltere'de tahsil yaptım. Ortaokul liseyi Kayseri'de okudum. Oradan mezun olduktan sonra once teknik universiteye girdim arkasından da Avrupa imtihanlarından birkaç tanesini kazandım İngiltere'ye gittim. Orada tekstil tahsili yaptım ve dondum. Oradayken de eşimle evlendim. Kendisi bana en buyuk destek veren kişi. İnancında ve yaşantısında çok titizdir. Hem Musluman oldu hem Turk vatandaşı oldu. Evleneli 53 yıl oldu. Benim çocuklarımın çoğu 50 yaşının uzerinde. Bunu gizleyecek halim de yok. Gizlemeyi de duşunmuyorum."