Özet (TL;DR) @ 2018-03-06T21:58:26.000Z: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından bu yıl ilki düzenlenen "Türkiye'ye Enerji Veren Kadınlar" Ödül Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın katılımıyla…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Lutfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda duzenlenen "Turkiye'ye Enerji Veren Kadınlar" Ödul Toreni'ne katıldı. İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlayan programa Erdoğan ve Albayrak'ın yanı sıra iş, sanat, siyaset dunyasının onde gelen isimleri katıldı.
EM İNE ERDOĞAN: KADINLARIN VAR OLMADIĞI BİR DEMOKRASİ MÜCADELESİ, BAŞARIYA ULAŞAMAZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Lutfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından bu yıl ilki duzenlenen "Turkiye'ye Enerji Veren Kadınlar Ödul Toreni"nde yaptığı konuşmada, burada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, 8 Mart Dunya Kadınlar Gunu'nu kutladı.
Bu ozel gunun, ulkemiz kadınlarına hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, "Vatanın bekası için, evladını, eşini feda eden şehit analarının ve eşlerinin derin acısını paylaşıyor, yuce yureklerini hurmetle, muhabbetle selamlıyorum. Rabbim kalplerini teskin etsin, şehitlerimizi rahmetiyle kuşatsın. Suriye'nin mazlumları, Filistin'in gozu yaşlı kadınları, Myanmar'ın çaresizleri başta olmak uzere, mağdur ve mazlum coğrafyalarda yaşayan tum kadınlar için '8 Mart, umut olsun' diyorum." şeklinde konuştu.Emine Erdoğan, kadın konusunun, asırlar boyunca birçok şekilde konuşulduğunu, tartışıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bazen ihtirasların, bazen hak mucadelelerinin mevzusu oldu. Cinsiyetçi bakış, kadın ve erkeği karşı karşıya getirdi. Oysa kadın ve erkek bir butunun iki yarısıdır. Tıpkı bir kuşun iki kanadı gibi. Bir kuş nasıl tek kanatla uçamazsa, insanlık da tek taraflı ilerleyemez. Kadınlarını, hayatın çeşitli alanlarından men eden toplumlar gelişemez. Özellikle Musluman toplumlarda, kadınların mahrumiyetleri soz konusu olduğunda, fatura genellikle dine kesilir. Oysa hiçbir felsefe, hiçbir duşunce, kadına İslam kadar hakiki bir mevki vermemiştir. Kadını ve erkeği, birbirinin velisi kılmıştır. İslamiyetin ilk donemlerinde kadın, gerektiğinde toplumun oğretmeni, ticaret kervanlarının sahibi, hatta savaşların neferi olmuştur. Fakat zaman içinde, farklı dini yorumlar, İslam'ın gerçek kadın telakkisini tahrif etmiştir. Bugun ne yazık ki Musluman toplumlar, henuz Kuran'ın seviyesine yukselememiştir. Boyle bir ortamda Turkiye, gerek inanç ve kultur kodlarındaki bu ozu yeniden hatırlayarak, gerekse uluslararası hukuku gozeterek, kadınlarımızı hak ettiği mevkiye taşıma azmindedir."
Kadınların olmadığı bir siyasetin, ekonominin, burokrasinin eksik kalacağını vurgulayan Erdoğan, "Kadınların var olmadığı bir demokrasi mucadelesi, başarıya ulaşamaz. Bugun burada, dalgalara, fırtınalara direnerek başarı elde eden çok sayıda kadın goruyorum. Özellikle erkek egemen sektorlerde kadın varlığı son derece kıymetlidir. 'Kadınlar yapamaz' denen alanlarda, cesaretiniz, dirayetiniz ile varlık gosterdiniz. Turkiye'ye enerji verdiniz. Hepinizi kutluyorum." ifadelerini kullandı.
