Özet (TL;DR) @ 2018-03-06T13:59:42.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Şu an itibarıyla Afrin'deki mücadelede etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 878 olmuştur'' dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kultur ve Kongre Merkezi'nde, 150. Yılında Yargıtay Sempozyumu ve Yargıtay Yeni Hizmet Binası Temel Atma Toreni'nde konuştu.

Sozlerine, "Ülkemizin mahkemelerinde verilen hukumler konusundaki son inceleme merci olan Yargıtayımızın 150. kuruluş yıl donumunu tebrik ediyorum" diyerek başlayan Erdoğan, Yargıtay'ın Osmanlı doneminde 6 Mart 1868 yılında kurulan Divan-ı Ahkam-ı Adliye ile devlet hayatına girdiğini soyledi.

Erdoğan, bu teşkilatın kurucusu unlu hukukçu Ahmet Cevdet Paşa'dan beri adaletin tesisi için çalışan Yargıtay'ın ozellikle son donemdeki duruşuyla milletin gonlunde ayrı bir yer edindiğini belirterek, "Turkiye, tarihinde ilk defa yargı kurumlarının darbecilere karşı açık ve net duruşuyla karşılaşmıştır. Geçmişte rahmetli Adnan Menderes'in idamı başta olmak uzere, darbe donemlerinde iyi sınavlar veremeyen yargı camiamızın, 15 Temmuz'da gosterdiği cesaret ve dirayet gerçekten takdire şayandır" diye konuştu.

Teror orgutunun uzerinde en çok çalıştığı kurum olmasına rağmen yargı mensuplarının boylesine bir feraset gostermesinin, milletin yazdığı demokrasi zaferini adeta taçlandırdığını ifade eden Erdoğan, "Üstelik bu başarı adalet teşkilatımızın içine sızmış 4 bin civarındaki teror orgutu uyesi hakim, savcının tasfiyesine rağmen elde edilmiştir. Bu vesileyle demokrasimize ve geleceğimize sahip çıkan tum savcılarımıza, hakimlerimize, adalet teşkilatı mensuplarımıza bir kez daha şahsım ve milletim adına şukranlarımı sunuyorum" dedi.

" ARADAKİ ÇİZGİ ÖYLESİNE İNCEDİR Kİ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatın her alanı gibi yargının da dinamik olduğunu, gelişen ve değişen hadiseler karşısında adalet teşkilatının ortaya koyduğu iradenin, milletin ulkesine ve devletine olan guvenini tahkim etmekte çok buyuk onemi bulunduğunu vurguladı.

Yasama organının çıkardığı kanunları adeta ete kemiğe burunduren, gerçek hayattaki karşılıklarını gosteren yargı organlarının başarısının, ulkenin en onemli kazancı olduğunun altını çizen Erdoğan, şoyle devam etti:

"Adaletin tıkandığı, bu kuruma olan guvenin kaybolduğu bir yerde diğer erklerin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi mumkun değildir. Bugun, tum mahkeme salonlarının, adliye binalarının duvarında yer alan 'Adalet mulkun temelidir' sozu, devletin ancak adalet uzerinde ayakta kalabileceğini ifade eder.

Genel Başkanı olduğum partinin kuruluşu aşamasında ismini belirlerken çok araştırdık, duşunduk ve sonunda 'Adalet ve Kalkınma Partisi' adını verdik. 42 bin donorle bir kamuoyu araştırması yaptık, onun neticesinde buraya vardık, 81 vilayette bunu gerçekleştirdik. Şu anda geldiğimiz nokta, insanlık tarihine baktığımız zaman da mucadelenin hep zalimler ile mazlumlar arasında geçtiğini, yani hep bir adalet arayışı olduğunu goruyoruz."

