Özet (TL;DR) @ 2018-02-28 09:39:17.084998: “Yıllarca beni konuşturmadılar, ‘Şarkı söyle, otur yerine’ dediler. Bana hep acıların kadını Bergen muamelesi yaptılar” diye bir isyan hali... Hiç ihtimal vermezdim ama meğer İntizar’ın pek çok şeye…
İntizar Hanım, ben roportajlarıma genellikle çocukluk yıllarıyla başlamayı tercih ediyorum. Bugunku başarının temelinde nelerin yattığını çocukluk yılları ele veriyor çunku... - Ne guzel, çok sevindim buna... Çunku genelde beni şarkı soyletip yerime oturturlar hep. Şarkı soyle yerine otur, şarkı soyle yerine otur (guluyor). Kimse geçmişi sormuyor.
◊ O a çığı kapatalım oyleyse...
- Haydi (guluyor).
◊ M uzik dunyasının onemli seslerinden birisiniz. Kaç yıldır şarkı soyluyorsunuz? Bu tutku ne zamandır var?
- Kendimi bildim bileli. Tipik Anadolu ailelerini getirin gozunuzun onune; evde mutlaka bir bağlama olur, duvarın bir koşesinde asılı durur. Herkes şarkılar, turkuler soyler. Bizimki de oyle bir evdi işte.
◊ Ailede sizden ba şka şarkı soyleyen var mıydı?
- Annemin, babamın sesi de çok guzeldi. Turk halk muziğiyle buyudum.

NOTANIN "N"SİNİ BİLMEM
◊ Kimleri dinlerdiniz mesela? - Neşet Ertaş'ı çok severdim, Allah gani gani rahmet etsin. Ali Ekber Çiçek'i çok dinlerdik. Nuray Hafiftaş, Belkıs Akkale... İlk paramı "Dağlar Seni Delik Delik Delerim"le kazanmıştım mesela çocukken.
◊ Çocukken mi? Nasıl oldu o?
- İlkokul 1'e gidiyordum. Sapsarı saçlı, yemyeşil gozlu bir çocuktum. Bir komşumuz beni her gorduğunde "Sarı gel buraya" diye seslenir, yanına gidince "Bana bir tane turku soyle" derdi. Annemlerin de meğer bundan haberi varmış. Neyse ben utanırdım, susardım. Bu sefer "Turku soyle, sana 1 lira vereceğim" derdi. O zaman "Dağlar Seni Delik Delik Delerim" diye başlardım.
◊ Çocukluk yılları nerede geçti?
- Çok yerde... Bir kısmı Elazığ'da... Ardından Tunceli, Muğla ve İzmir... Bayağı bir donduk dolandık anlayacağınız.
◊ Bu seyyah modda e ğitim hayatı nasıl devam etti?
- İzmir'de devam etti o. Tek bir yerde...
◊ Bildi ğim kadarıyla oğretmensiniz.
- Evet. Babam bizi hep okumaya teşvik etti, "Yerde kuçucuk bir kağıt parçası bile bulsanız alın, okuyun" derdi. Üniversite sınavlarına da bizi babamız hazırlamıştır.
◊ Konservatuvara gittiniz mi?
- Yok. Notanın "n"sini bile bilmem. Hem de hiç anlamam. Şu an 5 yaşındaki çocuk bile benden iyi nota bilir, o derece.

A ĞACIN ALTINDA OYNARKEN BİR SES GELDİ: BÜYÜYÜNCE SANATÇI OLACAKSIN
◊ M uzik alanında kariyer yapmak planlarınızda yoktu o halde...- Onun
ilginç bir hikayesi var. Muğla'da Pınarbaşı diye bir yer vardır. Yatağan'da.
Orada da devasa bir çınar ağacı... 800-900 yaşında bir ağaç... Bir gun yine
oynuyordum onun altında, bir ses geldi.
◊ Ne diyordu o ses?
- "Buyuyunce sanatçı olacaksın"... Koşa koşa ablamın yanına gittim, "Abla ben buyuyunce sanatçı olacakmışım" dedim.
◊ İnandı mı?
- Guldu tabii ki, "Tamam ablacım" deyip geçti. Yıllar sonra o hatırlattı bana ama... "Hatırlıyor musun, sen çocukken boyle boyle soylemiştin" dedi. Belki o olay şuur altıma işlemiştir, bilemiyorum.
◊ Siz sadece yorumcu de ğilsiniz, asıl onemlisi kendi şarkılarınızı kendiniz yazıyorsunuz. Beste yapmaya ne zaman başladınız?