" SİZLERİN ENERJİSİNE TÜM DÜNYA KADINLARININ İHTİYACI VAR"Erdoğan, gelecek yuzyılın en onemli konularının çevre, enerji ve kadın olacağını belirterek, şunları soyledi:
"Kadın gucunu devreye sokabilen toplumlar ilerleyecektir. Çevre ve enerji gibi, zaman zaman karşı karşıya gelen mevzular soz konusu olduğunda, kadın varlığı daha da hayati bir onem kazanmaktadır. Tabiatın dilinden iyi anlayan kadınların, enerji sektorune elinin değmesi, çok sayıda duyarlılığı beraberinde getirecektir. Taşıdığı çevresel hassasiyetler nedeniyle odule layık gorulen kadınlarımız olduğunu biliyorum. Akademi ile hayatın gerçekleri arasında kopruler kurarak, içindeki enerjiyi işteki enerjiye taşıyan kadınlar tanıyorum. Yerli kaynakların kullanımını onceleyen, ekip çalışmalarını ustaca yoneten, yeni istihdam alanları açan hanım ağalar biliyorum. Gerek evinin işiyle meşgul, gerekse farklı sektorlerde çalışan, ter doken tum kadınlarımızın emeği kutsaldır, hepsi aydınlık geleceğimizin mayasıdır. Dunya tarihi, 'Kadın başıma ne yapabilirim?' yanılgısının karşısında dimdik duran Rosa Parks'ları gormuştur. Ordulara kafa tutun Nene Hatun'ları yazmıştır. Halide Edip, Birinci Dunya Savaşı'nın dumanı hala ulkemizin uzerinde tuterken, meşhur konuşmasında şoyle demişti: 'Butun milletlerin haklarını kazanacağı gun çok uzak değildir. O gun geldiği zaman bayraklarınızı alınız, bu maksat için canlarını veren kardeşlerimizi ziyaret ediniz. Şimdi yemin edin ve benimle birlikte tekrarlayın: yureğimizdeki mukaddes heyecan, milletlerin hakları ilan edilinceye kadar devam edecektir.' Bugun biz de aynı heyecanla haykırıyoruz; yureğimizdeki mukaddes heyecan, Afrikalı, Filistinli, Myanmarlı masumların sorunlarını çozunceye kadar devam edecektir."
Geçtiğimiz hafta Afrika ulkelerini ziyaret ettiklerini hatırlatan Erdoğan, "Oradaki kadınların, çocukların halleri emin olun içimi bir kere daha acıttı. Sizlerin enerjisine, heyecanına, sadece bu ulkenin değil, tum dunya kadınlarının ihtiyacı var. Bize duşen, bu gucu artırmaktır." dedi.Emine Erdoğan, konuşmasını şoyle tamamladı:
"Enerjimizi çoğaltmanın yolu ise, sevgiden, toplumsal uzlaşıdan geçiyor. Gelin guç birliği yaparak, mayasında insan sevgisi olan bu enerjiyi, kulakların duymadığı, gozlerin gormediği sorunlara kanalize edelim, vicdanın sesi olalım. Guç tek başına anlamlı değildir. Şiddet için de kullanılabilir. Aslolan bu gucu vicdanın, irfanın emrine vermektir. Bu duşuncelerle, hayatımıza kattıkları yuksek değerle odul alan tum enerjik kadınlarımızı kutluyorum. Birbirinden başarılı kadınlarımız arasında seçim yapmak zorunda kalan, ulkemizin medarıiftiharı juri uyelerimize şukranlarımı sunuyorum. Her biriniz, Turkiye'nin 2023 hedeflerini guçlendirecek birer umutsunuz. Bu odul gecesinin duzenlenmesine onculuk eden ve bizleri, başarılarıyla goz kamaştıran kadınlarımızla tanıştıran Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızı yurekten kutluyorum. Bu çalışmaya emek veren herkese teşekkur ediyorum. Ödullerin ulkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum."
BAKAN ALBAYRAK: S İZLERE POZİTİF AYRIMCILIK YAPACAĞIMIZI TAAHHÜT EDİYORUMBakan Albayrak, konuşmasında, 8 Mart Dunya Kadınlar Gunu'nu kutlayarak, bu gununu, cinsiyet adaletsizliğine son verecek bir başlangıç olması temennisinde bulundu. Turkiye'nin, kadını başının tacı, aile kurumunun mimarı olarak goren kadim bir medeniyetin, cenneti kadının ayakları altına seren yuce bir dinin mensubu olduğunu soyleyen Albayrak, "Bizler kadın ve erkeği birbirini tamamlayan, onları bir elmanın iki yarısı gibi goren bir zihniyetin temsilcileriyiz. Tarihimizin hiçbir doneminde kadınlarımızın yok sayıldığı ya da toplum dışına itildiği bir donem olmamıştır. Dunya tarihinde kadının adı yokken, Turk kulturunde, devlet yonetiminden sosyal ve kulturel hayata kadar her alanda bizleri zirveye taşıyan kadınlarımızın izlerini gormek mumkundur." diye konuştu. Meşhur Arap gezgini İbn Battuta'nın, "İbn Battuta Seyahatnamesi" adlı eserinde bu durumu detaylarıyla anlatırken tarihe duştuğu notu paylaşan Albayrak, konuşmasında Battuta'nın, "Bu yorede gorduğum ilginç tutumlardan biri de erkeklerin kadınlara gosterdikleri aşırı saygıdır. Bu memlekette kadınlar erkeklerden ustun sayılıyor." ifadelerine yer verdi.