Erdoğan, adaletin herkese hakkını vermek olduğunu hatırlatarak, "Ama hakkı vermekle, hakkı gasbetmek arasındaki denge oylesine hassas, aradaki çizgi oylesine incedir ki bunu sağlamak için çok çalışmak, çok fedakarlık yapmak gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

" ADALET DAĞITMAYAN SAVCI VE HAKİM DE ZALİMLER SINIFINA GİRİYOR"

Hz. Mevlana'nın adaleti, "bir şeyi yerli yerine koymak", adaletsizliği ise "bir şeyi layık olmadığı yere koymak" olarak tanımladığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yine Hz. Mevlana, 'Ağaçlara su vermek adalet iken, dikene su vermek adaletsizliktir' diyor. 'Her su emen koku suladığınızda, adil davranmış olmuyor, tam tersine adaletin ruhuna aykırı hareket ediyorsunuz.' demektir. Zalimi, 'uzerine duşen gorevi yapmayan' olarak tarif eden Hz. Mevlana'nın anlayışında, adalet dağıtmayan savcı ve hakim de zalimler sınıfına giriyor.

Devleti yonetenlerin yaptığı adaletsizlik, en azından hukuk yoluyla telafi edilebilirken, yargının sebep olduğu adaletsizliğin telafisi yoktur. Bunun için de adalet, rahmet olarak gorulur, yani ilahi bir onem atfedilir adalete. Eğer bir ulkede halk bunalmış ve ellerini semaya açarak, adalet çığlığı atar hale gelmişse, oradaki yargı sisteminde bir sorun var demektir. Rabbimiz, insanoğluna adalet duygusunu ve bunu sağlayacak saikleri, insanlar işte bu hale duşmesinler diye vermiştir. Mazlumun ahının arşı titrettiğine iman eden insanlar olarak, adaleti kaybettiğimizde her şeyimizi kaybedeceğimizi de bilmek zorundayız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugun dunyada insanların en çok eziyet çektiği, canının yandığı, yureğinin dağlandığı yerlere bakıldığında, istisnasız tamamında da adalet mekanizmalarının işlemediğinin gorulduğune işaret etti.

Bu meselenin ırkla, renkle, refah duzeyiyle bir ilgisini bulunmadığını belirten Erdoğan, "Kimi toplumlar var ki hayat duzenleri gayet mutevazı olmasına rağmen sağlam bir adalet işleyişine de sahiptir. Kimi toplumlar da var ki zenginlikte herkesi geride bırakmış olmalarına karşılık orada adaletin esamesi dahi okunmaz. Bunun orneklerini son zamanlarda dunyamızda çok açık ve net yaşıyoruz. İşte bunun için biz 'hukuk', 'hukukun ustunluğu', 'hukuk devleti' gibi kavramlara ve bunların hayata geçirilmesine çok buyuk onem veriyoruz" ifadelerini kullandı.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ilkesine gonulden bağlı bir şekilde ulke yonetimini devraldıklarını anlatan Erdoğan, hukumete geldiklerinde millete Turkiye'yi "eğitim, sağlık, adalet, emniyet" ilkeleri uzerinde yukselteceklerinin sozunu verdiklerini hatırlattı.

Bu anlayışla Cumhuriyet tarihinin kuruluş donemi sonrasındaki en onemli hukuk reformlarını geçen 15 yılda gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, "Milletimize verdiğimiz sozu tutarak, hem temel kanunları yenilemek hem de adalet teşkilatımızın fiziki imkanlarını duzeltmek suretiyle her alanda olduğu gibi yargıda da yepyeni bir donemi başlattık. Anayasadan Turk Ceza Kanunu'na, Borçlar Kanunu'ndan Ticaret Kanunu'na, hukuk usulunden askeri yargının kaldırılmasına kadar pek çok reformu hayata geçirdik. Ülkemizin dort bir yanında 235 adalet sarayını hizmete sunarak, yargı kurumlarımızı kaymakamlık binalarının bodrum katlarındaki izbe mekanlardan biz kurtardık" ifadesini kullandı.

