Özet (TL;DR) @ 2018-03-07T15:44:00.000Z: İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Erdoğan, 'İslam aleminin temelde çözülmesi gereken 4 sorunu olduğunu' söyleyerek, "İslam dünyasının işgalini sonlandırmalıyız. Genel itibarıyla…



İlim Yayma Vakfı Mutevelli Heyeti Başkan Vekili Erdoğan, 'İslam aleminin temelde çozulmesi gereken 4 sorunu olduğunu' soyleyerek, "İslam dunyasının işgalini sonlandırmalıyız. Genel itibarıyla baktığımız zaman bunun bir kulturel tahakkum işgali olduğunu, aslında işgal edilenin kafalarımızın içi olduğunu goruyoruz" dedi.

İlim Yayma Vakfı (İYV) Mutevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan, İstanbul Buyukşehir Belediyesi'nce İBB 1453 Çırpıcı Sosyal Tesisleri'nde duzenlenen, 'İstanbul'da Yaşayan Arap Aydınlar Çalıştayı'nda konuştu.

İstanbul'da Arap aydın kitlesinin bir araya gelmesinin onemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, istişare maksadıyla bir araya geldiklerini dile getirerek, "Muslumanlar olarak bizi sun'i sınırlarla veyahut çeşitli kimlik unsurlarıyla bolen, dil, ırk, meşrep ve mezhep tarzı sınırları kaldırıp bir araya gelip meseleleri aramızda istişare etmemiz gerektiğini devamlı Batı'ya, Yahudi'ye, masona, devamlı şuna buna suç atmayıp, oturup 'Biz ne yapıyoruz?' bunu konuşmamız gerektiğini duşunuyorum. Bugun hakikaten İslam dunyası buyuk bir medeniyet krizi yaşıyor. Medeniyetimiz Batı medeniyetine bir alan boşalttı. Batı medeniyeti yukselirken İslam medeniyeti maalesef geride kalmış oldu" diye konuştu.

Yaşanan medeniyet krizinin daha once gorulmeyen beka mucadelesine de işaret ettiğini aktaran Erdoğan, bu krizle mucadelede, siyasete onemli roller duştuğunu kaydetti.

' İSLAM ALEMİ ENTELEKTÜEL KAYNAKLARINI YENİDEN KEŞFETMELİ'

Erdoğan, bu durumun entelektuel fukaralığın bir neticesi olduğuna dikkati çekerek, şunları soyledi:

"Bu açıdan, bu entelektuel açlığı İslam alemi olarak hep birlikte gidermemiz gerekiyor. Bunun için bu tur entelektuel buluşmalara ve kaynaşmalara vesile olacak kapsamlı projelere, çeviri faaliyetlerine, ilmi toplantılara ihtiyacımız var. İslam aleminin entelektuel kaynaklarını yeniden keşfetmesi, bu zemin uzerinden yeni fikri açılımlara kapı aralaması gerekmektedir. Çunku hakikaten bizim sadece İslam aleminin medeniyet olarak zirvede olduğu donemlerde değil, daha sonraki donemlerde de 18, 19 ve 20'nci yuzyıllarda çok değerli fikir insanlarının, değerli eserler verdiğini goruyoruz. Ancak bunların sadece Arapça, Turkçe veya çıktığı coğrafyaların dillerinde olduğunu, İslam dunyasının diğer dillerine çevrilmediğini, dunyayla paylaşılmadığını goruyoruz."

' TEMELDE ÇÖZÜLMESİ GEREKEN 4 SORUN VAR'

İslam aleminin temelde çozulmesi gereken 4 sorunu olduğunun altını çizen Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:

"İslam dunyasının işgalini sonlandırmalıyız. Bu işgal, zaman zaman askeri işgal olarak tezahur etti. Genel itibarıyla baktığımız zaman, bunun bir kulturel tahakkum, işgal olduğunu, aslında işgal edilenin topraklarımız değil, akıllarımız, kafalarımızın içi olduğunu goruyoruz. İslam alemi kultur, teknik ve medeniyet sahasında kazanmak mecburiyetinde. Bugun Afganistan'dan Orta Doğu'ya, Afrika'ya kadar çatışmalar, savaşlar, iç çekişmeler, istikrarsızlıklar, maalesef İslam aleminin ayağa kalkışını engellemektedir. İkinci olarak Muslumanlar olarak ittihadı yani birliğimizi gundemimizin merkezine yerleştirmek zorundayız. Sadece bu ayağa kalkışın olmazsa olmazı olduğu için değil. Aynı zamanda bizi yaratan Rabbimizin emri olduğu için, bunu merkeze almak zorundayız. Muslumanların birliği, beraberliği ve kardeşliği istiklalin ve istikbalin adete kilit taşıdır. Mezhep, etnik farklılıklar, bunları bir tarafa koyarak, dunyanın neresinde bir Muslumanın burnu kanıyorsa acısını butun Muslumanların çekeceği bir iklimi, birliği, ruhu yaşatmak zorundayız."