Kadının soz hakkının olmadığı, demokrasi mucadelesine omuz vermediği, siyasi haklarının kısıtlandığı bir yonetim anlayışının henuz olgunluğa erişemediğini vurgulayan Albayrak, konuşmasını şoyle surdurdu:
"Turk tarihi bu yonuyle butun dunyaya ornek olacak turdendir. Eski Turk devletlerinde 'Hakan ve hatunun buyruğu' ifadesi ile başlamayan emirnameler geçerli sayılmazdı. İslam sonrası donemde ise imparatorların sultanlara fikrini sorduğu, danıştığı, onlarla teatide bulunduğunu goruyoruz. Genç Cumhuriyetimiz ise 1934 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı vererek bu alanda pek çok gelişmiş ulkeden daha oncu davranmıştır. Kızlarını diri diri toprağa gomen, turlu batıl inançlarla kadını şeytanlaştıran, kız çocuklarına isim vermeyen ve dahi sofrasına bile oturtmayan medeniyetlerin kol gezdiği, dunyanın karanlığa gomulduğu bir çağda, Turk kadını, azmi, fedakarlığı, cesareti, bilgi ve birikimi ile yaptırdığı şifahaneler, imarethaneler, kervansaraylar, camiler, çeşmeler ve nice eserlerle medeniyetimizin zirve noktasına ulaşmasında buyuk rol oynadı. Milletimizin istiklal ve istikbal mucadelesinde de yine kadınlarımız hep on sıralardaydı. Duşmana vatan topraklarını dar eden Nene Hatunlar, Kara Fatmalar, Şerife Bacıların yazdığı destan hangi tarihe sığar? Ümitsizliğin kol gezdiği bir zamanda binlere seslenerek 'Bugun elimizde top ve tufek denilen alet yok fakat ondan buyuk, ondan kudretli bir silahımız var; hak ve Allah' diyerek milli mucadele şuurunu diri tutan Halide Edipler yetiştiren bir milleti hangi guç esir edebilir? Turk kadınının Kurtuluş Savaşı'nda verdiği bu kutlu mucadeleyi, Gazi Mustafa Kemal şu sozlerle ifade ediyor; 'Dunyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere goturmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez."
" BU EŞİTLİĞİ NE YAZIK Kİ İNSANOĞLU KENDİ ELİYLE BOZUYOR"15 Temmuz darbe girişiminde buyuk bir cesaret ve mucadele orneği gosteren kadınların, gelecek kuşaklara onurlu bir miras bıraktığının altını çizen Albayrak, 15 Temmuz şehitleri Zeynep Sağır, Sevda Gungor, Seher Yaşar, Kubra Doğanay, Demet Sezen, Cennet Yiğit, Gulşah Guler, Ayşe Aykaç, Sevgi Yeşilyurt, Turkan Turkmen Tekin, Yıldız Gursoy, Şerife Boz, Sema Tutar, Safiye Bayat, Derya Ovacıklı, Turkan Guder ve Mine Özer'i isimleriyle andı. "Ecdadımızdan devraldığımız ay yıldızlı sancağımız yere duşmesin diye hayatlarını feda ettiler" diyen Albayrak, adını sayamadığı tum şehitleri, şukran ve minnetle andığını ifade etti.Albayrak, konuşmasına şoyle devam etti:
"Cenab-ı Hak Kur'an'da insanlığa hitap ederken, (Ey İnananlar) demiş ve hiçbir zaman kadın erkek ayrımı yapmamıştır. Bizleri yaratan Yuce Allah boyle bir ayrım yapmamışken, insanların kadın erkek ayrımı yapması ve kadını erkeklerden daha aşağı gormesi, açıkça ifade ediyorum ki cinsiyet ırkçılığından başka bir şey değildir. Biz hep şuna inanıyoruz, kadın eli değmeyen iş, incelikten, zarafetten ve merhametten nasibini almamış demektir. Bugun dunyanın dort bir yanında edebiyattan tıbba, guzel sanatlardan matematiğe, enerjiden spora kadar her alanda kadınlarımızın başarısı bizlerin goğsunu kabartıyor. 'Kadının içindeki gucu ortaya çıkarmalıyız' diyen sozlerin gerçekliğine inanmıyorum. Çunku kadın zaten yaradılışı itibariyle guçludur. Bu eşitliği ne yazık ki insanoğlu kendi eliyle bozuyor. Önce zihinlerimize kadın erkek eşitsizliğini yerleştiren onyargılara hapsoluyoruz. Ardından pek çok uygulama da bu yanlış anlayışın sonucu olarak ortaya çıkıyor."