Erdoğan, Avrupa'da son 200-300 yıldır ornekleri gorulen adalet saraylarından daha gorkemlilerini inşa ettiklerini, hakim ve savcılarla diğer yargı personelinin işini huzurla yurutebilmesini sağladıklarını anlattı.

Yuksek yargı organlarını da gunun şartlarına uygun binalara kavuşturduklarına dikkati çeken Erdoğan, temel atma torenini gerçekleştirdikleri Yargıtay'ın yeni hizmet binasıyla, 6 farklı binada sıkıntılı şartlarda verilen hizmetlerin tek bir çatı altında ve her turlu imkana sahip olarak yurutuleceğini soyledi.

" YARGI ÜZERİNDEKİ YÜKÜN HAFİFLETİLMESİNİ SAĞLADIK"

Yargıtay'ın yeni binasının hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, "Alternatif hukuki çozum yollarını devreye alarak, uzlaşma yontemiyle sorunların çozumunu ve boylece yargı uzerindeki yukun hafifletilmesini de sağladık. Özel hukuk alanında da yine yargının yukunu azaltmak için arabuluculuk muessesiyle iş hukukunda yeni bir alan açtık. Hak arama konusundaki onemli bir reform da Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun açılmış olmasıdır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihbar ve şikayetler konusunda da somut kriterler getirerek, vatandaşların haksız yere adalet kurumlarıyla karşı karşıya gelmesinin onune geçtiklerini vurgulayarak, mahkeme, hakim, savcı ve adliye destek personeli sayısını artırarak hizmetlerin daha hızlı ve kaliteli verilmesini temin ettiklerine değindi.

Ayrıca meslek içi eğitim sistemiyle hakim ve savcıların guncel gelişmeler doğrultusunda kendilerini yenileyebilmelerine imkan sağladıklarını belirten Erdoğan, "Pek tasvip etmiyorum ama Ulusal Yargı Ağı UYAP ile tum adliyeleri ve ilgili kurumları birbirine bağladığımız için yapılan işlemler şu anda elektronik ortamda rahatça takip ediliyor. Fakat bana gore çok da sıkıntılarını açıkça goruyoruz. Keşke bu şekilde değil de bizim o klasik sistemle bu iş geç de olsa yuruse daha adil olarak tecelli etseydi" ifadesini kullandı.

" ÖZ ELEŞTİRİ OLARAK SÖYLÜYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, en buyuk reformlarından birinin de bir turlu hayata geçirilemeyen bolge adliye mahkemelerinin hizmete alınması olduğuna işaret ederek, şoyle devam etti:

"Tam da 15 Temmuz darbe girişiminin arifesinde çalışmaya başlayan bolge adliye mahkemelerimiz halen 9 yerde faaliyetlerini başarıyla surduruyor. Tabii UYAP'ta bir hassasiyet. O da nedir? O hassasiyette FETÖ teror orgutunun bu tezgahı iyi kurmuş olmasıdır. Doğrusu oz eleştiri olarak soyluyorum, biz de bu oyuna geldik. Örneğin daha once Yargıtay'a bir milyona yakın ceza ve hukuk dosyası gitmişken, bolge adliye mahkemelerinin kuruluşunun ardından bu sayı 50 bine kadar gerilemiştir. Bolge adliye mahkemelerinin onunde geçtiğimiz yıl, onceki seneden devirlerle birlikte mevcut olan 647 bin dosyadan sadece 183 bini 2018'e sarkmıştır. Bu mahkemelerde kesin karara bağlanmayıp, Yargıtay'a temyize giden dosya oranı ceza davalarında yuzde 10, hukuk davalarında yuzde 15-20 gibi bir seviyelere duşmuştur."

