Özet (TL;DR) @ 2018-03-07T14:51:00.000Z: Başbakan Yıldırım, sınırı geçtikleri için tutuklanan Yunan askerleriyle ilgili, "Bu konuyu AB ilişkilerine kadar götürmek büyük bir zeka işi. Zaten şimdi Türkiye ile ilgili hangi konu olsa AB'ye işi…



Turkiye

14:51 07.03.2018(Guncellendi 15:24 07.03.2018) URL'yi kısaltın

Başbakan Yıldırım, sınırı geçtikleri için tutuklanan Yunan askerleriyle ilgili, "Bu konuyu AB ilişkilerine kadar goturmek buyuk bir zeka işi. Zaten şimdi Turkiye ile ilgili hangi konu olsa AB'ye işi goturup taşımak, oradan destek almak bir alışkanlık haline geldi" dedi.

Kuzey Kıbrıs Başbakanı Tufan Erhurman'la duzenlediği basın toplantısında konuşan Yıldırım, Turkiye'nin şartlar ne olursa olsun Kıbrıs'ın yanında olduğunu belirtti.

(C) AA/

Yıldırım, "Ada'da eğer kalıcı, surdurulebilir bir çozumun mumkun olması gerekiyorsa Guney Kıbrıs Rum tarafının buna zihinsel olarak hazır olması lazım" diye konuştu.

Yunanistan'da Turk bayrağının yakılmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Yıldırım, "Bayrak ulkelerin onurudur, gururudur. Bayrağa yapılan hakaret o ulkeye yapılmış sayılır. Bunun kabul edilebilir yanı yoktur. O bayrağın uğruna canlarımızı veriyoruz. Bu ve buna benzer densizlikleri yapanları muhatap bile almıyoruz" dedi.

İki Yunan askeriyle hukuki surecin devam ettiğini belirten Yıldırım, "Bu konuyu AB ilişkilerine kadar goturmek buyuk bir zeka işi. Zaten şimdi Turkiye ile ilgili hangi konu olsa AB'ye işi goturup taşımak, oradan destek almak bir alışkanlık haline geldi. AB ile olan ilişkilerimizi bu ve buna benzer yeni girişimler zerre kadar ileri de goturmez, geri de duşurmez" ifadelerini kullandı.

' KIŞKIRTICI FAALİYETLER KARŞILIK GÖRÜR'

Kıbrıs'ın guneyinde Rum sondajına 6. filo koruması iddiasına da değinen Yıldırım şunları soyledi:

"Ada etrafında herhangi bir yer altı zenginliğinin dışarıya çıkartılmasında muhatap adada aranıyorsa bu muhatap hem Kuzey'dir hem Guney'dir. Bu iki muhatabın mutabık kalmadığı bir çalışma, bizim açımızdan tehdit olarak, Kuzey Kıbrıs'ın egemenlik haklarını bir ihlal girişimi olarak değerlendirilir. Bunun kimin tarafından yapıldığının onemi yoktur.

Kıbrıs adasının etrafındaki her turlu doğal zenginlikler, hidrokarbon kaynakları, adada yaşayan, gerek Kuzey'de gerekse Guney'de yaşayan butun halkın ortak varlığıdır. Dolayısıyla buralarda tek taraflı girişilen faaliyetler bizim tarafımızdan asla hoş karşılanmaz. Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti de bunu hoş karşılamaz. Ne zaman olur bu faaliyetler? Gerçek anlamda iki taraflı bir devlet oluşumu, kalıcı, surdurulebilir bir çozum adada elde edilirse, butun kaynakların adada yaşayanların refahına yonelik olarak değerlendirilmesi pekala soz konusudur. Bunun dışında emrivakilerle, oldubittilerle yapılacak bu ve benzeri kışkırtıcı faaliyetler karşılığını da uygun bir şekilde gorecektir."