Enerji ve maden alanında kadın çalışan ve yonetici sayısının arzu edilen noktada olmadığını aktaran Albayrak, "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak, kadın çalışan oranının arzu ettiğimiz noktada olmadığı bu alanda, biz sizlere pozitif ayrımcılık yapacağız." dedi.
" MİLLİ ENERJİ İÇİN KADINLARIMIZA İHTİYAÇ VAR"
Albayrak, Turkiye'nin Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamındaki hedeflere ulaşmak için de kadınlara ihtiyaç duyduklarını vurguladı.
Program kapsamında verilecek odullerin, bu sektorde çalışmak isteyen birçok kişi için de ilham kaynağı olacağını belirten Albayrak, "Ben burada bir parantez de ozellikle girişimcilik odullerine açmak istiyorum. Her biri ayrı bir başarı hikayesi yazan girişimcilik kategorisindeki adaylarımız, bulundukları yorelere ya da yaptıkları iş koluna yeni bir ses, yeni bir nefes getirmişlerdir. Butun bu girişimler, kurulan bir hayal ya da ortaya atılan bir fikirden doğup buyuyor. Merak tutkusu ya da yeni şeylerin peşinde koşma arzusu ile daha once denenmemiş, yapılmamış, soylenmemiş şeyleri ortaya koyma gayreti, beraberinde ilham veren başarıları da getiriyor. Ben buradan butun girişimcilere seslenmek istiyorum. Korkmayın, hayallerinizin peşinden koşun. Araştırın, planlayın, projelendirin. Hata yapmaktan çekinmeyin. Farklı duşunun, farklı olun, fark yaratın." diye konuştu.
Albayrak, bu sureçlerde başarısızlıkla da karşılaşılabileceğini fakat yeniliğin her zaman bir sonraki adımda gizli olduğunu dile getirdi.
Her bir başarının, yeni başlangıçların geleceğine ışık tutacağına inandığını soyleyen Albayrak, şunları kaydetti:
"Umutla beklediğimiz yarının buyuk ve guçlu Turkiyesini hep birlikte inşa edeceğiz. Bu vesileyle, başarıyla surdurmekte olduğumuz terorle mucadelemizde verdiğimiz şehitlere Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyor, kıymetli ailelerine sabırlar diliyorum. Onların şehadetleriyle milletimiz ilelebet payidar kalacaktır. Bu imanı boğmaya, bizleri zillete duşurmeye çalışanlar, dun nasıl tarihin tozlu sayfalarında yok olduysa, bugun de aynı hataya duşenler, milletimizin cesareti, şecaati ve vatan aşkı karşısında yok olmaya mahkum olacaklardır."
6 DALDA ÖDÜL DAĞITILDIJuri uyeliklerini Sabancı Holding Yonetim Kurulu Başkanı Guler Sabancı, Doğuş Grubu Yonetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Demiroren Yonetim Kurulu Üyesi Meltem Demiroren Oktay, Citibank Genel Muduru Serra Akçaoğlu, Turkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Başkanı Nilufer Bulut, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başkanı Sare Aydın Yılmaz, Vitol Turkiye Üst Yonetim Kurulu Üyesi Gulsum Azeri, Borsa İstanbul Yonetim Kurulu Üyesi Erişah Arıcan ve devlet sanatçısı Hulya Koçyiğit'in yaptığı programda 6 dalda odul dağıtıldı. Sabancı Üniversitesi Muhendislik Fakultesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selmiye Alkan Gursel'e "Akademi" odulunu Ferit Şahenk verirken, Aksa Gumuşhane Bayburt Doğalgaz Dağıtım AŞ Şirket Muduru Rahime Meydan'a "Profesyonel" odulunu, Guler Sabancı takdim etti. ODTÜ Kimya Muhendisliği Bolumu Öğretim Üyesi Nevin Selçuk, "İş dunyası" odulunu Çalışma ve Sosyal Guvenlik Bakanı Julide Sarıeroğlu'ndan alırken, "Girişimci" odulunu, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Kurucu Üyesi Zumran Ömur'e, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betul Sayan Kaya verdi. Ömur, salonda yaptığı konuşmayla uzun sure alkışlandı.