- Ortaokuldayken. Şu an çok tutan şarkılarım ta o zamanlardan itibaren yazıldı.
◊ Nota bilmezken besteyi nas ıl yapıyordunuz ki?
- Mırıldanıyordum. "Uykum firari, gecem firariiii"... Annem ben mırıldanırken dinler, "Bu şarkı kimin?" diye sorardı. Derdim "Benim, uyduruyorum"...
◊ Şarkı yazarken, yaşadıklarınızdan mı etkileniyordunuz yoksa çevrenizde gorduklerinizden, izlediğiniz filmlerden falan mı?
- Benim ilk izlediğim film Orhan Gencebay'ındır biliyor musunuz... 5-6 yaşlarındaydım. O zaman yazlık sinemalar vardı. Biz de Muğla'dayız. Gunduz bembeyaz olan duvarda akşam filmler oynardı.
◊ Kim g oturdu sizi sinemaya?
- Kimse... O yazlık sinema tam bizim evin karşısındaydı, balkonda oturup seyrederdim. Hatırladığım ilk film de dediğim gibi Orhan Gencebay'ın filmi... O başladı soylemeye "Ben topraktan bir canım, senin gibi... Çiğnesen ne fark eder" diye... Ben "Bu ne diyor" dedim. O zaman doğru duzgun Turkçe de bilmiyorum. Turkçe'yi oğrendikçe anlattığı şeyin derinliği kalbime daha çok dokundu. Hatta içli şarkılar duyduğumda ağlamaya başlardım.
◊ İlk etkilendiğiniz sanatçı Orhan Gencebay diyebilir miyiz bu durumda?
- Tabii ki... Orhan Gencebay'dan, onun sazından sozunden etkilenmeyen olabilir mi? Derin bir tefekkur. Hem tasavvuf, hem arabesk, hem pop var içinde. İnanılmazdır, efsanedir benim için. Çok severim. Arabesk anlamında ilk kulak kabarttığım ses odur.
◊ Şarkılar yazılıyor, şarkılar soyleniyor tamam ama ya album seruveni? Kim surukledi sizi bu maceraya?
- Ahmet Selçuk İlkan'ın bir askerlik arkadaşı bizim yakınımızdı. Kendi şarkılarımı yaptığımı duymuş. Sonra o kaydı Ahmet abiye dinletmiş. Sibel Can'la Ferdi Tayfur da o CD'yi bir Avrupa turnesinde dinlemiş. Ferdi abi hemen ardından benim için "Çağırın bu kızı gelsin" demiş... Turk filmi gibi işte.
◊ Ko şa koşa gittiniz mi?
- İnanmadım ki! Aradılar beni, "Herhalde biri dalga geçiyor" deyip kapattım yuzlerine telefonu. Sonra bir arkadaşım aracılığıyla haber gonderdiler.
◊ Ondan sonra ko ştunuz...
- Hayır... Dedim ki "İstanbul urkutur beni, ne işim var boyle şeylerle?" İstanbul'dan çok korkardım gerçekten.
◊ Korkunun ecele faydas ı yok ama...
- Öyleymiş (guluyor).
◊ Bu arada Ferdi Tayfur 'un dinleyip de çok sevdiği o şarkı hangisiydi?
- "Uykum Firari".
◊ Belli ki Ferdi Tayfur 'un muzikal yolculuğunuzda onemli bir yeri var.
- Doğru, bana çok destek verdi. Belki medyadan bu kadar uzak durmama sebep de odur.
◊ Nas ıl yani?
- Bana ilk soylediği soz, "Kamerayla gelen kamerayla gider, sen halkın sevgisini kazan, basına mesafeli ol"du. Çok da doğru geldi bu soylediği. Ama artık album tanıtımı donemlerinde basının desteğine ihtiyacımız var.
◊ Eskiden b oyle değil miydi?
- Değildi. Çunku eskiden çok fazla televizyon programı vardı, radyolar vesaire. Şimdi populer kulture dondu iş, acımasız ve zor bir savaş yaşanıyor sektorde. Yani sizin çok iyi beste yapmanız, çok iyi bir sese sahip olmanız değer gormeyebiliyor.
◊ Siz hak etti ğiniz değeri gorduğunuze inanıyor musunuz?
