Özet (TL;DR) @ 2018-03-06T12:50:00.000Z: Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) televizyon dizilerinde kadının toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun konumlanmasını desteklemek amacıyla dizi sektörü paydaşları ile birlikte…



Turkiye

12:50 06.03.2018(Guncellendi 13:04 06.03.2018) URL'yi kısaltın

Turk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) televizyon dizilerinde kadının toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun konumlanmasını desteklemek amacıyla dizi sektoru paydaşları ile birlikte "Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi"ni hayata geçirdi.

Proje kapsamında Turkiye'de ulusal televizyon kanallarında yayınlanan populer dizilerde toplumsal cinsiyet kalıplarının ve rollerinin yer alış biçimlerini tespit etmek amacıyla Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakultesi oğretim uyeleri tarafından TV Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği-Mevcut Durum Araştırması hazırlandı.

Soz konusu araştırma kapsamında, 1-31 Mayıs 2017 tarihleri arasında yayınlanan ve bu donemdeki reyting oranlarına gore altı ulusal kanaldan toplam 12 dizi seçildi.

12 dizinin dorder haftalık bolumlerinin her birinde yer alan ana ve yan karakterler uzerinden kadın-erkek karakterlerin sayısal dağılımı, gorunurlukleri, yaş aralıkları, medeni durumları, fiziksel halleri, karakter ozellikleri, işe ve eve dair sorumlulukları, rolleri, soz ve eylemleri incelendi.

' KADIN KARAKTERLER KALIPLARA SIKIŞIYOR'

Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular şoyle:

  • Dizilerdeki ana ve yan karakterlerin sayısı, yuzde 47 kadın ve yuzde 53 erkek olmak uzere dengeli. Ancak en çok izlenen dizilerde toplam gorunurluğun yaklaşık uçte ikisi erkek karakterlere ait. Bu anlamda gorunurluk dengesiz.
  • Kadın karakterler kalıplara sıkışıyor ve fiziksel ozellikleriyle on plandalar.
  • Kadınların iş hayatında gorunurluğu sınırlı. Dizilerde kadın karakterlerin yuzde 80'ini iş dışı mekanlarda bulunurken, ev işi içerikli sahnelerin yuzde 92'si kadın karakterler için, iş içerikli soz ve eylemlerin yuzde 82'si erkek karakterler için yazılıyor.

' 'KADIN GİBİ OLMAK' AŞAĞILAMA ANLAMI TAŞIYOR'

  • (C) AA/ Arşiv

'Genç kadın' karakter sayısı, erkek karakterlere oranla 2.5 kat daha fazla. Kadın oyuncularda yaş aralığı 16-39 ile sınırlı tutulurken, erkek oyuncularda bu seviye 64 yaşa kadar çıkıyor.

  • 'Kadın gibi olmak' ifadesi, kadınlar için kullanıldığında dahi yuzde 62 oranında aşağılama anlamı taşıyor. Ağlama ve huzun içeren sahnelerin yuzde 73'u kadınlar için, şiddet ve tehdit içeren sahnelerin yuzde 79'u erkekler için yazılıyor. Buna gore her uç kadından ikisi zayıf karaktere sahip.
  • Erkeklerin aksine butun kadın karakterlerin medeni durumu biliniyor. Dul ve boşanmış kadın karakterler, aynı medeni durumdaki erkek karakterlerden beş kat fazla.
  • Erkekler, babalık rolunde gorunmuyor. Ebeveyn rollerinin yuzde 79'unu kadınlar canlandırırken, bu oran erkeklerde yuzde 21'de kalıyor.

' KADINLA ERKEĞİN DÜNYASINI BU KADAR AYRIŞTIRMAYA GEREK YOK'

(C) Sputnik/ Aleksey Babushkin

TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Oya Ünlu Kızıl, cinsiyet eşitliğinin TV dizilerinde gozetilmesi için yol haritası çıkardıklarını ifade ederek, dikkat edilmesi gereken hususları şoyle anlattı:

"Karakter, duygu ve meslek çeşitliliğini artırmak onemli. Kadınla erkeğin dunyasını bu kadar ayrıştırmaya gerek yok. Hayata, işe ve eve dair sorumlulukları dengeli paylaşmak çok kıymetli. Bunu daha iyi gosterebilirsek dizilerimizde çocuklarımıza iyi bir mesaj olacak. Şiddeti sıradanlaştırmamak muhim. Bunun yanı sıra eşitlik zihinde ve dilde başlar. Dilin kullanılmasına dikkat. Son olarak da iş hayatında kadın, guçlu kadınlar ve kararları verebilen kadın figurleri muhakkak yer almalı." ****

' HÜZÜN İÇEREN SAHNELER KADINLAR, TEHDİT SAHNELERİ ERKEKLER İÇİN'

(C) Flickr/

Toplantıda, "Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması"nın yazarları Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakultesi Öğretim Üyesi Doç Dr. İrem İnceoğlu, araştırma sonuçlarının aktarıldığı sunumda, dizilerde kadın karakterlerin yuzde 80 iş dışı mekanlarda bulunduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

"Ev işi içerikli sahnelerin yuzde 92'si kadın karakterler için, iş içerikli soz ve eylemlerin yuzde 82'si erkek karakterler için yazılmış durumda. 'Genç kadın' karakter sayısı, erkek karakterlerden 2,5 kat daha fazla. 'Kadın gibi' olmanın, kadınlar için dahi yuzde 62 aşağılama ifadesi olarak kullanıldığı goze çarpıyor. Araştırma, ağlama ve huzun içeren sahnelerin ise yuzde 73 gibi bir çoğunlukla kadınlar için, şiddet ve tehdit içeren sahnelerin yuzde 79'unun ise erkekler için yazıldığını ortaya koydu."