ALBAYRAK 'TAN ANNESİ VE EŞİNE TEŞEKKÜR
"Enerjide ornek şirket" odulunu, Uludağ Elektrik Perakende AŞ alırken, Bakan Albayrak bu odulu, şirket adına Limak Holding Yonetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir'e takdim etti.Albayrak, bu sırada yaptığı konuşmada, hayatına dokunan iki onemli kadın annesi ve eşine teşekkur ederek, "Beni sadece 9 ay karnında taşımayıp bugunlere gelmemde borçlu olduğum anneme, hayatta yaşadığım tum zorluklarda yanımda duran, sırtımı dayadığım, yoldaş olan, eş olan çok değerli eşime teşekkur etmek istiyorum." dedi. Juri ozel odulunu ise Vakıfbank Kadın Voleybol Takımı oyuncularına, Emine Erdoğan takdim etti.
Torende 6 dalda odullerin verilmesinin ardından, Bakan Albayrak, Erdoğan'a hediye takdiminde bulundu.
G ÜLER SABANCI: 14 YILDIR SEKTÖRÜN YAPISINDA ÇOK ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER OLDUSabancı Holding Yonetim Kurulu Başkanı Guler Sabancı da konuşmasında, tum dunyada kadınları sektore çekmek için ciddi gayretler olduğunu ve bu yuzden Turkiye'deki kadınları yureklendirmek için yapılan bu programa juri başkanı olarak katılmayı memnuniyetle kabul ettiğini soyledi.Juri başkanı olduğu programın ilk kez duzenlenmesine rağmen 200'den fazla başvuru aldığını ifade eden Sabancı, bu isimlerin tek tek değerlendirildiğini ve surecin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, profesyonellik ve kurumsallık içerisinde yonetildiğini aktardı."Bu gece odulleri dağıtıyoruz ama başarılı orneklerle aslında hepimiz kazandık" diyen Sabancı, şoyle konuştu:"Bu sureç, tum adaylarımızın ve sektorumuzun kazandığı bir yolculuktur. Aday olan tum profesyonel, akademisyen ve girişimci kadınlarımızın birbirinden değerli çalışmalarının, başka kadınların da enerji sektorune ilgi gostermesi, kendine bu sektorde bir yol çizmesi için ilham vereceğine inanıyorum. Ülkemiz, dunyanın en hızlı buyuyen ve gelişen enerji piyasaları arasında geliyor. 14 yıldır sektorun yapısında çok onemli değişiklikler oldu. Enerji uretim ve dağıtımında, sektor, onemli bir ozelleştirme surecinden geçti, rekabete açıldı. Bugun enerji uretimi ve dağıtımı, ciddi yabancı yatırımcıların da bulunduğu ozel sektor eliyle yapılıyor. Yaşam standardımızı birebir etkileyen bu sektorun potansiyeli yuksektir.""Önumuzdeki donemde yeni teknolojilerle buluşacak ve yatırım yapmaya devam edilecek bu sektorde, artan nitelikli iş gucu talebi vardır" diyen Sabancı, şoyle devam etti:
"Kadınların araştırmalarla ispatlanmış yonetsel becerileri, enerji sektoru için de onemli bir potansiyeldir. Ancak ne yazık ki, istatistiklere gore yalnız ulkemizde değil, dunyada cinsiyet eşitsizliğinin en yoğun yaşandığı sektorlerden birisi enerjidir. Dunya Ekonomik Forumu'na gore enerji sektorunde kadın çalışan sayısı sadece yuzde 19. Bunun altındaki en onemli nedenlerden biri de kadın rol modellerin olmaması. O yuzden bu odul programı gibi teşvikleri çok onemsiyoruz. Sadece muhendislik değil, farklı yetkinliklere ve disiplinler arası çalışmalara da bu sektorde ihtiyaç duyuluyor. Bu odul programını, bu yolda bir başlangıç olarak gormeliyiz. Turkiye'ye Enerji Veren Kadınlar Ödul Programı'nın artan başvurularla uzun yıllar yoluna devam etmesini temenni ediyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.