' CEHALET VE ENTELEKTÜEL FUKARALIK GİDERİLMELİ'

Erdoğan, uçuncu sorunun cehaletin ve entelektuel fukaralığın giderilmesi olduğunu ifade ederek, şunları aktardı:

(C) AA/

"Gunumuzde iletişim ve ulaşım teknolojilerine bağlı olarak bilgiye erişim çok kolay hale gelmiş olsa da haber ağı çok geniş olsa da Muslumanların bir şuur problemi olduğu gorunmektedir. Cehalet, sadece eğitim oğretimle maalesef giderilemiyor. Bizde 'Kitap yuklu eşekler' diye çok meşhur bir şairin tabiri vardır. Ne kadar bilseniz de bu sizin cahil olmadığınız anlamına gelmiyor. Muslumanların dunyada olup bitenlere karşı sahih, gerçek bir bilince kavuşması, bunun da elbette mumkun olması için aydınların Musluman kesimleri ve toplulukları işlemesi, onlara bu mefkure oluşturma mucadelesini aktarmanız gerekiyor. Elbette bu uç meseleden sonra İslam alemi olarak bir sefaletle, yoklukla ve yoksullukla da mucadele verdiğimiz bir gerçektir. Bunu yaşarken İslam ulkeleri arasında da ciddi gelir dağılımı adaletsizliklerinin olduğunu gormek zorundayız. Bir tarafta çok zengin İslam ulkeleri var obur tarafta gunluk 2 dolar 20 sent sınırının altında ciddi nufus yoğunluğu olan İslam ulkeleri var. Bu adaletsizliği gidermemiz gerekiyor. Çunku İslam dininin 5 esasından birisi zekattır."

' MÜSLÜMANLARIN ÖZELEŞTİRİYE İHTİYACI VAR'

Gelir adaletsizliğinin giderilmesinin onemine dikkati çeken Erdoğan, bu konuda zekata işaret etti.

Erdoğan, Turkiye'nin 3 milyonun uzerinde Suriyeli'yi misafir ettiğini hatırlatarak, "Hamdolsun sadece devletimizin misafirperverliği, kadirşinaslığı değil, butun Turk milletinin misafirperverliği ve kadirşinaslığı sayesinde 6 yıllık bir sureçte bunu başarıyla yerine getirdik. Gerçekten bir dışlama ve otekileştirme olsaydı sanıyorum Turk toplumunda ve şehirlerinde ciddi problemler yaşanabilirdi. Bunları yaşamıyoruz. Bunun için çalışan sivil tolum kuruluşlarına, devlet erkanına ve halkımıza ne kadar teşekkur ve şukretsek azdır diye duşunuyorum" dedi.

Erdoğan, Muslumanların ozeleştiriye ihtiyacı olduğunu belirterek, boyle toplantıların buna fayda sağlayacağını soyledi. Musluman halkların dunyada ummet fikrinin ve kardeşlik hassasiyetinin arkasında olduğunu dile getiren Erdoğan, bunların siyasal alana taşınması ve kitleselleştirilmesinde, aydınların onemine vurgu yaptı.

' İSLAM DÜNYANI YENİ PARÇALANMALARIN EŞİĞİNDE'

Erdoğan, ulus devlet refleksleri gosterildiği surece Batı'nın İslam alemini kuçuk lokmalara ayırmaya devam edeceğini dile getirerek, bugun de İslam dunyasının yeni parçalanmaların eşiğinde olduğunu kaydetti.

Musluman alimlerin oncelikle birbirlerini tanımaya ihtiyacı olduğu tespitinde bulunan Erdoğan, "Aydınlar maalesef birbirini okumuyor, takip etmiyor, diyaloğa geçip ortak projeler, toplantılar, etkinlikler tertip etmiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, İslam coğrafyasındaki tercume çalışmalarını hatırlatarak, Mehmet Akif Ersoy'un Sebilurreşad Mecmuası ile yaptığı çalışmaları anlattı.

Turkiye'de ikinci tercume hareketinin 1960'larda Seyyid Kutup, Mevdudi'nin çevirilerinin yapıldığı donem olduğunu aktaran Erdoğan, bu donemin de 1980, 1990'lı yıllara kadar devam ettiğini sozlerine ekledi.