Bolge idare mahkemelerinde de benzer bir tablo olduğunu aktaran Erdoğan, "Ülkemizdeki yargılama sureleri goz onune alındığında birçok onemli neticeyle karşı karşıyayız ve bunu bir başarı olarak goruyoruz. Geç gelen adalet adalet değildir. Bu yaklaşıma dayanarak, buna uygun şekilde adalet hizmetlerinin en hızlı ve en doğru şekilde sonuçlandırılabilmesi için elimizden gelen çabayı gostermeye devam edeceğiz" dedi.

" ETKİSİZ HALE GETİRİLEN TERÖRİST SAYISI 2 BİN 878"

Turkiye'nin teror orgutleriyle yoğun bir mucadele yuruttuğune dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu anda maruz kaldığımız saldırıların buyukluğu ve surekliliği goz onune alındığında demokrasi ile guvenlik arasındaki dengeyi Turkiye kadar iyi kurabilen bir başka ulke var mıdır? Şahsen ben bilmiyorum. İçeride, dışarıda bu mucadeleyi devam ettiriyoruz. Şu an itibarıyla Afrin'deki mucadelede etkisiz hale getirilen terorist sayısı 2 bin 878 olmuştur. Bu mucadeleyi Mehmetçiğimiz dağ tepe, kar kış, kar boran, fırtına demeden surdurmektedir. Mehmet'imiz yanında Özgur Suriye Ordusu da onlarla birlikte şehadete yurumektedir. Ama bedelini de bu teror orgutu YPG'ye, PYD'ye, DEAŞ'a çok ağır bir şekilde odetiyoruz ve Allah'ın izniyle de odeteceğiz."

" BİZ, DARBE GİRİŞİMİNİ ENGELLERKEN BİLE HUKUKTAN TAVİZ VERMEMİŞ BİR ÜLKEYİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nun 15 Temmuz'daki darbe girişiminin onlenmesi surecine de işaret ederek, "Öyle ki biz, darbe girişimini engellerken bile hukuktan taviz vermemiş bir ��lkeyiz" dedi.

15 Temmuz gecesi, darbecilere karşı milletle birlikte ilk harekete geçen kurumun yargı olduğuna vurgu yapan Erdoğan, o gece savcıların hemen gorevlerinin başına geçerek, soruşturmaları başlattığını, gozaltı kararlarını aldığını, sorguları gerçekleştirdiğini soyledi. Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine karşı mahkemelerin de onlerine gelen dosyalara gore kararlarını verdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tum darbe ve diğer teror davaları, tamamen hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yurumektedir. Zaman zaman mahkemelerimizin, yuksek yargı kurumlarımızın, Anayasa Mahkememizin kararlarını eleştirdiğimiz olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Ama hiçbir zaman bu kararları yok saymadık. Gereğini yerine getirme konusunda asla tereddude duşmedik" açıklamasında bulundu.

"Eleştirmenin" ve "tabi olma"nın başka şeyler olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz adaletin tecellisi konusunda farklı bir goruşe sahip olduğumuz için eleştirme hakkına elbette sahibiz. Ama bunlara uyup uymama konusunda layusel değiliz. Herkes gibi biz de mahkemelerimizin kararlarına neticede uyuyoruz, uymaya da devam edeceğiz. Katılmadığımız hususlardaki mucadelemizi vereceğimiz alanlar bellidir. Eğer sorun kanunda ise yasama organında bu mucadeleyi vereceğiz. Eğer sorun, uygulamada ise yurutme organın da gereğini yapacağız. Bu sureçte onemli olan hakim ve savcılarımızın hukukun tesisi konusundaki hassasiyetlerinden, adalet terazisini dengede tutma konusundaki kararlılıklarından asla geri adım atmamalarıdır. Hakimlerimiz, savcılarımız kendilerinden yaptıkları işin kanuna, ozellikle de hukuka, vicdanlara ve adalete uygun olduğundan eminseler gerisi yasamanın, yurutmenin işidir, onlar rahat olsunlar."

Erdoğan, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde şehit edilen Selim Kiraz'a ve diğer şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diledi.