- En başta da soyledim ya, beni bugune kadar çok fazla konuşturmadılar. Hep şarkı soylettiler. Şarkı soyle, otur yerine... Bir dakika bir konuşayım değil mi? Ben de bir bireyim ve kendini gayet iyi izah eden biriyim aslında. Buna rağmen hep acıların kadını gibi, bir nevi Bergen muamelesi gordum. Bana konuşma fırsatını çok az tanıdılar.
SERKAN KAYA 'YI OYUNA GETİRMİŞ OLABİLİRİM
◊ Alb um demişken... Son albumde Serkan Kaya ile yaptığınız "Asla Bitmiyor"
dueti gerçekten çok başarılı. Size gelen tepkiler nasıl?
- Şahane otesi. "Bir kadın ile bir erkeğin sesi ancak bu kadar yakışabilir
birbirine" diyorlar. Çok yakıştırdılar bizi. Hatta ortak bir televizyon
projesi bile konuşulmaya başlandı. Bakalım. Nasip kısmet.
◊ Onunla d uet yapmak nereden aklınıza geldi?
- Serkan çok eski arkadaşımdır.
◊ Bu arada dikkatimi çekti, klipte Serkan siyah, siz beyaz giymişsiniz. Tesaduf mu yoksa bir Beşiktaşlılık mı soz konusu?
- Tesaduf değil, ben Beşiktaşlıyım. Onu da tamamen ben programladım.
◊ Serkan hangi tak ımı tutuyor? Oyuna mı geldi yoksa?
- Serkan oyuna gelmiş olabilir (guluyor). Sahi hangi takımı tutuyordu? Fenerlidir kesin ya da Galatasaraylı... Galatasaraylı ya...
◊ Ferdi Tayfur 'dan başka kimlerden destek gordunuz?
- İbrahim Tatlıses'ten. "İbo Show" zamanlarında, her albumum sonrası beni mutlaka iki uç kere programına çıkarırdı. Onunla da ilk Ferdi abi tanıştırmıştı bizi. Sonra onun firmasındaki birkaç sanatçıya besteler verdim. Çok severiz birbirimizi.
◊ Bir "İbo Show" eksikliği hissediliyor değil mi?
- Lokomotifti muzikte yani, normaldir.
ARABESK ÇİYİZ DİYE BİZİ AŞAĞILAYAN POPÇULAR ŞİMDİ ARABESK OKUYOR
◊ Neden iki alb um arasında bu kadar uzun zaman var? Yanlış hatırlamıyorsam sevenleriniz 5 yıldır yeni album bekliyordu sizden...- Evet 5-6 yıl. Firma değiştirdim. Sonra menajer değişti. Ben de o sureçte beste olayına çok daldım.
◊ Elinizde çok beste birikmiştir o zaman.
- Doğru, epey birikti. Hatta albumun bu kadar gecikmesinin bir nedeni de şarkıları seçemememiz. Bu arada arabesk bir album yaptım ama oncesinde daha akustik bir album hazırlamıştım.
◊ Neden fikir de ğiştirdiniz?
- Yaptığım şarkıları dinlerken dedim ki "Bir dakika ya, biz en iyisi arabesk album yapalım"... Madem artık popçular bile arabesk okuyor... Ki eskiden bizi aşağılıyorlardı arabeskçiyiz diye!
◊ Sahne ald ığınız bir yer var mı?
- Şimdilik yok ama yakında başlayacağım. Ben mekan konusunda çok seçiciyim.
◊ Neden bu titizlik?
- Dinleyici skalam çok geniş çunku. İlkokul oğrencisinden başlıyor 70'e kadar gidiyor. Sosyeteden de çok İntizar dinleyen var, gariban kesimden de, memur da... Bir de her siyasi goruşten dinleyenim var ki bu benim için buyuk artı.
T ÜRKİYE'NİN GERÇEK STARLARI AJDA PEKKAN, TARKAN VE İBRAHİM TATLISES
◊ Gen ç yeteneklere bir tavsiyeniz var mı?- Gençlere bu iş çok kolay geliyor ama şunu bilsinler, hiç de kolay bir sureçten geçmedik biz. Bu işi gerçekten yapmak istiyorlarsa uretici olsunlar. Başkasının şarkısını okumak bir yere kadar.
◊ Ama uretmeden populer olan şarkıcılar da var.
- Mesela Ajda Pekkan... Gerçek bir stardır. Sonra Tarkan... Hiçbir şekilde fotoğrafları çekilmesin, Tarkan Tarkan'dır, stardır. Çunku ışıkları oyle onların. Keza İbrahim Tatlıses... Star bunlardır işte.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.